banner6

Euro’ya geçmek, siyasi ve teknik açıdan mümkün değil!

banner37

Prof. Dr. Şafaklı, son günlerde yoğun olarak tartışılan ‘Euro kullanımına geçme’ ve ‘gelirleri, stabil para birimine endeksleme’ konusunun, demagojik ve popülist bir yaklaşım olduğunu savundu:

Euro’ya geçmek, siyasi ve  teknik açıdan mümkün değil!
banner151

Ali ÇATAL

Ekonomist ve Akademisyen Prof. Dr. Okan Veli Şafaklı, bir siyasi parti ve bazı ekonomistler tarafından ‘halkın alım gücünü koruma’ adına önerilen ‘stabil para birimine geçme’ tartışmalarını masaya yatırdı.

Konunun, bazı ekonomistlerin iddia ettiğinin aksine ‘siyasi değil, teknik’ sıkıntılar taşıdığını kaydeden Şafaklı, Euro kullanımına geçme ile başlayıp ‘TL’yi Euro’ya endeksleme’ ile devam eden süreci de eleştirdi.

Seçim arifesinde, hükümette bulunduğu dönemde ‘Ağustos 2018 Kur Şoku’ tecrübesine rağmen istikrarlı para birimi görülen Euro’ya geçmeyi hükümet veya parti programına koymayan ana muhalefet partisinin, TL’nin aşırı değer kaybını fırsat bilerek ‘seçmene cazip gelebilecek’ bir tartışma başlattığını söyleyen Şafaklı, bu konu gündeme getirildiği andan itibaren ise partiye mensup veya parti sempatizanı ekonomistlerden, ilgili savı destekler mahiyette sözlü ve yazılı açıklamalar gelmeye başladığını hatırlattı.

Ortaya konan argümanların genelinin, Euro’ya geçişin teknik bir sorun olmadığı ve sadece siyasi irade gerektiği yönünde olduğunu ancak ‘TL’nin Euro ile ikame edilmesi söyleminden’ çok geçmeden vazgeçilerek, ‘gelirlerin stabil para birimine sabitlenmesi’ söyleminin ön plana çıkarıldığını söyleyen Şafaklı, “Anlaşılan o ki, KKTC’de Euro’ya geçmenin hem siyasi irade yönünden, hem de teknik açıdan pek mümkün olmadığı gerçeği geç olmadan idrak edildi” ifadelerini kullandı.

Euro’ya geçiş özelinde nesnel olunduğu ve ‘saplantılı hareket edilmediği’ takdirde KKTC’de yasal para birimi olarak Euro’ya geçmenin ne siyasi irade, ne de teknik açıdan mümkün olduğunun ‘çok da derinlik gerektirmeyen’ bir analiz ile anlaşılabileceğini de aktaran Şafaklı, Euro’ya geçmek için siyasi irade göstermenin de ‘oldukça zor’ olduğunu kaydetti.

Ana muhalefet partisinin, Euro’ya geçme önerisiyle yaptığı en stratejik hatanın ise ‘kendilerinde Euro’ya geçecek iradenin olduğu algısını toplumda oluşturmak’ olduğunu da belirten Şafaklı, TL kullanarak Türkiye ile parasal birlik içindeki KKTC’nin, dış dünya ile her türlü irtibatını da kendisini tanıyan tek ülke Türkiye sayesinde gerçekleştirdiğini vurguladı.

Şafaklı, bunun yanı sıra KKTC’nin cari açığını Türkiye sayesinde kapattığına, bütçesinin yaklaşık dörtte birini Türkiye’den sağladığına ve her türlü alt ve üst yapısını Türkiye’nin mali ve teknik katkıları ile gerçekleştirebildiğine de dikkat çekti.

KKTC’nin güvenliğinin de tamamen Türkiye sayesinde sağlandığına işaret eden Şafaklı, “Dolaysıyla, Türkiye’nin KKTC için bu denli siyasi ve ekonomik önemini hiçe sayarak ‘Euro’ya geçmek için gerekli cesarete sahibim’ tavrı inandırıcılıktan son derece uzaktır” şeklinde görüş belirtti.

“Ciddiyetten yoksun bir iddia”

Okan Veli Şafaklı, durumun ‘zannettikleri gibi olmadığını’, ana muhalefet parti liderliğinin de fark ederek ‘vaadin dozajını azalttığını’ kaydetti.

KKTC’nin özellikle Annan Planı sonrası başlayan Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerin özünden haberi olanların, Euro’ya geçmek için siyasi irade koymanın pek mümkün olmadığını fark edebileceğini de söyleyen Şafaklı, KKTC’nin, Euro kullanan ülkelerin aksine, AB’den ‘rezerv oluşturmak suretiyle’ tamamen bağımsız olamadığını da kaydetti.

KKTC’nin, 10. Protokol ile AB müktesebatı askıda bir ülke olduğunu hatırlatan Şafaklı, bu çerçevede etkin bir koordinasyon ağının kurulabilmesi amacıyla, AB kurumları ile KKTC’nin kamu kurum ve kuruluşları arasında yer alacak ‘yasal ve idari olmak üzere’ AB müktesebatına uyum sürecine ilişkin aktivitelerde köprü görevi görmek ve gerektiğinde yazışma ve resmi temasları yürütmek için Haziran 2003’te Başbakanlık Avrupa Birliği Koordinasyon Merkezi’nin (ABKM) kurulduğunu söyledi.

Şafaklı, Kuzey Kıbrıs’ın müktesebata uyum için AB’den mali yardım aldığını ve halen yürürlükteki, Kuzey Kıbrıs’ın müktesebata uyumunu da kapsamına alan toplam 240 milyon Euro’luk son yardım paketinin de 2021-2027 arası yedi yılı kapsadığını belirtti.

Bu bağlamda, müktesebatı tamamlayıp AB üyesi olan ülkelerden dahi Euro Bölgesi’ne dahil olmak için finansal ve mali istikrara ilişkin Maastricht Kriterleri’nin karşılanması şartı aranırken, AB’nin bugün itibarıyla hem Kopenhag, hem de Maastricht Kriterleri’ni karşılamaktan uzak Kuzey Kıbrıs’ın Euro’ya geçmesine izin vermesinin, kurumun temel ilkeleriyle de ters düştüğünü vurgulayan Şafaklı, bazı meslektaşlarının, AB yetkililerinin, KKTC’nin Euro kullanmasından memnun olacağına yönelik söyleminin ise ‘ciddiyetten yoksun’ olduğu bilgisini verdi.

“AB’nin temel ilkelerine aykırı”

Okan Veli Şafaklı, Euro’ya geçmenin, birtakım iddiaların aksine teknik açıdan da mümkün olmadığını kaydetti.

Bahse konu iddiaların sahibi siyasi partinin mensubu veya sempatizanı bazı meslektaşlarının, Euro’ya geçişin teknik bir sorun içermediği argümanının da ekonomik ve siyasi gerçekler ile örtüşmediğini belirten Şafaklı, “KKTC, AB’den tamamen bağımsız bir ülke olmayıp, müktesebata uyum için birlikten yardım alıyor. Dolayısıyla, birliğe üye olmak için Kopenhag Kriterleri yanında Euro Bölgesi’ne dahil olmak için Maastricht Kriterleri’ni de mutlaka karşılamalı. Bahse konu kriterleri karşılamadan son derece uzak KKTC’nin Euro kullanımını AB’ye teklif etmek, birliğin temel ilkeleri ve felsefesine hakaret anlamına gelir” şeklinde konuştu.

Euro’ya geçiş hususunda bir diğer teknik engelin ise Türkiye Cumhuriyeti ile mali ve ekonomik açıdan var olan bağımlı yapı olduğunu kaydeden Şafaklı, özellikle, KKTC ekonomisinin bel kemiği konumundaki yükseköğretim ve turizm sektörlerinin büyük ölçüde Türkiye pazarına bağımlı olduğunu vurguladı.

Euro’ya geçmenin, bu pazarları olumsuz etkileyebileceği uyarısını yapan Şafaklı, ana muhalefet partisinden milletvekili adayı olarak seçimlere giren teknokrat bir arkadaşının “Kur sabitlemesine gidelim” önerisinin de tuhaf karşılanacak şekilde Euro’ya geçiş fikrini doğuran genel mantığa taban tabana zıtlık teşkil ettiğini söyledi.

Teknik engel meydana getiren diğer hususun ise KKTC bütçesinin ‘yardıma muhtaç’ yapısı olduğunu kaydeden Şafaklı, köşe yazılarında da sıklıkla ifade ettiği üzere, Euro’ya geçmenin, kangren halini almış yapısal sorunlarımıza da herhangi bir çözüm getirmeyeceğini aktardı.

Euro kullanımına geçilmesi durumunda oluşacak ‘tek’ farkın da en yakıcı yapısal problemlerimizden bütçe açığının ‘Euro cinsinden ifade edilmesi’ olacağını belirten Şafaklı, 2022 yılı bütçesi için Türkiye yardım ve kredileri ile karşılanması öngörülen toplam açığın ise yaklaşık 2 milyar 810 milyon TL olduğu bilgisini paylaştı.

Bahse konu rakamın da yaklaşık 220 milyon Euro’ya tekabül ettiğini açıklayan Şafaklı, “Türkiye’ye alternatif olarak AB’den yardım isteyelim” önerisine ise sadece ‘gülüp geçeceğini’ söyledi.

Söz konusu açığı kapatmak için yılda yaklaşık 220 milyon Euro’ya ihtiyaç duyulduğu halde AB müktesebatına uyumunun da dahil olduğu projeler için yedi yıllığına ayrılan toplam bütçenin bile sadece 240 milyon Euro olduğuna dikkat çeken Şafaklı,  son tahlilde, KKTC’nin Euro’ya geçmesinin ‘teknik olarak da’ mümkün olmadığını söyledi.

Şafaklı, ‘zamanın ruhunu istismar ederek’ demagojik ve popülist yaklaşımlar sergilemek yerine, gerek muhalefet, gerek hükümet partilerinin, ülkede sürdürülebilir bir yapı kurmak için gerekli yapısal reformları gerçekleştireceğine dönük toplumda güven tesis etmesi gerektiğini belirtti.

Şafaklı, şöyle dedi:

“Ülkede var olan finansal istikrasızlık ve mali disiplinsizlik devam ettiği sürece, kullandığımız para birimini değiştirmek, ayaklarımız üzerinde durmak için yeterli olmayacaktır”.

YORUM EKLE
YORUMLAR
edward george
edward george - 9 ay Önce

ayni fikirdeyim

banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner75

banner88

banner110