“Evimiz, yuvamız yandı”

banner37

Devlet hastanesi doktorları, Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ndeki yangın faciası sonrası sosyal paylaşım sitesi Facebook’ta mesajlar ve fotoğraflarla acılarını paylaştı

banner87
“Evimiz, yuvamız yandı”
banner90
banner8

Emine UYSAL ÇALUDA

Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde önceki gün çıkan ve üç kişinin yaşamını yitirdiği yangın faciası, tüm toplumda çok büyük üzüntü yarattı.


Canlarını hiçe sayarak yüzlerce hastayı alevlerin ve dumanın içinden dışarıya çıkaran sağlık çalışanları başta olmak üzere sivil savunma ekibi, itfaiye, asker ile polis, imkansızlıklara ve plansızlığa meydan okuyarak, tüm hastaları tahliye etti.


Sağlık çalışanlarının “Yuvamız, evimiz” dediği hastaneden yangın sonrası geriye kalan görüntü, yaşanan felaketin boyutunu ortaya koydu.


Devlet hastanesi doktorları, yaşadıkları acıyı ve hissettiklerini sosyal paylaşım sitesi Facebook’tan yayınladıkları mesajlar ve fotoğraflarla ortaya koydu.


Korkunç yangında, Kalp Damar Cerrahi Servisi’ni, “Bu ülkenin kalbine dokunan servis” olarak tanımlayan doktorlar, bu servisin kalbinden büyük yara aldığına vurgu yaptı.


Duygusal paylaşımlar yapan doktorlar, yaşamlarını kaybeden hastalara rahmet, ailelerine başsağlığı diledi.


Devlet hastanesi doktorları, yangında çalışanlar ve hastaların hayati tehlike yaşadığını belirtip, özellikle kalp ve damar servisi hemşireleri ve yoğun bakım hemşirelerinin hastalarına sahip çıkıp, görev yerini terk etmeden sağlık müdahaleleri yapmalarının can kayıplarının önüne geçtiğine işaret etti.

Özyılkan: Arkadaşlarımın çabası karşısında gerçekten kelimeler yetersiz kalır


Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Başhekimi Adil Özyılkan, Facebook’ta yaptığı paylaşımda, 20 yılı aşkın süredir hastanede çalıştığını ve her kademede hastaneyi geliştirmeye, hep daha ileriye götürmeye çalıştığını belirtti.


Özyılkan, şu ifadelere yer verdi:


“Hastanemizin kalbine dokunan servisimiz, kalbinden çok büyük bir yara almıştır. Yangın sırasında kendi canını hiçe sayarak dumanlar içinde hastalarımızın canını kurtarmak için çalışan görev arkadaşlarım, sizlerin bu günkü çalışmalarınız karşısında gerçekten kelimeler yetersiz kalır. Siz gerçekten görevini çok büyük bir özveri, sevgi ve aşkla yapan insanlarsınız. İtfaiye ekibimizin, güvenlik kuvvetlerimizin, Sivil Savunma Teşkilatımızın, polislerimizin ve halkımızın özverili çalışmaları için onlara da binlerce teşekkürler… Halkımın, basının bize el uzatışını gördüm... İnanıyorum ki en kısa zamanda çok daha güçlü olarak ayağa kalkacak ve Amiral Gemisi unvanına layık bir şekilde hizmet vermeye devam edeceğiz.”

Birtan: Hemşireler gerçek birer kahramanlar gibi hastalarına sahip çıktı


Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı, Kalp Damar Cerrahisi uzmanı Dr. Hasan Birtan da devlet hastanesinde önceki gün sabah saat 6.30 sularında nöbetçi olduğu saatlerde elektrik kontağı nedeni ile serviste yangın çıktığını belirtti.


Birtan, “Bu ülkenin kalbine dokunan servis… Çalışanlar ve hastalar hayati tehlike yaşadı. Özellikle kalp ve damar hemşireleri ve yoğun bakım hemşireleri gerçek birer kahraman gibi hastalarına sahip çıktılar.


Özellikle bu arkadaşlar vaktinde ve yerinde müdahale etmeseydiler ve bir ekip olarak çalışmayıp oraları terk etseydiler bugün bilanço çok daha ağır olacaktı. Kaybettiğimiz hastalara Allah’tan rahmet ailelerine de baş sağlığı dilerim. Gönül isterdi ki kayıpsız bugünü atlatalım. Olmadı. Üzgünüm. (Bugünün gerçek kahramanları onlardır başka kahraman aramayın)”.

 

İncirli: Çok üzgünüm. Bugün evimiz yandı…


CTP milletvekili, TIP-İŞ eski Başkanı, Nöroloji Uzmanı Dr. Sıla Usar İncirli ise, sosyal medyadaki paylaşımına “Çok üzgünüm. Bugün evimiz yandı…” ifadeleriyle başladı.


İncirli, şöyle devam etti:


“Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanemizde sabahın erken saatlerinde çıkan yangından dolayı toplumun en kırılgan halkası olan hastalarımız ve hastane çalışanları çok zor saatler geçiriyor. Hastalar çalışanların gayretleri ve büyük çabalar ile başka hastanelere sevk edildi. Bu sevk, hangi düzende daha iyi yapılabilirdi? sorusunun yanıtı içinde bulunduğumuz saatlerin yanıtı değil. Önce canlar kurtarılmalı, hastalar güvende olmalı. Yaşanan karmaşayı yönetecek bir kriz masası oluşturulmalı.


Sevk edilen hastaların tedavilerinin devamı sağlanmalı. Hangi hastanın hangi merkeze gittiği tespit edilmeli ve ailelere bildirilmeli. Hastaların sevk edildiği hastaneler de şu anda muhakkak ki zor durumdadır. Yaşanan bir felakettir. Tüm hekim ve hemşireler hastaların sevk edildiği merkezlere destek olacak şekilde yönlendirilmelidir. Dahası hizmet veremeyen hastaneye başvuracak olan yeni hastaların da nereye başvurmaları gerektiği bildirilmelidir. Sağlık bekleyebilen bir hizmet değildir. Sağlık Bakanlığı’nın bu krizi yönetmesi gerekir. Bugün evimiz yandı. Hiçbir yurttaşın bu süreçte zarar görmemiş olması en büyük dileğimdir.”

Gürkut: Bu fotoğraflarda acı da var sevinç de…


Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Başkanı Dr. Özlem Gürkut, yangından fotoğraflar paylaşarak, “Bu fotoğraflara iyi bakınız… Bu fotoğraflarda acı da var sevinç de; koordinasyonsuzluk da var dayanışma da; yokluk da var yoktan var etmek de…” ifadelerini kullandı.


Gürkut, şöyle devam etti:


“Biz sağlık çalışanlarının kendi evlerimizden daha çok zaman geçirdiğimiz yuvamız, hastanemiz yandı. Hastalarımız ve mesai arkadaşlarımız büyük bir tehlike atlattı. Ömrünü yaşam kurtarmaya adamış bizler 2 hastamızı kaybettik; çok üzgünüz. Yanan alanın gerisinde sıkışıp kalan hastalarımızı sağlık çalışanı arkadaşlarımız hayatlarını tehlikeye atmak pahasına dışarıya çıkardılar. Biraz daha iyi olan hastalarımız da sağlık çalışanları, itfaiye ekipleri, Sivil Savunma ekipleri, GKK askerlerimiz, LTB çalışanları gibi canla başla çalışıp tüm hastaların tahliye edilmesini başardı. Kritik hastalarımız çeşitli hastanelere sevk edildi. Bazıları taburcu edildi veya Girne, Mağusa Devlet Hastanelerine aktarıldı.


Birçok özel hastanemizden yardım teklifi geldi. Birçok sendika, kurum ve kuruluşumuzdan maddi manevi destek teklif edildi. Her birine çok teşekkür ederiz.

Basın mensupları da bizim gibi olağanüstü bir gün yaşadı, doğru haber için çırpınıp durdular.

Bakanlık ve başhekimlik BND Hastanesi’nde sabahın ilk saatlerinden itibaren olayı takip etti.

Yangın kontrol altına alındıktan sonra bir dizi toplantı yapıldı.”

“Kriz yönetimi ve koordinasyon yoktu”


Dr. Özlem Gürkut, yangın anında gözlemlerine de yer verdi. Gürkut, “Kriz yönetimi ve koordinasyon yoktu. Her yerde doğal liderler öncülüğünde işler yapıldı. Önceden beri olması gereken yangın planı yoktu. Oysa bugün bir kez daha anladık ki hazırlıklı ve planlı olmak çok önemlidir” ifadelerini kullandı.


Gürkut, şöyle devam etti:

  “Olayın nedeni araştırılmalı, aydınlatılmalıdır. Bugünkü süreç gözden geçirilmeli, değerlendirilmelidir.

42 yıldır hizmet veren BNDH binası artık bu yükü kaldıramıyor. Yıllardır yamalanarak, eklerle yapılan genişleme artık bir tehlike oluşturmaktadır. Bu acı olayın daha kötülerini de yaşamamak için hemen yeni bir hastane inşasına başlamalıyız. Çin’de yaşanan Coronavirüs salgınında 6 günde 1000 yataklı hastane yapıldı.

Sağlık fonu, Çalışma Bakanlığı’ndaki fonlar ve ülkemizin tüm kurum, kuruluş ve kişilerinin katkıları ile kendi hastanemizi yapıp tüm bu tehlikelerden korunmalıyız. Bu acı olaydan çıkaracak çok dersimiz, söylenecek çok sözümüz var. Ancak şimdi dayanışma zamanıdır. Bugün bizimle olan, el ele çalıştığımız herkese yürek dolusu teşekkürler. Sevk ettiğimiz hastalarımızın tedavisini aksatmadan devam ettiren hastanelere ve sağlık ekiplerine teşekkürler. Kayıplarımız için çok üzgünüz. Ailelerine baş sağlığı ve sabırlar dileriz.”

 

Aşıcıoğlu: Amiral gemisi battı…


Kardiyolog Dr. Erkut Aşıcıoğlu, “Amiral gemisi battı…” şeklinde başlayan bir paylaşım yaptı.


Aşıcıoğlu,  “Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi, namı değer KKTC’nin sağlık alanındaki “Amiral Gemisi” siyasilerin bütün batırma çabalarına rağmen batmamak için çok dayandı… Yıllarca yuva oldu vefakâr ve cefakâr sağlık personeline, umut kapısı oldu. Orta direğin ve dar gelirlinin sağlık problemlerin de…” ifadelerini kullandı.


Aşıcıoğlu, şöyle devam etti:


“Dayandı, yıllarca siyasilerin kendisini istihdam ve rant kapısı olarak görmelerine rağmen sadece makyajla, sahne ve mikrofonu olmayan bir sanatçı gibi oynadı gurur ve onurla rolünü Kıbrıs halkına hizmet vermek adına. Yıllardır “hoşçakalın” diyordu aslında bas bas bağırarak kulakları tıkalı iktidarlara ama sesini duyuramadı çünkü yeni bir hastane yapmaktansa bütçedeki paralarla istihdam yapmak, seçmenlere şu veya bu şekilde bir miktarını dağıtmak, geri kalanını da yandaş tüccarlarla paylaşmak daha tatlıydı. Çöplere attık milyonlar harcadığımız ilaçları. Diğer taraftan küçük kuruluşlardan hibe yoluyla alınan en ucuz aletler için bile mantin kestik, boy boy gazetelere çıktık. Orta direk vatandaş hastaneye yattığı odayı döşetirken hiç utanmadan törenle o kişinin adını tadilat yaptırdığı odanın kapısına çaktık. Tüm bunlara rağmen her kademeden sağlık personeli özverili çalışmaları ile ona hayat suyu verdi. Ta ki bugün herkesin yüreğine düşen ateş onun son kalan nefesini alana kadar… Bir birey olarak, hem kamuda hem de özel sektörde ülkeme hizmet vermiş bir sağlık personeli olarak çok ama çok üzgünüm ama maalesef “Amiral Gemisi” battı..”

Güncelleme Tarihi: 01 Mart 2020, 09:59
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75