“Ekonomik enkazdan kurtulmanın tek yolu yasa”

banner37

Yıllardır faizler altında ezilen ve borcunu ödeyemez duruma gelen halk, , bir de pandeminin yarattığı krizle karşılaşınca iyice çıkmaza girdi. Şimdi herkes, Borçların Yapılandırma Yasası’nın güncellenmesini ve Faiz Yasası’nın çıkartılmasını istiyor

“Ekonomik enkazdan kurtulmanın tek yolu yasa”
banner90
banner99

BEDEVİ: YAPILANDIRMA VE FAİZ YASASI ŞART…Barolar Birliği Eski Başkanı Av. Ünver Bedevi, hem geçmiş enkazlar için, hem de oluşması muhtemel enkazlar için yapılandırma yasası ile birlikte ileriye dönük oluşması muhtemel sömürüleri engelleyecek Faiz Yasası’nın çıkartılmasının şart olduğunu vurguladı. Bedevi, geçmiş yıllarda İngiliz döneminde kullanılan Faiz Yasası’nı güncellediklerini ve bu yasanın tek sayfa halinde geçmeye hazır olduğunu belirtti.

AND: UMUTLARINI YİTİRMİŞ MAZBATA SUÇLULARI YARATILDI Faiz ve Mazbata Mağdurları Komitesi Genel Koordinatörü Kazım And, Faiz Yasası’nın eksikliğinin yarattığı sorunlardan bahsederek, ekonominin daralması yetmiyormuş gibi, yüksek faizin sınırsız şekilde anaparaya kapitalize edilmesiyle de ekonominin büyük bir kısmının tefecilere mahkum hale, esnaf ve dar gelirli halkın ise batma noktasına geldiğini söyledi. And, sonuç olarak üretimden koparılmış ve gelecek ile ilgili tüm umutlarını yitirmiş, pandemi altında çaresiz bir şekilde yaşama tutunmaya çalışan binlerce mazbata suçlusunun ortaya çıktığını kaydetti.

TULGA: BİN TL OLAN BORÇLAR TRİLYONLAR OLACAK…Esnaf ve Zanaatkarlar Odası Genel Koordinatörü Hürrem Tulga, genel borçlanmada yüzde 30, işletmelerin borçlanma oranında ise yüzde 40 artış olduğuna dikkat çekti. Tulga, “İşletmeler batıyor ve borçlar ödenemiyor. Şu an işletme başına 20 bin TL borçluluk oranı var, Faiz Yasası çıkarılmazsa bin TL olan borç trilyon olur” şeklinde konuştu.

Eniz ORAKCIOĞLU


Ekonomik dar boğaz nedeniyle, kredi borçlarını ödeyemez duruma gelen birçok işletme, kapanma tehlikesiyle karşı karşıya.


Birçok sektör temsilci, borçların yapılandırılması ve Faiz Yasası’nın çıkartılmasıyla ilgili taleplerini dile getirdi, bu konuda çalışma yapılması kararını üretti.


KIBRIS’a konuşan ve yıllardır borçların yapılandırılması ve Faiz Yasası ile ilgili mücadele ortaya koyan Barolar Birliği Eski Başkanı Av. Ünver Bedevi, yılların sorununun yine gündeme geldiğini söyledi. Bedevi, şu an çıkarılacak Faiz Yasası’nın ileriye dönük olan borçlara etki edeceğini söyleyerek, 4’üncü bir yapılandırma yasasının geçmiş enkazlar için gerekli olduğunu belirtti.


“29/2013’de çıkarılan Borç İlişkilerinden Kaynaklanıp Tahsili Geciken ve/veya Tahsil Edilemez Hale Gelen Borçların Yapılandırılması Yasası”nın 2012’den sonra oluşan enkaza çare olamayacağını söyleyen Bedevi, 9 yıldır enkazın yine biriktiğini kaydetti.


