En başarısız ülkeler ekonomiyi kapatanlar

banner37

KIBRIS TV’ye konuşan ekonomist Prof. Dr. Okan Veli Şafaklı, Covid-19 salgını yönetiminde başarı ile çarkları durdurma arasında pozitif bir korelasyon olmadığı söyledi

En başarısız ülkeler ekonomiyi kapatanlar
banner99

“YENİDEN KAPANMADA EN KÖTÜ SENARYO YAŞANIR”… Ekonomist Okan Veli Şafaklı, Covid-19 salgını başlangıcında ve pek çok ekonomistin katılımında hazırlanan rapordaki en kötü senaryo uyarınca ekonomide yüzde 40 bandında gerilemenin öngörüldüğünü belirtti.Yeniden kapanma durumunda, en kötü senaryonun gerçekleşeceğini söyleyen Şafaklı, böylesi bir durumun yüzde 40 artan işsizlik anlamına geldiği uyarısını yaptı.Şafaklı, yapılan bir çalışmanın, ekonomiyi kapatma ile salgın yönetiminde başarı arasında pozitif korelasyonun olmadığını net olarak ortaya koyduğunu ifade ederek salgını etkin şekilde kontrol eden ülkelerin, hayat kurtarmanın yanı sıra en iyi ekonomik stratejiyi de benimsediğini vurguladı.

Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) Üyesi, ekonomist Prof. Dr. Okan Veli Şafaklı, Covid-19 salgını başlangıcında ve pek çok ekonomistin katılımında hazırlanan rapordaki en kötü senaryo uyarınca ekonomide yüzde 40 bandında gerilemenin öngörüldüğünü belirtti.

Yeniden kapanma durumunda, en kötü senaryonun gerçekleşeceğini söyleyen Şafaklı, böylesi bir durumun yüzde 40 artan işsizlik anlamına geldiği uyarısınıyaptı.


Şafaklı, salgının sağlık ve ekonomik etkileri arasındaki ilişki ters yönde ilerlediğini ve salgını etkin bir şekilde kontrol eden ülkelerin, hayat kurtarmanın yanı sıra ‘en iyi ekonomik stratejiyi’ de benimsediğini vurguladı. Şafaklı, “En başarısız ülkeler ekonomiyi kapatanlar” dedi.

Şafaklı, yükseköğrenim sektörünün sadece ekonomik değil; bilimsel anlamda da son derece önemli olduğunu kaydetti.


KIBRIS TV’de Ali Çatal’ın sunduğu “Para Politik” programına konuk olan Şafaklı, hem yükseköğrenim sektörünün ekonomiye etkisini irdeledi hem de yeni tip Koronavirüs salgınında, 1 Temmuz 2020 sonrasının “iyi yönetilemediğine” yönelik iddiaları yorumladı.


Yükseköğrenim sektörünün, sağlık başta olmak üzere ülkeyi dışarıya muhtaç etmeyecek pek çok alanda çalışmalar yürüttüğünü belirten Şafaklı, üniversite hastanelerinin kurulmasının yanı sıra yapılan araştırma geliştirme (AR-GE) faaliyetlerinin, yurt dışına muhtaç olmayan bir sağlık hizmetinin önünü açtığını söyledi.

Şafaklı, araştırma, yayın ve bilimsel araştırmalar da göz önünde bulundurulduğunda, yükseköğrenim alanında dünyada kötü bir yerde olmadığımızı ifade ederek Türkiye üniversitelerinin dahi girmekte zorlandığı ‘dünyadaki ilk 500 üniversite’ listesinde KKTC üniversitelerinin yer aldığını hatırlattı.


Dünyanın en saygın kurumları tarafından akredite edilmiş üniversitelere sahip olduğumuza da dikkat çeken Şafaklı, bu bağlamda, yükseköğrenim sektörünü sadece ekonomik katkısıyla değerlendirmekten vazgeçilmesi gerektiğini söyledi.


Covid-19 salgını nedeniyle, sadece yükseköğrenimin değil; her sektörün daha ziyade ekonomik yönüyle ön plana çıkmasını anlaşılabilir bulduğunu belirten Şafaklı, konuya bu perspektifle yaklaşıldığında, yükseköğrenim ve turizm sektörlerinin ülke ekonomisindeki ağırlığının doğrudan ve dolaylı etkileri birlikte değerlendirilmek üzere ciddi bir yer kapladığı verisine ulaşıldığını kaydetti.


banner134
Yükseköğrenimin mali yönü değerlendirilirken de sadece öğrencinin ödediği eğitim harcının hesap edilmemesi gerektiğine dikkat çeken Şafaklı, üniversite öğrencilerinin yurda gelişlerinde satın alınan uçak biletlerinden konaklamaya, temel gıda ve temizlik ürünü alışverişlerinden ulaşıma, kültür-sanat faaliyetlerinden eğlence sektörüne uzanan çok geniş bir yelpazenin söz konusu olduğunu vurguladı.

Şafaklı, 2019 verilerine göre, 21.5 milyar TL’lik Gayri Safî Milli Hasıla’nın (GSMH) 4 milyar TL’sinin yükseköğrenim ve turizm sektörlerinden geldiğini ifade ederek bu iki sektörün toplam ekonomideki direkt ağırlığının yüzde 20, endirekt etkisinin ise yüzde 40’ın üzerinde olduğunu belirtti.

“Ekonomiyi kapatma-salgın yönetiminde başarı arasında pozitif korelasyon yok”


Okan Veli Şafaklı, Covid-19 salgını başlangıcında ve pek çok ekonomistin katılımında hazırlanan rapordaki en kötü senaryo uyarınca ekonomide yüzde 40 bandında bir gerilemenin öngörüldüğünü belirtti.


Yeniden kapanma durumunda, bahse konu en kötü senaryonun gerçekleşeceğini aktaran Şafaklı, böylesi bir durumun, aynı zamanda yüzde 40 artan işsizlik anlamına geldiği uyarısını yaptı.

Şafaklı, “Yolları trafiğe kapatarak kazaları önleyemezsiniz” şeklinde konuşarak; Eylül 2020’de Joe Hasell tarafından yapılan bir çalışmanın, ‘ekonomiyi kapatma-salgın yönetiminde başarı’ arasında bir pozitif korelasyonun olmadığını net olarak ortaya koyduğunu söyledi.


Bahse konu çalışmada, Covid-19 salgını nedeniyle yaşanan ölüm oranlarının, güncel Gayri Safî Yurt İçi Hasıla (GSYİH) verileriyle karşılaştırıldığı bilgisini veren Şafaklı, bu çalışma sonucunda ise genel kanının tam tersi bir durumun ortaya çıktığını aktardı. Salgında, nüfuslarının sağlığını korumayı başaran ülkelerin, ekonomilerini de koruduklarını söyleyen Şafaklı, bazı ülkelerde ekonomik gerilemenin gerçekten çok şiddetli olduğunun görüldüğünü; İspanya, Birleşik Krallık ve Tunus'ta, ekonominin ikinci çeyrekte çıktısının, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20'den fazla azaldığını ancak diğer ülkelerde ekonomik etkinin çok daha mütevazı olduğunu söyledi. Tayvan'da, 2020'nin ikinci çeyreğinde GSYİH verilerinin, 2019'un aynı dönemine göre yüzde 1'den düşük olduğunu aktaran Şafaklı, Finlandiya, Litvanya ve Güney Kore'de GSYİH'de yaklaşık yüzde 5 veya daha az düşüş görüldüğünü belirtti.


En büyük ekonomik düşüşü yaşayan ülkelerin, uluslarının sağlığını koruma konusunda benimsedikleri değiş tokuş mantığının daha iyi performans gösterip göstermediği konusunda sorunun yanıtının koskocaman bir hayır olduğunu söyleyen Şafaklı, Peru, İspanya ve İngiltere gibi en şiddetli ekonomik gerilemeyi yaşayan ülkelerin, Covid-19’dan ölüm oranının en yüksek olduğu ülkeler arasında olduğunu da hatırlattı.


“Bunun tersi de geçerli. Ekonomik etkinin mütevazı olduğu Tayvan, Güney Kore ve Litvanya gibi ülkeler de ölüm oranını düşük tutmayı başardı. Sonuç olarak, mevcut GSYİH verilerine sahip ülkeler arasında, insanların sağlığını korumakla ekonomiyi korumak arasında bir değiş tokuş olduğuna dair herhangi bir kanıt görmüyoruz” ifadelerini kullanan Şafaklı, salgının sağlık ve ekonomik etkileri arasındaki ilişki ters yönde ilerlediğini ve salgını etkin bir şekilde kontrol eden ülkelerin, hayat kurtarmanın yanı sıra ‘en iyi ekonomik stratejiyi’ de benimsediğini vurguladı.Şafaklı, “En başarısız ülkeler ekonomiyi kapatanlar” dedi.

Güncelleme Tarihi: 27 Eylül 2020, 10:57
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75