banner6

‘Geçici ehliyet’ uygulamasına dönülmeli

banner37

Trafik Polisi eski Müdürü Özdemir Uzuner, trafik kazalarıyla sıklıkla gündeme gelen ‘kiralık araçlar’ sorununun, İngiliz yönetimi dönemindeki sistemle çözülebileceğini söyledi:

‘Geçici ehliyet’ uygulamasına dönülmeli
banner150 banner151 banner143

Ali ÇATAL

Trafik Polisi eski Müdürü Özdemir Uzuner, araç kiralama talebinde bulunan kişilerde sadece sürüş ehliyeti kıstasının aranmasının doğru, fakat ‘yetersiz’ olduğunu belirtti. Uzuner, İngiliz tarzı trafiğin olduğu bir ülkeden ehliyet almamış sürücülerin, trafiğin soldan aktığı ve direksiyonun da sağda olduğu bir konsepte uyum sağlamaları için her şeyden önce bir eğitim faaliyetine girmeleri gerektiğine dikkat çekti. Uzuner, sürücülere eğitim programları tamamlanana kadar geçici ehliyet verilmesi gerektiğini kaydetti

“BİSİKLETLİLERİ FARK EDİN”

Özdemir Uzuner, bisikletlilerin de trafikte ciddi risk altında olduğunu, bu ürkütücü durumun kaynağının ise ‘karşılıklı bilinçsizlik’ olduğunu söyledi. Araç sürücülerinin genelinin, trafikte bisiklet ve motosikletliler yokmuş gibi araba sürdüklerini aktaran Uzuner, bisiklet ve motosiklet sürücülerinin ezici çoğunluğunun ise trafikte ‘akrobasi’ yaptıklarını belirtti. Uzuner, paket servisi yapan motosiklet sürücülerinin genelinin, siparişi hızlı yetiştirme gailesiyle inanılmaz işlere kalkıştığına da dikkat çekti

“ÖLEN HAKLIDIR YAKLAŞIMI YANLIŞ”

 Özdemir Uzuner, trafik kazalarının sonuçlarına yönelik değerlendirmede, herkesten çok ‘tahkikat memurlarına’ sorumluluk düştüğünü belirtti ve “Ölenin haklı olduğuna yönelik genel kanı kesinlikle terk edilmeli, zira bazı kazalar ‘önlemez’ statüsüne sahiptir. Bunun belirlenmesinde ise başlıca iş tahkikat memurlarına düşer. Bu arkadaşlar, değerlendirmelerinde son derece dikkatli ve hakkaniyetli olmak zorundadır” ifadelerini kullandı

 İngiltere’de ‘trafik güvenliğine’ yönelik eğitim alan ve KKTC’de de ‘Trafik Polisi Müdürü’ sıfatıyla bir dönem görev yapan Özdemir Uzuner, araç kiralama talebinde bulunanlardan ‘ülke trafiğine hakimiyet’ aranması gerektiğini söyledi; İngiliz koloni döneminde yürürlükte olan ‘geçici ehliyet’ uygulamasına dönülmesi gerektiğini savundu.

Karıştıkları ölümlü trafik kazalarıyla, bu hizmete yönelik kıstasları kamuoyunda sıklıkla tartışılan ve son olarak da bir bebeğin ciddi şekilde yaralanmasıyla bir kez daha gündeme gelen ‘kiralık araçlar’ konusunda görüş belirten Uzuner, çözümü zor görünen bu problemin aşılmasının ‘zannedilenden kolay’ olduğunu kaydetti.

Araç kiralama talebinde bulunan Türkiye ve üçüncü ülke uyruklu kişilerde sadece sürüş ehliyeti kıstasının aranmasının doğru fakat ‘yetersiz’ olduğunu belirten Uzuner, kendi ülkesinde ehliyet sahibi olsa dahi ülkenin trafiğine yönelik hiçbir eğitim almayan bazı kişilerin, hem kendi canlarını, hem diğer insanların hayatını, hem de trafiği tehlikeye attığını söyledi.

‘İngiliz tarzı’ trafiğin olduğu bir ülkeden ehliyet almamış sürücülerin, trafiğin soldan aktığı ve direksiyonun da sağda olduğu bir konsepte uyum sağlamaları için her şeyden önce bir eğitim faaliyetine girmeleri gerektiğine dikkat çeken Uzuner, ehliyeti olan fakat bahsedilen kıstasları tam anlamıyla sağlayamayan sürücülere, eğitim ve sınav programları tamamlanana kadar ‘geçici ehliyet’ verilmesi gerektiğini aktardı.

İngiliz yönetimi döneminde böylesi bir uygulamanın olduğunu ve son derece verimli işlediğini de hatırlatan Uzuner, başka bir ülkeden alınmış ehliyeti olsa bile, trafiğin sağdan aktığı ülkelerden gelen her sürücünün ‘İngiliz stili trafik akışı’ doğrultusunda eğitilmesinin elzem olduğunu kaydetti.

Trafik Polis Müdürlüğü yaptığı dönemde Kuzey Kıbrıs’taki trafiğin de ‘Türkiye gibi’ sağdan akmasına yönelik kendisine üç öneri yapıldığını fakat bunların tamamını reddettiğini de söyleyen Uzuner, araç sürmenin ‘zamanla’ otomatikleştiği ve soldan veya sağdan seyahat etmenin de sürücünün zihninde yer ederek kalıcılaştığı gerçeğine dikkat çekti.

Trafiğin, yakın geçmişe kadar soldan aktığı İsveç’te alınan ‘trafiği sağdan işletme’ kararının hem ciddi bir mali külfete, hem de yaşanan karmaşa kaynaklı trafik kazalarına neden olduğunu hatırlatan Uzuner, “Bir ülkenin trafik akışını değiştirmek hem zahmetli, hem pahalı, hem de risklidir” ifadelerini kullandı.

“Bisiklet ve motosikletliler de tehlikede”

 Özdemir Uzuner, bisikletlilerin de KKTC trafiğinde ciddi bir risk altında olduğunu belirterek, bu ürkütücü durumun kaynağının ise ‘karşılıklı bilinçsizlik’ olduğunu söyledi.

 Araç sürücülerinin genelinin trafikte ‘sanki bisiklet ve motosikletliler yokmuş gibi’ araba sürdüklerini aktaran Uzuner, bisiklet ve motosiklet sürücülerinin ezici çoğunluğunun ise trafikte ‘akrobasi’ yaptıklarını belirtti.

 Özellikle paket servisi yapan motosiklet sürücülerinin genelinin, ‘siparişi hızlı yetiştirme’ gailesiyle ‘inanılmaz’ işlere kalkıştıklarına dikkat çeken Uzuner, tanıdığı bütün restoran sahiplerini bu konuda uyardığını ve motosikletli kuryelerin bu konuda uyarılması gerektiğini söylediği bilgisini verdi.

 Kurye sayısının yetersizliği söz konusuysa personel sayısının arttırılması gerektiğini de vurgulayan Uzuner, “Hiçbir şey bir insanın canından değerli değildir. İşletme sahipleri de olaya bu çerçeveden yaklaşmalıdır” dedi.

 ‘Trafik eğitimi’ denildiğinde, insanların genelinin akılına gelen ‘sürücü eğitimi’ konusunun bu konseptin ‘sadece bir kısmını’ oluşturduğunu anlatan Uzuner, trafik eğitimi ile sadece araç sürücülerinin değil, ‘yayalar başta olmak üzere’ trafiği oluşturan bütün unsurların eğitiminin kast edildiğini kaydetti.

 Trafik kazalarının sonuçlarına yönelik değerlendirmede, herkesten çok ‘tahkikat memurlarına’ sorumluluk düştüğünü ifade eden Özdemir Uzuner, şöyle konuştu:

 “Ölenin haklı olduğuna yönelik genel kanı kesinlikle terk edilmeli, zira bazı kazalar ‘önlemez’ statüsüne sahiptir. Bunun belirlenmesinde ise başlıca iş tahkikat memurlarına düşer. Bu arkadaşlar, değerlendirmelerinde son derece dikkatli ve hakkaniyetli olmak zorundadır.”

Güncelleme Tarihi: 17 Ocak 2021, 14:59
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110