Ezbere olmaz, verimliliği düşünülmeli

banner37

Adanın güneyinde belediye sayısının artırılması gündeme gelirken, kuzeyinde tam tersine azaltılmasının tartışılması, kafaları karıştırdı. Hangisinin daha doğru bir seçenek olduğu sorusu akla geliyor. Ekonomist Okan Veli Şafaklı ve DAÜ Öğretim üyesi Doç. Dr. Deniz İşçioğlu, hangi modelin Kıbrıs’ın kuzeyi için uygun olacağını değerlendirdi:

banner87
Ezbere olmaz, verimliliği düşünülmeli
banner90
banner99

GÜNEYDE SAYIYI ARTIRMAK, KUZEYDE AZALTMAK GÜNDEMDE… Adanın güneyinde 17 yeni belediye daha kurulması gündeme gelirken, kuzeyinde ise belediye sayısını azaltmak tartışılıyor. Bilindiği üzere 375 bin civarında nüfusu olduğu açıklanan kuzeyde toplam 28 belediye bulunurken, 875 bin civarında nüfusu bulunan güneyin ise 29 aktif, 10 da pasif olmak üzere 39 belediyesi var

“ÖNEMLİ OLAN DAHA VERİMLİ BİR YAPI OLMASI”… Ekonomist Okan Veli Şafaklı, Avrupa’da bir konsolidasyon süreci olduğunu söyledi ve bunun da belediye sayılarını azaltmak ve etkin kılmak olduğunu ifade etti.  Bu konuşulurken belli kriterleri göz önüne almak gerektiğinden söz eden Şafaklı, esas amacın daha etkin, daha verimli bir yapı kurmak olduğunu kaydetti

“KAMU REFORMUNUN PARÇASI OLMALI”… DAÜ Öğretim üyesi Doç. Dr. Deniz İşçioğlu, konunun aslında belediye sayılarının azaltılması olmadığını, reformdan kastedilenin, belediyelerin sürdürülebilir bir yapıya kavuşması olduğunu ifade etti. İşçioğlu ayrıca, belediyeler reformunun, kamu reformunun bir parçası olması gerektiğini savundu

Ceren ÖZBİL

Adanın kuzeyinde yerel yönetimleri daha aktif hale getirmek için belediye sayısını azaltmak gündeme gelirken, güneyinde, belediye sayısının artırılması önerisi meclise sunuldu.

Güney Kıbrıs’ta, belediye sayısının artırılması gündeme gelirken, KKTC’de azaltılmasının düşünülmesi, hangi modelin daha verimli olacağı tartışmalarını da beraberinde getirdi.

Bilindiği üzere 375 bin civarında nüfusu olduğu açıklanan kuzeyde toplam 28 belediye bulunurken, 875 bin civarında nüfusu bulunan güneyde ise 29 aktif, 10 da pasif olmak üzere 39 belediye bulunuyor. Ancak adanın güneyinde İçişleri Bakanı tarafından 17 yeni belediye daha kurulmak isteniyor.

Konuyla ilgili KIBRIS Gazetesi’ne konuşan ekonomist Okan Veli Şafaklı ve DAÜ Öğretim üyesi Doç. Dr. Deniz İşçioğlu, hangi modelin Kıbrıs’ın kuzeyi için verimli olacağını değerlendirdi.

Her ikisi de önemli olanın sayı değil, verimliliği artırmak olduğunu belirtti.

Şafaklı: Daha etkin ve verimli bir yapı kurmak esas olmalı

Ekonomist Okan Veli Şafaklı, Avrupa’da bir konsolidasyon süreci olduğunu, bunun da belediye sayılarını azaltmak ve etkin kılmak olduğunu ifade etti.

Bu konuşulurken belli kriterleri göz önüne almak gerektiğinden söz eden Şafaklı, esas amacın, daha etkin, daha verimli bir yapı kurmak olması gerektiğini kaydetti.

Şafaklı, “Bazı bölgelerde coğrafik sorun vardır, bazılarında da alt yapı sorunu vardır. Hizmet odaklıysa ve geniş bir kapsamı varsa birleşme maliyeti artırabilir. Burada etkin ve verimli kılmak için birleşmeleri ölçek ekonomisi ve kapsam ekonomisi çerçevesinde değerlendirmek gerekir” dedi.

“Ezbere birleştirme doğru değil”

Şafaklı, birleştirme yapılırken belediyelerin coğrafi konumlarının, mali durumlarının tek tek incelenmesi gerektiğini ifade ederek, şöyle konuştu:

“Paylaşımcı modeller var, birleşenler var, kademeli modeller var… Hangisinin uygun olacağı bizim şartlarımıza göre incelenmeli…

Biz bir yerel yönetimler projesi hazırladık, bunu da Kalkınma Ofisi’ne verdik. Kitaplaşmıştır. Bizim uzman bir ekibimiz var. Bunun yanında başka uzmanlar var. Bunları bir araya getirip tartıştırmadılar. Paydaşları bir araya getirip bir çalıştay yapılması gerekir.

Bu çalıştayda her belediye kendi özgün problemini ortaya koymalıdır. Her belediyenin problemleri doğrultusunda çözüm üretilmelidir. Bunlarda uzmanların gözünde nasıl çözülür formülasyonlarına göre bir yapı geliştirilmelidir.

Şimdi bu sistem işletilmedi. Bir proje yaptık, ekip olarak bizden biri çağrılıp, bir görüş alınmadı. Çalıştay yapıldıktan sonra modelin ne olacağı görüşülmedi.

AB’de konsolidasyon süreci var, ona göre karar verildi. Ancak şu an problem nedir. 33 kilometrekarelik bir belediye ile ondan 5-6 kat büyük coğrafik alana sahip belediyenin durumu aynı değil”.

“Köylerin belediyelere bağlanması da ezbereydi”

Okan Veli Şafaklı, köylerin belediyelere bağlanmasının da ezbere yapılan bir şey olduğundan söz etti ve şöyle devam etti:

“Belediyelerin mali ve idari olarak kendi ayakları üzerinde duracağı bir yapı kurulmalıdır.

Avrupa’da yerelden yönetim ilkesi var. Kurumsal iletişim var, hesap verebilirlik var, kuralcılık var, şeffaflık var.

Şu anda sadece birleştirmelerle değil, çağdaş yerel yönetim ilkelerini hakim kılacaksınız, belediyelerin mali ve idari yönetimi sağlayacak bir yapı devlet kaynaklarının taksiminde formülü değişmeniz lazım.

Örneğin petrol gelirleri olan İskele, havalimanı geliri olan Değirmenlik sadece bundan nemalanmayacak. Tüm belediyelerin bu tip gelirleri sadece o belediyelerin şansından aldığı için yatırıp adil formülasyonla dağıtılması ve bölüm yapılırken de belediyelerin idari mali hedefi sağlayacak bir yapıya kavuşturulması gerekir”.

İşçioğlu: Konu, sayıyı azaltmak değil, verimli hale getirmek olmalı

DAÜ Öğretim üyesi Doç. Dr. Deniz İşçioğlu, konunun aslında belediye sayılarının azaltılması olmadığını söyledi ve reformundan kastedilenin belediyelerin sürdürülebilir bir yapıya kavuşması olduğunu ifade etti.

İşçioğlu, şunları kaydetti:

“Bunun için de 28 belediye sayısı, etkin ve verimli bir sayı görülmüyor. Şu anda zaten bu 28 belediyenin 20’sinin zor durumda olduğu biliniyor.  Durum bu olunca konu belediye sayısı 20 mi olsun, 30 mu olsun değildir.

Konu, etkin ve verimli bir belediyeciliğin sağlanabilmesi için kaç tane belediye olması gerektiğidir.

Yeni bir belediyecilik, yerel yönetim sistemi kurulması gerekir.

‘3 belediyeyi birleştirelim, bir belediye yapalımdan’ ziyade, yeni birimlerin kurulması gerektiğidir.

Yani yeni bir belediye şeması çıkması gerekiyor.

Bu da 6 ilçe belediyesi bırakılabilir diye görüşler vardır. 3 tane büyük şehir belediyesi olsun, diğerleri alt belediyeler olsun diye görüşler vardır.

Farklı reform hareketleri içerisinde farklı hareketler vardır. Bunların hepsi hayata geçebilir. Önemli olan personel olarak mali sürdürülebilirlik olarak, araç gereç olarak hizmet verilen alan olarak, belediyelerin yasada yer alan görev ve sorumluluklarını yerine getirebilmelidir”.

“Kamu reformunun bir parçasıdır”

Yerel yönetimler reformunun da kamu reformunun bir parçası olduğundan söz eden İşçioğlu, bunların topyekün birlikte hareket etmesinin, reform zincirinin bir parçası olmasının da önem taşıdığını söyledi.  İşçioğlu, şöyle devam etti:

“Ne kadar çok birim olursa, yönetimde, halka yakınlıktan o kadar söz edebiliriz. Eğer ki bu yönetim birimleri hizmet verecek durumda değilse, bunların herhangi bir etkinliği kalmaz.

Bu nedenle konu 28 olsun, 30 olsun ya da 5 olsundan öte bir konudur.

Buradaki konu, etkin ve verimli bir sistemi oturtmaktır ki 28’in de artık çok fazla olduğu aşikardır.  Sistem sürdürülebilir değildir. Konu bundan ibarettir.

Dünyadaki çalışmalar da bundan ibarettir. Buradaki durum, belediyelerin sayılarını azaltalım, yerel yönetimlerin sayılarını azaltalım anlamında değildir. Daha etkin ve daha verimli bir yapı kuralım anlamındadır.

Bunun için ben, sayıları azaltalım kelimesinden çok, yeni belediyeler kuralımı destekliyorum.

İkisi de sayı azaltalım anlamına gelir, ancak iki tane batmış belediyeyi birleştirdiğimizde de sınırlar bağlamında bir şey elde etmiş olmayız.

Bunun için etkin ve sürdürülebilir bir belediye yapısı kurmamız gerekir”.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner75

banner108