Eşim aynı gün taburcu olacak birlikte evimize dönecektik

6 ay önce, ERCP operasyonu yapıldıktan sonra onikiparmak bağırsağının delinmesi ve pankreasta komplikasyon meydana gelmesi sonucu komaya girip, bir süre sonra yaşamını yitiren Zehra Paralik Özerdem’in eşi Öner Özerdem, konuyu yargıya taşıyor. Acılı eş Özderdem, o kara günü KIBRIS’a anlattı

Eşim aynı gün taburcu olacak  birlikte evimize dönecektik
  • 27 Mayıs 2018, Pazar 12:27

Ceren ÖZBİL

Ülkemizin tanınmış diş doktorlarından Öner Özerdem’in eşi Zehra Paralik Özerdem’in, geçtiğimiz kasım ayında ERCP operasyonu geçirdikten sonra onikiparmak bağırsağının delinmesi ve pankreasında komplikasyon meydana gelmesi nedeniyle komaya girip, ardında da yaşanını yitirmesiyle ilgili hukuk süreci başlatılıyor.

Özerdem ailesi, Zehra Paralik Özerdem’in yaşamını yitirmesinden, ERCP operasyonunu gerçekleştiren Doktor Mustafa Kalfaoğlu’nu ve operasyonun yapıldığı Tıp Merkezi Hastanesi yönetimini sorumlu tutuyor.

KIBRIS Gazetesi’ne konuşan Öner Özerdem, eşinin geçirdiği operasyonu ve ardından yaşananları anlattı. Özerdem, basına, eşinin safra ameliyatı olduğu yönünde bilgiler yansıdığını ancak eşinin safra ameliyatı değil, sadece ERCP operasyonu olduğunu söyledi.

Bu operasyondan önce doktorun, riskleri, komplikasyonları, komplikasyonlar olması durumunda ne gibi müdahalelerde bulunulacağını söylemediğini kaydeden Özerdem, hasta hakları gereği bu bilgilerin verilmiş olması gerektiğini ifade etti.

Özerdem ayrıca operasyondan sonra doktorun eşi ile ilgilenmediğini ve devlet hastanesi doktoru olan Mustafa Kalfaoğlu’nun, bir üniversite hastanesinde başka bir ameliyata gittiğini iddia etti.

KIBRIS: Eşinize yapılan tetkik neydi?

Öner Özerdem: Üzerinden yaklaşık 6 aylık bir süre geçti. Basının bu olaya ilgisi de teşekkür gerektiren bir konudur. Çok büyük bir travma yaşadık. Büyük bir olay yaşadık. Ancak o dönemde basında çıkan haberlerin çok sağlıklı olmadığını fark ettim. O günlerde basına ulaşıp, bu konuda açıklama yapmak, bizim için sıkıcı ve yorucuydu, ama şu an sizin bana ulaşmanızla da bu konuda açıklama yapmak istiyorum. Olay bir safra ameliyatı değildi. Böyle bir safra sıkıntımız yoktu. Herhangi bir safra taşı, sarılık gibi bir durum yoktu. Tamamen tetkik amaçlıydı. MR sonucunda safra kanalındaki bir darlığın araştırılması ile bir tetkik yapılması düşünüldü. Bu doğrultuda ERCP yapıldı. Ancak ERCP denen olayı, ben tam detaylı bilmiyorum. Hatta birçok hekim de bilmiyor. ERCP, bir kolonoskopi, gastroskopi gibi endoskopik bir olay değil. Endoskopi, içi görüntüleme demektir. Ama burada cihazın üzerine takılan aletlerle, pankreasa veya safra kanalına bazı cerrahi işlemler de yapılabiliyor. Bu nedenle bir cerrahi olaydır. Basit bir görüntüleme olayı değildir.

KIBRIS: ERCP çok duymadığımız bir şey. Bu konuda bize bilgi verir misiniz?

Öner Özerdem: ERCP, ciddi bir cerrahi işlemdir ve ehil eller tarafından yapılması gerekiyor. Bu geçen süre içerisinde gerek ülkemizde, gerekse de yurt dışındaki uzman ve bilim adamları ile görüştüm. Çoğu hoca, bütün meslek hayatları boyunca ancak yüz, ya da iki yüz kere ERCP işlemi yapabiliyor. Çünkü çok gerektiğinde yapılıyor ve ciddi bir işlemdir. Hastanın da bu işlem hakkında bilgilendirilmesi gerekiyor. Evrensel hasta hakları açısından hastanın yapılacak işlem için bilgilendirilmesi, komplikasyonlarını öğrenmesi, komplikasyonların nasıl giderileceği konusunda bilgilendirilmesi ve yapılacak işlemin hangi düzeydeki bir hastanede olması konusunda aydınlatılması gerekir. Biz hep bu bilgilerden mahrumduk.

KIBRIS: Sizce doktor ihmali mi vardı?

Öner Özerdem: Bu operasyonu yapan Doktor Mustafa Kalfaoğlu iyi bir cerrah olabilir. İyi bir kolonoskopi, gastroskopi gibi görüntüleme yöntemlerini yapabilir. Ama ERCP konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığını ben yaptığım araştırma sonucunda öğrendim. Çünkü 2006 yılında 35 günlük bir kurs takip etti ve tek bir hocanın imzası ile bir belge aldı. Bu belge de kursu takip ettiği yönündedir. Oysa bizim ülkemizde en büyük eksiğimiz, gerek alınan belgelerin akreditasyonu, sertifikasyonu ve güncelliğini tartışacak ve onaylayacak bilimsel bir kurulumuzun olmamasıdır. Devlet, zamanında bir takım yurt dışı tedavilerden tasarruf etmek için kısa kısa kurslara çok eleman gönderdi. Ancak artık o dönem kapandı. Sömürge döneminde dahi pratisyen hekimlere çeşitli cerrahi girişimler yapma hakkı veren yasalar vardı. Hatta eczane olmayan yerde hekimlerin ilaç satması ve bulundurması mümkündü. Çünkü hekim sayısı azdı, ulaşım kolay değildi. Ancak şu anda ülkemizde bini aşkın doktor var. Artık ihtiyaç duyulan alanlarda devletin hekim yetiştirmesi gerekir. 100 tane kadın doğumcu var, bir tane kadın doğum uzmanı var. Ben bir hekim olarak meslek örgütleri içinde de devletin idari kadroları içinde de yer aldım. Bu nedenle sağlık konusunda çok eksiklerimiz olduğu her zaman tartışıldı. Görüyoruz ki sağlık içinde yapılan ve yapılamayan şeyler gün geliyor hepimizi vurabiliyor. Devlet sağlık politikasının, çok acil olarak yaratılması şart. Sistemsizlik bahane edilerek, bazı hekim arkadaşlarım suiistimallerde bulunuyor.

KIBRIS: Operasyonun ardından doktor, eşinizle ilgilendi mi?

Öner Özerdem: Bizim olayımızda da ilgili doktor, cumartesi günü ERCP işlemini yaptıktan 5-6 saat sonra yanımıza geldi. Ertesi gün ise hiç yanımıza gelmedi. Ayrıca bir üniversitenin hastanesinde, Türkiye’den gelen hocasıyla ameliyat yapacağını söyledi. Bizim hastayı hep telefonla takipte tuttu. Hastanede de hata var. Sonradan yaptığım araştırmalarda, bizim vakamızın cereyan ettiği dönemin biraz gerisine gittiğimizde, aynı hastanede, iki ölüm vakası daha olduğu ortaya çıktı. Hastane yönetimi hiçbir tedbir almıyor. Büyük ihmal. Söz konusu doktor, devlet çalışanıdır. Bir özel hastanede yasa ve etik dışı çalışıyor.

KIBRIS: Dava açtınız mı?

Öner Özerdem: Bizim olayımızda hukuk, akademik, etik ve evrensel hasta hakları ihlal edilmiştir. Artık hukuk safhasına geçmiş durumdayız. Bu nedenle çok daha detaylı açıklamalarda bulunmak istemiyorum. 10 gün önce avukatımız Tahir Seroydaş ve ekibi ile Mağusa Kaza Mahkemesi’ne dava dosyası iletildi.

KIBRIS: Otopsi raporu geldi mi?

Öner Özerdem: Otopsi raporunun Türkiye’den gelmiş olduğuna dair bilgi aldım. Tabii ki otopsi raporu bir araştırmanın, bir dosyanın tamamlanmasına yöneliktir. Bizde de zaten bir ihmalin ve takibin olmadığı açıktır. Sonuçta perfore edilen doktorun olaydan çıktıktan sonra söyledikleri ile bellidir. Vücudun en ağır kimyasalı olan safranın karın boşluğuna aktığını ve pankreatit yani pankreas iltihabı oluştuğunu, düodenum, yani onikiparmak bağırsağının delindiğini kendisi bize söylemiştir. Ben "peki ne olacak?" dediğimde, bana kapanabileceğini söyledi. Takipte, hastayı mutlaka yoğun bakım ünitesi olan bir yere taşımanız gerekiyor. Hastanın monitöre bağlanıp, hastanın konsültasyon ekibi içerisinde, yoğun bakım uzmanı, göğüs hastalıkları uzmanı, nörolog, kardiyolog, mikrobiyoloji ile anestezi uzmanlarının kontrolü altında olması gerekiyor. Hastaya bir takım ciddi laboratuvar testleri yapılması gerekiyor. Karın batın grafisi, MR ya da ultrasound çekilmesi gerekir. An be an takip edilmesi gerekir. Çünkü bu akan kimyasalın tahribi çok yüksektir. Düşünün en hassas bölgeye bu 40 saat akmıştır. Orada üreyen bakteriler, septik şoka neden olan bu olay ölüme neden olmuştur. Pazar günü sürekli telefonla aradı. Tıpta sürekli telefonla bilgi almak diye bir şey yoktur. 40 saat boyunca tek bir doktor, hastane yönetimine ait birileri veya başhemşire bizi ziyaret etmiş değildir. Biz olayın farkında değildik. Sürekli de ağrı kesici verildiği için biz olayın farkında değildik. Çok ciddi bir hekim hatası söz konusudur. Hasta takibinde çok ciddi ihmal vardır.

KIBRIS: Eşiniz operasyondan çıktığında herhangi bir şikâyeti var mıydı?

Öner Özerdem: Operasyondan çıktığında ağrısı olduğunu söyledi. Çoğu otoriteler ağrılı hastanın derhal geri alınması ve tüple derhal direne edilmesi gerektiğini söylüyor. O kimyasalın vücuttan atılması gerekir. Basit bir şeydir. 40 dakika içinde bunu bitirmeniz gerekir. Eğer siz tedavi ile yapmak isterseniz, yoğun bakıma alacaksınız, MR çekeceksiniz, adım adım izleyeceksiniz ve derhal girişimi yapacaksınız. Bu da bir kaç saat içinde olacak bir şeydir. Aşırı özgüven veya sağlığı ticari bir sektör olarak algılanıyor ve zaman mevhumu da dikkate alınmıyorsa "ben her şeyi başarır yaparım" diye ortaya çıkarsanız, böyle ciddi komplikasyonlar yaratırsınız. Tıp, dinlenilmesi gereken, programlanması gereken bir hizmettir. Çünkü karşınızdaki insan sağlığıdır. Bugün batıda doktorlar takip edilir, çalışma saatleri takip edilir, aşırı çalışanlara bir takım yaptırımlar uygulanır. Bir de aldığınız belgelerde yaptığınız işler tek tek ifade edilir.

KIBRIS: Yurt dışında ERCP nasıl uygulanıyor?

Öner Özerdem: Türk Cerrahi Derneği, ERCP’de çok ölüm vakaları ve pankreatit olayları meydana geldiğinde bu işi 6 ay kesintisiz bir eğitim programına soktu. ERCP eğitimi alan kişilerin haftada en az 10 ERCP potansiyeli olan kurumlarda çalışıyor olması gerekir diye kural getirdi. Yani elinizin doyması gerekir.  Eşim dışında aynı doktor tarafından yapılan birçok ERCP nedeniyle, birçok kişi vefat etti, hayatını kaybetme tehlikesi yaşadı. Çok sonradan kurtulan hastalar var. Bence bu doktorun ERCP yapma konusundaki girişimleri durdurulmalıdır. Çok ciddi bir olaydır. Biz çok büyük bir bedel ödedik. En sevdiğimiz varlığı kaybettik. Amacımız bundan sonra insanların doktor hataları nedeniyle ölmemesi. Komplikasyon olabilir. Mesleğimizin olmazsa olmazıdır. Ancak tıpta genel öğretilenlerden biri hastaya zarar vermemektir. Verirseniz de en erken yoldan bunu telafi edeceksiniz.

KIBRIS: Hastalara tavsiyeniz nedir?

Öner Özerdem: Eğer bana bu olayda yüzde 70 ile 80 arasında pankreatit oluşur deselerdi, ben oraya adım atmazdım. Bizi bilinçlendirmediler. İnsanlarımıza tavsiyem, en ufak bir müdahalede, hekimlerine, komplikasyonları, komplikasyon oluşması durumunda ne yapılacağını sormalarıdır. Bu bir haktır ve yasal zorunluluktur. Hasta hakkıdır. Bana dese bu hastayı takip edemiyoruz, Lefkoşa’ya taşıyalım, gerekirse omuza alır giderdim. Ayrıca memnuniyetle belirtmek istediğim bir nokta var ki Lefkoşa Adli Polisi dosyanın hazırlanması için çalıştı, Tabipler Birliği soruşturma memuru tayin etti. Belgeler toplanmış ve onların da objektif olması açısından yurt dışına gönderilmiştir. Benim için yurt dışına gönderilmesinde hiçbir sakınca yoktur. Çünkü her iki taraf da hekimdir ve çalışma ortamının objektif olması açısından yurt dışına gönderilebilir.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 1 Kızgın 2

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 13 10 2 1 22 32
2 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 13 10 2 1 17 32
3 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 13 8 0 5 11 24
4 BAF ÜLKÜ YURDU 13 6 3 4 11 21
5 ÇETİNKAYA TSK 13 6 3 4 1 21
6 CİHANGİR GSK 13 6 3 4 -1 21
7 TÜRK OCAĞI LİMASOL 13 6 2 5 7 20
8 GÖNYELİ SK 13 6 2 5 4 20
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 13 6 2 5 -3 20
10 LEFKE TSK 13 5 4 4 0 19
11 GENÇLİK GÜCÜ TSK 13 3 4 6 -6 13
12 BİNATLI YSK 13 4 1 8 -9 13
13 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 13 2 7 4 -12 13
14 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 13 1 5 7 -16 8
15 GİRNE HALK EVİ 13 2 1 10 -10 7
16 ESENTEPE KKSK 13 2 1 10 -16 7
yukarı çık