banner6

Eski eserler yok olma tehdidi altında

banner37

Kültürel Miras Teknik Komitesi Eş Başkanı Ali Tuncay, KKTC’deki eski eserleri koruyabilmek için, Gazimağusa’nın Serbest Liman Bölgesi’ndeki taş ocağının aktif hale getirilmesi gerektiğini söyledi

Eski eserler yok olma tehdidi altında
banner99

Sedef BOŞNAK

banner134

Kültürel Miras Teknik Komitesi’nin Kıbrıslı Türk Eş Başkanı Ali Tuncay, Gazimağusa Serbest Liman Bölgesi’ndeki taş ocağının, KKTC’deki eski eserleri koruyup gelecek nesillere bırakabilmek için, aktif hale getirilmesi gerektiğini söyledi.

Ali Tuncay, ocaktan çıkartılacak taşın büyük önem arz ettiğine vurgu yaptı ve “Ocak aktif hale gelmezse, KKTC’de restorasyon gereken eserlerin birçoğunu, 20-30 yıl içerisinde kaybederiz” dedi.

Tuncay, kültürel miras ve zenginliğimiz olan eski eserlerin, ülke turizmi ve ekonomisi açısından büyük önem taşıdığına vurgu yaparak, hükümetin ve yöneticilerin gerekeni yapmasını istedi.

Ocağın aktif hale getirilip, sürdürülebilir bir şekilde işletilmesi gerektiğini defa defa gündeme getirdiklerini kaydeden Ali Tuncay, 1930’lu yıllarda çalıştırılan ocağın, limanın  serbest bölgesinde kalmasıyla çalışmalarının durduğunu ifade etti.

Tuncay, şöyle devam etti:

“Ocak aktif hale getirilmeli. Restorasyon için tek kaynak orası. Etrafta alternatif kaynaklar bulundu ancak yetersiz. KKTC ve Mağusa’daki eski eserlerin geleceği, taş ocağındaki kaynağa bağlı. Hükümet bu konuya el atmalı. Eski eserler Kıbrıs kimliğinin, kültürünün bir parçasıdır. Gelecek nesillere aktarmalıyız. Bölgedeki eski yapılan restore edilmeyi bekliyor. Taş bulamazsak, KKTC’de restorasyon gereken eserleri 20-30 yıl içerisinde kaybederiz.”

Curcioğlu: Tahliye kararı var

KKTC Limanlar Dairesi Müdürü, Gazimağusa Serbest Liman ve Bölge Müdür Vekili Hasan Curcioğlu ise, taş ocağının, Gazimağusa’nın Serbest Liman Bölgesi’nde olup, yıllardır kullanılmadığına vurgu yaptı ve önemli noktalara değindi.

Hasan Curcioğlu, AB fonları ve UNDP-PPF finansmanı ile Gazimağusa surları, Akkule, Kara Kapısı, Martinengo Tabyası ve Canbulat Burcu gibi tarihi yapıların konservasyon çalışmalarının yapılabilmesi hususunda, Kültürel Miras Teknik Komitesi tarafından yapılan araştırmalarda, taş ocağındaki taşların, eski eser nitelikli olup, Gazimağusa’daki sur taşlarıyla  bire bir aynı olduğunun saptandığını hatırlattı.

Taş Ocağı’nın, Bakanlar Kurulu kararıyla, 23 Ekim 2007’den beridir, Port İsbi Cyprus Free Zone Marine & Logistic Service Ltd.’e kiralanan parsellerden biri içerisinde olduğunu anımsatan Curcioğlu, bahse konu şirket ile akdedilen kira sözleşmesinin 14 Mayıs 2020’de, E.T. (K-1) 627-202 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla feshedildiğini, tahliye prosedürünün hukuki olarak başlatıldığını ve prosedürün halen devam ettiğini anlattı.

Curcioğlu, ayrıca, taş ocağının, 2015’te de bir firmaya kiralandığını hatırlattı ve bahse konu firmanın kendisine verilen süre içerisinde ocağı çalıştırmadığından sözleşmenin feshedildiğini ayrıca bu yönde Ombudsman kararı da bulunduğunu dile getirdi.

Ülkemizde kültürel mirasın korunması için, uygun şartlar oluşturulup, restorasyon çalışmalarının başlatılması gerektiğini belirten Hasan Curcioğlu,“Eski eserlerin restore edilmesi, ülkemiz ve halkımızın kazanımınadır. Taş ocağının, faaliyete geçip geçmemesiyle ilgili karar merci ilgili makamlarındır. Bu bizi aşan bir konudur” dedi.

Dağlı: Atıl vaziyette

Mağusa İnisiyatifi aktivisti Okan Dağlı ise, taş ocağının, atıl vaziyette kaldığını söyledi.

Okan Dağlı, yıllardır, ocağın aktif hale getirilmesi için yaptıkları tüm girişimlerin sonuçsuz kaldığını anlattı.

Dağlı, ilgili hiçbir bakanın ve yetkilinin, ocağın kullanılması konusunda irade göstermediğinden yakınarak, “Bıktık usandık. Uğraşmaktan vazgeçtik. Mağusa büyük bir kaya üzerinde oturuyor. İlgili komite ve arkadaşlarla, başka yerlerden taş arıyoruz. Ocaktaki taşı aratmayacak taşlar bulacağız” dedi.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner104