banner6

Fileleftheros: Burcu hiçbir sebep yokken Hristodulidis'e saldırdı

banner37

Müzakerelerin İsviçre’nin Mont Pelerin Kasabası’nda yapılması anlaşmasının ardından prosedürde yeni olgular şekillendiği, bunlardan birincisinin İsviçre gündeminin genişlemesi, ikincisinin de BM Genel Sekreteri’nin görüşmenin ilk gününe katılacak olması olduğu haber verildi.

Fileleftheros: Burcu hiçbir sebep yokken Hristodulidis'e saldırdı
banner150 banner151 banner143

Fileleftheros, haberi “İsviçre Sepeti Doluyor… Müzakere Gündeminin Genişlemesinde Uzlaşıldı… Genel Sekreter Seremoniye Koşuyor” başlığıyla manşete çekti.

Gazete, “görüşmelerin Kıbrıs dışına taşınma sebebinin Toprak başlığının görüşülmesi olmasına karşın,   Akıncı’nın isteğiyle önceki günkü görüşmede uzlaşıldığı üzere, bütün konuların ele alınacağını, dikkatlerin özellikle havada kalan konular üzerinde yoğunlaşacağını” yazdı.

BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un da Mont Pelerin’deki görüşmelerin ilk gününde hazır bulunacağını ve yerel unsurların da katılacağı bir seremoni planladığını yazan gazete, haberi iç sayfasında “Sepette Hepsinden Olacak… Uzlaşılmış BM Açıklamasıyla İlgili Farklı Yorumlar Başladı” başlığı altında detaylandırdı.

“Görüşülenlere dair farklı okumalar ve yorumlar bir kez daha ortaya çıktı”

Liderler görüşmesinde ulaşılmış BM açıklamasında, İsviçre’nin “son aşamadan önceki prosedür” diye nitelendiğine dikkat çekilen haberde “ Bir kez daha, görüşülenlere dair farklı okumalar ve yorumlar olduğu ortaya çıktı. Bunun paralelinde Kıbrıs Türk tarafı sürekli saldırı pozisyonunda bunuyor ve çatışma isteğiyle ‘termometreyi’ yükseltiyor” denildi.

Gazete devamla, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu’nun, İsviçre’de sadece Toprak ve Mülkiyet’in görüşüleceğini söyleyen Sözcü Nikos Hristodulidis’e “ortada hiçbir sebep yokken saldırdığını” söyledi.

Simerini, haberi manşetten “İsviçre’ye Al Ver İçin Haritalarla Gidiyorlar… Müzakerelerin Sonucu Ya Çoklu Konferans Veya Çöküş Olacak… Akıncı ve Anastasiadis Mont Pelerin’e Kadar Bir Daha Görüşmeyecek” başlığıyla aktardı.

Gazete, liderlerin 10 güne kadar, Toprak’ta bir anlaşmaya varma hedefiyle İsviçre’ye gideceğini, “neredeyse imkansız görünmekle birlikte” böyle bir gelişmenin, Güvenlik ve Garantilerin ele alınacağı çoklu konferansı gündeme getireceğini yazdı.

“Büyük al-ver (pazarlık) yaşanacağını” savunduğu İsviçre’de tarafların Toprak başlığındaki kırmızı çizgilerini ortaya koyacağını kaydeden gazete, Güney’in haritalarla görüşmeye hazır olduğunu, “Kıbrıs Türk tarafının da harita sunmaya hazır olduğunu söylediğini” belirtti.

Masaya harita konulmadan önce uzlaşılması gereken kriterler

Simerini perde gerisinde ise, bu konunun çoklu konferansa havale edilmesinin düşünüldüğüne dikkat çekerek, masaya harita konulmadan önce liderlerin bazı temel kriterlerde anlaşması gerektiğini yazdı, bunları şöyle sıraladı:

“-Toprak oranı: Kıbrıs Türk tarafı yüzde 29+’dan söz ediyor. Kıbrıs Rum tarafı nihai rakamın Annan planındakinden yani yüzde 25 sınırından daha kötü olamayacağını söylüyor.

 -Nüfusun geri dönüşü: Kıbrıs Rum tarafı için sihirli rakam 100 bindir. Annan planı ile 84 bin göçmen geri dönecekti.

-Bölgeler: Maraş kentinin iadesi Kıbrıs Rum tarafını tatmin etmez, Omorfo (Güzelyurt) için büyük savaş verecek.

-Kıyı şeridi: Kıbrıs Rum tarafı toprak düzenlemelerinin Annan planının ötesinde, yüzde 60 civarında olmasını istiyor.

-‘Duygusal’ Bölgeler: Kıbrıs Rum tarafı duygusal bağlar olan yerlerin iadesi yanında önemli arkeolojik, kültürel ve dini alanları da istiyor.”

