Geçmişe takılıp kalmayan, direnerek ayakta kalabilir

banner37

2.5 yaşında SOS Çocukköyü’ne katıldı, burayı bir aile olarak gördü, bugün 23 yaşında ve sosyal hizmet alanında eğitim alıyor. A. G., büyük bir gururla, kendisiyle aynı yoldan yürüyecek olanlara örnek olmak istediğini söylüyor

banner87
Geçmişe takılıp kalmayan, direnerek ayakta kalabilir
banner99

HEM GÜZEL, HEM ACI ANILAR… Bir çocuğun kendi ailesi ile nasıl yaşadığını asla öğrenememesine rağmen, SOS’te hiç yalnız kalmadığını, toplum içerisinde birlikte yaşamayı, kendini ifade edebileceği özgüvene sahip bir birey olarak yetiştiğini anlatan A. G., SOS çocukları için en zor anların okulların yeni açıldığı dönemde tanışma merasimleri olduğunun altını çizdi. Öğretmenlerin sınıfta sorduğu ‘annen-baban ne iş yapıyor?’ ya da ‘nerede kalıyorsun?’ sorularının kendilerini en çok yaralayan sorular olduğunu dile getiren A. G., bunun diğer çocuklarda etkilenme yarattığını ve ‘SOS çocuğu’ diye farklı gözle bakılmalarına yol açtığını vurguladı.

“GEÇMİŞE TAKILI KALMASINLAR”… SOS’in kendisi için anlamının aile olduğunu söyleyen A. G., çocukluğunun geçtiği SOS yönetiminin büyüdükten sonra da kendilerine destek olmaya devam ettiğini, kendi ayakları üzerinde durana kadar da yanlarında olmaya devam ettiğini vurguladı. 2.5 yaşından beri SOS bünyesinde olan A. G., kendisiyle aynı durumda olan çocuklara seslenerek, “Sırf bu yüzden sosyal hizmetler bölümünü okuyorum. O yoldan geçmiş bir insan olarak karşılarına çıkıp, aslında tek başına da ayakta durulabileceğini kanıtlamak istiyorum. En çok da söylemek istediğim, geçmişe takılı kalmasınlar. Burada kendilerini geliştirmeye çalışsınlar” diye konuştu.

“OKULA DÖNÜŞ KAMPANYASI”…SOS Çocukköyü Derneği’ndeki çocukların okul ihtiyaçlarını karşılamak ve hayallerini gerçekleştirmek amacıyla bağış kampanyası düzenlendi. SOS’te 7 yaşındaki bir çocuğun aşçı, cesur bir kızın yangınlara atlayıp kahraman olma hayalini gerçekleştirmek için bağışçıların desteği bekleniyor. SOS Çocukköyü Derneği yetkilileri, “Yapacağınız her bağış, çocukların okul ihtiyaçlarına dönüşecek. Okuyan her çocuk, hayallerine bir adım daha yaklaşacak. Sen varsan hayaller gerçek olur” dedi.

Serap ŞAHİN

Aile bakımını kaybetmiş bir çocuk olarak 2.5 yaşında Sosyal Hizmetler Dairesi’nin tespitiyle SOS Çocukköyü’ne katılan A. G, bugün 23 yaşında yetişkin bir birey olarak sosyal hizmet eğitimi alıyor ve aynı yolda yürüyecek olanlar için ilham kaynağı olmak istiyor.


Halen SOS Çocukköyü Derneği yarı bağımsız yaşam programında olan 23 yaşındaki A. G., aldığı eğitimle kendisiyle aynı yolda olan çocuklara umut ışığı olmak istediğini söylüyor.


A. G., “Benimle aynı yoldan geçecek olan çocuklara da bir yardımım dokunsun ve burada olup başarılı olunabileceğini göstermek istedim” dedi.


Öte yandan okulların açılmasına az bir süre kala SOS Çocukköyü Derneği yetkilileri, çocukların okul ihtiyaçlarının giderilmesi için “Sen varsan hayaller gerçek olur” sloganıyla, okula dönüş kampanyası düzenlediklerini bildirdi.


Yedi yaşında bir çocuğun aşçı olma hayalini, cesur bir kızın yangınlara atlayıp kahraman olma hayalini bağışçıların destekleriyle gerçekleştirileceğini vurgulayan SOS Çocukköyü Derneği yetkilileri, bağış çağrısında bulunarak, “Yapacağınız her bağış çocukların okul ihtiyaçlarına dönüşecek. Okuyan her çocuk, hayallerine bir adım daha yaklaşacak. Sen varsan hayaller gerçek olur” ifadelerini kullandı.


Gazeteniz KIBRIS, SOS’le 2.5 yaşında tanışan A. G.’nin yaşam öyküsünü sizler için araştırdı. A. G. ile yaptığımız röportaj şöyle:


KIBRIS: SOS yolculuğunuz nasıl oldu?


A. G.: 2.5 yaşındaydım. Annem ve babam boşanmıştı. Annem tek başına çalışıyor ve evi geçindirmeye çalışıyordu. Ağabeyim ve ablam da 18 aylık olan kardeşim ve bana ebeveynlik yapıyordu. Tabii bu süre zarfında okullarından geri kalıyorlardı. Öğretmenleri durumu fark ederek bölge muhtarlığına ilettiler. Muhtarlık da Sosyal Hizmetler Dairesi’ne başvurdu. Soysal hizmet uzmanlarının incelemeleri sonucu kurum bakımına uygun görüldük.


KIBRIS: SOS’e geldiğin zaman nasıl karşılandın?

A. G: Sosyal hizmetlerin eşliğinde annemle birlikte geldik. Ailemizi de getirdiler ki nerde kalacağımızı, nasıl yaşayacağımızı görmelerini istediler.


Ben 2.5 yaşında, kardeşim de 18 aylıktı. İlk etapta bize burayı tanıttılar.


Küçük küçük evlerin olduğunu, bizim gibi başka çocukların da bulunduğunu, bir evde 7 çocuk ve anne olduğunu söylediler. Buradaki annemizle tanıştırdılar. Biz burayı sevdik çünkü kendimize ait bir odamız vardı. Her şey düzenli ve çocukların yaşayabileceği boyuttaydı. Bana, bu senin dolabın, bu yatağın olacak dediler, çok sevinmiştim.


KIBRIS: Ailenle veya akrabalarınla görüşmeler nasıl oluyordu?


A. G.: Sosyal Hizmetler Dairesi uygunluk durumu ile ilgili inceleme yapıyor. Uygunluk durumunda sosyal hizmet uzmanlarının denetimiyle aile ziyaretlerimiz oluyordu.


KIBRIS: Çocukluk anılarından bahsedecek olursak neler söyleyebilirsin?

A. G.: Burada çok fazla anım var. Kalabalık bir şekilde büyüdüm. Benim için her şey çok güzel oldu. Bizi anlayabilecek boyutta insanlar vardı burada. Yaşıtlarımla bir arada bir şeyler yapmayı öğrendik. Gelişimimiz için gerek içeride, gerek dışarıda sürekli etkinlikler ve aktiviteler olurdu.


Ben jimnastiğe ve badmintona giderdim. Her günümüz dolu dolu geçerdi. En mutlu olduğum anılardan biri, yeni yılda dışarıda ateş yakar etrafında otururduk. Her evden birileri bir şeyler getirirdi. Bir arada olmak çok güzel gelirdi, çünkü o günü hep beklerdik ve heyecanlanırdık. Aynı şekilde doğum günleri de öyle geçerdi. Çok kalabalık ve güzel bir şekilde kutlanırdı. Kendimi hiç yalnız hissetmezdim.


KIBRIS: Geldiğinde en çok hangi konuda zorlandın?


A. G.: Buradaki anneme alışma sürecinde çok zorlandım. Çünkü buraya gelmeden önce benimle hep ablam ilgilenirdi. O bana annelik yapardı. Ablamı anne olarak görürdüm. O yüzden buradaki anneme, ben sana anne demeyeceğim derdim. Çok zor bir alışma sürecim olmuştu. Anne rolünde benim yanımda bir ablam vardı. Zamanla burada yaşadıkça öğrendim ki ablamın rolü anne değildi.


Burada anne duygusunu tattıktan sonra ve kadın bize ömrünü adayınca, o rol ayrımını yapabildim.


KIBRIS: SOS ne gibi olanaklar sağlıyor?


A. G.: Bir çocuğa anne baba yanında nasıl bir destek varsa burada da o şekildedir. Hatta daha fazlası olduğunu düşünüyorum.


Her çocuk yazın bir tatile gidemez mesela. Ama burada biz her yaz tatile giderdik. SOS’in anlaşmalı olduğu oteller vardı. 3-4 günlüğüne de olsa ev ev sırayla giderdik. Bir çocuk ailesinin yanında nasılsa o şekilde yaşadık. Hatta biz daha da güzelini yaşadık.


KIBRIS: Buradaki ilgiden memnun muydun?

A. G.: Ben çok memnundum. Çünkü burada yaşadığım annem hep sabit kaldı. Buradaki diğer çocuklara göre bu benim avantajımdı.


Diğerlerinin anneleri değişirdi zaman zaman ve alışma süreci tekrar başlardı. Diğerlerinin bu süreci yaşamalarına rağmen çok da etkilenmediklerini düşünüyorum. Çünkü sürekli aktivite halindeydik ve günümüz dolu dolu geçerdi. Buradaki sorumlularla da yakındık her zaman.


KIBRIS: Burada olmak sana ne kazandırdı, ne kaybettirdi?

A. G.: Bir çocuğun kendi ailesi ile nasıl yaşadığını öğrenemedim mesela. Sonuçta burada çok güzel bir şekilde yetiştik ama ne kadar iyi olursa olsun, insanın, kendi annesinin babasının yerini kimse dolduramaz.


Bu konuda kaybettim diyebilirim. Ama bana gerçekten çok şey kazandırdı burası. Özgüvenimi buraya borçluyum. Kişilik olarak çekingen ve utangaç olmadım. Sosyal ve kendimi ifade edebilecek bir birey olarak yetiştim. Bu konuda bana çok şey kazandırdılar.


Kalabalık bir ortamda büyümemden dolayı da uyum içerisinde olmayı öğrendim.


KIBRIS: Psikolojik ve sosyolojik olarak topluma adapte olurken neler yaşadın?


A. G.: Çok fazla sorun yaşadım. Özellikle okuldaki akran zorbalığına sık uğruyorsun. Çünkü etiketleme oluyor. En nefret ettiğim şey, okulun açıldığı gün tanışma esnasında öğretmenin sorularıydı.


Bütün öğrencilerin içinde “Annen baban ne iş yapıyor, nerede kalıyorsun” sorularından rahatsız oluyordum ve cevap vermek istemiyordum.


Bazı arkadaşlarımız söylememek için yalan bile söylerdi. Psikolojik olarak bu bizi etkilerdi. Daha sonra öğretmenin yanına gidip durumu anlatırdım ancak arkadaşlarımın içinde söylemek istemezdim. Çünkü etiketleme yapılıyordu. En ufak bir durumda bile SOS çocuğu diye farklı gözle bakılıyordu.


Öğretmenler farkında olmadan, yaralayacaklarını düşünemeden soruyorlar bu soruları. Özel olarak durumu anlattıktan sonra bilinçlenmeye başladılar. Bizden sonrakilere daha bilinçli yaklaştılar. Ancak hâlâ bu durumun olduğunu duyuyorum.


KIBRIS: SOS’in senin için anlamı nedir?

A. G.: Şaka gibi gelecek ama aile. Neden şaka gibi diyorum, çünkü kimilerine göre burası bir kurum ve gerçekten bu kuruma ayak uydurmak isteyen, kendini geliştirmek isteyen insan, bunun faydalarını görebilir.


Sürekli geçmişinde takılı kalanlar burayı aile gibi görmüyor. Bence burası aileden daha fazlası. Bunu büyüdük sonra daha iyi anlıyorum. Çünkü bu kadar çok arkamızda olup destek olacaklarını tahmin etmezdim.


18 yaşına geldiğinde seni yollatmıyor. Tek başına ayaklarının üstünde durana kadar yanında oluyor.


KIBRIS: Seninle aynı durumda olan çocuklara neler söylemek istersin?


A.G.: Benimle aynı durumda olan çocuklara çok şey söylemek isterim aslında. Hatta sırf bu yüzden sosyal hizmetler bölümünü okuyorum. O yoldan geçmiş bir insan olarak karşılarına çıkıp aslında tek başına da ayakta durulabileceğini kanıtlamak istiyorum onlara. En çok da söylemek istediğim geçmişe takılı kalmasınlar. Burada kendilerini geliştirmeye çalışsınlar.


KIBRIS: Hayalin gerçekten sosyal hizmet uzmanı mı olmaktı?


A. G.: Hayalim bu değildi ancak devletin verdiği imkânlar doğrultusunda seçim yapmam gerekiyordu. Çünkü devlet her bölüme burs sağlamıyor.


Sosyal bir insan olduğum için daha çok sahne sanatları veya dans üzerine yoğunlaşmak isterdim. Ancak devlet bunlara imkân sağlamıyor.


Bu durumda mantıklı olup verilen imkânlarda kendime en yakın olanı tercih ettim. Bu bölümde eğitim alarak, benimle aynı yoldan geçecek olan çocuklara da bir yardımım dokunsun ve burada da başarılı olunabileceğini göstermek istedim.

SOS Çocukköyü Derneği’ne yapılacak bağışlar için banka hesap numaraları şöyle:

Limasol Türk Kooperatif Bankası

 

TL: 10-304-0001600318




 

STG: 10-301-0001700694

EUR: 10-301-0001740074

USD: 10-301-0001710164

Türk Bankası

TL: 0005848733

STG:0007092674

Albank

TL: 9010-18802673-351

Kooperatif Merkez Bankası

TL: 10-304-0000285258

Creditwest Bank

TL: 15-304-0000000685

Online Bağış

www.soscocukkoyu.org

SMS bağışı


Bir çocuğun kalem cüzdanını doldurmak için tüm operatörlerin faturalı hatlarından SOS yazıp 4120’ye göndererek 30 TL’lik bağışta bulunabilirsiniz.

Elden bağış


SOS Çocukköyü Derneği’ne veya SOS Girne Gençlik Evi’ne gönderilebilir.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner96