banner6

Eroin ticaretine 13 yıl hapislik

banner37

Pakistan, İran, Güney Kıbrıs ve Kuzey Kıbrıs bağlantılı olduğu belirlenen kilolarca metamfetamin, afyon ve eroin türü uyuşturucularla yakalanan Zümrüt Deniz’in aleyhindeki karar açıklandı

Eroin ticaretine 13 yıl hapislik
banner99

Özel Haber - Emine UYSAL ÇALUDA

Narkotik ve Kaçakçılığı Önleme Müdürlüğü ekipleri tarafından geçtiğimiz yıl 14 Şubat’ta gerçekleştirilen, ‘Kara Gül’ adı verilen uyuşturucu operasyonunda, evinde, Pakistan, İran, Güney Kıbrıs ve Kuzey Kıbrıs bağlantılı olduğu belirlenen piyasa değeri 10 milyon TL olan 3 kilo 166 gram metamfetamine, 2 kilo ham afyon ve 750 gram eroin bulunan Zümrüt Deniz, yargılandığı Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 13 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Zümrüt Deniz’in cezaevindeki Murat Aykol’la uyuşturucunun satışıyla ilgili yaptığı 500 ayrı görüşmeden bazıları karardan önceki duruşmada dinlendi.

Zümrüt Deniz, “Kanunsuz uyuşturucu madde (eroin, ham afyon ve metamfetamin) ithal, alma ve verme” suçlarından itham edildi ve tüm suçlamaları kabul etti.

Fadıl Aksun’un başkanlığında, Kıdemli Yargıç Vedia Berkut Barkın ve Yargıç Murat Soytaç’tan oluşan Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin baktığı davanın dünkü karar oturumunda, KKTC Başsavcılığı adına Savcı İbrahim Ruso ve avukat Hüseyin Koralp hazır bulundu.

Dava kararını okuyan Yargıç Murat Soytaç, sanığı, kendi ikrarı, sunulan olgu ve emareler ışığında, aleyhlerine getirilen davalardan suçlu bulup mahkum ettiklerini açıkladı.

Sanığın 750 gram eroin türü uyuşturucu, 3 kilo 166 gram 250 miligram metamfetamin ve 2 kilo 93 gram 840 miligram ham afyonu alarak tasarruf ettiğine dikkat çeken Soytaç, tasarruf edilen uyuşturucuların üç türünün de çok tehlikeli sınıflarda uyuşturucular olup, tüketilmeleri halinde bağımlılık yaratma özellikleri olan insan sağlığı üzerinde bilişsel ve fiziksel tahribat yarattığına vurgu yaptı.

“Yüzlerce kişiyi zehirleyecek miktarda”

Yargıç Murat Soytaç, sanığın yüksek ağırlıktaki uyuşturucuları tasarruf ettiğine ve yüzlerce kişiyi zehirlemeye yeter miktarda olduğuna işaret ettikten sonra, sanığın cezaevinde hükümlü tutuklu bulunan Murat Aykol'un yönlendirmesi ile uyuşturucuyu üçüncü bir kişiye vererek maddi menfaat elde ettiğini belirtti.

Soytaç, “Sanık Murat Aykol isimli kişinin uyuşturucu suçundan mahkum olmuş bir kişi olduğunu bilmekteydi. Murat Aykol cezaevinde iken uyuşturucu suçlarını işlemesi mümkün olmadığından sanığın yardımına muhtaçtı. Sanık ise sevdiği kişiyi uyuşturucudan uzak tutup topluma ve kendisine faydalı bir birey olmasını sağlamak yerine bu kişinin uyuşturucu işlerini sürdürmesine yardımcı olmuş ve Murat Aykol’un cezalandırma sürecinin amacına ters davranışlarda bulunarak ıslahını baltalamıştır” ifadelerine yer verdi.

Tüm olgulara değinen Soytaç, uyuşturucuların türünü, miktarını ve tasarruf amacını ceza takdirinde sanığın aleyhinde değerlendirdiklerini kaydetti.

Sanığın itham edilerek mahkum olduğu davalara konu uyuşturucu maddenin miktarı ve türleri dikkate alındığında çok ciddi ve vahim suçlar olduğuna vurgu yapan Soytaç, kararda şu ifadelere yer verdi:

“Uyuşturucu kullanımını caydırmak ve engellemek adına toplumun her kesimi üzerine düşeni yaparken sanığın uyuşturucu hükümlüsü bir kişi ile uyuşturucu satışı için uyuşturucu temin etmesi bu mücadeleyi baltalamıştır. Huzurumuzdaki sanık uyuşturucu ile haşır neşir olmanın cezai sonuçlarını birebir Murat Aykol'da görmesine rağmen bu durum sanığı bu suçları işlemekten alıkoymamış ve suçları işlemeye devam etmiştir. Suçun vahametini dikkate aldığımızda sanığın bu suçlara girişmesini sadece Murat Aykol isimli mahkum ile içine girdiği duygusal aşk ilişkisi ile açıklamak mümkün değildir. Yine üzülerek görmekteyiz ki uyuşturucu suçlarından mahkum olan bir kişi verilen cezaya rağmen cezaevinde bulunduğu süreçte bu tür suçları işlemeye devam etmekte ve hatta daha ileriye giderek çevresindeki kişileri de bu suçların içine çekmektedir.

Uyuşturucu suçları gençler arasında gün geçtikçe yaygınlık kazanan ve toplum tarafından endişe verici olarak kabul edilen vahim suçlardandır. Bu sebeple uyuşturucunun gençlerin eline geçmesinde bir köprü vazifesi gören kişilere ciddi ve caydırıcı ceza verilmesinin önemini bu davadan da görmekteyiz.”

Sanığın lehine ve aleyhine olan tüm hususlara değinen Soytaç, sanığa oybirliği ile 13 yıl hapis cezası verdiklerini açıkladı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner104