banner6

Esnaf satış, vatandaş geçim derdinde

banner37

KIBRIS, Lefkoşa’daki açık pazarda esnaf ve vatandaşlarla konuştu. Hayat pahalılığı karşısında alım gücü düşen vatandaşlar, sebze ve meyve fiyatlarının yüksekliğinden şikayet ederken, pazar esnafı da satışların düşük olmasından dertli…

Esnaf satış, vatandaş geçim derdinde
banner99

Özel Haber - Cemre CEMALİ


VATANDAŞLAR: FİYATLAR YÜKSEK…

Pazara gelirken cüzdanına bin 200 TL para koyduğunu ve birkaç şey aldıktan sonra cebinde 200 TL kaldığını söyleyen bir vatandaş, alım gücünün çok düştüğünü söyledi. Pazara, sebze- meyve almaya giden vatandaşların ortak şikayeti ise aynı ürünün farklı fiyatlardan satılması. Gelirlerine göre fiyatların el yaktığını söyleyen vatandaşlar, eskiden poşetler dolusu alışveriş yaparken, şimdilerde tane ile birkaç çeşitle yetinmek zorunda kaldıklarını anlattı.

ESNAF: ESKİ SATIŞLARIMIZ YOK…

Vatandaşların artık alışveriş yaparken eskisi gibi poşet dolusu alışveriş yapamadığını, her şeyden azar azar aldığını belirten pazar esnafı da, sabah satışa çıkardıkları ürünlerin fiyatını akşamüstü düşürmek zorunda olduklarını anlattı. Pazar esnafı, ürettikleri ürünü istedikleri fiyata veremediklerini, maliyetlerinin de çok yüksek olduğunu ifade ederek, “fiyatlar yükseldikçe tüketici almakta zorlanıyor” şeklinde konuştu.

   Başkent Lefkoşa’daki açık pazarda tezgâhını kuran esnaf, satış yapabilme umuduyla ürünlerinin alıcısını beklerken, vatandaşlar da yanlarında getirdikleri pazar arabalarını uygun fiyata sebze-meyve doldurmak için tezgâhları geziyor. Bu manzara her pazar günü Lefkoşa’da kurulan pazar yerinde yaşanıyor.
   Ülkede yaşanan hayat pahalılığı hemen her evde hissedilirken, alışverişler de aile bütçesine ve acil ihtiyaçlara göre özenle yapılıyor.
   KIBRIS’a konuşan pazar esnafı, ürettikleri ürünü istedikleri fiyata veremediklerini, maliyetlerinin de çok yüksek olduğunu ifade ederek, “fiyatlar yükseldikçe tüketici almakta zorlanıyor, bu zincirde herkes ekmeğinin peşinde” vurgusu yaparak, bütçesine göre fiyatları yüksek bulan olduğu gibi uygun bulan insanların olduğunu da belirtti.
   Her gün fiyatların yükselmesinden şikâyet eden vatandaşlar ise yetkililerden, piyasada denetim yapılması talebinde bulunarak, “Alım gücümüz çok düştü. Hayat pahalılığından dolayı aldığımız parayı sadece yemeğe veriyoruz, onu da kısıtlı yapıyoruz” şeklinde konuştu.
   KIBRIS muhabiri, hafta sonu Lefkoşa’da kurulan açık pazarı ziyaret ederek, vatandaşlar ve esnafla konuştu. 

Vatandaş ne dedi?

Neriman Dilbağ:
   “Ben fiyatlardan şikâyetçi değilim. Bu yağmur çamurda kolay mı bu ürünleri yetiştirmek? Domates 20 TL ama 40 TL’ye bile satılsa alınır. Çünkü çok zahmetli bir iş, onları da düşünmek gerekiyor. Benim evim yakın, mümkün oldukça her hafta pazara gelerek haftalık alışverişimi yapıyorum. Zaten iki kişiyiz, o yüzden her şeyden biraz alıyorum. Sebze ve meyvelerden çeşitlendirerek alıyorum.” 

Bayram Gören:
   “Pazardan 2 gömeç aldım, tanesi 20 TL. Her şey çok pahalı. 1-2 kilo domates alacağım ama başka bir şey alamayacağım. Çok şükür çalışıyoruz ki biraz ayakta durabiliyoruz, çalışmasak daha zor olurdu. Masrafımız çok, o yüzden 2-3 günlük alışverişler yapabiliyoruz.”

Ayşegül Karataş
  “Domates geçen hafta daha ucuzdu 15 TL idi, şimdi 25-30 TL olmuş. Kuru soğan 17 TL, hellim 150 TL olmuş, bunun gibi bütün sebzelerin fiyatı oldukça arttı. Hayat pahalılığından dolayı aldığımız parayı sadece yemeğe veriyoruz. Bu sene kendimize kıyafet bile alamadık. Asgari ücret arttı ama daha elimize almadan zamlar bizi buldu. Haftalık alışverişimi pazardan yapıyorum, markete girmemeye çalışıyorum. Karı koca çalışmamıza rağmen yetiştiremiyoruz. Ben hayatımda geçim sıkıntısını düşüneceğim günlerin geleceğini düşünmezdim. Bu seneki gibi hiçbir sene zor olmadı. Piyasada denetim yapılması gerekiyor. Aynı ürünün faklı yerlerde çok büyük fiyat farkıyla satıldığını görüyoruz.”

Hüseyin Haraç
  “Alım gücümüz normal, emekliyiz ama çalıştığımız için geçimimizi sağlayabiliyoruz. Alışverişimi haftalık pazardan yapıyorum. Fiyatlar her gün değişiyor. Bir gün bakıyoruz 10 TL, diğer gün 30 TL oluyor. Üreticiler gibi satıcılar da haklı; soğuk havalarda ekmeğinin peşindeler. Biz zaten alıştık artık kaç paraysa alıp yiyeceğiz, azar azar da olsa almak zorundayız.”

Ayşe Denizgezen
  “Sebze- meyve de, kıyafet de pahalı. Mantar 75 TL, kolakas 40 TL, üzüm 25 TL olmuş. Kazak indirimde olmasına rağmen 250 TL. Ben bugün pazara gelirken cüzdanıma bin 200 TL para koydum. Birkaç bir şey aldım bin TL’si bitti, son 200 TL param kaldı. Her hafta sadece sebze, biraz da meyve alışverişine bu kadar bütçe ayırmak zorunda kalıyorum. Alım gücümüz çok düştü. Asgari ücret arttı ama parayı elimize almadan her şeyin fiyatı arttığı için, o artışı biz geri veriyoruz. Yumurtanın kartonu 90 TL oldu, yani et, tavuk, balık hariç sadece temel gıdaları almak için bin 200 TL ve yukarısını harcamak zorunda kalıyoruz. Biz iki kişiyiz, sağlık sorunu olan ve beslenmeye özen gösteren bir ailenin mutfağında her şey çok daha zor. Çünkü birçok şeyi tüketemediğimiz için harcamalarımız daha da yükseliyor.”

Esnaf ne dedi?

Cihan Aracı:
   “Yeşilırmak’ın yerli muzunu getirip pazarda satıyorum. Üreticiden alarak halka sunuyoruz. Fiyatların yüksek olmasından dolayı insanlar çekingen davranıyor, eskisi gibi satışlarımız çok hızlı olmuyor. İnsanlar her şeyden kısmaya başladı. Biz bile pazarcı olmamıza rağmen kısmak zorunda kalıyoruz. Üretici gübre fiyatlarından, pazarcı da yüksek fiyatlardan şikâyetçi. Üreticinin de tüketicinin de kazanması gerekiyor ama fiyatlar yükseldikçe tüketici almakta zorlanıyor. Bu zincirde herkes ekmeğinin peşinde. Vatandaşların pazardaki önceliği meyveden çok sebze, çünkü mutfağını düşünüyorlar. Muz lüks durumda ama domates bile 30 TL iken muz 28 TL’ye artık lüks olmuyor. Maddi imkânsızlıklar herkesin belini bükmüş durumda. O yüzden muz alırken azar azar alıyorlar. Pandemiden sonra daha fazla satış vardı. Şimdi pandemi olmamasına rağmen satış daha az, çünkü fiyatlar yüksek.” 

Kazım Özçelebi:
  “Fiyatları yüksek bulan da, uygun bulan da var, herkesin bütçesine göre değişiyor. Alım gücü genel anlamda düştü. Eskisi gibi poşet poşet alışveriş yapan yok. Eskiden ucuzdu, şimdi işçilik, mazot ve ilaçlama maliyetleri yükseldi, bunlar hepsi etkiliyor. Ben toptan mal alıp pazarda satıyorum. Buraya gelene kadar maliyetlerimiz artıkça artıyor. Günün sonunda satılan da oluyor, atılan da. Malları bitirmek için sabah bir fiyat, akşam ayrı bir fiyat söylüyoruz.” 
  
İsmail Altan:
  “Satış yapabileceğimiz kadar mal getiriyoruz, çünkü her şey pahalı oldu. Aldığımız malı nasıl satacağımızı düşündüğümüz çok zaman oluyor. Ürünlerimizi sattığımız fiyat da belli, pazarda her kaliteden ürün var. Her şey pahalı oldu ama insanlar almak zorunda; o kadar da kıt kanaat durumda değiller. Ben de bunları satmak zorundayım, satamazsam zararına vermek zorunda kalıyorum. Çünkü malı getirmek ayrı dert, satmadan götürmek apayrı bir dert.” 

Seymen Uçak:
   “Pazara gelen vatandaşlar ihtiyacı olan her şeyi alabiliyor, o konuda bir sıkıntı yok. Şikâyet eden yok, alışveriş yapan var, çünkü emekli olan ve iyi maaş alanlar var. Tabi eskisi gibi orta gelirli yok, zengini zengin, fakir daha da fakir oldu. Dar gelirli olanlar da kısıtlı alışveriş yapıyor. Sattığımız ürünün kalitesine ve başka yerlerdeki fiyatına göre bizden fiyatlarda indirim talep edenler oluyor. Gün sonunda bazen her şeyi satamadığımız oluyor, çünkü üretim var ve pazarda çeşit çok, satış yapan tek ben değilim yani burada rekabet var. Ben toptan mal alıp burada satıyorum, marul soğan gibi yeşillikleri de kendim yetiştiriyorum.” 

Ali Kılıç:
   “Ben ikinci kalite ürün sattığım için fiyatını daha uyguna veriyorum. Bu nedenle insanlar daha çok tercih ediyor. Patatesi 6 TL’ye veriyorum, başka yerde 12-13 TL’ye satıyorlar. Gerçekten bazı insanların alım gücü çok düşük. Ben, yeşillikleri 7.5 TL’ye satarken, bazıları ‘5 TL’ye olmaz mı’ diyor. Onları kırmamak için veriyorum ama bizim de masraflarımız var. Güzelyurt’tan gidip gelmek en az 300 TL benzin masrafım oluyor.”

Fotoğraflar/Özmen YILANCILAR

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner104