'Emirnameler değil, imar planları hazırlanmasını talep ediyoruz'

banner37

banner87
'Emirnameler değil, imar planları hazırlanmasını talep ediyoruz'
banner99

KTMMOB Mimarlar Odası, Gazimağusa, İskele ve Yeniboğaziçi ile ilgili emirname hazırlığı çalışmalarına işaret ederek, “Emirnameler değil, derhal adil, çağdaş ve evrensel normlara uygun imar planları hazırlanmasını öngörüyor ve talep ediyoruz” dedi.

Mimarlar Odası yazılı açıklamasında, Gazimağusa, İskele ve Yeniboğaziçi için  emirname hazırlığıyla ilgili şu görüşlere yer verildi.
 

“Bilindiği üzere Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde İmar faaliyetleri 55/89 Sayılı İmar Yasası ve Fasıl 96 Yollar ve Binalar Düzenleme Yasası ve bu yasalar altında yayınlanan tüzük, İmar Planları ve emirnameler ile yürütülmektedir.

55/89 Sayılı İmar Yasası’nın verdiği yetki ile İlgili Bakan ve Planlama Makamı bu imar Yasası’nın 11(4), 11(5), 11(5)c, 11(5)ç, 32(1) maddelerini kullanarak Emirname hazırlar ve yayınlayarak uygulamaya koyarlar. Mevcut hali ile 55/89 İmar Yasası çağdaş fırsat eşitliğini sağlayacak sistemlerden yoksundur.

Bugüne kadar KKTC’de yaşanılan tüm planlama süreçlerinde yerel yönetim, meslek odaları, akademik görüş, sivil toplum ve ilgili paydaş katılımı zorunluluk olmaktan öte, formalite icabı, sırf görüşler alınmıştır demek için “görüş alma” süreci ile gerçekleştirilmektedir. İmar adaletinden, halkın katkı ve denetiminden, eşitlikten, dolayısı ile evrensel normlardan uzak olan bu yasanın ivedilikle ve öncelikle değiştirilmesi gerekmektedir. Mevcut yasa çerçevesinde yapılan her emirname ve plan, çarpık sistemin parçası olarak sorunlar zincirine eklenen halkadan öteye gidememektedir. Mevcut yasa düzeltilmediği sürece, halkın gerçek yaşamsal sorunlarına cevap veremeden, kişi ve siyasi yönetimin ihtiyaçlarını karşılayan, geçici ve anti demokratik, ayrıca eşitlik ve adaletten uzak çözümler yaratması kaçınılmazdır.”

Mimarlar Odası, ülkede mekansal politikaların devlet erkinin tek taraflı yönetimi ile planlandığını ve bu gücün 55/89 İmar Yasası ile garanti altında olduğunu ileri sürerek, “Toplumsal katılımdan uzak hazırlanan planlama stratejileri, siyasi ve ekonomik rant güdümünde şekillenirken, kentliler kent mekanı üzerinde söz sahibi olamamakta ve bilimsel veriler de bu süreçte etkin olarak kullanılamamaktadır” görüşünü savundu.

Planlama makamının en küçük bir paylaşımı dahi bir lütuf olarak sunduğunu ancak yasal gücünü de paylaşmaktan uzak durmadığını savunan Oda, şöyle devam etti:

banner9
“Kaldı ki söz konusu emirname ile ilgili Mimarlar Odası görüşüne başvurulmadığı gibi, süreç içerisinde yapmış olduğumuz sorgulamalarda, söz konusu bölge ile ilgili bir imar planı hazırlığı yapıldığı ve halen veri toplama aşamasında olunduğu, planlama aşamasına gelindiğinde bizlerin de görüşlerinin alınacağı bilgisini almıştık. Ancak gelinen aşamada kimlerin bilgisi dahilinde olduğu bilinmeyen ve tartışılan bir emirname ile karşı karşıyayız.

Emirnameler her zaman bir sıkı yönetim kararı gibi kullanılmıştır. Gazimağusa Yeniboğaziçi İskele emirnamesi içinde savunma olarak, ‘eğer emirname yayınlanmazsa burası da Girne gibi olur’ denmektedir. Hatırlatmak isteriz ki, Girne bu hale emirnameler vasıtasıyla gelmiştir. Buna rağmen, gündemde olan anti demokratik emirnameler halen şikayet eden ve serzenişte bulunan çevreler tarafından hazırlanmış ve yayınlanmıştır.

Sürdürülebilir gelişme kavramından bahsedebilmek için Mimarlar Odası, planlama sürecine saygılı, ortaklığa dayalı çalışmayı ve sorumluluk paylaşımını içeren, planlama sürecinin her aşamasında , toplumun tüm kesimlerini (tüm paydaşları) dahil eden, katılımcı, müzakereye açık, şeffaf ve hesap verilebilir bir planlama yöntemini benimsemektedir.”

Oda, “Ülkesel Fizik Plan – bölüm IV Mekansal strateji Yerleşimler  altında, Özellikleri Gerekli /Önerilen Arazi Kullanım- Faaliyetler, Uygulama: Madde 4” ve “5’nci maddenin (d) şıkkının sonuna” da atıfta bulunarak, “Uygulama katılımcı bir yaklaşımla, Belediyeler, sektörler, üniversiteler ve sivil toplum örgütleri ile işbirliği içerisinde gerçekleşecektir.” dendiğini kaydetti.

Ülkesel Fizik Planın emrettiği süreçlerden uzak gelişen emirnamelerin, planlar ve ortaya koyduğu kısıtlamalar, yasalara uyan vatandaşlar için bir mağduriyet, yasa tanımazlar için ise adeta fırsat oluşturduğunu belirten Oda, şu iddialarını ortaya koydu:

“Yasalara aykırı yapılan uygulamalar ise yasayı uygulamakla yükümlü dairelerce kılıfına uydurulup yasal hale getirilmektedir.

1989 yılında yasallaşan ve bugüne kadar yürürlükte olan yasa, ülkemizdeki tüm kesimler, sektörler, ekonomik örgütler ve iş çevreleri tarafından eleştirilmektedir. Yıllar içerisinde defalarca farklı hükümetler ve siyasiler tarafından söz verilmesine rağmen, nedense sorunun ana kaynağı olan 55/89 Sayılı İmar Yasası hala bugüne kadar değiştirilmemiştir.”

KTMMOB Mimarlar Odası, Girne Beyaz Bölge Emirnamesi hazırlanırken, bunun son olduğu ve bir daha emirname yayınlanmayacağı sözünün ardından yine emirnameye başvurulmasını kesinlikle kabul etmediğini belirterek, bu yönde derhal “55/89” İmar Yasası’nın değiştirilerek, vatandaşlar arası fırsat eşitsizliği yaratan bu tür uygulamaların önüne geçmek maksadıyla, sivil toplum kuruluşları ve diğer özerk kuruluşların sürece katılımlarını sağlayarak, planlamalara yön verilmesi, beklenen verilerin güncellenmesi ile birlikte geniş tabanlı vizyon grupları oluşturularak emirnameler değil, derhal adil, çağdaş ve evrensel normlara uygun imar planları hazırlanmasını öngördüğünü ve talep ettiğini bildirdi.

Güncelleme Tarihi: 23 Kasım 2018, 20:32
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner96