'Ekonomi, krizden daha kötüye gidecek'

banner37

UBP Milletvekili Atun, Ekonomi ve Enerji Bakanlığı Bütçe görüşmelerinde ülkede her alanda ekonomik daralma yaşandığını savundu ve ekledi

'Ekonomi, krizden daha kötüye gidecek'

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Sunat Atun, dünkü yapılan Ekonomi ve Enerji Bakanlığı Bütçe görüşmelerinde ülkede son 1 yılda yatırımların durduğunu, ekonominin daraldığını, işsizliğin arttığını, yatırım kaynağı, krediye ulaşımın zorlaştığını, kredi dönüşlerinde düşüş yaşandığını savunarak eğer gerekli önlemler alınmazsa ülke ekonomisinin krizden daha da kötüye doğru gideceğine inanç belirtti.

Atun, ülkede gerekli özelleştirmelerin yapılmasının da dış kaynak gelmesi açısından önem taşıdığını ifade ederek, bu krizden kaynak yaratılmadan çıkılmasının zor olduğunu söyledi.

Ülkede tüm bunların yakından takip edilip politikalar ve enstrümanlar geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Atun, ülke ekonomisi ve ekonomi bakanlığı bütçesi üzerine değerlendirmelerde bulundu, kriz içerisinde olan ülke ekonomisinin geliştirilmesi, büyümesi, yatırımların artması, faiz destekli kredilere ulaşımın sağlanması için yapılması gerekenleri anlattı.

Atun, 2018 yılının bu konuda noksan geçirildiğini, 2019 yılının da böyle geçmesi halinde ülke ekonomisinin alabora olacağını ifade ederek, ya planlı olunacağını ya da ülkenin alabora olmasının izleneceğini kaydetti.

Atun: Ekonomi Bakanlığı daire olarak daraltıldı

UBP Milletvekili Sunat Atun da, Ekonomi Bakanlığı'nın daire olarak daraltıldığını ancak Kalkınma Bankası ve Serbest Liman gibi önemli kurumları bünyesinde bulundurduğunu kaydetti, ülkenin kalkınması ve gelişmesi için bakanlığın önemine işaret etti.

Türkiye’de yılda 2,3 büyüme planlandığını ancak ülkede hiçbir yatırımın önü açılmadan bunun 2,5 katı üzerinde büyüme beklendiğini ifade eden Atun, bu beklentilerin gerçekçi olmadığını söyleyerek hangi planlamayla 2019 yılı için yüzde 5,5 büyüme beklendiğinin açıklanmasını istedi.

Atun, ülkede her alanda ekonomik daralma yaşandığını savunarak, eğer gerekli önlemler alınmazsa ülke ekonomisinin krizden daha da kötüye doğru gideceğine inanç belirtti.

Türkiye Cumhuriyeti kaynaklarının gelmemesi ve iç kaynakların geliştirilememesinin ekonomideki daralmayı getirdiğini ifade eden Atun, Türkiye’nin de Mali Protokolü hazırlamamasının krizi, tehlikeyi artırdığını, kara bulutları çoğalttığını savundu.

Atun, hükümetin Mali Protokol, reformlar, özelleştirme özelinde reformlar ve kaynak yaratma konusunda üzerine görevler düştüğünü belirterek, hükümetin bu konuda adım atması gerektiğini kaydetti.

İnşaat sektörüne de gereken önemin verilmesi gerektiğini ifade eden Atun, inşaat sektörünün ülkeye sağladığı ekonomik katkının gözden kaçırılmaması gerektiğini vurguladı.

Bunların olacağına yönelik planlamalara yönelik bir adım göremediklerini ifade eden Atun, “Reform yapın” dedi, ülkeyi darboğazdan çıkaracak adımların atılması gerekliliği üzerinde duran Atun, Ercan’da gerekli denetimlere önem verilmesi ve gelir paylaşımının başlamasının ülkeye katkısının ortada olduğunu, bu yüzden yatırım isteyen Gazimağusa Limanı ve telefonda da gerekli adımların atılmasının devlet kasasına olumlu yansıyacağına inanç belirtti.

Bakanlığı döneminde yaptıkları çalışmaları anlatan Atun, gerekli yasaların yapılması, hal yasası, ürün güvenliği gibi yasaların halk sağlığı için de gerekliliğine işaret etti, Sanayi ve Ticaret Dairelerinin iyi çalışmalar sürdürdüğünü, bu çalışmaların halk yararına sürdürülmesini desteklediklerini kaydetti.

KOBİGEM’e de değinen Atun, kurumun YAGA’ya bağlanmasının üzücü bir gelişme olduğunu ifade ederek, iki kurumun birbirinden ayrı olduğunu, burada bir çelişki olduğunu, bakan için de bir şanssızlık olduğunu kaydetti, KOBİGEM yasasının hazırlanıp Meclise getirilmesi halinde destek vereceklerini kaydetti.

Enerji alanına da değinen Atun, ülkeye ucuz enerji sağlanmasının önemine vurgu yaptı, bütçeye oylarının ret olacağını söyledi.

Arıklı: Enerji açığı yaşama riski var

Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Genel Başkanı Erhan Arıklı önümüzdeki yıl ekonomik krizin daha iyi yönetilmesi temennisini dile getirdi.

Ekonomiyle ilgili yapılan yasaların gerekli düzenlemelerin yapılamaması nedeniyle uygulanamadığını söyleyen Arıklı, buna “Ürün Güvenliği Yasası”nı örnek gösterdi.

İthalatla ilgili kurallara işaret eden Arıklı bu konuda açıklama istedi.

Önümüzdeki yıl enerji açığı yaşama riski olduğunu söyleyen Arıklı, Kıb-Tek’teki maliyetlerin düşürülmesi için gerekenin yapılmasını istedi.

Arıklı Kıb-Tek’teki maliyet kalemlerinin açıklanmasını istedi.

Kabloyla elektrik konusunda durumun ne olduğunu soran Arıklı güneş enerjisi gibi sürdürülebilir sistemler kurulmasının önemine de işaret etti.

Toros: Yatırım alanları genişletilmeli

CTP Milletvekili Fikri Toros ise konuşmasında ekonomi bilimi konusunda bilgiler verdi.

50 yıldır süren Kıbrıs sorununun ekonomide yarattığı etkiye işaret eden Toros küresel ekonomik koşullar, Kıbrıs sorunu çözüm süreci ve bölgedeki gelişmelerin yarattığı olumsuz etkileri hafifletmek için hükümetin aldığı önlemlere işaret etti.

Diğer ada ekonomilerinde başarısı kanıtlanmış yöntemlerin Kıbrıs Sorunu devam ettikçe KKTC’de uygulanamayacağını söyleyen Toros, kayıt dışı ekonomi konusuna da değindi.

Toros kayıt dışılıkla mücadelenin devlet politikası haline gelmesi gerektiğini belirtti.

Çevreci enerji politikalarının önemin vurgulayan Toros, yatırım alanlarının genişletilmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Toros hükümetin krizden, üretim odaklı sosyal politikalarla çıkmayı hedeflediğine de vurgu yaptı.

Amcaoğlu: Elektrik getirilme projesine inanmadılar

UBP Milletvekili Olgun Amcaoğlu da konuşmasında hükümetin icraatlarını eleştirdi.

Kabloyla elektrik getirilmesi konusunda sürekli yorumlar yapıldığını söyleyen Amcaoğlu dörtlü koalisyon hükümetinin hükümet programında kabloyla elektrik konusunda tek bir cümle bulunmadığını savundu.

Bu konuda UBP hükümeti döneminde atılan adımlara işaret eden Amcaoğlu enerji konusunda önümüzdeki dönemde atılması planlanan adımların neden açıklanmadığını sordu.

Amcaoğlu “Çünkü ta başından beri kabloyla elektrik getirilmesi projesine inanmadılar” dedi.

Elektrik Kurumu’nun üstlendiği misyonun kamu yararına enerji üretmek olduğunu dile getiren Amcaoğlu bu koşullar altında Kıb-Tek’in vergi rekortmeni olmasını eleştirdi.

Amcaoğlu sürdürülebilir enerji ve kablo ile enerji konusunda gerekli adımların atılmasını istedi.

Altuğra: Yüksek gerilim hatları yerleşim yerlerinden geçirilmemeli

UBP Milletvekili İzlem Gürçağ Altuğra da yüksek gerilim hatlarının okulların ve hastanelerin üzerinden geçirilmemesi gerektiğini belirtti, çocuklar için risklerine değindi, yüksek gerilim hatlarının yaşam alanlarından geçmesinin hayati önem taşıdığını söyledi.

Gürçağ, yüksek gerilim hatları ile ilgili yapılan araştırmalara da değinerek, yerleşim yerlerinden geçen yüksek gerilim hatlarının çocuklarda ve kadınlarda yarattığı kanser ve hastalıklara işaret etti.

Gürçağ, vatandaşların can ve mal sağlığının korunması için yüksek gerilim hatlarının yerleşim yerlerinden geçirilmemesi gerektiğini vurguladı.

Öztürk: Elektrikte ucuzlama olmadı

UBP Milletvekili Yasemin Öztürk de, hükümetin enerji alanında neler yaptığını sordu.

Öztürk, Kalecik bölgesinde yer alan AKSA santralinin çevre ve insan sağlığına zararlı olduğunu, sıkıntılar yaşandığını, kanser vakalarının arttığını ifade ederek, önlem alınmasını istedi.

Öztürk, dövizde yaşanan düşüşe rağmen elektrikte ucuzlama olmadığını, akaryakıttaki indirimin yeterli olmadığını, elektrikte ucuz maliyet için çalışma yapılması gerektiğini ifade ederek, hükümetten ülkenin kalkınması için adım atmasını talep etti.

Şahiner: Kıb-Tek çok eleştiriye maruz kaldı

CTP Milletvekili Salahi Şahiner de, bakanlığın ülke için çok önemli bir bakanlık olduğunu ifade ederek, Kıb-Tek’in çok eleştiriye maruz kaldığını, ancak Kıb-Tek’in çok özveriyle kar amacı gütmeden üretim yaptığını ve halkına yansıttığını, yanlış yapma lüksü olan bir kurum olmadığını kaydetti.

Şahiner, kablo ile elektriğin KKTC’yi aşan bir yatırım olduğunu, bu yüzden bu konuda tüm adımların doğru atılmasının önemli olduğunu, güneş enerjisi yatırımının da maliyetlerinin çok yüksek olduğunu, bu yüzden ülke için doğru adımların atılmasının önemli olduğunu anlattı.

Bakanlığın enerji, gıda, üretim konusunda yapması gereken çalışmalara da işaret eden Şahiner, üreticilerin üretime devam edebilmesi için üretimin desteklenmesinin önemine vurgu yaptı, tüccarlara da üst limit belirlenmesi gerektiğine işaret etti.

Gündüz: Kıyı emniyetine önem verilmeli

UBP Milletvekili Menteş Gündüz de, serbest liman ve serbest bölge konularına değindiği konuşmasında, bakanlığın ülke ekonomisi için önemine, limanlar ve denizlerde denetim ve önlemlerin önemine vurgu yaptı, bu konularda bakanlığın çalışmalarının ne olduğunu duymak istediğini söyledi.

Gündüz, limanlarda kaçakçılıkların önlenmesi, çalışan haklarının korunması, güvenlik için gereken altyapı, yasa gibi çalışmaların yapılmasının önemine vurgu yaparak, kıta sahanlığının korunmasının önemli olduğunu, en az Güney kadar gelişmiş olmak gerekliliğine işaret etti.

Gündüz, kıyı emniyetinde 11 kişinin işine son verildiğini ancak bu kişilerin devlet tarafından eğitildiğini ifade ederek, kıyı emniyetine önem verilmesini istedi.

Çavuşoğlu: Narenciye sıkıntı yaşayacak

UBP Milletvekili Nazım Çavuşoğlu da, üretime ve üreticiye gereken önemin verilmesi ve üreticinin desteklenmesinin önemine vurgu yaparak, hükümetin sadece kağıt üzerinde değil gerçekte de desteklerini geliştirmesi, artırması ve açılım yapması gerektiğini söyledi.

Çavuşoğlu, bakanlığın yenilenebilir enerji konusunda da adımlar atması gerektiğini, ancak buna kaynak ayırmak yerine bütçede de daralmaya gittiğini ifade ederek, bunu eleştirdi.

Bakanlık bütçesi ve yapılması gereken çalışmalar üzerine değerlendirmeler yapan ve görüşlerini dile getiren Çavuşoğlu, Cypfruvex ile ilgili önlemler ve düşüncelerin ne olduğunu da sordu, kurumun düzenlenmesi ve canlandırılması için gereken adımların atılmasını istedi, aksi halde narenciyenin sıkıntı yaşayacağını kaydetti.

Çaluda: Üretici tüccar eline mahkum edildi

UBP Milletvekili Aytaç Çaluda da, narenciye ve Cypfruvex’in ülke için önemine işaret ederek, yıllar içerisinde kurumun siyaset elinde üreticiden uzaklaştığını savundu ve eski günlerine dönmesinin ülke ekonomisi ile üreticiye büyük katkı sağlayacağına inanç belirtti.

Çaluda, son 15 yıldır kurumun sürekli geri gittiğini, üreticinin tüccar eline mahkum edildiğini ifade ederek, burada atanacak kişilere önem verilmesini ve parti görüşlerine göre değil uzman kişilere göre atama yapılması gerektiğini söyledi.

Burada ciddi bir yönetim gerektiğini ifade eden Çaluda, yöneticilerin tüccarla iş yaptığını iddia etti, devlet adamlarının tüccarla iş yapıp kurumu zarara uğrattığını komisyon aldığını öne sürdü, ciddi denetim istedi, Sayıştayı Savcılığı göreve çağırdı.

Cypfruvex yönetimine yönelik suçlamalarda bulunan Çaluda, burada düzelme için bakanlıktan bugünden itibaren derhal yeni düzenleme ve dışta Pazar bulması için girişim istedi, tesisin yeniden geliştirilmesini istedi.

Elektrik fiyatlarını da eleştiren Çaluda, bu fiyatlarla değil üretim evlerde bile yaşanmakta zorlanıldığını kaydetti, yeni enerji üretimi kaynakları için desteğin artırılmasını istedi.

Güncelleme Tarihi: 18 Aralık 2018, 09:06
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER