banner6

Faiz ‘finansal istikrar’ vurgusuyla pas geçildi

banner37

Faiz ‘finansal istikrar’ vurgusuyla pas geçildi
banner150 banner151 banner143

Ali ÇATAL

   Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), Şahap Kavcıoğlu başkanlığında dün düzenlenen yılın üçüncü toplantısında, politika faizi olarak kullanılan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 14'te sabit bıraktı.

   TCMB'den faiz oranlarına ilişkin yapılan duyuruda, çatışmaya dönüşen jeopolitik risklerin ve yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgında varyantların, küresel ve bölgesel iktisadi faaliyet üzerindeki aşağı yönlü riskleri canlı tuttuğu ve belirsizliklerin daha da artmasına yol açtığı belirtildi. Küresel talepteki toparlanmanın, emtia fiyatlarındaki yüksek seyrin, enerji başta olmak üzere bazı sektörlerdeki arz kısıtlarının daha da belirgin hale gelmesinin ve taşımacılık maliyetlerindeki yüksek seviyenin uluslararası ölçekte üretici ve tüketici fiyatlarının artmasına yol açtığı vurgulanan duyuruda, "Yüksek küresel enflasyonun, enflasyon beklentileri ve uluslararası finansal piyasalar üzerindeki etkileri yakından izlenmektedir. Bununla birlikte, gelişmiş ülke merkez bankaları artan enerji fiyatları ve arz-talep uyumsuzluğuna bağlı olarak enflasyonda görülen yükselişin beklenenden uzun sürebileceğini değerlendirmektedir.

   Bu çerçevede, iktisadi faaliyet, iş gücü piyasası ve enflasyon beklentilerinde ülkeler arasında farklılaşan görünüme bağlı olarak gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikası iletişimlerinde ayrışma gözlenmekle birlikte, merkez bankaları destekleyici parasal duruşlarını halen sürdürmekte, varlık alım programlarını azaltarak devam ettirmektedir" değerlendirmesi yapıldı.

   Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Merkez Bankası (Fed) tarafından iki gün boyunca süren ve önceki gün itibarıyla sonuçları duyurulan Federal Açık Market Komitesi (FOMC) toplantısında alınan faizleri yüzde 0,25-0,50 bandında artırma kararının ardından pek çok uzman, TCMB’nin de bu ‘sıkılaştırma’ adımına faiz artırımı ile yanıt vermesinin ‘sürpriz addedilmeyecek’ bir hamle olacağı yorumunu yapıyordu.

Fed’in Kasım 2018 döneminden bu yana ilk kez faiz artırımına gitmesinin ve yılın geri kalanı için ‘ekstra altı artış’ sinyali vermesinin ardından gözlerin çevrildiği TCMB ise dünkü toplantısında faizleri sabit tutarak, Fed’in ‘şahin’ duruşundan çekinmediği mesajını verdi.

“Kararların birikimli etkileri takip ediliyor”

   Duyuruda, kapasite kullanım seviyeleri ve diğer öncü göstergelerin yurt içinde iktisadi faaliyetin, bölgesel farklılıklar ortaya çıksa bile dış talebin de olumlu etkisiyle güçlü seyrettiğine işaret ettiği belirtildi.

   Büyümenin kompozisyonunda sürdürülebilir bileşenlerin payının artarken, cari işlemler dengesinde enerji fiyatlarından kaynaklanan risklerin yakından takip edildiği bildirilen duyuruda, "Cari işlemler dengesinin sürdürülebilir seviyelerde kalıcı hale gelmesi, fiyat istikrarı için önem arz etmektedir. Kurul, uzun vadeli Türk Lirası yatırım kredileri de dâhil olmak üzere kredilerin büyüme hızı ve erişilen finansman kaynaklarının amacına uygun şekilde iktisadi faaliyet ile buluşmasının finansal istikrar açısından önemli bir rol oynayacağını değerlendirmiştir" ifadelerine yer verildi.

