banner6

Gençler, siyasete güvenmiyor

banner37

Uzmanlar, orta eğitimdeki gençlerin eylemelerini, sosyolojik ve psikolojik açıdan değerlendirdi

Gençler, siyasete güvenmiyor
banner151 banner143

Emine DAVUT YİTMEN

Ülkemizde orta eğitimdeki gençlerin, arkadaşlarını trafik kazasında kaybetmenin üzüntüsü ve öfkesi ile sokağa inerek yaptıkları eylemlerin, gençlerin toplumdaki sorunların farkında olduğunu, buna kayıtsız kalmadıkları gerçeğini ortaya koyduğu belirtildi.

Öğrenci eylemlerini KIBRIS’a değerlendiren Uzman Sosyolog Nihal Salman ve DAÜ Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatih Bayraktar, bu eylemleri, gençlerin, doğrudan kendilerini ilgilendiren konularda iradelerini kullanarak sokağa inmesi ve toplumsal konulara duyarlı olduğunun göstergesi şeklinde değerlendirdi.

Uzmanlar, gelecekte sağlıklı ve mutlu bir toplum görmek isteniyorsak gençlerin sesinin hükümet yetkililerince duyulması gerektiğini, ailelere, gençlerin eyleme katılımını engellememesi, gençlerin bu şekilde ülkeyi daha çok sahiplenebileceğini vurguladı.

Salman: Gençler, toplum sorunlarına duyarlı

Uzman Sosyolog Nihal Salman, öğrencilerin eylemlerinin siyasi boyuta çekilmesini istemediklerini, ülkede kötü giden olaylar ve özellikle geçen hafta kaybettikleri öğrenci arkadaşları adına yaptıkları eylem olduğunu söyledi.

Salman,  gençlerin ülkede ters giden şeylerin, eksikliklerin farkında olduklarını belirterek, siyasete güvenmediklerini kaydetti.  Salman, ülkemizde diğer ülkelerde ender gerçekleşen orta eğitimdeki öğrenci eylemeleriyle karşılaşıldığına dikkat çekti.

Salman, gençlerin arkadaşlarının vefatında hükümeti, devleti suçladıklarını çünkü kazanın neden olmasına ihmallerin, altyapı yetersizliklerin, değişen saatlerin ve denetimsizliğin etkisi olduğunu küçük yaşlarına rağmen fark edip hiçbir siyasi boyutu,  sendikayı karıştırmadan eylem yaptıklarını aktardı.

Gençlerin ülke sorunlarına duyarlı olduğunu ifade eden Salman, “Kendi akranlarının ülkemizdeki yetersizlikler nedeniyle trafik kazasında kaybı, gençlerimizde güzel bir empati oluşturdu ve ne kadar duyarlı olduklarını gösterdi” dedi.

Orta eğitimdeki eylemle ilgili çocukların var olan düzenden dolayı geleceğe karanlık olarak baktıkları değerlendirmesine bulunan Salman, “Bu çocuklar meslek tercihi yapacaklar. Hangi mesleği seçerlerse seçsinler, ülkemizde iş bulamayacağını görüyorlar” diye konuştu.

Bu eylemlerin öğrenci ayaklanması olmadığını, ülkede ters giden yönetime karşı tepki gösterilen farkındalık tarzında eylem olduğunu ifade eden Salman, öğrencilerin “Sesimizi duyun, karşımıza çıkın, bizimle konuşun. Bizim düşüncelerimizi, neler hissettiğimizi anlatalım. Siz de buna cevap verin” mesajı verdiğini anlattı.

Salman, gençlerin eylemlerinin çok titiz bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, hükümet yetkililerini gençlerle konuşmaya çağırdı.

Çocukların sesine kulak verin”

“Gençler, aile içinde, ülke ile ilgili konuşulan rahatsızlıkları duyarak mı bir yerde tepki veriyorlar?”sorusuna Salman,  gençlerin aile içinde konuşulanlara, yaşananlara tepki verdiklerini, kendilerinin de, yollardaki, eğitimdeki yetersizlikleri gördükleri yanıtını verdi.

Salman, gençlerin geleceğin yöneticileri ve seçmenleri olacağını dile getirerek, “Toplumun geleceği bu çocukların gösterdikleri duyarlılığa, saygı ve hayranlıkla bakıyorum. Bir an evvel bu çocukların isteklerine cevap vermek önemli. Toplumumuzun gelecekte mutlu olmasını, gençlerin ülkelerini severek yetişmesini istiyorsak, o zaman bu çocukların sesine kulak vermemiz gerekir” dedi.

Bayraktar: Gençler iradelerini kullanarak sokağa indiler

DAÜ Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatih Bayraktar, dünyadaki bütün hareketlerin motor gücünün her zaman gençler olduğunu söyleyerek, bugüne kadar ülke gençlerinde bu motor gücün görülmediğini, hatta gençliğin zaman zaman toplum sorunlara duyarsız olduğu yönünde suçlandığını, ancak bugün gençlerin doğrudan kendilerini ilgilendiren konularda iradelerini kullanarak sokağa indiklerini söyledi.

“Bu, bence ileriye yönelik çok umut verici bir durumdur” diyen Bayraktar, ülkeyi ileriye götürecek olan jenerasyonun bu gençler olduğunu belirtti. Bayraktar, gençlerin eylemlerini soğuk, yağmur dinlemeden fedakarca yapmalarının önemli olduğunu da kaydetti.

1970’lerden itibaren süregelen sistemin gençleri tamamen tüketmeye, çok fazla siyaset ve memleket sorunlarını düşünmemeye, kendi çıkarlarını gözetmeye ve rekabet kültürüne yönlendirdiğini anlatarak,  “Bugün gençlere bakarak, bunun çok da fazla başarılı olmadığını görebiliyoruz” dedi.

Gençlerin bu eylemelerinin, öğrenci ayaklanması şeklinde görülemeyeceğini ifade eden Bayraktar, “Bunun parçalı bir protesto olduğunu söyleyebiliriz. Lefkoşa merkezden Kuzey Kıbrıs’ın başka yerlerinde de eş zamanlı protestoların düzenlendiği bir protesto gösterisi olduğunu düşünebiliriz” diye konuştu.

Halkta net bir öfkenin bulunduğuna işaret eden Bayraktar,  halk net bir biçimde “kendi kendimizi yönetebiliriz, kendi kararlarımızı kendimiz verebiliriz. Fedakarlık yaparak kendi ülkemizi düzenleyebiliriz ama bunu dürüst politikacılar ve yöneticilerle yaparız” mesajını verdiğini kaydetti.

“Tavsiyem önlerini kapatmayalım, demokratik yollardan öfkelerini, üzüntülerini ifade edebilsinler”

Bayraktar, bu gençlerin hepsinin ergenlik döneminde olduğunu ifade ederek, ergenlik dönemindeki çocukların da temel özelliklerini, sorgulayabilmeleri, çevrelerinden çok daha fazla farkında olmaları ve bu farkındalık çerçevesinde gelişen olaylara çok net tepki verebilmeleri şeklinde özetledi.

Arkadaşlarını kaybettikleri için hem üzüntülü, hem de öfkeli olduklarını ve hesap sormak istediklerini belirten Bayraktar, şöyle devam etti:

“Bu çok net ve meşru bir motivasyondur. Ailelerin belirli bir kısmı kaygılı olacakları için bu gençleri engelleme yoluna gidebilirler ancak ailelerle tavsiyem, onların önlerini kapatmayalım, demokratik yollardan öfkelerini, üzüntülerini ifade edebilsinler. Bunu yaparak gençlerin ülkeyi daha fazla sahiplenmelerini sağlayabiliriz”.

Güncelleme Tarihi: 07 Aralık 2016, 08:21
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104