Erhürman: Daha çok çalışmak ve üretmek zorundayız

Başbakan Tufan Erhürman, daha çok çalışılıp üretilmesi gerektiğini vurgulayarak, hep birlikte daha çok çalışılması ve üretilmesi halinde, hangi koşullar altında olursa olsun Kıbrıs Türk halkının sonsuza kadar sosyal ve ekonomik açıdan kalkınmış, kendisiyle gurur duyan, özgüveni tam olan bir halk olarak var olacağını söyledi.

Erhürman: Daha çok çalışmak ve üretmek zorundayız
  • 25 Eylül 2018, Salı 16:38

Kumköy tesislerinde gerçekleştirilen Güzelyurt Merkezi Sulama Projesi’nin açılış töreninde konuşan Başbakan Erhürman, içinden geçilen sıkıntılı döneme işaret ederek, dövizdeki dalgalanmanın Türk Lirası’nda yarattığı değer kaybının içinde bulunulan sıkıntılı döneminin esas müsebbibi olduğunun herkesin malumu olduğunu söyledi.

Yaşanan sıkıntıyı sadece bu objektif gerçekle açıklamayı tercih etmediğine işaret eden Erhürman, buradan bir takım dersler çıkarılması gerektiğini vurguladı.

Başbakan Erhürman; KKTC’de de Türkiye’de de TL kullanıldığına, ancak 8 aylık enflasyon oranına bakıldığında TC’de yüzde 12 civarlarında olan enflasyon oranın, ülkede yüzde 24 civarlarında olduğuna dikkat çekti.

“VİZYON ÇERÇEVESİNDE HAREKET ETMEK LAZIM”

Eğer Kıbrıs Türk halkı varoluş kaygısı yaşıyorsa, ekonomik varoluşu ve sürdürülebilirliği temel mesele olarak algılamak ve tartışmak gerektiğini ifade eden Başbakan Erhürman, “Bunun içindir ki Kıbrıs Türk halkı bir vizyon çerçevesinde hareket etmek zorundadır. Biz hükümet olarak bir vizyon çerçevesinde hareket etmeyi asli görevimiz olarak sayıyoruz” dedi.

Kıbrıs Türk halkının daha çok üretmek zorunda olduğunu vurgulayan Başbakan Erhürman, sadece daha çok üretmenin de yeterli olmadığını, daha kaliteli üretmek, daha planlı ve bu ülkenin koşullarına uygun üretim yapılması gerektiğini söyledi.

Bunun planlanarak hayata geçirilmesi gerektiğine işaret eden Başbakan Tufan Erhürman, “Ürettiklerimizi illa ihraç edelim diye bir kaygım yok. Ülkemizde koskoca bir turizm sektörü var. 800 milyon doların üzerinde bir geliri var turizm sektörünün. Ama turizm sektöründe biz ürettiklerimizi ne kadar tüketiyoruz. Ne kadar turizm sektörüne yönelik üretiyoruz. Bütün bu soruların cevabı bugüne kadar yeterince değildi. Bugünden sonra bu cevabı hep birlikte reddetmek durumundayız” dedi. 

“BU TOPLUM ÜRETMEDEN VAR OLAMAZ, ÇALIŞMADAN DA VAR OLAMAZ”

İhracattan önce ürettiklerimizin içerde turizm ve Yüksek Öğretim Sektörü aracılığıyla tüketilecek yolların geliştirilmesi gerektiğine dikkat çeken Başbakan Erhürman, “Bu toplum üretmeden var olamaz, bu toplum çalışmadan da var olamaz” şeklinde konuştu.

Daha çok çalışılması gerektiğine işaret eden Başbakan Erhürman, öncü sektörün turizm olup, turizmde çalışanların sadece yüzde 20’sinin KKTC vatandaşı olmasının ve genç işsiz oranının yüzde 19 olmasının kabul edilebilir bir şey olmadığını vurguladı. 

Başbakan Erhürman, “Böyle çarpık rakamlarla KKTC ekonomisi ve halkını ileriye taşımak mümkün değildir” diyerek, daha çok çalışılıp, istihdam yaratılması, gençlerin çalışabileceği alanların üretilmesi gerektiğini söyledi. 

Kamuda çalışanların da artık farklı bir çalışma ahlakı üzerinden çalışacağını vurgulayan Başbakan Tufan Erhürman, mesai saatlerine 1 saat geç gidip, 1 saat erken çıkmanın denetlenebilir bir şey olduğunu, denetimi arttıracaklarını belirtti. 

“ÇALIŞARAK ÜRETEREK YÜRÜMEMİZ GEREKEN BİR YOL VARDIR”

Erhürman şöyle devam etti: 

“Ancak bunun için kamuda çalışan herkesin kendinde bir çalışma ahlakının ürünü olarak, ben bu maaşı alıyorum ve bu maaşın karşılığında, şu saatte gelip, şu saate kadar üretmek, üreten sektörlerden gelen talepleri karşılamak zorundayım diye düşünmek zorundadır. Eğer biz bu çalışma ahlakını geliştirmezsek, eğer biz ben çalışmıyorum çünkü onlar da çalışmıyor mazeretine sığınmayı tercih edersek, üreten sektörle reel sektör kamudan şikayet etmeye devam edecek. Kamu reel sektörden şikayet etmeye devam edecek. Ama ağlayarak yürüyecek bir yolumuz yoktur. Çalışarak üreterek yürümemiz gereken bir yol vardır. Bu yolu hep birlikte yürümek zorundayız”

Kaliteli ve ucuz ürün üretmenin önemine işaret eden başbakan Tufan Erhürman, 
İçinde yaşanılan sıkıntılı dönemi fırsat bilmeye çalışanların, talep ettikleri dayanışmanın dışında kalanlar olduğunu kaydetti. 

Enerji ve suyun önemine işaret eden Başbakan Erhürman, “Bir ülkede enerji ve su problemini çözmediyseniz “daha çok üretelim” lafının bir slogandan öteye geçemez. Su yoksa tarımda üretim mümkün değil, enerji yoksa tarımda da sanayide de başka alanlarda da üretim yapmak mümkün değil” dedi.

Bu ülkenin su ve enerji problemini çözmesi gerektiğini vurgulayan Başbakan Erhürman, enerji problemi ile ilgili Ekonomi ve Enerji Bakanlığı’nın uzun süredir çalıştığını aktardı. 

Bugün 82 kuruşa satılan elektrikle insanlardan verimli, kaliteli, planlı üretim yapmalarının beklenemeyeceğini ifade eden Başbakan Tufan Erhürman, şöyle devam etti: 

“Biz toplum olarak hep birlikte bunun çalışmasını yapıp, eleştirisi ve tartışmasıyla birlikte yapıp nasıl yapacağız da bu enerji fiyatlarını daha aşağı indireceğiz ve daha temiz enerji üreteceğiz bunun yolunu bulmakla yükümlüyüz.” 

Suyu nasıl daha ucuza, daha kaliteli bir şekilde ulaştırabileceğimizin yollarının aranması gerektiğini belirten Başbakan Erhürman, bugünkü projenin de bunun birinci ayağı olduğunu söyledi. 

Başbakan Erhürman, daha kaliteli, ucuz ve doğru suyun tarıma kazandırılması için çalışmaların devam edeceğini sözlerine ekledi. 

ŞAHALİ

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Erkut Şahali, projenin lansmanının “Güzelyurt bölgesine can suyu geliyor” diye yapıldığını belirterek, suyun hayat olduğun, ancak hayatımıza gereken değerin verilmediğini söyledi. 

Bugünden itibaren her bir damla sudan hayatımız için olası en yüksek faydayı elde etme sorumluluğu ile hareket etmenin idrak edilmesi gerektiğini vurgulayan Bakan Şahali şöyle devam etti: 

“Bugün burada yaptığımız şey, aslında yıllar önce yapmamız gereken şey. Sahip olduğumuz su kaynaklarını verimlilik esasına göre, adalet ilkesi çerçevesinde değerlendirerek, bunların özellikle bir ada ülkesi olan Kıbrıs’ta sınırlı kaynaklar olduğu bilinciyle hareket ederek, tarımsal faaliyette, evsel kullanımda değerlendirmiş olsaydık, bugün yapmaya çalıştığımız şey, dağları denizleri aşırarak Kıbrıs’ı suya kavuşturma gayretleri belki de gerekli olmayacaktı” dedi. 

Türkiye’de temin edilen suyun ülkeye ulaştırılmasıyla atıl kalmış Kumköy tesislerinin özellikle Güzelyurt’tan yer altı suyunu eksiltirken, Gazimağusa ve Lefkoşa’nın içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşıladığını anımsatan Şahali, bu tesise yıllarca taşınan su nedeniyle Güzelyurt’ta ülkenin en verimli tarımsal alanlarının da suya hasret kaldığını kaydetti. 

Suyun üreticilere eşit miktarda ve eşit kalitede su dağıtılacağını ifade eden Şahali, “Keşke bu karar Türkiye’den su adaya geldiği günden alınmış olsaydı. Bu gerçek hem bu üretim sezonunu kurtarırdı, hem de geride kalan 2 üretim sezonunu daha kurtarırdı” dedi. 

“SADECE TÜRKİYE’DEN GELEN SUYLA İDAME ETTİREMEYECEĞİMİZ BİLİNCİYLE YOL ALMAK ZORUNDAYIZ” 

Türkiye’den gelen suyun tarımsal faaliyetlerde kullanılmasıyla ilgili çok büyük bir heyecan ve beklenti olduğuna dikkat çeken Bakan Şahali, şöyle devam etti: 

“Taşıma suyla değirmen dönmez. Hayatımızı sadece Türkiye’den gelen suyla idame ettiremeyeceğimiz bilinciyle yol almak zorundayız. Türkiye’den ülkeye gelen suyun miktarı 75 milyon m3’tür. Bunun hali hazırda 20 milyon m3’ünü ülkenin yüzde 70’inde içme ve kullanma suyu olarak maksadıyla değerlendiriyoruz. Geriye kalan suyun tarımsal alanlara ulaştırılmasıyla ilgili faaliyet devam ediyor. Bunun ilk aşaması yapımı devam eden tünel inşaatıyladır. Bunun bitmesiyle suyun tarımsal alanlara ulaştırılması mümkün olabilecektir. Ancak tarımsal alanlarda kullanabileceğimiz su miktarı ihtiyaç duyduğumuz iyi kalite miktarının çok çok altındadır.”

Türkiye’de gelen suyun öncelikle içme ve evsel ihtiyaçların giderilmesi için kullanılacağına vurgu yapan Erkut Şahali, kalan miktarın tarımsal alanlarda hem verimi arttırmak, hem dönüşümü sağlamak üzere kullanılacağını kaydetti. 

Yerel su kaynaklarına sahip çıkmadan onları geliştirmeden ve geçmişte yapılan hatalardan kullanma kararlılığını ortaya koymadan bu ülkede yeter miktarda suya sahip olunamayacağını söyleyen Bakan Şahali, kuyu izinlerinin hoyrat bir şekilde verildiğini, bunun kimseye bir faydası olmadığını kaydetti. 

DİSİPLİNLİ SU YÖNETİMİ ANLAYIŞI 

Disiplinli bir su yönetim anlayışının gelişmekte olduğunu ilk somut adımı olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Şahali, miktar bilgisi verilen suyla hem Güzelyurt, hem Gazimağusa, hem Mesarya’da hem de Karpaz’da tarım yapmanın imkansız olduğuna işaret etti. 

Suyun olası en ucuz maliyetle, en yüksek verimin elde edileceği bölgelerde değerlendirmenin birincil görev olması gerektiğine dikkat çeken Bakan Şahali, geriye kalan noktalarda ise kendi su rezervlerimizle tarımsal disiplin ve üretimin sağlanması gerektiğini vurguladı. 

FİYATIN 95 KURUŞ OLMASI ÖNGÖRÜLÜYOR

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’nın hazırladığı önergede, Su İşleri Dairesi kontrol ve yetkisi dahilinde Güzelyurt Merkezi Sulama Projesi’ndeki su fiyatını 95 kuruş olarak bugünkü Bakanlar Kurulu toplantısında teklif edeceklerini söyleyen Şahali, bugün gerekli değerlendirmenin yapılacağını kaydetti. 

Suyun fiyatının, elde edilen suyun hatlarda dolaşması ve bahçelere ulaştırılmasıyla ilgili enerji giderlerinin oluşturduğu maliyetten ibaret olduğunu belirten Bakan Erkut Şahali, kullanıma bir türlü alınamayan biyoteknoloji laboratuvarının yapım çalışmalarının devam ettiğine değindi. 

Biyoteknoloji laboratuvarının, dünyada rekabet gücü yüksek ve hasat mevsimini yıl boyunca yapılabilecek biçimde düzenlemeye yardımcı olacak anaç narenciye fidanlarının üretilmesi bakımından son derece önemli olduğuna dikkat çeken Şahali, laboratuvarın çok yakında yapımı tamamlanarak devreye gireceğini söyledi. 

Bakan Şahali, “O zaman zorunlu tercihle değil, gönüllü tercihle tür değişimi yaşama geçmiş olacak. Bugün atılan adımın hayırlı olmasını dilerim” dedi. 

YILMAZ 

Su İşleri Dairesi Müdürü Nazife Yılmaz da açılış töreninde yaptığı konuşmada, Güzelyurt Merkezi Sulama Pilot projesi olarak adlandırdıkları proje hakkında teknik bilgiler verdi. 

Projenin envanter çalışmalarının 3 ekiple yapıldığına işaret eden Yılmaz, ekiplerin tarımsal plantasyon bölgelerinin belirlenmesi ardından mevcut sulama şebekesini detaylı bir şekilde çalıştığını kaydetti. 

Projeye katkı koyanlara değinerek, teşekkür eden Yılmaz, yaklaşık yüzde 90’ı tamamlanan geçmişte Lefkoşa ve Gazimağusa’ya içme ve kullanma suyu sağlamak üzere çalıştırılan, ancak Türkiye’den suyun kullanılmaya başlaması ile devre dışı kalan Kumköy Sulama Tesisleri’nin yeniden düzenlendiğini anlattı. 

YEREL KAYNAK KUYULARIYLA SAATTE 350 M3’LE SİSTEME ENTEGRE SAĞLANDI

Kumköy tesislerinde bulunan 3 deponun toplam kapasitesinin 22 bin 500 metre küp olduğunu aktaran Yılmaz, 10 kuyunun işleme konduğunu ve yerel kaynak kuyularının kullanılarak saatte 350 metreküple sisteme entegre sağlandığını söyledi. 

Türkiye’den temin edilen zirai su bölgeye ulaşıncaya kadar olan süreçte üreticiye takviye maksatlı sulama suyu verileceğine işaret eden Yılmaz, sisteme alınan suyun bugün itibarıyla Kumköy Tesisleri’nden yaklaşık 6 bin dönümlük tarımsal alana verilmeye başlandığını kaydetti. 

Bin 800 metre uzunluğunda boru hattı döşenerek, 4 noktaya bağlantı yapıldığını ifade eden Yılmaz, bu kapsam içerisinde Aydınköy 190. sulama birliği, Yayla sulama birliği (2 bağlantı), 116 sulama birliği (Vakıflar) (2 bağlantı), Tarım Dairesi Çiftliklerinin yer aldığını vurguladı. 