Bedevi, “29/2013’de çıkarılan Borç İlişkilerinden Kaynaklanıp Tahsili Geciken ve/veya Tahsil Edilemez Hale Gelen Borçların Yapılandırılması Yasası”nın aynısı hiçbir kelimesi değiştirilmeden sadece tarihleri revize edilerek uygulanması gerektiğine dikkat çekerek, yeni yapılandırma yasasına kamu alacakları ile ilgili eklemelerin de dahil edilmesi gerektiğini belirtti.


Faiz ve Mazbata Mağdurları Komitesi Genel Koordinatörü Kazım And, faizlerden perişan olmuş bir toplum oluştuğunu ifade ederken; Esnaf ve Zanaatkarlar Odası Genel Koordinatörü Hürrem Tulga, bu dönemde yasanın olmaması sebebi ile birçok işletmenin ve kişinin borçlarını ödeyemediğinden dolayı felaketle karşı karşıya olduğunu kaydetti.

Bedevi: Faiz yasası tek başına çözüm değil


Barolar Birliği Eski Başkanı Av. Ünver Bedevi, Faiz Yasası’nın eksikliğinin yeni sorunlar yarattığını ifade ederek yasanın eksikliğinin pandemi dönemde yaşananlardan dolayı daha fazla hissedildiğini ve her şeyin daha da kötüye gittiğini söyledi. Bedevi, şu anda geçirilecek bir Faiz Yasası’nın geçmişe yönelik oluşan enkaza tek başına çözüm olamayacağını vurguladı.


Bedevi, oluşan enkazı temizleyebilmek için 3 kez borçların yeniden yapılandırılması yasasının düzenlendiğini hatırlatarak, baro olarak o dönemde yasaların ikisine karşı çıktıklarını, çünkü yapılandırma yasalarının hiçbir amaca hizmet etmediğini belirtti.


3’üncü yasa olan “29/2013’de çıkarılan Borç İlişkilerinden Kaynaklanıp Tahsili Geciken ve/veya Tahsil Edilemez Hale Gelen Borçların Yapılandırılması Yasası”na ise destek verdiklerini kaydeden Bedevi, “Bu yasa hükümler dahil tüm geçmişten gelen borçları düzenleyecekti, 3’üncü yapılandırma yasası ile ilgili Anayasa’ya aykırı söylemleri o dönemde olsa da bu yasanın Anayasaya aykırı olmadığı kanıtlanmış ve yasa oy çokluğu ile geçmişti” dedi.


3’üncü yapılandırma yasasının 2012 yılına kadar olan tüm borçları kapsadığına dikkat çeken Bedevi, yasanın 2012’ye kadar olan adaletsizliği ve enkazı çözdüğünü vurguladı.


Bedevi, son olarak da borçların yapılandırma yasası sonrası çıkarılan “48/2014 Borçların Yeniden Yapılandırılmasının Taksitlendirilmesi Yasası” nın çıkarılarak borcun miktarına göre makul faiz ve taksitlendirmeler yapıldığını anımsattı.


“Çıkarılan yasalar 2012’den sonra oluşacak enkaza çare olamazdı ve olmadı” diyen Bedevi, 8-9 yıldır enkazın yine biriktiğini kaydetti.

“Kamu alacaklarını da kapsayan yeni bir yapılandırma yasası şart”


Bedevi, şu an çıkarılacak Faiz Yasası’nın ileriye dönük olan borçlara etki edeceğini söyleyerek, 4’üncü bir yapılandırma yasasının geçmiş enkazlar için gerekli olduğunu belirtti.


Bedevi, 3’üncü yapılandırma yasası olan “29/2013’de çıkarılan Borç İlişkilerinden Kaynaklanıp Tahsili Geciken ve/veya Tahsil Edilemez Hale Gelen Borçların Yapılandırılması Yasası”nın aynısı hiçbir kelimesi değiştirilmeden sadece tarihleri revize edilerek uygulanması gerektiğine dikkat çekerek, yeni yapılandırma yasasına kamu alacakları ile ilgili eklemelerin de dahil edilmesi gerektiğini belirtti.


“Kamu alacakları da vatandaşın boynuna sarılıyor ve faizi işliyor” diyen Bedevi, kamu alacakları ile ilgili borç ve faiz kısmında da ciddi bir enkaz oluştuğunu ve belirtti.


Bedevi, 3’üncü yapılandırma yasasının tarihler revize edilerek aynen geçirilmesi gerektiğini yineleyerek, “Anayasaya aykırı olmaması için yasa aynı kalmalıdır, ek olarak yapılandırma yasasına kamu alacakları ile ilgili ek yapılmalıdır” şeklinde konuştu.


Yapılandırma yasası ile birlikte ileriye dönük oluşması muhtemel sömürüler için de Faiz Yasası’nın şart olduğunu vurgulayan Bedevi, geçmiş yıllarda İngiliz döneminde kullanılan Faiz Yasası’nı 2013’de güncellediklerini ve bu yasanın tek sayfa halinde olduğunu belirtti. “Kısacası yasa hazır sadece geçmeyi bekliyor” diyen Bedevi, bir zamanlar Faiz Yasası’nın serbest piyasa ekonomisi denilerek geçirilmediğini, ama serbest piyasanın da soyguna neden olduğunu ifade etti. Bedevi, Faiz Yasası’nı destekleyecek ve haksız sözleşme maddelerini geçersiz kılabilecek bir yasaya ihtiyaç olduğunu da belirtti.


Bedevi, Faiz Yasası’nın şart ve ihtiyaç olduğunu belirten bir Yargıtay kararı olduğunu belirterek, kararın bugüne kadar olan tefecilik ve para borçlanma mevduatının tarihini incelemiş ve Faiz Yasası’nın gerekliliğine değinildiğini kaydetti.

banner134

Bedevi, bankaların çok ciddi gelirler elde ettiğini aktararak, bankaların 8-10 milyon kârları olduğunu söyledi.


Faiz Yasası’nı geçirmeme sebebi olarak bankaların batacağının öne sürülmemesi gerektiğini belirten Bedevi, vatandaşın sömürülmesinin ve haksız faize karşı olduğunu vurguladı.

And: Mazbatalar son 9 senede yeniden artmaya başladı


Faiz ve Mazbata Mağdurları Komitesi Genel Koordinatörü Kazım And, geçtiğimiz gün Faiz Yasası’nın gündeme geldiği sektörler toplantısına kendisinin de davetli olarak gittiğini anlattı.

And, ülkemizin en büyük sorunlarından biri olan borç-alacak davaları ve kişinin elinde olmayan nedenlerle ödenemeyen kredi faizleri sorunu, Faiz Yasası’nın olmamasından dolayı günden güne büyüdüğünü kaydetti.


2011, 2012, 2013 çıkarılan geçici borç yapılandırma yasalarıyla ve 2014’te borçların yeniden taksitlendirilmesi yasası ile ödenebilir kılınan borçların ve azalan mazbataların son 9 senede yeniden artmaya başladığını kaydederek, Koronavirüsü nedeni ile durumun daha da içinden çıkılmaz hale geldiğini vurguladı.


Geçmişte birçok kesimin mağdur olmasını engelleyen bir yasa yaptıklarının altını çizen And, insanları, esnafı işletmeleri ve birçok kesimi felaketten kurtardıklarını söyledi.


And, o dönemde faiz yükü nedeni ile anaparanın 50 katına kadar ulaşan borçlar olduğunu belirterek, 2013’deki yasa ile borçların yapılandırıldığını, 2014’deki yasa ile de taksitlendirmelerin uzun vadeye yayılarak, düşük faizlerle insanların borçlarını ödeyebilmelerini sağladıklarını belirtti.


Son yapılan yapılandırma yasası 31 Aralık 2012’ye kadar olan borçları kapsadığının altını çizen And, artan mazbataların ve borç alacak davalarının önünü alabilmek için son yapılan yapılandırma yasasının yeniden yapılarak yürürlüğe geçmesi gerektiğini kaydetti.

“Binlerce mazbata suçlusu ortaya çıkacaktır”


And, sorunun esas kaynağı alım gücü azalan tüketici, durma noktasına gelmiş olan inşaat ve eğlence sektörü, pandemi nedeniyle duran turizm sektörü ve tüm bunların birleşmesiyle her geçen gün daha da daralan ekonomi olduğunu belirtti.


And, sözlerine şu şekilde devam etti:


“Ekonominin daralması yetmiyormuş gibi, yüksek faizin sınırsız bir şekilde anaparaya kapitalize edilmesi ile ekonominin büyük bir kısmı tefecilere mahkum hale gelmiş ve esnaf ve dar gelirli halk batma noktasına getirilmiştir. Devlet, sınırsız faiz ve sınırsız faiz birikimi ile donattığı bankalar ve tefeciler karşısında, hem güçsüz hem de korumasız kalmış olan üreticiyi, esnaf ve zanaatkarı, taşeronu, müteahhidi ve dar gelirliyi iflasa sürüklemiş ve anayasanın öngördüğü, güçsüzü güçlü karşısında koruma görevini yerine getirmemiştir.”

And, sonuç, üretimden koparılmış ve gelecek ile ilgili tüm umutlarını yitirmiş, pandemi altında çaresiz bir şekilde yaşama tutunmaya çalışan binlerce mazbata suçlusunun ortaya çıktığını kaydetti.

“Sosyo-ekonomik bir çöküntü oluşacak”


“Maalesef, şu an görünen buz dağının tepesidir” diyen And, “ Faizin, bundan sonraki ekonomik hayatımızda belirlenme yöntemi ve tüm temerrüte düşmüş borçların adil bir faiz oranı ile yeniden yapılandırılması ile ilgili, reform niteliğinde yapısal çözümler Cumhuriyet Meclisi tarafından üretilmediği taktirde tüm piyasa batma noktasına gelecek, kapanan işyerleri, kaybedilen işler ve dağılan aileler, telafisi mümkün olmayan sosyo-ekonomik bir çöküntüye neden olacaktır” şeklinde konuştu.


Borçları yapılandırma yasasının insanların borç ödemeye hazır oldukları zaman yürürlüğe girmesi gerektiğine dikkat çeken And, ya da yasa çıkarılıp pandemi dönemi sonundan itibaren ödeme diye koşul konması gerektiğini vurguladı.


“Küçük ölçekli işletmelerin 2 yıldan önce toparlanabileceğini sanmıyorum” diyen And, borçları yapılandırma yasası ardından taksitlendirme yasası ve biran öncede Faiz Yasası’nın geçirilmesi gerektiğini kaydetti. And, tek tek sivrisinek yakalamaktan usandıklarını söyleyerek, faizler perişan olmuş bir toplum oluştuğunu aktardı.

Tulga: Yasa olmazsa bin TL olan borç, trilyonlara çıkar


Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası Genel Koordinatörü Hürrem Tulga,  Faiz Yasası’nın geçmesinin bu dönemki öneminden bahsederek,  Faiz Yasası’nın olmaması kredi çekilen ana paranın ödenememesi halinde 39 bin katına kadar yükselmesine sebep olabileceğini kaydetti.


Tulga, bu pandemi döneminde açılan yeni işletmelerinin yüzde 60’ının kapandığına dikkat çekerek, dünyada bu oranın yüzde 40 olduğunu söyledi.


Bu dönemde yasanın olmaması sebebi ile birçok işletmenin ve kişinin borçlarını ödeyemediğinden dolayı felaketle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Tulga, “Faiz Yasası daha da geç kalınmadan çıkarılmalı” dedi.


“Genel borçlanmada yüzde 30 artış var” diyen Tulga,  işletmelerin borçlanma oranındaki artışın ise yüzde 40 olduğuna dikkat çekti.


2021 yılının kaybedilmiş yıl olarak kabul edildiğinin altını çizen Tulga, “İşletmeler batıyor ve borçlar ödenemiyor. Şu an işletme başına 20 bin TL borçluluk oranı var, Faiz Yasası çıkarılmazsa bin TL olan borçlar trilyonlar olur” şeklinde konuştu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner75