banner6

Erdoğan-Çipras görüşmesi için zemin hazırlıkları başlıyor

banner37

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras görüşmesine ilişkin zeminin hazırlanması için, Güvenlik ve Garantiler konularıyla ilgili Türk-Yunan diyalogunun, kısa zaman içerisinde teknokratik düzeyde başlayacağı ileri sürüldü.

Erdoğan-Çipras görüşmesi için zemin hazırlıkları başlıyor
banner99

Fileleftheros gazetesi yukarıdaki başlıklarla manşete çektiği haberinde, “elindeki bilgilere” dayanarak, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Kocas arasında geçtiğimiz Perşembe günü Hamburg’da gerçekleştirilen görüşme sırasında, güvenlik ve garantiler konularıyla ilgili görüşmelerin, Dışişleri Bakanlıkları Genel Sekreterleri düzeyinde başlaması konusunda mutabakata varıldığını öne sürdü.

Esasında, bu görüşmelerin muhtemelen bu hafta başlaması gerekeceğini, çünkü Erdoğan ile Çipras’ın 12 Ocak’ta Cenevre’de gerçekleştirilecek olan Konferans öncesinde bir araya gelmeleri gerektiğini yazan gazete, Çavuşoğlu ile Kocas’ın, AGİT toplantısı çerçevesinde gerçekleştirdikleri görüşmede, konunun özüne girmeyerek, bunu, bu zor konuyu ele almayı üstlenecek olan iki üst düzey diplomata havale ettiklerini ifade etti.

Tarafların tezleri arasında büyük fikir ayrılıkları bulunuyor  

Tarafların tezleri arasında büyük fikir ayrılıkları bulunduğunu yazan gazete, “elde edinilen” bilgilere göre, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin kısa zaman önce Ankara’da gerçekleştirdiği temaslarda aldığı mesajın “Türkiye’nin hiçbir şekilde garantilerin kaldırılması ve askeri birliklerinin tümünün Kıbrıs’tan çekilmesini tartışmadığı” şeklinde olduğunu iddia etti.

Türk tarafının askeri üs meydana getirilmesine ilişkin “bilindik tezi” ortaya atmakta olduğunu, askeri birliklerin azaltılmasıyla ilgili zaman takvimlerinin ise 10 yılı aştığını yazan gazete, öte yandan Türkiye’nin, mevcut antlaşmalarda “değişiklik yapılmasını” tartışma konusunda ise, hazır göründüğünü ifade etti.

Gazete “elindeki bilgilere” dayanarak, Ankara’nın bazıları tarafından “gelişme” ve tavır değişikliği” olarak nitelendirilen bu tutumu yüzünden, “uzlaşıcı bir formül” bulunması konusunda üçüncü şahıslar tarafından bazı hareketler tespit edildiğini de ifade etti.

“Perde gerisindeki hareketlilik yüzünden, son günlerde Rum iç cephesinde, Lefkoşa’daki bazıları gibi, Atina’nın da garantiler konusunda çıtayı yükselttiğini savunanlara dair seslerin arttığını” da yazan gazete, “bu yaklaşımların üçüncü taraflarda kafa karışıklığı yarattığını ve müzakere açısından Rum tarafını da sabote ettiğini” ekledi.

“Kalabalık istemiyorlar”

Öte yandan Birleşmiş Milletlerin (BM) ise, 9–12 Ocak tarihleri arasında Cenevre’de yapılacak görüşmelerde, siyasi bir anlaşmaya, bir diğer ifadeyle bir ara çözüme varılması arzusunda olduğunu yazan gazete, hedeflenen şeyin bir anlaşma çerçevesi şekillendirilmesi olduğunu ve bunun daha sonra açıkta kalacak konuların ele alınmasıyla tamamlanacağını belirtti.

Konferansın bileşimi konusunda, BM’nin beşli konferansta ısrarcı olduğunu ve İngilizlerin de bununla hem fikir olduklarını yazan gazete, bir diğer ifadeyle, (bunların) başka ülke veya örgütlerin taraf olarak konferansa katılmasını istemediklerini ekledi.

Gazete “Güvenlikle İlgili Türk-Yunan Diyalogu” başlığıyla iç sayfadan detaylandırdığı haberinde ise, “konu hakkında bilgisi olan kaynaklara” dayanarak, BM grubunun, açık süreye sahip olacak olan, Bürgenstock tipi bir konferans gerçekleştirileceğini savunduğunu yazdı.

Konferansın bileşimi konusunun, yoğun perde gerisi kulis faaliyetlerinin konusunu teşkil etmiş göründüğünü de yazan gazete, BM’nin beş taraf dışında (iki toplum ve üç garantör), başka bir tarafın konferansa katılımını istemediğini kaydetti.

Birleşmiş Milletler, daha da somut olarak BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin, BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesinin konferansa katılımını zor olarak addettiklerini yazan gazete, AB’nin ise 2004 yılında da olduğu gibi konferansa katılacağını ifade etti.

AB’nin müzakere masasına katılmayacağını, ancak müzakere yerinde bulunacağını ve AB’nin şu an müzakerelerdeki temsilcisi Peter Van Nuffel gibi, danışman rolü oynayacağını izah eden gazete, edinilen bilgilerin, Eide’nin ekibi dışında, İngiltere’nin de Konferansa genişletilmiş bir katılım istemediği yönünde olduğunu yazdı.

Gazete, Paris’in ve kişisel olarak Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’nin girişimlerinin ise, bu yaklaşımları bozabileceğini ekledi.

Anastasiadis ile Çipras Brüksel’de bir araya gelecek

Gazete, başka bir haberinde ise, Atina ile Kıbrıs Rum tarafının, Cenevre görüşmeleri ve Kıbrıs konferansı öncesinde, “tezlerini kodlayacaklarını ve taktik konularını ele alacaklarını” yazdı.

Gazete, Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanı Nikos Anastasiadis ile Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras’ın, 14 Aralık’ta Brüksel’de, Avrupa Konseyi toplantısının başlamasından önce, Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Kocas ve Hükümeti Sözcüsü Nikos Hristodulidis’in eşliğinde görüşeceklerini haber verdi.

“Merkel’den toprak konusunda müdahale”

Kathimerini gazetesi ise “Merkel’in Toprakla İlgili Müdahalesi… Toprak Oranı (,6-), 80 Binden Fazla Göçmen Geri Dönüyor ve Kıyı Şeritlerinde 50-50” başlıklarıyla yayımladığı haberinde, Berlin’in, Mont Pelerin’de yaşanan başarısızlığın ardından, Toprak konusunun süreçte daha fazla engel teşkil etmemesi için, mümkün olan en üst düzeyde hareket etmekte olduğunu yazdı.

“Diplomatik bir kaynağa” dayanarak, bunun için, bahse konu başlığın nihai çözüm çerçevesiyle ilgili bir uzlaşı ortaya çıktığını yazan gazete, “Almanya’nın Cenevre’de bulunmayacak olmasına rağmen, Merkel’in her an ahizenin ucunda olacağını” ileri sürdü.

Gazete “Berlin Toprak İçin Nasıl Müdahalede Bulundu… Güvenlik ve Garantiler Merkezde Olmak Üzere Üç Kriterde Uzlaşı Var” başlığıyla iç sayfadan yayımladığı haberinde ise, Kıbrıs sorunundaki kulis faaliyetlerinin doruğa ulaşmakta olduğunu; Londra, Berlin, Paris ve Brüksel’in de ciddi şekilde faaliyet göstermekte olduklarını yazdı.

Garantiler-güvenlik “kör düğümünün”, Avrupa’nın en üst seviye oyuncuları arasındaki istişarelerin odağında olduğunu yazan gazete, Berlin’in buna paralel olarak, Toprak konusunun artık çözüme giden yolda engel teşkil etmeyeceğini güvenceye aldığını iddia etti.

Almanya aktif olarak faaliyette bulunuyor

Geçtiğimiz hafta Atina’da bulunan Almanya Dışişleri Bakanı Frank Walter Steinmeier’in da açıkladığı üzere, Almanya’nın Kıbrıs sorununda aktif olarak faaliyette bulunmakta olduğunu yazan gazete, devamla “yetkili bir diplomatik kaynağın” söylediklerine yer verdi.

