banner6

GAÜ akademisyeni  Prof. Dr. Keser’den 14 Mart Tıp Bayramı ve Kıbrıs Türk Mücadele Tarihi

banner37

Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) Siyasal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ulvi Keser, 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle bir açıklama yaparak Tıp Bayramı ve hekimliğin önemine dikkat çekti

GAÜ akademisyeni  Prof. Dr. Keser’den 14 Mart Tıp Bayramı ve Kıbrıs Türk Mücadele Tarihi
banner150 banner151 banner143

Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) Siyasal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ulvi Keser, 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle bir açıklama yaparak Tıp Bayramı ve hekimliğin önemine dikkat çekti.

Prof. Dr. Ulvi Keser, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada,21. yüzyılla birlikte globalleşen dünyanın Rusya’nın Ukrayna işgalinin ardından 3. Dünya Savaşı konuşmaya başladığını, bu kadar gergin bir ortamda Hipokrat Yemini etmiş hekimlerinse insan hayatı için mücadele etmeye devam ettiklerini belirterek hekimlerin Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıs Türk Mücadele Tarihi açısından ayrı bir önemi ve yeri olduğuna dikkat çekti.

Prof. Dr. Ulvi Keser açıklamasının devamında şöyle belirtti;

“Örneğin Çanakkale Cephesi’nde 1915 yılında savaş devam ederken Anadolu insanıyla birlikte savaşa dahil olanlar arasında Makri Hasan, Salih İğnegöl gibi Kıbrıslı Türkler yanında Lefkoşalı Dr. Hüseyin Zekai Cengiz ve KKTC Yüksek Mahkemesi eski Başkanı emekli Yargıç Taner Erginel’in babası Dr. Mehmet Ali Erginel de bulunmaktadır. Ayrıca Birinci Dünya Savaşı ve hemen ardından Anadolu’da başlayan Milli Mücadele’ye ilk destek Kıbrıslı Türklerden gelmiş ve Baf’tanKavanin Meclisi üyesi Dr. Eyüp Bey, Dr. Osman Nuri Bey, Dr. Mehmet Esat Bey ve Paris Barış Konferansı’na Türk toplumunun da bir heyet göndermesi gerektiğine inanan ve bunun için büyük bir gayret gösteren, Kıbrıs Türk’ünün sesini duyurması, Yunanistan’a ilhakın kabul edilemeyeceğinin dosta düşmana anlatılması gerektiğini ifade eden, ayrıca Türk savaş esirlerini kurtarmaya yönelik gayretlerin içinde olanDr. Hüseyin Behiç Bey gibi Kıbrıslı Türk toplum liderleri adada bir yandan Enosis, bir yandan Megali İdea karşıtı çalışmalarına destek verirken bir yandan da Anadolu’ya silah, maddi yardım ve ilaç sevkiyatında bulunmuşlardır. Dr. Esat Bey ve karısı Feriha Hanım’ın gizlice Anadolu’ya geçip Kuvayı Milliye mücadelesine katıldıklarını belirtmekte de fayda vardır.”

“Öte yandan İkinci Dünya Savaşı sürecinde siyasallaşma, örgütlenmeye ve haklarını savunmaya başlayan Kıbrıslı Türklerin bu mücadelesinde Mehmet Remzi Okan’ın Söz gazetesini alıp halkın Sesi olarak devam ettiren de Dr. Fazıl Küçük olmuştur. Dr. Küçük 1950’li yıllarda Yunanistan destekli EOKA tedhiş örgütüne karşı duran Volkan teşkilatının da kurucusu olmuş, 16 Ağustos 1960’da kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin de Cumhurbaşkanlığı Muavini görevini yerine getirmiştir. Öte yandan 1950’li yıllardan itibaren silahlı um faaliyetlerine karşı duran, Kıbrıslı Türkleri toplumdan cemaate ve bugünün Kuzey Kıbrıs ürk Cumhuriyeti noktasına taşıyan ve mücadeleye devam edenler arasında Dr. Şemsi Kazım,  Dr. Adil Naimoğlu,  Baf’tan Erenköy’e yokluklar içinde görev yapan Dr. Kaya Bekiroğlu, Türk Mukavemet Teşkilatı’nın Rauf Raif Denktaş ve Kemal Tanrısevdi’yle birlikte üç kurucusundan birisi olan Dr. Burhan Nalbantoğlu, 1963-1974 sürecinin unutulmaz simalarından olan, TMT’nin ilk ve tek kadın sancaktarı olarak görev yapan, 1974-1975 döneminde Limasol bölgesinde binlerce Kıbrıslı Türk kadın, çocuk ve esir haldeki insanların hayatını kurtaran Dr. Ayten Berkalp, 1963 sürecinde TMT Bayraktarlığının DAL-VI olarak görevlendirdiği Dr. Necdet Ünel, dönemin önemli simalarından olan ve 21 Aralık 1963 sonrası Lefkoşa’nın Türk bölgesine ilk morgun getirilmesini sağlayan Dr. Fikret Rassim, Dr. Özkan Hıfsı, Dr. Ziya İ. Hakkı, Dr. Orhan S. Oktay,  Dr. Reşat Ahmed’in, Dr. Zekai Ereş, Dr. Nevzat Uras, Op. Dr. Bilal Hak, Dr. Akı,Dr. Rauf Ünsal, Dr. Fahri Dikengir, Dr. Vedat Keus, ilk sağlık bakanımız Dr. Niyazi Manyera, Dr. Sezai Sezgin, Dr. Sezai Sezgin, Dr. Ali Niyazi Fikret, Dr. Aydın Sennaroğlu, 21 Aralık 1963 ve 20 Temmuz 1974 sürecinde de görev yapan Dr. Tahsin Bilginer’le birlikte Dr. Derviş Eroğlu, Dr. Erdoğan Mirata ilk akla gelenler arasındadır.” derken sözlerini “Kıbrıslı Türklerin silahlı ve siyasi mücadelesinin her aşamasında tereddütsüz destek veren ve Cemaat Meclisi, Otonom Kıbrıs Türk Yönetimi, Kıbrıs Türk Federe Devleti ve son olarak da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla birlikte Kıbrıslı Türklerin özgürlük mücadelesine destek ve hizmet veren Kıbrıslı Türk doktorlar her türlü takdir ve övgüyü fazlasıyla hak etmektedirler.” diyerek tamamlar.”

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110