banner6

Engelliler ve sosyal yardım alanları düşünen yok mu?

banner37

Engelliler ve sosyal yardım  alanları düşünen yok mu?
banner150 banner151 banner143

Ahmet UÇAR

   Ülkemizdeki hayat pahalılığı, asgari ücretle geçinenlerin yanında sosyal yardım ve engelli maaşı alan bireyleri de derinden etkiliyor.

   Pandemi sürecinin yarattığı ekonomik sarsıntı, dövizdeki hareketlenme, birçok ürüne art arda yapılan zamlar nedeniyle hayat pahalılığında büyük artış oldu.

  İstatistik Kurumu’nun 2022 Mart ayı tüketici fiyatları anketine göre enflasyon bir yılda yüzde 83.19 oranına çıktı.

   Bu hayat pahalılığında vatandaşlar evine ekmek götüremeyecek duruma gelirken, özellikle sosyal yardım alan ve engelli bireylerin durumu çok daha kötü.

   Çalışma Bakanlığı Müsteşarı Berhan Ongan’dan elde edilen bilgilere göre, 18 yaşından küçük olan özel gereksinimli bireyler asgari ücretin yüzde 50’sine denk gelen 3 bin 500 TL, 18 yaşından büyük olan bireyler ise asgari ücretin yüzde 60’ına isabet eden 4 bin 200 TL engelli maaşı alıyor.

    Bir engelli bireyin çalışmayan eşi olması durumunda eşi için de asgari ücretin yüzde 20’si oranında, ayrıca 18 yaşını geçmemiş her çocuk için de asgari ücretin yüzde 10’u kadar maaşa ekleme yapılıyor.

   Sosyal Hizmetler Dairesi Müdürü Hüseyin Akcan’dan alınan bilgilere göre de, sosyo-ekonomik anlamda zorluk yaşayan kişilere verilen sosyal yardım ücretleri ihtiyaçları karşılamaktan çok uzak. Tek başına yaşayan 55- 60 yaşını doldurmuş “dul” bir bireye 2 bin 750 TL, bir çocuğu olan dul bireye 3 bin 46 TL, 2 çocuğu olan dul bireye 3 bin 338 TL, 3 çocuğu olan dul bireye 3 bin 630 TL ve dört çocuğu olan dul bireye ise 3 bin 920 TL destek ücreti veriliyor.

   Engelli ve maddi açıdan sıkıntıda olan bireylere verilen bu maaş ve destekler, hayat pahalılığın kendini gösterdiği bu dönemde ne yazık ki yeterli olmuyor.

   KIBRIS’a konuşan Engelliler Dayanışma Derneği Başkanı Ömer Suay, özel gereksinimli bireylerin sıradan ihtiyaçlarının dışında medikal ürünler alması, sigortanın karşılamadığı doktor muayenelerini düzenli bir şekilde yaptırması gerektiğini belirterek, tüm bu ihtiyaçların engelli maaşlarıyla karşılanmasının imkansız olduğuna vurgu yaptı.

  

Ongan: Asgari ücreti geçmeyecek

şekilde ödeme yapılıyor

   Çalışma Bakanlığı Müsteşarı Berhan Ongan, engelli birey maaşları hakkında bilgi vererek, 18 yaşından küçük bireylerin asgari ücretin yüzde 50’si; 18 yaşından büyük bireylerin ise asgari ücretin yüzde 60’ı oranında maaş aldığını belirtti.

   Ongan, bir engelli bireyin çalışmayan eşi olması durumunda eşi için de asgari ücretin yüzde 20’si oranında ödeme yapıldığını dile getirerek, ayrıca 18 yaşını geçmemiş her çocuk için de asgari ücretin yüzde 10’u kadar maaşa eklendiğini açıkladı.

   Ongan, tüm bu oranların asgari ücreti geçmeyecek şekilde engelli bireylere ödendiğini vurguladı.

Suay: Engelli maaşları yeterli değil

   Engelliler Dayanışma Derneği Başkanı Ömer Suay, 18 yaşından küçük özel gereksinimli bireylerin asgari ücretin yüzde 50’si, 18 yaşından büyük bireylerin ise yüzde 60’ı oranında maaş aldığını belirterek, buna göre reşit olmayan engelli bireylerin 3 bin 500 TL, yetişkin bireylerin ise 4 bin 200 TL maaş aldığını kaydetti.

   Engelli maaşlarının bu hayat pahalılığında yeterli olmadığını dile getiren Suay, söz konusu bireylerin özel ihtiyaçlarını ve gereksinimlerinin bulunduğunu ifade etti.

   Suay, tekerlekli sandalye kullanan veya yatağa bağımlı olarak yaşamak durumunda olan ve özel medikal ürün temin etmekte olan yüzlerce bireyin bulunduğuna işaret ederek, bu ihtiyaçlara bakıldığında engelli maaşlarının yeterli olmasının mümkün olmadığını vurguladı.

   Yatağa bağımlı olan kişiler başta olmak üzere özel gereksinimli bireylerin sağlık giderlerinin de söz konusu olduğuna dikkat çeken Suay, sigortaları kapsamayan muayenelerin de düzenli bir şekilde yapılması gerektiğinin üzerinde durdu.

   Suay, geçmiş dönemlerde sadece hasta bezlerinin karşılanması noktasında belli bir külfetin olduğunu dillendirdiklerini anımsatarak, günümüzde ise hayat pahalılığından dolayı artık evlere gıdaların giremediğini, gıdaların lüks ve gündelik kullanım olarak ikiye ayrıldığını ve çoğu eve bazı gıdaların girmediğinin gözlemlendiğini açıkladı.

   Özel gereksinimli bireylerin sivil toplum örgütlerinin desteği olmadan sadece engelli maaşlarıyla kesinlikle geçinemeyeceğini belirten Suay, “Bizim Engelliler Dayanışma Derneği olarak her yıl yaptığımız ve Ramazan ayından bir hafta önce başladığımız erzak dağıtımımız var. Bu yıl  bin aileye erzak yardımı yapıldı. Her yıl, bunların yarısı engelli birey olmak üzere yaklaşık 5 bin kişiye destek olmaya çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

   Suay, pandemi ve sonrasında oluşan ekonomik problemlerin artık içinden çıkılmaz bir duruma ulaşmasıyla kendi kendine yeten aile sayısının azalmaya başladığını dile getirerek, bu durumda sivil toplum örgütlerinin öneminin arttığını ifade etti.

   Ülkemizdeki engelli maaşlarına dünya ülkelerindeki rakamlar bağlamında bakıldığında söz konusu engelli maaşlarının iyi bir düzeyde olduğu yanılgısının ortaya çıkabileceğine işaret eden Suay, oysa o ülkelerde sosyal hizmetlerin de bu bireylere sunulduğunu anlattı.

   Suay, şunları kaydetti:

   “Bazen bize bazı ülkeler örnek olarak gösterilir ve bu ülkelerdeki engelli maaşlarının düşük olduğu söylenir ama oradaki sosyal hizmetler çok fazla. Örneğin elektrik, su katkısı ve belirli muafiyetler o kadar fazla ki devlet vatandaşın gündelik hayatının yarısını zaten sosyal anlamda karşılıyor. Bizde bu tür sosyal hakların olmaması veya çok az olması hayat pahalılığıyla da birleşince engelli bireylere verilen asgari ücretin yüzde 60’ı maalesef yeterli değil” .     

Akcan: En düşük sosyal yardım 2 bin 750 TL

   Sosyal Hizmetler Dairesi Müdürü Hüseyin Akcan, sosyal yardımın, sosyo-ekonomik durumu düşen kişilerin durumları düzelene kadar bağlanan bir ücret olduğunu belirterek, bu durum düzeldikten sonra desteğin kesildiğini kaydetti.

   Akcan, sosyal yardım alınabilmesi için kadınların en az 55, erkeklerin ise 60 yaşını doldurması, hiçbir gelirin bulunmaması, 55 yaşın altında olduğu durumda ise çalışmasını engelleyen bir hastalığın raporlu bir şekilde sunulması gerektiğini dile getirdi.

   Ülkede 3 bin 988 kişinin sosyal yardım ücreti aldığını bildiren Akcan, şöyle devam etti:

   “Tek kişi ve dul olan kişilere 2 bin 750 TL, bir çocuğu olan ve dul olan kişilere 3 bin 46 TL, iki çocuğu ve dul olan kişilere 3 bin 338 TL, 3 çocuğu ve dul olan kişilere 3 bin 630 TL, dört çocuğu ve dul olan kişilere 3 bin 920 TL veriliyor”.

   Sosyal yardım ücretlerinin asgari ücrete bağlı olmadığını ifade ede Akcan, bu ücretlerin asgari ücretin artmasıyla değil, Bakanlar Kurulu kararıyla artış gösterebildiğini söyledi.

   Akcan,  sosyal yardımın sürekli verilen bir maaş olmadığına, kötü şartlar ortadan kalkana kadar verilen bir destek olduğuna işaret ederek, bu ücretin artmasını gerektiğini ancak öte yandan asgari ücretten aşağı kalarak insanları çalışmaya teşvik ettiğini vurguladı.

   Sosyal yardımın asgari ücret düzeyine çıkması durumunda kimsenin çalışmak istemeyeceğini ve sosyal yardım maaşıyla geçinmek isteyeceğini anlatan Akcan, bu durumu suiistimal etmek isteyenler olabileceğinin altını çizdi.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110