Gazeteye göre bahse konu “kaynak”, Steinmeier’in geçtiğimiz hafta Kathimerini gazetesine verdiği demeçte “özellikle kendilerinin Almanya’nın yeniden birleşmesinin başarısını yaşamalarından ötürü, Kıbrıs’ın durumunda bir anlaşmaya varılması meselesinde özel olarak faaliyette bulunmakta olduklarına” dair açıklamasının yalnızca bir beyanat olmadığını ifade etti.

Gazete “aynı kaynağın, (,6-) arasındaki toprak yüzdesi, 80 bini aşan şekilde göçmenin geri dönüşü ve her oluşturucu devlet için 50-50 kıyı şeridine ilişkin uzlaşı olduğu imasında bulunduğunu” da iddia etti.

Gazete, “aynı kaynağın”, Cenevre’de yapılacak olan Kıbrıs konferansında “Merkel’in her an ahizenin ucunda olacağına” işaret ettiğini yineledi.

İngiliz Üslerinin kaldırılması söz konusu değil

Gazete, “yetkili bir kaynağa” dayanarak, “adadaki egemen İngiliz Üslerinin kaldırılmasının söz konusu olmadığı tüm taraflarca bilindiği andan itibaren, mümkün olan en iyi çözümün bulunması için, İngiltere’nin diğer iki garantörle bir istişare-arabuluculukta bulunmasının mümkün olduğunu da” savundu.

“Aynı kaynağın bağlamından hareketle, İngiltere’nin çözümün ardından iade etmeye niyetli olduğu üs topraklarının yüzde 48’inin, Toprak üzerindeki bir anlaşmada dengeleyici olabileceğinin ortaya çıktığını” yazan gazete, “teknik konular hakkında bilgisi olan bir kaynağın, gazeteye, yüzde 48 oranının, Dikelya ve Piskobu bölgelerinin haricinde Ağrotur’un da dahil edilmesiyle, yüzde 70’e çıkabileceğini söylediğini” iletti.

Gazete “çok açık şekilde, bu toprağın 9/10’unun, aynı zamanda kıyıların bir kısmının, Kıbrıs Rum oluşturucu devletinin içine girmekte olduğunu” iddialarına ekledi.

Gazete “Güvenlikle İlgili Belgemizin Temel Taşı ‘Ankara Paktı’” başlıklı haberinde ise, Kıbrıs müzakerelerindeki yeni egemen unsuru tarif etmesi gereken ifadenin, şüphesiz, “yeni federal Kıbrıs Cumhuriyeti’nin güvenlik mekanizması çevresinde yer almakta olan kulis faaliyetleri” olduğunu yazdı.

İlk kez özlü görüşmeler yapılıyor

Kıbrıs müzakereleri tarihinde, bu konuyla ilgili olarak ilk kez özlü görüşmeler yapıldığını yazan gazete, Kıbrıs sorununa çözüm bulunup bulunmayacağının ise, bundan çıkacak sonuçlarla değerlendirileceğini belirtti.

Güvenlik konusuyla ilgili ilk ciddi görüşmelerin, 2009 yılında Hristofyas-Talat arasında gerçekleştirilmiş göründüğünü yazan gazete, “elde edinilen bilgilere göre, Hristofyas ile Talat arasındaki baş başa görüşmelerde, Türk askeri birliklerinin tam anlamıyla ayrılması konusunda genel bir anlaşma ortaya çıktığını” ileri sürdü.

Gazete “aynı bilgilere göre, Talat için bu dönemin 15–18 yıl, Hristofyas için ise 5–10 yıl olduğunu” ileri sürdü.

Öte yandan haberde, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Kocas’ın ortaya koyduğu ve gerçekleşen birçok istişarenin de temeli olan, Kıbrıs’la ilgili yeni güvenlik mekanizmasının temelinin ise “1953 Balkan Paktı ya da Ankara Paktı” olduğu da ifade edildi.

 

Güncelleme Tarihi: 11 Aralık 2016, 15:55
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner110

banner104