SU ROTASYONLU OLARAK VERİLECEK…

İlk aşamada olan bu arazilere takviye suyun rotasyonlu olarak hazırlanan çizelgeye uygun olarak verileceğine dikkat çeken Yılmaz, projenin ikinci aşaması için, 3 bin 200 metre uzunluğunda boru hattı döşenmesine devam edilirken, 6 noktaya bağlantı yapılacağını belirtti. 

Yılmaz, böylece, yaklaşık 2 bin dönüm tarımsal alanın takviye amaçlı suya kavuşacağına işaret ederek, “Hatların döşenmesi tamamlandıktan sonra yeni alanlar sisteme dahil edilecek. İkinci aşama çerçevesinde 310. Sulama Birliği, 269. Sulama Birliği, 7. Sulama Birliği, 25. Sulama Birliği, 70. Sulama Birliği ve 82. Sulama Birliği’ne takviye su sağlanacak” dedi. 

İKİNCİ AŞAMAYLA BİN 181 DÖNÜMLÜK TARIMSAL ARAZİYE TAKVİYE SU VERİLECEK

İkinci aşamanın siteme dahil edilmesi ile birlikte, toplamda 8 bin 181 dönümlük tarımsal araziye takviye suyun, yerel kaynaklar kullanılarak iletilmiş olacağını vurgulayan Yılmaz, proje kapsamında döşenen boru güzergâhları üzerindeki birliklere kademeli olarak su bağlantısı yapılmaya devam edileceğini, sistem ağının Aşağı Bostancı’ya kadar önümüzdeki sulama sezonu öncesinde ulaşacağını anlattı. 

Yerel kaynağın artırılması ile sistem ağı daha geniş bir alana yayılacak ve gelecek sulama sezonu öncesinde Aşağı Bostancı’ya kadar su ulaşacak.

İkinci etap projede, 10 bin metre uzunluğunda yeni boru hattı döşenip bağlantılar yapılarak, yaklaşık 3 bin 500 dönüme daha takviye amaçlı su verilmesinin planlandığına işaret eden Yılmaz, yerel kaynaklardan elde edilen su, bölgeye takviye amaçlı verilirken, kaynakların artırılması için de çalışmaların devam ettiğini söyledi.

Yılmaz, Türkiye’den gelen suyun, içme ve kullanma amaçlı olarak dağıtıldığı şebekeden, içme suyu dağıtım sistemini etkilemeyecek şekilde, saatte 800 m3 sabit debi ile su alınarak sulama şebekesine aktarılmasına ilişkin çalışmaların da hızla devam ettiğini belirterek, çalışmanın tamamlanmasıyla, bölgede yaklaşık 18 bin dönümlük tarımsal üretim alanının, Türkiye'den temin edilen suyla doğrudan sulanabilir hale getirilmiş olacağına işaret etti. 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 13 10 2 1 22 32
2 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 13 10 2 1 17 32
3 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 13 8 0 5 11 24
4 BAF ÜLKÜ YURDU 13 6 3 4 11 21
5 ÇETİNKAYA TSK 13 6 3 4 1 21
6 CİHANGİR GSK 13 6 3 4 -1 21
7 TÜRK OCAĞI LİMASOL 13 6 2 5 7 20
8 GÖNYELİ SK 13 6 2 5 4 20
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 13 6 2 5 -3 20
10 LEFKE TSK 13 5 4 4 0 19
11 GENÇLİK GÜCÜ TSK 13 3 4 6 -6 13
12 BİNATLI YSK 13 4 1 8 -9 13
13 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 13 2 7 4 -12 13
14 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 13 1 5 7 -16 8
15 GİRNE HALK EVİ 13 2 1 10 -10 7
16 ESENTEPE KKSK 13 2 1 10 -16 7
yukarı çık