Hristodulidis: Henüz al ver aşamasında değiliz toprakla ilgili yalanlar bitti

BM Genel Sekreteri Ban’ın da İsviçre’ye gideceğini ve nezaket nitelikli mevcudiyeti kapsamında liderlerle 8 Kasım’da bir araya geleceğini belirten gazete, Akıncı ve Anastasiadis’in İsviçre’ye gidene kadar başka görüşme yapmayacağını kaydetti. Tek başına bu gelişmenin, iki tarafı daha da yakınlaştırmayı hedefleyen perde gerisi senaryolar yarattığını ekledi.

Habere göre, Kıbrıs Cumhuriyeti devlet radyosuna yaptığı dünkü açıklamada “henüz al-ver aşamasında değiliz. Toprakla ilgili yalanlar bitti” diyen Sözcü Nikos Hristodulidis, Mont Pelerin’de Toprak başlığının, haritalar teati edilerek ve belirli bölgelere atıf yapılarak detaylı şekilde görüşüleceğini, dört özgürlüğe tabi konuların da ele alınacağını söyledi. Hristodulidis “Güvenlik ve Garantiler konusunda da bazı görüş alış verişleri yapılabilir ancak konunun, görüşmelerde hakim olması beklenmiyor” dedi.

Pazar günü toplanacak Ulusal Konsey’in, güneyin Mont Pelerin müzakeresine stratejik açıdan nasıl yaklaşacağı konusunda önemli rol oynayacağını belirten Sözcü “peşinen siyasi parti başkanlarının (Anastasiadis’e) eşlik etmesi gerekip gerekmediğine karar verilmesi, ilaveten bizim tarafının çizgilerinin açıkça belirlenmesi gerek” ifadesini kullandı.

Gazete devamla Cumhurbaşkanı Akıncı’nın Çarşamba günkü görüşme sonrasında ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Burcu’nun da dünkü açıklamalarını okurlarına “Burcu Karşı Atakta” ve “Akıncı Beşli Konferans İstiyor” ara başlıklarıyla aktardı.

Simerini, güneyin İsviçre’deki görüşmeye teknik açıdan hazır göründüğünü belirtti. Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanı Anastasiadis’in “müzakere sadağında” (okluk) birçok alternatif olması için günlerdir birçok senaryo üzerinde çalışıldığını yazan gazete, bu hazırlıkları ve “Toprak görüşmelerini de ‘içerden’ bilen bir kaynağın” sözlerini şöyle aktardı:

“Mesele artık teknik olmaktan çok, siyasidir. Sonuca ancak bu şekilde varılabilir. Bizim tarafın hedefi nettir.  Hedef, bütün meselelerde anlaşma olması ve çoklu konferansa geçmemizdir. Böyle bir gelişme yakın mı uzak mı diye sorulacak olursa, görüşmelerdeki gelişmeyi kimse öngöremez.”

“Beş günde her şey belli olacak…”

Politis manşet haberine “Beş Günde Her Şey Belli Olacak… İsviçre’den Ya Çözüm veya Kriz Çıkacak” başlığını attı. Fotoğrafla da desteklediği manşetinde görüşmelere “Le Mirador Resort & Spa” isimli beş yıldızlı otelin ev sahipliği yapacağını,  İsviçre hükümetinin, görüşmelerin izole bir ortamda gerçekleşebilmesi için 62 klasik ve süit odası bulunan otelin tamamını kapattığını yazdı.

Gazete “Kıbrıs sorununun kaderini belirleyecek 5 gün yaklaşıyor. İsviçre’nin Mont Pelerin Kasabası sorunun bugüne kadarki en önemli aşamasının yazılacağı yer olacak. Mont Pelerin’den ya - geriye çoklu konferansın yapılması kalsa bile- çözüm veya kriz çıkacak”  vurgusunu yaptı ve şu an için her ikisinin de eşit olasılık olduğuna dikkat çekti.

“Liderler kazandıklarını kaybetmek de istemiyor başarısızlığın sorumluluğunu üstlenmek de”

Sözcü Hristodulidis’in “yalanlar bitti” açıklamasının tesadüf olmadığına da işaret eden gazete, özetle şu detayları aktardı:

“Liderler İsviçre’de yoğun müzakereye karar verdi ancak önemli anlaşmazlıklar var. Bütün müdahiller ‘Mont Pelerin’in her şeyi belirleyeceği’ görüşünde birleşiyor.

İki taraf ilk kez çözüme bu kadar yaklaştı hem de üçüncü tarafların müdahalesi olmadan kendi fikirleriyle. Liderlerden hiçbiri elde ettiklerini kaybetmek istemeyeceği gibi, hiçbiri bir başarısızlığın sorumluluğunu yüklenmek de istemez.

Mustafa Akıncı siyasi eşitlik teriminin netleşmesi açısından birçok unsur kazandı ve örneğin Omorfo’yla (Güzelyurt) ilgili tezinde ısrar ederek bunların kaybını izah edemez. Aynı zamanda Anastasiadis de temel özgürlüklerin uygulanması, nüfusta 4’e 1 oranı, vatandaşlıklar, Avrupa müktesebatının uygulanması ve anlaşmazlıkların çözüm mekanizması açısından birçok şey kazandı, garantiler ve Toprak başlıklarında dengeleyici seçeneklerin görüşülmesini kolay reddedemez.

Ancak gerçek şu ki, görüntü, iki taraf açısından da net değil. Akıncı’nın İsviçre müzakerelerinde güneyin önceden çok taraflı (kendi deyişiyle beşli) konferansla ilgili anlaşmasında ısrar ederek -yapması gerektiği gibi- harita sunmaması ihtimalinden endişe belirtiliyor. Türkiye ve Yunanistan’ı İsviçre’ye yönlendirmedeki başarısızlığı da, İsviçre görüşmeleri sırasında çoklu konferans için ne isteyeceğine dair kaygı yaratan diğer bir neden. Yabancı diplomatlar iki liderin tezlerini sertleştirmelerinin daha çok müzakere taktiği olduğunu, sona yaklaştıklarını anladıklarını değerlendiriyor.

Başta, Toprak kriterleriyle ilgili görüşmenin mülkiyetle de kombine şekilde tamamlanacağı, önce çoklu konferansın ne zaman yapılacağına dair anlaşma da olacağından, yakınlaşma olması halinde haritaların sunulacağına kesin gözüyle bakılıyor. Dolayısıyla Le Mirador Otel’de yapılacak müzakerelerde garantiler,  dönüşümlü başkanlık ve Kıbrıslı Türk liderin istediği, kalma izinleri de dâhil bütün açık konular masada olacak.”

“Ban’ın İsviçre’de olacak olması nihai çözüme doğru gidildiğinin göstergesi”

Alithia “Başkan Moon’un Varlığı ve AKEL’in Desteğiyle İsviçre’ye… Kıbrıs Sorununun Çözümü İçin Son Düzlüğe Giriyoruz” başlıklı manşet haberinde, Anastasiadis’in Toprak başlığı yanında açık kalan diğer bütün konuları görüşmek üzere Mont Pelerin’e, AKEL’in desteğiyle (AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu dün diğer siyasi partileri Anastasiadis’in yanında olmaya çağırdı) gideceğini yazdı.

Gazete BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un, görüşmelerin başlaması sırasında İsviçre’de olacak olmasının da nihai çözüme doğru gidildiğinin göstergesi olduğunu, bu görüşmenin başarıyla sonuçlanmasının, geriye kalan son konu olan Güvenlik/Garantiler konusunun görüşülmesi için uluslararası konferansın da yolunu açacağını kaydetti.

Güzelyurt “kırmızı çizgi” olmaya devam ediyor

Haberi iç sayfasında “Toprak + Diğer Bütün Açık Konular” başlığıyla detaylandıran gazete, Sözcü Hristodulidis’in dünkü açıklamasına yer verdi.

Gazete, Güzelyurt’un güneyin kırmızı çizgisi olmaya devam edip etmediği sorusuna karşılık Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanı Nikos Anastasiadis’in, Güzelyurt’un iadesiyle ilgili aleni açıklamasını hatırlatan Hristodulidis’in sözlerini şöyle aktardı:

“Başkan bu konuda çok netti. Gerek Omorfo (Güzelyurt) gerek Karpaz’ın, federal şemsiye altına alınacağına dair gerçeği yansıtmayan birçok senaryo işitiliyor. Toprak başlığının önemli bir parçası; bütün kartları kamuoyu önünde açmadan, hedefe varabilmek için somut ve alternatif önerilere sahip olmaktır. Elbette aleni diyalogla değil müzakere ile. 7 Kasım’a kadar iki lider arasında başka görüşme olmayacak ancak müzakereciler görüşecek.”

Anastasiadis’e en az 20 kişilik heyet eşlik ediyor

Haravgi de manşete çektiği haberine “Mont Pelerin’de Çok Şey Belli Olacak” başlığını attı ve İsviçre’deki müzakerelerin Kıbrıs sorununun bundan sonraki süreci açısından kritik ve belirleyici olduğunu belirtti.

Gazete iç sayfasında “Başkan 20 Kişilik Destek Grubuyla İsviçre’ye… İsviçre Prosedüre Yardım Talebine Cevap Verdi”  başlığıyla detaylandırdığı haberinde, Anastasiadis’in İsviçre’ye geniş bir teknokrat desteğiyle gideceğini ancak siyasi liderlerin de katılıp katılmayacağının henüz belli olmadığını yazdı.

Habere göre Sözcü Hristodulidis Haravgi’ye yaptığı açıklamada, Anastasiadis’e çalışma arkadaşları, teknokratlar ve müzakere heyeti üyelerinden oluşan en az 20 kişilik heyetin eşlik edeceğini söyledi.
Gazeteye göre İsviçre Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Pierre-Alain Eltschinger Haber Ajansı’na (KİPE) yaptığı açıklamada, İsviçre’nin ilgili talep üzerine BM’ye, Kıbrıs’la ilgili sürece yardımcı olacağı teyidinde bulunduğunu, bu yardımın kapsamının, müzakere eden tarafların ihtiyacına göre olacağını söyledi. 

Güncelleme Tarihi: 28 Ekim 2016, 12:42
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110