Emirname yeşil alan ve altyapı için şart koşma hakkı veriyor

banner37

KIBRIS’a konuşan İçişleri Bakanı Baybars, tartışma konusu olan Gazimağusa-Yeniboğaziçi-İskele Emirnamesi’yle ilgili bazı kesimlerin provokasyon yaptığını belirterek doğanın katledildiği iddiasını yalanladı:

Emirname yeşil alan ve altyapı için şart koşma hakkı veriyor
banner87

Ahmet KARAGÖZLÜ

İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ancak özellikle müteahhitler tarafından reddedilen “Gazimağusa-Yeniboğaziçi-İskele Emirnamesi”nin kamu yolu, yeşil alan ve altyapı yatırımlarına şart koşma hakkı verdiğini söyledi.

Vatandaşların emirnameyle ilgili doğru bilgi alması gerektiğini belirten Baybars, emirnameye karşı olan bir grubun doğanın katledildiği yönünde iddiası olduğunu ancak bunun gerçeği yansıtmadığını ifade etti.

KIBRIS Gazetesi’ni ziyaret ederek Genel Yayın Yönetmeni Ali Baturay, Yazı İşleri Müdürü Emin Akkor ve köşe yazarı Hasan Hastürer’le bir araya gelen İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars, tartışma konusu olan Gazimağusa-Yeniboğaziçi-İskele Emirnamesi hakkında bilgi verdi.

Baybars: Vatandaşların konut yapma hakkına engel yok

İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars, şu an yürürlükte olan emirnamenin sulak alanları, dereleri, tarihi ve kültürel mirası koruduğuna dikkat çekerek bölgedeki ekonomik büyümenin sürdürülebilir olmasını sağlayacak imar planına ulaşılması için de zemin hazırladığını belirtti.

Vatandaşların konut ihtiyaçlarını kısıtlamamak amacıyla gerek bölgedeki ön imar sınırları içerisinde, gerekse de dışarısında yolu olması şartıyla bazı diğer haklarla birlikte vatandaşların konut yapma hakkına engel konulmadığının altını çizen Baybars, şöyle devam etti:

“Bu yönde de birçok yanlış spekülasyonlar bulunuyor. Vatandaşların barınma ihtiyacının öncelikli olduğu konusunda hepimiz hemfikiriz. Dolayısıyla vatandaşların mağduriyeti söz konusu değildir.

Hepimizin de imar planı istemesi, aslında bize planlı kentlerde yaşamamız gerektiğini söylüyor. İşte bu emirname de o planın güvence altına alınmasını sağlıyor. Şu anda emirname yürürlüğe girmemiş olsaydı, o bölgede artan yaygın ve çarpık yapılaşma sonucunda bölgeye yeşil alan ve kamu yolu ayıramayacaktık.

Altyapı için de şartlar koyamayacaktık. Çünkü bu emirname bize kamu yolu, yeşil alan ve altyapı yatırımlarını şart koşma hakkı veriyor”.

“Emirnameyi imar planını güvence altına almak için yaptık”

Ülkesel Fizik Planı’nın İskele ve Mağusa’yı ikinci büyüme bölgesi olarak öngördüğünü söyleyen Baybars, ayrıca Girne ve Lefkoşa’nın turizm potansiyeli ile nüfusunun da dengeli şekilde bu bölgelere aktarılması gerektiğinin planda anlatıldığını kaydetti.

Baybars,  İskele ve Mağusa’da imar planı çalışmaları sürerken, mevcut duruma bakıldığında o bölgelere müdahalenin kaçınılmaz olduğunu söyleyerek “Eğer o bölgelerde imar planı, sağlıklı bir kentte sağlıklı yaşamak, aldığımız nefesin kaliteli olmasını, temiz bir denize girmeyi, yollarımızın ve yeşil alanlarımızın olmasını istiyorsak; tüm bunların planlanmasına emirnameyle kısıtlama getirmeseydik sıkıntı doğuracaktı. Bu nedenle de imar planı çalışmalarını güvence altına alacak emirname çalışması yaptık” dedi.

Çalışmayı ‘İyi İdare Yasası’ gereği halka açtıklarını belirten Baybars, toplantıda 97 farklı görüş aldıklarını ve mevcut emirnameyi revize ettiklerini söyledi.

Baybars, vatandaşların taleplerine göre mevcut emirname ile revize emirname arasında makul imar planını zedelemeyecek şekilde bir takım açılımlar yaptıklarını ifade ederek 10 Aralık 2018 tarihinde Başbakanlık’ın da imzasıyla Gazimağusa-Yeniboğaziçi-İskele Emirnamesi’ni Resmi Gazete’de yayımlayarak yürürlüğe koyduklarını belirtti.

“Yatırımcıların taleplerini dikkate alarak bazı açılımlar yaptık”

Bakan Baybars, emirnamenin yürürlüğe girmesinin ardından turizm, yükseköğretim ve gayrimenkul sektöründe yatırımların ne şekilde olacağından bahsedildiğini belirterek, özellikle yatırımcıların imar planı ve emirname öngörüsü olmadan yaptığı yatırımları korumak için yatırımcıların çağrılarını ve taleplerini de dikkate aldıklarını dile getirdi.

Söz konusu açılımları yatırımcıların bazı meşru haklarının olduğunu düşündükleri için yaptıklarını belirten Baybars, açılımları yaparken de naylon projelerin hayata geçmesini engelleyecek düzenlemeler de geliştirdiklerine dikkat çekti.

Emirnamenin yayımlanmış şekliyle çok dengeli olduğunu düşündüğünü kaydeden Baybars, “Bugünden itibaren artık bu emirnameyi tartışmak yerine, imar planı çalışmalarının bir yıllık sürede sağlıklı şekilde sonuçlanması için çalışmaya odaklanmalıyız. Bu konuda her kesimin katılımına ihtiyaç var” dedi.

“Vatandaşlar arazileriyle ilgili en doğru bilgiyi Şehir Planlama Dairesi’nden alabilir”

İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars, vatandaşların kendi arazileri hakkında en doğru bilgiyi Şehir Planlama Dairesi’nden alabileceğini belirterek, söz konusu dairede vatandaşlara harita üzerinde arazilerine nelerin yapılabileceğinin anlatılabileceğini kaydetti.

Baybars, emirnamenin yayımlanmasıyla Şehir Planlama Dairesi’nde planlamaya yönelik yapılan çalışmalarda iş yükünün artacağını, bu nedenle de söz konusu dairenin Mağusa şubesine gerekli takviyeyi de sağlayacaklarını dile getirdi.

Bakan Baybars, emirname yapıldığı sırada Mimarlar Odası’na vize odasındaki dosya sayısını bildirmesi için talepte bulunduklarını, ancakMimarlar Odası’nın kendilerine vize odasında bulunan dosya sayısını vermediğini söyledi. Mimarlar Odası başkanıyla konuştuğunu söyleyen Baybars, Mimarlar Odası’nın bugün dosya sayısının kaç olduğunu net olarak kendilerine vereceğini kaydetti.

“Gerçek yatırımcı ile naylon projeleri ayırıyoruz”

Baybars, dosya sayısının aslında kendileri için pek fazla manasının olmadığını belirterek, şu şekilde devam etti:

“19 Kasım’da henüz emirname yürürlüğe girmeden ve halkın katılımına da açılmadan önce, bazı yatırımcılar, yatırım yapmak maksadıyla bir takım başvuruda bulundu. Bu başvuruların da kazanılmış hak sağlaması gerekir. Çünkü gerçek yatırımcı, herhangi bir acelesi olmadan veya bir emirname riski taşımadan yatırımını yapıyor.

Dolayısıyla da yatırımcıyı korumamız gerektiğini düşündüğümüzden 19 Kasım’da önce kamu yolu, yeşil alan ve altyapıyı da almak koşuluyla ve kendilerine aynı brüt alan üzerinde inşaat yapma hakkını tanıyoruz.

19 Kasım’dan sonrasının ayrılma sebebi ise o tarihten sonra naylon projelerin ortaya çıkmasıdır.

Gerçek yatırımcı ile naylon projeleri birbirinden ayırabilmek için ise iki tane emniyet unsuru ortaya koyduk.    Çünkü oradaki yapılaşmanın bu sebepten dolayı sıkıntıya girmesini asla istemeyiz. Ancak gerçek yatırımcının da yatırımına devam etmesini arzu ediyoruz.

Özellikle 19 Kasım’dan sonraki yatırımlarda emirnameye vaziyet planı ve havuz gibi yer değişiklikleri dışında tadilat yapılacak bir tadilat projesini kabul etmeyeceğimizi yazdık. Ayrıca emirnameyle inşaatlara 18 ay içerisinde başlama zorunluluğunu da getirdik. Yapmış olduğumuz bu emniyet şartlarıyla gerçek projeleri suiistimal edenleri ayıklayacağını öngördük”.

“Bazı kesimler ‘evsiz kalacaksınız’şeklinde provokasyon yapıyor”

Bakan Baybars, yapsat sektörünün İskele ve Mağusa bölgesinde geliştiğini belirterek, yabancılara konut satmak için inşaat yapmak istediğini iddia eden bir grubun olduğunu söyledi.

Baybars, nüfus projeksiyonlarıyla bölgedeki konut ihtiyaçlarına bakıldığında, mevcut durum verilerinin birbirini tutmadığını ifade ederek, söz konusu bölgedeki talebin yerli talep olmadığını kaydetti.

Bazı kesimlerin “Evsiz kalacaksınız, evler pahalıya gidecek” şeklinde provokasyon yaptığını belirten Baybars, İskele ve Mağusa bölgesinde yapılmak istenen yapsatların yerli kişilere değil, tamamen yabancı yatırımcıya yönelik olduğuna vurgu yaptı.

Baybars, Girne bölgesine yoğunluklu olarak yüksek katlı binaların yapıldığını dile getirerek, Girne’de yapılan hemen hemen her rezidansta en az 10-15 tane satılık veya kiralık tabelası ile boş dairelerin olduğunun görüldüğünü kaydetti.

Yapılan inşaatların sürdürülebilirliğinin önemine dikkat çeken Baybars, “Yani diyelim ki bugün buraya bir inşaat yaptık. Peki bu inşaat gerçekten de 10-15 yıl sürdürülebilir bir ekonomik değer mi olacak? Yoksa 10 yıl sonra bir beton yığını olarak atılı mı kalacak?” dedi.

“İhmal olup olmadığına bakılacak”

Yaşanan sel felaketine de değinen Baybars, Girne bölgesindeki plansız, çarpık ve altyapısız yapılaşmanın yarattığı sonuçların görüldüğünü belirtti. Baybars, söz konusu bölgede şu anda uzmanların çalıştığını ve çıkacak rapor sonucunda da gerekli düzeltmelerin yapılacağını kaydetti.

Uzmanların dere yataklarında herhangi bir ihmal tespit etmesi durumunda derelerin gerekirse kamulaştırılacağına vurgu yapan Baybars, Girne’ye bir düzen getirileceğini söyledi.

Geçtiğimiz yaz herkesin Girne’de denize giremediğini söylediğini kaydeden Baybars, Girne’de yaşanan nüfus artışına ulaşım, altyapı, kanalizasyon, arıtma ve benzeri altyapıların eklenmediğini, dolayısıyla da denizlerimizin dahi kirlendiğini dile getirdi.

Bakan Baybars, Girne’nin artık cazibe merkezi niteliğini kaybettiğini ve herkesin denize İskele ya da Mağusa bölgesinde girdiğini, iki ilçenin de yeni cazibe merkezi haline geldiğini ifade etti.

Güncelleme Tarihi: 13 Aralık 2018, 09:16
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER