“Gelecekte ağlamamak için geldik”

banner37

Turunçlu-Ulukışla arasında geçtiğimiz hafta meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden üç kişiden biri olan Haşim Girgin’in yakınları, dün Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’nın önünde eylem yaptı

“Gelecekte ağlamamak için geldik”
banner90

“ORGANİZE OLUP, DAHA BÜYÜK EYLEM YAPACAĞIZ”… Aslanköy Muhtarı Adil Onalt, “bugün buraya ağlamak için gelmedik, gelecekte ağlamamak için geldik” diyerek, dünkü eylemin bir uyarı niteliği taşıdığını, bir hafta sonra Çukurova-Dörtyol arasındaki bütün köylerle organize olup, daha büyük eylemler gerçekleştireceklerini belirtti. Kazada yaşamını yitiren Haşim Girgin’in yakın arkadaşları da, “Biz bu yollar için seyrüsefer bedellerini ödüyorsak, devletten de yollarımıza bariyer konmasını, özellikle de çemberleri ışıklandırmalarını talep edebiliriz” diyerek, taleplerinin yerine gelmemesi halinde daha büyük eylemler yapacaklarını dile getirdi.

“İCRAATA GEÇİLENE KADAR DURMAYACAĞIZ”… Haşim Girgin’in kız kardeşi Eda Girgin de, 2019 yılında trafiğe verilen canların arttığına dikkat çekerek, “Neyi bekliyorsunuz? Elinizi taşın altına koymak için kaç can daha yitirmemiz gerekiyor?” diye sordu. Yapılan çağrının sadece bakana değil; cumhurbaşkanına, başbakana ve milletvekillerine de olduğunu ifade eden Girgin, “Buradaki acılı insanların çığlıklarını duyun artık. Biz yasemin kokulu adamızda mutsuz, Allah’a emanet olarak yaşamak istemiyoruz. Umarım çığlıklar duyulur ve en erken zamanda önlemler alınır. Çünkü biz icraata geçilene kadar durmayacağız” dedi.

Serap ŞAHİN

Gazimağusa-Lefkoşa anayolunda, Turunçlu-Ulukışla arasında, geçtiğimiz hafta meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden üç kişiden biri olan Haşim Girgin’in ailesi ve yakınları dün Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’nın önünde eylem yaptı.

Trafikte Güvenli Yaşam Derneği Başkan Yardımcısı Hüseyin Sevay’ın da katılarak destek verdiği eylemde, Girgin’in ailesi, yakınları ve arkadaşları bakanlığın kapısına pankartlar asarak devleti göreve davet etti.

Haşim Girgin’in kız kardeşi Eda Girgin, eylem yapmak için pazar gününü seçme nedenlerinin, kimseye rahatsızlık vermemek olduğunu belirterek, “Hafta içi gelseydik Ulaştırma Bakanı’nın ayağına gelmiş olacaktık. Özellikle pazar gününü seçtik ki, o bizim ayağımıza gelsin” dedi.

Gözü yaşlı anne Girgin, oğlunu trafiğe kurban vermesinin acısıyla ayakta durmakta zorlandı.

Eylemin uyarı niteliği taşıdığına işaret eden Aslanköy Muhtarı Adil Onalt ve Girgin’in yakınları eylemlerin süreceğini kaydetti.

Onalt: Artık kurban vermek istemiyoruz

Aslanköy Muhtarı Adil Onalt, trafiğe verilen canlara dikkat çekmek amacıyla eylemin düzenlendiğine işaret ederek, gelecek haftalarda daha etkin protestoların süreceğini vurguladı.

Açıklamasında “Bugün buraya ağlamak için gelmedik, gelecekte ağlamamak için geldik” ifadesine yer veren Onalt, düzenlenen eylemin bir uyarı niteliği taşıdığını belirterek bir hafta sonra Çukurova- Dörtyol arası bütün köylünün organize olup daha büyük eylemler gerçekleştireceğini vurguladı.

banner9
Onalt, ulaştırma bakanına hitaben, “ ‘160 milyon para topluyorum, 80 milyonu bu yollara yatırım yapamıyorum ve usandım’ diyorsan çekip evine gideceksin. Senin yerin, bugün, burada, bu insanların arasındaydı. Burada ağlayan anne, baba var. Sen neredesin?” ifadelerini kullandı.

Bütün kazaların yollardaki tedbirsizlikten kaynaklandığının altını çizen Onalt, “Biz bölgemizde tedbir istiyoruz, gençlerimizi istiyoruz” dedi.

Onalt sözlerine şöyle devam etti:

“Çocukları da eyleme getirdik. Analar doğurdu, büyüttü. Devlet ne yaptı? Okul mu verdi? Okuttu mu? Trafiğe bir sürü kurban verdik. Artık kurban vermek istemiyoruz. Bu yüzden buradayız. Ulaştırma bakanımız nerede? Herhalde ya futbol maçındadır ya da Lurucina’da kebap yemede. Duyarsız bir memlekette yaşıyoruz. Ateş düştüğü yeri yakar.”

Girgin: Hayatımız pamuk ipliğine bağlı

Haşim Girgin’in kız kardeşi Eda Girgin de, pazar gününü seçmelerinin nedeninin kimseye rahatsızlık vermemek olduğuna dikkat çekti ve “Hafta içi gelseydik Ulaştırma Bakanı’nın ayağına gelmiş olacaktık. Özellikle pazar gününü seçtik ki, o bizim ayağımıza gelsin” dedi.

Eda Girgin, “Haşim’in, Aysın’ın, Yahya’nın aileleri olarak toplanmış görünebiliriz. Ama biz; din, dil, ırk, renk, siyasi parti ayrımı gözetmeden KKTC’de yaşayan her bir birey için toplandık” ifadesini kullanarak “Bizim içimiz yanıyor” dedi.

Trafik kazası haberi almadan geçirilen tek bir gün bile olmadığına dikkat çeken Girgin, yaşanan olayın şokunu atlatmadan, arka arkaya trafik kazaları yaşandığını hatırlattı.

Girgin, yolların düzgün olmadığını, ışıklandırma bulunmadığını, bariyer olmadığını hatta çizgi dahi olmadığını ileri sürerek, “Hayatımız pamuk ipliğine bağlı” dedi.

Sürücülerin korkuyla yola çıktığını vurgulayan Girgin, alınan önlemlerin yetersiz olduğunu söyledi.

“Bir ülkede halka yeni yollar yapmak ve ya mevcut yollardaki eksiklikleri gidermek bir lütuf değil. Biz lütuf değil, görevinizi yerine getirmenizi istiyoruz” ifadelerini kullanan Girgin, başka ocakların sönmemesini, çocukların öksüz, yetim kalmamasını dileyerek şunları kaydetti:

“Geçtiğimiz yıllara oranla 2019’a baktığımızda trafiğe verdiğimiz canın sayısı inanılmaz derecede arttığını görüyoruz. Neyi bekliyorsunuz? Elinizi taşın altına koymak için kaç can daha yitirmemiz gerekiyor? Çağrımız sadece sayın bakana değil. Sayın cumhurbaşkanına, başbakana, milletvekillerine. Çağrımız hepinize. Buradaki acılı insanların çığlıklarını duyun artık. Duyun da bundan sonra belki el ele verip bir şeyleri yoluna koyarız. Biz yasemin kokulu adamızda mutsuz, Allah’a emanet olarak yaşamak istemiyoruz. Duyun bu feryatları. Yanan ocakların çığlıklarını duyun. Umarım çığlıklar duyulur ve en erken zamanda önlemler alınır. Çünkü biz icraata geçilene kadar durmayacağız.”

“Seyrüsefer bedellerini ödüyorsak, yollarımız yapılmalı”

Düzenlenen eylemde söz alan Girgin’in yakın arkadaşları daha önce ve sonrasında yaşanan ölümlü trafik kazalarını da hatırlatarak, “Biz bu yollar için seyrüsefer bedellerini ödüyorsak, devletten de yollarımıza bariyer konmasını, özellikle de çemberleri ışıklandırılmasını talep edebiliriz. Dörtyol’dan Beyarmudu çemberine kadar yollarda ne bir çizgi var ne de bir fosfor var. Geceleri o yollarda seyahat etmek çok zor. Vadili için de durum aynı. Devletin bize el uzatmasını bekliyoruz. Bu iş böyle kalmayacak. Daha güçlü bir şekilde çemberleri kapatacağız ki başka ailelerin canı yanmasın. Hiçbir trafik kazası yüzünden çocuklarımızı kaybetmek istemiyoruz. Bizler vergilerimizi ödemek zorundayız. Hani bizim yolumuz?” diye sordu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner96

banner108