banner6

Gel de geçim sağla!

banner37

Net asgari ücretin 4 bin 324 TL olduğu ülkemizde, sosyal sigorta yatırımları yıllarca asgari ücret üzerinden yapılan sosyal sigorta emeklileri şu anda 3 bin 940 TL maaş alıyor. Yani bu kişilerin aldığı maaş asgari ücretin bile altında…

Gel de geçim sağla!
banner99

Ceren ÖZBİL

Ülkede özel sektör çalışanlarının ciddi bir bölümünün sosyal sigorta yatırımları asgari ücret üzerinden yapılırken, bu kişilerin emekli olduklarında ellerine geçen para ise asgari ücretin bile altında kalıyor.

Asgari ücretli bile TL’nin döviz karşısındaki değer kaybı ve zamlar nedeniyle geçim sağlayamazken, asgari ücretten daha da düşük maaş alan sosyal sigorta emeklileri ise resmen pahalılık karşısında eziliyor.

KTAMS Başkanı Güven Bengihan’dan alınan bilgiye göre, yıllarca çalışıp, yaşı geldiği için sosyal sigortalardan emekli olan ve aylık 3 bin 940 TL yani asgari ücretin bile altında maaş alanlar var.

Yani bu kişilerin aldığı emeklilik maaşı dolar, Euro ve sterlin olarak düşünüldüğünde 351 dolara, 310 Euro ve 261 sterline denk geliyor. Bu da tek çocuklu bir ailenin yaşayacağı bir evin kirasının bile 200 sterlinden başladığı ülkemizde bu kişilerin yaşadığı geçim sıkıntısını açıkça ortaya koyuyor.

“Ekonomik yönden en kötü günleri yaşıyoruz”

KTAMS Başkanı Güven Bengihan, şubat ayında yaptıkları hesaplamalara göre o dönemde asgari ücretin 380 sterline denk geldiğini ancak şimdi 288 sterline denk geldiğini belirtti.

Bunun nedeninin de Türk Lirası’nın döviz karşısındaki değer kaybı olduğunu kaydeden Bengihan, bu konudaki para politikasını da ülke olarak bizim belirlemediğimizi kaydetti.

Bengihan, 1983’te bir gece aniden ülkede Kıbrıs Lirası olarak kullanılan para biriminin değiştirilmesine karar verildiğini ve Türk Lirası’na geçildiğini hatırlatarak, “TL kullanmaya başladıktan sonra TL’nin erimesinin yarattığı sıkıntılarla karşı karşıya kaldık. Her geçen gün halkımızın daha da fakirleştiğini görüyoruz. Şu an halkımız ekonomik olarak en kötü günlerini yaşıyor” dedi.

banner134

“Fiyat İstikrar Fonu’ndaki para yanlış yere kullanıldı”

Bengihan, Fiyat İstikrar Fonu’ndaki paranın yanlış yerlere kullanıldığını söyledi ve bu fondaki paranın zamların önüne geçmek için kullanılması gerektiğini belirtti.

Ancak bu fondaki paranın gerçek maksadı dışında kullanıldığını kaydeden Bengihan, bu nedenle de zamların direk olarak halka yansıtıldığını ifade etti.

“Otorite boşluğu var”

Güven Bengihan, bazı fırsatçı iş insanlarının yüzde 300 kâr marjı ile satış yaptığını ve bunların da ne denetlendiğini ne de kontrol edildiğini söyledi. Bengihan şu şekilde konuştu:

“Denetim boşluğu demek otorite boşluğudur. Kontrolünün yapılmaması hükümetteki otorite boşluğundandır. Bunlar hep zincirlenerek halkın daha da fakirleşmesine neden olmuştur. Şu an bir sosyal sigorta emeklisinin aldığı en düşük ücret 3 bin 940 TL’dir. Bu para ile evinin kirasını mı, elektrik faturasını mı, su faturasını mı ödeyecek? Mutfak masrafını, çocuklarının eğitim masrafını nasıl karşılayacak? Ayrıca insan bir sosyal varlıktır. Gezmesi ve sosyalleşmesi bunun içinde yoktur.”

“Asgari ücretli ve sosyal sigorta emeklisi açlık sınırının altında eziliyor”

Güven Bengihan ekim ayında yaptıkları hesaplamaların açlık sınırının yani dört kişilik bir ailenin geçinebileceği en düşük paranın 4 bin 452 TL olduğunu ifade etti.

Yani hem asgari ücretin hem de sosyal sigorta emeklilerinin ciddi bir bölümünün aldığı paranın bunun altında kaldığını söyleyen Bengihan, “hem asgari ücretli hem de sosyal sigorta emeklileri açlık sınırının altında eziliyor. Her sabah uyandığımızda bir önceki günden daha fakir uyanıyoruz. Bunun nedeni de TL kullanmamızdır” dedi.

“Kaynak yaratılmalı”

Bengihan, TL’nin değer kaybının bizi Türkiye’dekinin üç misli etkilediğini söyledi ve şu şekilde konuştu:

“Türkiye’dekiler grip olsa biz burada Korona oluruz. Bu ülkeye gelen ham maddenin yüzde 80’i Türkiye’den geliyor. Ülkeye girişleri döviz cinsinden faturalandırılıyor. Bunun TL olarak faturalandırılması gerekiyor.

Kaynak yaratmak açısından da iki önerim var. Bunlardan biri servet vergisi getirilmesidir. Ultra zenginlerden yani devletten daha zengin olanlardan servet vergisi alınmalıdır. KKTC’nin bütçesi 12 milyar 700 milyondur. Bakacaklar devletten daha zengin olandan servet vergisi alınacak. Bir insan devletten daha zengin olabilir mi? Düşünün bu insanlar verilen teşviklerle, muafiyetlerle devletten daha zengin oluyor, devlet ise fakirleşiyor. Ayrıca teşvik uygulaması pandemi döneminde durdurulmalıdır. Bunlara ek olarak üçlü kararname ile yapılan atamaların yapılmaması gerekir. Bunlar ek bir mükellefiyet doğruyor. Çünkü müşavirlik kaldırılmış olsa bile bu kişiler emekli çıkacaklarında müdür ve müsteşarlık yaptıkları dönem dikkate alındığı için müdürlük maaşından ikramiye ve maaş alıyorlar. Bu sistem büyük bir adaletsizliktir, kişilere ayrıcalık ve menfaat sağlıyor. Mevsimlik işçi ve geçici işçi, alımı da durdurulmalıdır.”

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner104