Geçinemiyoruz!

banner37

Ardı arkası kesilmeyen zamlar ülkedeki pahalılığı günden güne körüklerken, geçinmek bir yana en temel gıda ihtiyaçlarını bile alamayacak halde olduğunu söyleyen vatandaş feryat ediyor:

Geçinemiyoruz!
banner99

“KREDİ KARTI OLMASA AY SONUNU GETİREMEYİZ”… Özellikle gıda ürünlerine yapılan zamların arkasının bir türlü kesilmediğini belirten vatandaşlar, kira, fatura, temizlik ürünleri gibi ihtiyaçlarını karşılamak bir yana, en temel gıda ihtiyaçlarını bile alamayacak durumda olduklarından yakındı. Dilim ekmek, hellim, domates gibi ürünlerin fiyatlarının da artış gösterdiğini, pirincin yanına bile yaklaşılmadığını dile getiren vatandaş, asgari ücretle yaşayan birisinin bu şartlarda ayakta duramayacağına dikkat çekti. Vatandaşlar, “sonrası Allah kerim” diyerek ay sonunu ancak kredi kartları sayesinde getirebildiklerini belirterek, yetkililerin artık pahalılığın önüne geçecek, halkın alım gücünü yükseltecek çareler bulmasını beklediklerini vurguladı.

Ahmet UÇAR


Türk Lirası’nın döviz karşısındaki hızlı değer kaybı, buna bağlı girdi maliyetlerinin artması, pandeminin etkileri gibi nedenlerle iğneden ipliğe her şeye sürekli yapılan zamlar ülkedeki hayat pahalılığı oranını günden güne artırırken, halk da aynı doğrultuda hızla yoksullaşıyor.


Genel ihtiyaçları karşılamak bir yana, gündelik temel gıda ihtiyaçlarını almak için bile markete girmeye korkar olduklarını belirten vatandaşlar ise yetkililere seslenerek, zamların önüne geçip, pahalılığı durduracak bir formül, bir çare bulunmasını beklediklerini dile getirdi.

banner134


Narenciye ülkesi olmamıza rağmen limonun kilosunun 18-19 TL civarlarında satıldığını, taze fasulyenin 20 TL’den aşağıya verilmediğini, dilim ekmek, hellim, domates gibi ürünlerin de fiyatlarının artış gösterdiğini dile getiren vatandaş, asgari ücretle yaşayan birisinin bu şartlarda, değil geçinmek, yaşamasının imkansız olduğuna dikkat çekti.


İnsanların gıda ihtiyacı haricinde, temizlik ürünlerine de mutlak surette ihtiyacı olduğunu vurgulayan vatandaşlar, ancak onların da yüksek rakamlı fiyatları nedeniyle yanlarına yaklaşılmadığının altını çizdi.


Vatandaş, kredi kartları sayesinde ay sonunu getirdiklerini belirterek, kira, elektrik, su faturalarının yanı sıra birçok ürüne gelen zamların vatandaşın belini büktüğünü, insanların evlerine ekmek götüremez hale geldiğini vurguladı.


Pahalılığın en büyük sorumlusunun yöneticiler olduğu üzerinde duran vatandaş, gereken adımların atılmasını, bu eziyetin bitmesini talep etti.

Vatandaş ne dedi?...  Vatandaş ne dedi?... Vatandaş ne dedi?...

Olgun Demirkıran:


“Pahalılık aldı başını gidiyor, yetkililerse kurultay derdinde. Şimdi de elektrik zammını konuşuyorlar. Her şey yalan dolan. Dilim ekmek 15 gün önce 7 TL’ydi şimdi 9 TL oldu. Patates 2 TL’den 5 TL’ye çıktı. Limon zaten 17-19 TL aralarında gidip geliyor. Karpuzun kilosu 7 TL, fasulye 20-25 TL, pirinçleri düşünemiyoruz bile. Elini nereye uzatsan bir pahalılık var. Poğaça bile 7 TL’den satılıyor. İnsanlar bu pahalılıkla ne yapacak? İnsanlar geçinebilmek için hırsızlık mı yapsın, uyuşturucu mu satsın, yoksa başka bir suç mu işlesin? Halk zaten fakirdi, daha da fakirleşti. Hayat pahalılığı ödeneğini memurlara verdiler; müsteşarlar, hali vakti yerinde olanlar bu ödenekten yararlandı ama sosyal yardım alanlar bundan yararlanamadı. İnsanlar artık evine ekmek götüremiyor. Bunun sonuçları ağır olacak. Covid-19 dalgası devam ediyor. Hükümet edenler vatandaştan hep istiyor ama vatandaşa hiçbir şey vermiyor. Vatandaşın da artık vereceği bir şeyi kalmadı. Elektrik, su, kira ücretleri de zaten belimizi büküyor”.

Mustafa Massaroğlu:


“Gıda ürünlerine gelen zamlar bir türlü bitmiyor. Dilim ekmek 7 TL’ydi 8-9 TL oldu. Ada ülkesiyiz ama karpuz, domates, salatalık her şey pahalı. Girin bir markete bakın domatesin kilosu 10 TL, salatalık 6 TL… Biz bu fiyatlarla nasıl geçineceğiz?”

Turgut Özkaloğlu:  


“Bu pahalılığın nüfus artışından kaynaklandığını düşünüyorum. Neye bakarsan bak bir pahalılık var. Mesela Rum tarafından gelenler de burada alışveriş yapıyor demek ki orada da pahalılık var. Bu pahalılığın sorumlusu ise ülkenin idarecileridir”.

Altay Orkun:


“Devlet kaşıkla verdiğini kepçeyle geri alıyor. Her şeye zam gelmiş durumda. Asgari ücretle yaşamak bu şartlarda artık imkansız. Kasaba gittim etin kilosunun 110 TL olduğunu gördüm. Şeftalinin kilosu 22 TL. Karpuz 6 TL, limon 19 TL. Ben bunları nasıl alacağım, insanlar nasıl geçinecek? Hayat felaket bir durumda”.

Hüseyin Hürsoy:


“Et çok pahalı, kilosu 99 TL, limon 20 TL. Markete giremez durumdayız. Pirinç 28 TL. İnsanlar bu pahalılıkta aç kalacak. Elektrik, su, kira ateş pahası. En basit gıda bile çok pahalı. Asgari ücretlinin bu şekilde yaşaması mümkün değil”.

Mehmet Kadiri:


“Bu kadar fırsatçılık olamaz. Bu kredi kartlarını icat edenlerden Allah razı olsun yoksa hayatta kalamayacaktık. Borçla, veresiyeyle yaşıyoruz. Asgari ücretli birisi bu ülkede sadece maaşıyla yaşayamaz. Herkes, kredi kartı kullanıyor, “aybaşına Allah kerim” diyor. Eskiden karpuzu torbasıyla alırdık şimdi kilosu olmuş 6-7 TL. Sözde narenciye ülkesiyiz ama limon 20 TL. 3-5 bin TL maaş alan kişi bu fiyatlarla nasıl yaşayacak? Bir bidon yağ bir markette 22 TL, diğer markette 25 TL. Bir de bu ürünlerin fiyatı rafta 25 TL’yse kasada 50 TL oluyor. Vatandaş zaten zor geçiniyor bir de böyle şeylerle uğraşıyor”.

Sadık Üstünel:


“Devletin geliri yok, bunun için her şeye zam yapıyor. Geçen gün markete gittiğimde peynir 25 TL’ydi, ertesi gün tekrar gittiğimde aynı peynirin 35 TL olduğunu gördüm. Ülkemizde domatesin bol olması lazım ama 10 TL’ye satılıyor. Kıbrıs’ın üretimlerinden olan limon 20 TL’ye satılıyor. Daha birçok pahalı gıda var. Asgari ücretli birisi buna uyum sağlayamaz”.

Mustafa Soyalan:


“Pahalılık ne üreticiden, ne tüketiciden ne de ürünleri getiren kişiden kaynaklanıyor. Ülkemizdeki bu pahalılığın en büyük sorumlusu devlettir. Devlet önlem almıyor, denetim yapmıyor, öyle olunca da olan vatandaşa oluyor. Ben iki aydır domates almıyorum, sadece pirinç ve makarna alıyorum. Vatandaşın yüzde 80’i mağdur. Eskiden zengin fakir aynı mahallede oturur, birbirlerine seslenirdi şimdi durum hiç öyle değil. Fasulyeyi 20 TL’ye satıyorlar, vatandaş nasıl alacak? Biz büyük bir devletiz ve anavatan Türkiye de arkamızda. Bunları devletimizin düzeltmesi lazım”.

Derviş Peler:


“Pahalılık vatandaşı çok kötü etkiliyor. Her şey çok pahalı. 2 poşetlik alışveriş yapıyorsun 300-500 TL veriyorsun. Asgari ücretle geçinmek ihtimal dışı. Gıda ürünlerinin yanında temizlik ürünleri de çok pahalı. Bu ürünleri mutlaka almak zorundasınız ama fiyatı yüksek”.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Tugrul
Tugrul - 1 ay Önce

Allah yardım etsin tüm insanlığa durum kötüye gidiyor yüzde kırk insanlardada varsa yüzde 60 devlete var hatta insanlar beleşe alışmış oturdu yerden para kazanmak eğlenmek yemek içmek istiyor oyle bi zamana düşeceyik
Keşke gece gündüz çalışsaydık kazansaydık boluk icinde olsaydık değecekler yazık Allah sonumuzu hayır etsin

SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88