banner6

Gaü Akademisyenlerinden Kültür Ve Sanata Destek

banner37

Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) Öğretim Üyeleri Bostancı Kültür ve Sanat Festivali’ne katıldı.

Gaü Akademisyenlerinden Kültür Ve Sanata Destek
banner151

1. Bostancı Kültür ve Sanat Festivali 19-20-21 Ağustos tarihleri arasında Bostancı’da renkli
görüntülere sahne olurken; GAÜ İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr.
Muharrem Özdemir ve GAÜ Mimarlık Tasarım ve Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim görevlisi
Ece Apan, kültür ve sanata destek verdi.


GAÜ İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı ve yönetmen Yrd. Doç. Dr. Muharrem Özdemir,
festivalde yerel şairlerin sahne almasından önce katılımcılara seslendi. 2021 yılında
yönetmenliğini yaptığı ‘Bir Uluçam Süleyman Ali Belgeseli’nden söz eden Özdemir, şairlerin
toplumsal yaşamın bir yansıması olduğuna değindi. Özdemir, 20 yaşında eğitimini yarıda
bırakıp Erenköy’e çıkan ve orada şehit olan öğrenci ve şair Süleyman Ali Ulumçamgil’in
hayat hikayesini ve bir şiiri de katılımcılarla paylaştı.
Özdemir burada yaptığı konuşmasında; “Bilindiği üzere Şiir günü 21 Mart, şairler günü de 21
Ağustos olarak aktarılmakta ve etkinlikler düzenlenmekte. 1. Bostancı Kültür Ve Sanat
Festivali’nin düzenlenmesinde büyük katkıları olan Muhtarımız Fırat Arkın Bey’e hem
festivalin isminden dolayı hem de bu etkinliği düzenlemesinden dolayı teşekkür ediyorum.
Bugün sizlerle şairlerimizin öncesinde söz alarak buluşmak istedim. GAÜ’deki
akademisyenliğimin yanı sıra Kıbrıs’ın yakın tarih ile ilgili kısa ve uzun 47 belgesele
yönetmenlik yaptım. 2021 yılında beni en çok etkileyen belgesellerimden birini çektim. Bir
Uluçam Süleyman Ali Belgeseli. Fota köyünde başlayıp Erenköy’de son bulan bir yaşam
hikayesi. Bir Uluçam Süleyman Ali isimli belgeselde hayatını ölümsüzleştirdik.
Belgeselimize bir şairimiz Süleyman Ali ağıdıyla söz verdi ve bestesiyle de bir müzisyenimiz
ses verdi. Yazar şair Bülent Fevzioğlu sözlerini yazdı. Sanatçımız, bana göre Kıbrıs’ta
Türkülerin efendisi Turgay Salim Hoşsöz de ağıdı besteleyerek ses verdi.
Özdemir; “Sevgili Şairlerimizin Yürekleri Hiç Susmasın, Yüreklerinden Dökülenler
Kâğıda Hep Yansısın”
Belgesel çekimleri dolayısıyla Süleyman Ali Uluçamgil’i hem araştırdık hem yakınlarından
dinledik. Bu toprakları seven, canını verecek kadar seven bir şairdi. 1963 olayları başlayınca
1964’ün Ocak ayında İstanbul hukuk fakültesindeki eğitimini yarıda bırakarak arkadaşlarıyla
birlikte Beşparmak dağlarında mevzide yerini aldı. Mart ayında babası onu eğitim için tekrar
Türkiye’ye gönderse de eğitimini yarıda bırakıp Erenköye çıktı. İyi bir nişancı olduğu için
Komutanları havancı olmasını istedi fakat Süleyman reddetti. “Bana düşmanım saldırsın
vururum. Ama havan mermisinin nereye düştüğünü bilmiyorum. Çocukların üzerine de
düşebilir. Masum insanların üzerine de” diyerek reddetti. Fakat 21 Temmuz’da Mansur’a
köyünden arkadaşlarıyla birlikte Erenköy’e dönerken Rumlar’ın hediye paketi süsü vererek
hazırladıkları tuzak bomba paketini açınca Erenköy’de arkadaşıyla birlikte şehit düştü. O
masumu birine denk gelir düşüncesiyle havan nişancısı olmayı reddetti ama kendisi bir

tuzaklama yapılarak şehit edildi. Hırçındı, vatan sevdalısıydı. Yaşasaydı Kıbrıs’ın Nazım
hikmeti olacaktı. Şiirlerinde aşka, özlemlerine, Vatan ve Anavatan sevgisine yer verdi.
İnandırdığı davada hep ayak diretti. Yaşam serüvenini de çok sevdiği vatan toprakları Uğruna
son buldu. Şiirlerinde ölümü simitçi çığlığına benzetti. Hayallerinin üniversite bahçesinde
dökülen ağaç yapraklarına şiir yazmak olduğunu dile getirdi. Anavatan sevdasını da ‘KIBRIS-
TÜRKİYE… İNANIYORUM BİR TEK VATANA, YÜREKLERE DEĞİN DİNELİKTEN,
NE ÇIKAR ARAMIZDA AKDENİZ VARSA, NE FARK VAR ARAMIZDA AKDENİZ
VARSA! KİMİMİZ ÖLÜRKEN DİYORUZ, KİMİMİZ ÖLÜRKANA’ şirinde dile getirdi.
Kendisini rahmetle Özlem’le anıyorum. Sevgili şairlerimizin yürekleri hiç susmasın,
yüreklerinden dökülenler kâğıda hep yansısın. Yansısın ki toplumumuzun şiirleri, türküleri,
ağıtları ve yazıları geçmişten geleceğe hep bir ışık olsun. Başta muhtarımız olmak üzere
emeği geçen herkese teşekkür ediyorum’ dedi.


 
Apan; “Sanatsal Etkinliklere Üniversitemizi Temsilen Her Zaman Destek Olacağım”
GAÜ Mimarlık Tasarım ve Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim görevlisi, İç Mimar ve Ressam
Ece Apan ise, köy ve kasabalar gibi küçük ölçekli yerleşim alanları için şehir kimliği
oluşturmanın öneminden ve bölgesel el sanatlarının yaşatılmasının öneminden bahsederek
gün boyu festival katılımcıları ile beraber resim yaptı.
Apan konuyla ilgili açıklamasında “Gün boyunca bölge halkı ile renkler üzerine sohbet edip,
festival katılımcıları ile beraber resim yaptık. Nakış, oymacılık, gibi bölgenin el sanatlarının;
zirai ürünleri ile üreticilerinin, bölgenin doğal güzelliklerinin festival aracılığı ile daha
yakından tanınma fırsatı bulduğu için mutluluk duyuyorum. Ekonomik ve sosyal açıdan halka
ve ülkeye yarar sağlayan bu gibi faaliyetlere, sanatsal etkinlik olarak üniversitemizi temsilen
her zaman destek olacağım” şeklinde belirtti.
Etkinliğin sonunda Yrd. Doç. Dr. Özdemir ve Öğretim Görevlisi Apan’a katkılarından dolayı
KKTC Milli Eğitim Bakanlığı Denetleme Kurulu Başkanı Havva Dağsever tarafından
plaketleri takdim edildi.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner75

banner88

banner110