   Enflasyonda yakın dönemde gözlenen yükselişte; sıcak çatışma ortamının yol açtığı enerji maliyeti artışlarının, ekonomik temellerden uzak fiyatlama oluşumlarının geçici etkilerinin, küresel enerji, gıda ve tarımsal emtia fiyatlarındaki artışlar ile tedarik süreçlerindeki aksaklıklar gibi arz yönlü unsurların ve talep gelişmelerinin etkili olduğu vurgulanan duyuruda, şunlar kaydedildi:

   "Kurul, sürdürülebilir fiyat istikrarı ve finansal istikrarın tesisi için atılan ve kararlılıkla sürdürülmekte olan adımlar ile birlikte, küresel barış ortamının yeniden tesis edilmesi ve enflasyonda baz etkilerinin de ortadan kalkmasıyla dezenflasyonist sürecin başlayacağını öngörmektedir.

   Bu çerçevede Kurul, politika faizinin sabit tutulmasına karar vermiştir. Alınmış olan kararların birikimli etkileri yakından takip edilmekte ve bu dönemde fiyat istikrarının sürdürülebilir bir şekilde kurumsallaşması amacıyla TCMB’nin tüm politika araçlarında kalıcı ve güçlendirilmiş liralaşmayı teşvik eden geniş kapsamlı bir politika çerçevesi gözden geçirme süreci devam etmektedir.

   TCMB, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar elindeki tüm araçları liralaşma stratejisi çerçevesinde kararlılıkla kullanmaya devam edecektir.

   Fiyatlar genel düzeyinde sağlanacak istikrar, ülke risk primlerindeki düşüş, ters para ikamesinin ve döviz rezervlerindeki artış eğiliminin sürmesi ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi yoluyla makroekonomik istikrarı ve finansal istikrarı olumlu etkileyecektir. Böylelikle, yatırım, üretim ve istihdam artışının sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde devamı için uygun zemin oluşacaktır."

Feridun: Tutarlı bir para politikasına sadık kalınmalı

   İngiltere Merkez Bankası’nda (BoE) da bir dönem görev yapan, Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Finansal Düzenleme ve Risk Yönetimi Merkezi Başkanı ve Bankacılık ve Finans Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mete Feridun ise TCMB PPK tarafından alınan ‘politika faizinde değişikliğe gitmeme’ kararının‘piyasa beklentileri yönünde’ alınmasının olumlu bir gelişme olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

   Feridun, 2021 yılının son toplantılarında ‘peş peşe’ yapılan faiz indiriminin ardından, bu yılın ilk iki toplantısında da faizde bir değişiklik yapılmadığını ve Aralık 2021 dönemi toplantısında, Mart 2022 sonuna kadar mevcut durumun gözleneceği yönünde bir karar alındığını hatırlattı.

   “TCMB, politika faizini Eylül 2021’den Aralık 2021’e kadar son derece kararlı ve inatçı bir şekilde 500 baz puan indirerek yüzde 19 seviyesinden yüzde 14’e kadar çekmiş ve piyasalarda faizlerin artık giderek daha da aşağıya çekileceği yönünde beklentiler oluşmuştu” şeklinde konuşan Feridun, bunun da TL’nin değerine olumsuz yansıdığının ‘hepimizin malumu’ olduğunu belirtti.

   TCMB’nin, yaptığı son açıklamada, elindeki tüm araçları ‘enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana kadar’ kullanmaya devam edeceğini duyurduğunu da aktaran Feridun, “Oysaki daha önce alınan faiz indirimi kararlarının enflasyonu körükleyeceği yönünde ciddi uyarılar yapılmasına rağmen bunlar pek dikkate alınmamıştı” şeklinde konuştu. Bu bağlamda TCMB’nin, para politikası açısından daha önce yapılmış açıklamalardan ‘bir ölçüde de olsa’ uzaklaştığının söylenebileceğini de aktaran Feridun, bunu ‘bir nebze’ olumlu karşılamak mümkün olsa ve son yapılan açıklamalardan ‘sürdürülebilir fiyat istikrarı ve finansal istikrarın tesisi için atılan ve kararlılıkla sürdürülen’ para politikasından bahsedilse de faiz politikasında bu kadar kısa sürede bu kadar tutarsızlık yaşanmasının, piyasalarda ve kurlarda ‘kaçınılmaz olarak’ büyük bir belirsizliğe yol açtığını kaydetti.

   Makroekonomik ve finansal göstergelerin iyileşmesinin çok uzun bir zaman alacağını da vurgulayan Feridun, gelinen noktadan sonra gerek enflasyonun gerek kurların istikrara kavuşmasının da‘tutarlı bir para politikasına uzun süre sadık kalınmasına’ bağlı olduğuna işaret etti.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110