Erdoğan'dan Macron'a: Şahsımla daha çok sıkıntın olacak

banner37

Erdoğan'dan Macron'a: Şahsımla daha çok sıkıntın olacak
banner90
banner99

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Sayın Macron senin şahsımla daha çok sıkıntın olacak. Defalarca bunu zaten sana söyledim. Türkiye ile uğraşma." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda düzenlenen Vesayetten Demokrasiye Milli İrade Sempozyumu'nda konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmasının satır başları şöyle;

İnsanlık tarihinde coğrafi ve kültürel zemini olan pek çok yönetim biçimi olmuştur. Bu yönetim sistemleri içinde hangi uygulama biçimiyle hayata geçerse geçsin milli iradenin üstünlüğüne dayalı olanların ayrı bir yeri bulunmaktadır. Modern demokrasi de Avrupa'da yaşanan oldukça uzun ve kanlı arayışın ardından geliştirilmiş bir yönetim biçimidir. Özellikle son bir asra damgasını vuran demokrasi, oldukça geniş yelpazede, farklılıkları da içeren zengin bir uygulama alanına sahiptir.

"Demokrasi tecrübesinin darbeler, cuntalar, vesayet lekeleriyle dolu olduğunu görüyoruz"

İstiklal Harbi'nin ardından nazari olarak milli iradeye dayalı bir yönetim biçimini benimsemiş olsak da gerçek demokrasiye ulaşmak için bir müddet daha beklememiz gerekmiştir. Ülkemizde demokrasi, çok partili siyasi hayata geçişle birlikte tüm kural ve kurumlarıyla işlemeye başlamıştır. Ancak bu süreç de oldukça zorlu ve sıkıntılı yürümüştür. Şöyle dönüp 1950'den bugüne kadarki yakın tarihimize baktığımızda ülkemizin demokrasi tecrübesinin darbeler, cuntalar, vesayet lekeleriyle dolu olduğunu görüyoruz.

"Her darbe bir öncekinin eksiklerini, başaramadıklarını tamamlamak amacıyla gerçekleştiriliyor"

Milletimizin özgürlüğüne ve kalkınmasına engel olan siyaset mühendislikleri, toplum mühendislikleri, zorbalıklar, sinsi tuzaklar ve daha nice oyunlar yaşadık. Bedelini demokraside ve ekonomide geri kalmışlık olarak, evlatlarımızın dar ağaçlarında, terörle mücadelede, terör saldırılarında canlarını vermeleri olarak ödediğimiz bu süreci asla unutmayacağız. Milletimizin tarihine kültürüne, değerlerine, inancına karşı adeta savaş açanların amaçlarını ve yöntemlerini de asla unutmayacağız. Her şeyden önce şu gerçeği ülkemizdeki istisnasız herkesin kabul etmesi gerekir. Türkiye'de bugüne kadar yapılmış veya teşebbüs edilmiş hiçbir darbe, şunu bilmemiz lazım ki özellikle vesayetin hiçbir oyunu, meşru değildir, milli değildir, masum değildir, onurlu değildir.

Her darbe bir önceki darbenin eksiklerini başaramadıklarını tamamlamak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Vesayet dediğimiz yapı da darbeciler tarafından kurulan nizamın çeşitli yol ve yöntemlerle bürokrasi ve sivil siyaset çatısı altında sürdürülmesinden ibarettir. Türkiye'yi kendi başına bırakılamayacak kadar önemli bir yer olarak tarif edenler, ülkemizi doğrudan ve dolaylı ama mutlaka vasiler eliyle yönetmek için her yolu denemişlerdir. Milletimiz 15 Temmuz'da gösterdiği cesaret ve kahramanlıkla ortaya koyduğu dirayetli duruşla geçmişteki işte bu kirli ve kanlı senaryolarla da hesaplaşmıştır. Yine o gece görülmüştür ki millet kıyama kalktığı zaman darbecilerin tankı da topu da silahı da medyası da uluslararası destekleri de hiçbir işe yaramıyor.

Türkiye'yi kendi başına bırakılamayacak kadar önemli bir yer olarak tarif edenler. Ülkemizi mutlaka vasiler eliyle yönetmek için her yolu denemişlerdir. Ülkemiz 15 Temmuz'da gösterdiği duruşla geçmişteki işte bu kirli ve kanlı senaryolarla da hesaplaşmıştır.

Vesayetin etkin olabilmesi de ancak milli iradenin alanını daraltmasıyla mümkündür. 15 Temmuz gecesi televizyonlarda yaptığımız konuşmalarda da söylediğimiz gibi biz bu dünyada milletin gücünün üzerinde bir güç görmedik, tanımadık, tanımıyoruz.

Bugün 12 Eylül bu tarih hepimiz için takvim yapraklarındaki 365 yapraktan biri olmanın çok ötesinde anlamlara sahiptir. Türkiye bundan tam 40 yıl önce 12 Eylül sabahı gözlerini silahların gölgesinde açmıştır. Sokakları kapatmış askerler, bunlar bizim evlatlarımız tanıdık bir felaketin habercisiydi. Türkiye bir askeri darbeye daha maruz kalmıştı. Bizim gençliğimizin henüz başında gerçekleşen 1971 muhtırası daha çok siyasi sonuçları ile hafızamızda yer etti. Gençliğimizin tam ortasına denk gelen 12 Eylül ise öylesine derin yaralara yol açmıştır ki nesiller boyunca unutulması mümkün değildir.

12 Eylül darbesi öncesinde yaşanan acılar bilinçli bir senaryonun ürünüdür.

banner134
Darbe haberi, Washington'a ulaştığında birilerinin bizim çocuklar başardı demesi bir dönemin karanlık yüzünü ifade ediyor. 15 Temmuz gecesi yine aynı mekanda bizim çocuklar başardı demek için bekliyordu.

Can güvenliği kalmayan evini geçindirmekte zorlanan gelecekten umudunu kesen bir toplum elbette darbeye direnemez. 

Askeri rejimin sol grupları sert bir şekilde tasfiye etmesinin amacının yıllarca ülkemizin başına bela olan PKK'nın önündeki engelleri kaldırmak olduğu anlaşılıyor. 

O dönemdeki askeri rejim bu ülkenin milli ve yerli birikimlerini yok ederek FETÖ'nün önünü açmak istemiştir.

Demokrasinin önündeki engelleri birer birer temizledik.

Artık bizim IMF diye bir kapımız yok, biz bize yeteriz, bu ülke kendine yeter.

"Önce Türk milletiyle uğraşma, Türkiye'yle uğraşma"

Sayın Macron, senin şahsımla daha çok sıkıntın olacak. Defalarca bunu zaten sana söyledim ama dinlemiyorsun. 'Bak, senin tarih bilgin de yok.' dedim. Sen Fransa'nın tarihini de bilmiyorsun. Önce Türk milletiyle uğraşma, Türkiye'yle uğraşma. Afrika'nın tarihi adeta Fransa'nın tarihidir. Cezayir'de 1 milyon insanı öldüren sizsiniz. Ruanda'da 800 bin insanı öldüren sizsiniz. Siz bize insanlık dersi veremezsiniz, önce bunu öğren. Bunu, ben bizzat kendisine söyledim. 'Bak, senin tarih bilgin yok. Önce bunları öğrenmen lazım.

Biz ise bu Afrika'da bir insanın burnunu kanatmadık. Biz oralarda sadece acaba insanca nasıl destek, nasıl yardım veririz, bunları yaptık. Darbe ve vesayet güçlerinin örneği bunlar. Yıllarca besleyip büyüttükleri, günü gelince de sahaya sürdükleri kadrolar tasfiye oldukça Türkiye, yerli ve milli politikalarını çok daha büyük kararlılıkla hayata geçiriyor.

Bunlar Libya'ya da çok çektirdiler. Libya'da bunlar 100 binlerce insanı öldürdüler. Bunu yaptılar. Bunlar bize insanlık dersi verebilir mi? Şimdi gelmiş Libya'ya niye girmek istiyor? Petrol için girmek istiyor. Afrika'nın diğer ülkelerine bunlar niye girmek istiyor? Elmas için girmek istiyor, altın için girmek istiyor, bakır için girmek istiyor, krom için girmek istiyor. Seyahatlerimde hep Afrikalı liderler bunu bana anlatmışlardı, bizzat kendileri. 'Türkiye ise ecdadımız'. Biz, buralara gittiğimiz zaman sadece destek elimizi uzatırız.

"Komşuluğun hakkını ver"

Yunanistan'ın yaptıklarına bakın. Kime güvenerek yapıyor bunları. Adaların etrafında dolaşıp duruyorlar. Yanlış iş yapıyorsunuz.

Yeri geldiği zaman 'komşu, komşu, komşu' diyorsun. O zaman komşuluğun hakkını ver. Yanlış iş yapıyorsunuz, bu yollara girmeyin, hepten yalnız kalırsınız.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Prof Dr Errol Hassan Bafli
Prof Dr Errol Hassan Bafli - 2 hafta Önce

Sayin Cumhur Baskanini tebrik ederim Macron icin soyledigi sozler cok dogru. Turk Milleti buyukdur ve herkese yardim elini uzatan bir milletddir. Hic kimsenin memleketini isgal etmez. En guzel ornek Fransanin gsomurdugu colenilerine bakin. Butun eski Fransiz Colonileri cok feci durumdadir, gerek sisyasi veya economic durumlari.

KIBRISLI VATANDAS
KIBRISLI VATANDAS - 2 hafta Önce

sen kibrista herkesin burnunu kanattin.ne cocuk ne yasli ne kadin herkesi yaralatin. hic de ozur dilemeden baskasina ders veriyorsun. kibristan git

banner140
SIRADAKİ HABER

banner75