Gençler, turizmin geleceği olacak

banner37

Kıbrıs Barmenler Kulübü ve Kazakistan Barmenler Birliği, kardeşlik deklarasyonu imzaladı. Buna göre, KKTC’de turizm eğitimi alan öğrencilerin önü açılacak

Gençler, turizmin geleceği olacak
banner99

TURİZME GENÇLER UMUT OLACAK… Kıbrıs Barmenler Kulübü Başkanı Özgür Ayata, bu deklarasyonun ülkemiz gençlerinin önünü açacağına ve turizmin gelişmesini sağlayıp, sektörleri kalkındıracağını belirtti. Ayata, deklarasyonun, şu anda KKTC’de 7 meslek lisesinde turizm eğitimi alan yüzlerce gencin ülke turizminin geleceği olması yönünde fayda sağlayacağını söyledi

SEKTÖRLER DESTEKLENECEK… Türk devletleri olarak kendi turizm ağlarını kuracaklarını ve ülkelerdeki sektörü kendi aralarında destekleyeceklerini ifade eden Ayata, turisti artırmanın, daha fazla otel yapmakla değil, yerel halkın turizme paydaş olması ile mümkün olacağını kaydetti.

Eniz ORAKCIOĞLU

   Kıbrıs Barmenler Kulübü ve Kazakistan Barmenler Birliği, kardeşlik deklarasyonu imzaladı. Öte yandan Kıbrıs Barmenler Kulübü, Türkiye, Kazakistan, Azerbaycan, Moğolistan ve Kırgızistan Barmen Birlikleri olarak istişarelerini sürdürerek, projeleri hayata geçirmek için çalışıyor.

   Kıbrıs Barmenler Kulübü Başkanı Özgür Ayata, bu deklarasyonun, ülkemiz gençlerinin önünü açacağını ve turizmin gelişmesini sağlayıp, sektörleri kalkındıracağını belirtti.

   Ayata, deklarasyonla, KKTC’de 7 meslek lisesinde turizm eğitimi alan yüzlerce gencin, ülke turizminin geleceği olması yönünde fayda sağlayacağını söyledi.

“Kazakistan Barmenler Birliği, kardeşlik deklarasyonu imzaladı”

   Kıbrıs Barmenler Kulübü Başkanı Özgür Ayata, 2018’den bu yana KKTC, Türkiye, Kazakistan, Azerbaycan, Moğolistan ve Kırgızistan Barmen Birlikleri olarak istişarelerinin devam ettiğine dikkat çekerek, 2020 yılı içerisinde, Koronavirüs’ten dolayı fiili toplantıları ve hayata geçirmek istedikleri projeleri ertelemek zorunda kaldıklarını belirtti.

   Ayata, çalışmalara çevrimiçi devam ettiklerini ifade ederek, Dünya Türk İçecek Profesyonelleri Federasyonu vizyonunun ilk meyvesini verdiğini ve Kazakistan Barmenler Birliği Başkanı Alexandr Lenov ile kardeşlik deklarasyonunu imzaladıklarını vurguladı.

   İmzalanan deklarasyon ile tüm çalışma ve eğitim faaliyetlerini ortak yürütme ve meslektaşlar arasında köklü bir köprü kurma hayalini gerçekleştirdiklerini anlatan Ayata, 2021 sonuna kadar söz konusu ülkelerin tamamı ile aynı şekilde deklarasyon imzalayacaklarını bildirdi.

   “Böylelikle KKTC’de olacak birliğimizi kurmuş olacağız” diyen Ayata, tüm çalışmalarımızı tamamladıktan sonra projemizi Türk Keneşi’ne sunacaklarını aktardı.

   Ayata, şöyle devam etti:

   “Kurulan bu köprünün tanınmama bahanesi ile Türk Dünyası ile ilişki kurmamayı tercih eden kurumlarımıza ilham olmasını arzu ederiz. Hem ülkemizde, hem de kardeş ülke Kazakistan’daki tüm meslektaşlarımıza hayırlı olmasını dilerim” dedi.

“7 meslek lisesinde yüzlerce genç, turizm eğitimi alıyor”

   “Dünya Türk İçecek Profesyonelleri Federasyonu vizyonumuzun temel prensibi, kardeş ülkeler arasında turizm işbirliğinin temellerini atmaktır” diyen Ayata, en çok önem verdikleri ve öncelikleri olan konunun, bu ülkelerde ortaöğretim düzeyinden başlayarak tüm turizm öğrencileri arasında ilişki kurmak ve bayrağı gençlere teslim etmek olduğunu kaydetti.

   Ayata, şu anda KKTC’de 7 meslek lisesinde yüzlerce gencimizin turizm eğitimi aldığına dikkat çekerek, geçtiğimiz dönemde bu okullarda eğitmenlerin ve gençlerin çabalarını görmenin, ülke turizminin geleceği açısından ümit verici olduğunu söyledi.

   20 yıl sonra turizm mezunu gençlerin ülke turizmini yöneteceğinin altını çizen Ayata, bugün onların donanımları için verecekleri emeklerin meyvelerini gelecek nesillerde toplayacaklarına işaret etti.

   Ayata, 2017 yılında Karadağ’da başlattıkları ve kendisinin hem sponsor, hem jüri başkanı olduğu liselerarası kokteyl yarışmasına, 2020 yılında KKTC’den de öğrenci götürmeyi planladıklarını, fakat pandemiden dolayı tüm organizasyonların iptal olduğunu kaydetti.

   Ayata, “Önümüzdeki dönemde bu projeyi daha da ileri götürüp birçok ülkeden ortaöğretim öğrencilerini bu gibi organizasyonlarla bir araya getirip kaynaşmalarını sağlayacağız” şeklinde konuştu.

“Sektörler desteklenecek”

   Ayata, toplam nüfusu 400 milyon olan Türk devletlerinden her yıl 30 milyon civarında insanın turist olarak yurtdışına seyahat ettiğine dikkat çekerek, “40 yıldan fazla süredir tanınmama bahanesi ile ilişki kurmadığımız, birkaç girişimin de kadük kaldığı konuda, teşviklerden, makamlardan, ödeneklerden ve devlet bütçesinin gereksiz harcandığı gezilerin ötesinde, meslektaşlar olarak kendi tırnağımızla kendi başımızı kaşımaya karar verdik” dedi.

   Türk devletleri olarak kendi turizm ağlarını kuracaklarını ve ülkelerdeki bu sektörü kendi aralarında destekleyeceklerini ifade eden Ayata, “Bunu başardığımızda görülecek ki aslında devletimizin ülkeye ‘Turist Getirmek’ adı altında üç-beş haramiye haraç vermesine gerek yoktur” ifadesini kullandı.

banner134

“Turisti artırmanın yolu otel yapmak değil”

   KKTC’nin bugün yılda 5-6 milyon turisti ağırlayabilecek kapasitede olduğunun altını çizen Ayata, gerçekte bu rakamın 10 milyonun üzerinde olması gerektiğine dikkat çekti.

   Ayata, turisti artırmanın, daha fazla otel yapmakla değil, yerel halkın turizme paydaş olması ile mümkün olacağını söyledi. Ayata, bugün Orta Asya’daki birçok ülkede turizmin, doğrudan yerel halk ile yapıldığına işaret ederek, bizim de bunu başarabileceğimizi kaydetti.

“Kitlesel turizm bitti”

   Ayata, 90’lı yıllarda başlayan kitlesel turizm kavramının bugün gelinen noktada geçerliliğini tamamen yitirdiğine dikkat çekerek, 2021’den sonra kongre turizmi gibi özel organizasyonlar hariç dünya turizminin münferit olarak devam edeceğinin çok net görülebildiğini söyledi.

   Dünya Turizm Örgütü verilerinin de bu durumu açıkça ortaya koyduğunu belirten Ayata, “Turizmin temel mantığını kavrayamayıp, sektörü otel binalarından ve devlet teşviklerinden ibaret sanıp, bunların ellerinden akıp gittiğini görenlerin devlete saldırmalarının da milletin sağlığını umursamamalarının da altında aslında bu paniğin yarattığı kriz yatmaktadır” dedi.

   Ayata, şunları kaydetti:

   “Pandemi döneminde bazı çok değerli yatırımcıların turizm emekçilerine gözleri gibi baktığına, bazı turizmci kılığına girmiş haramilerin ve mirasyedilerin ise sektörü inşaat sektörü mantığı ile yönetmeye çalışma vizyon(suzluk)ları ile emekçileri kapının önüne koyduklarına şahit olduk.

   Biz sektör emekçileri olarak kimin ne olduğunu biliyorduk, bu dönemde değerli halkımız da bu konuyu takdir etme imkanı buldu.

   1.5 milyon TL değerindeki arabalarıyla bakanlığın önüne tabut getirenleri de, ayda 20 milyon TL kazanıp emekçiye bin 500 TL devlet desteği verilsin diyenleri de maalesef esef içinde izledik.”

Ucuz olmak zorunda değiliz

   Ayata, bu halkın vergileri ve Türkiye’den alınan maddi desteklerle her yıl modası geçmiş turizm fuarlarına milyonlar harcayıp iki kaplumbağa fotoğrafı asıp “biz ucuzuz, bize gelin” şeklindeki yalvarmaların ülke turizmine hiçbir katkısı olmadığını kaydederek, bunu yıllardır anlatmaya çalıştıklarını ama kimseye dinletemediklerini belirtti.

   Akdeniz çanağındaki doğa, tarih ve bekaret bağlamında en değerli destinasyonlardan birine sahip olduğumuz halde ısrarla kendimizi ucuz olarak pazarlamaya çalıştığımıza dikkat çeken Ayata, “Mevcut köhnemiş sistemin mirası, bunun yılmaz bekçileri de donanımsı mirasyedilerdir. Öncelikle bundan kurtulmalıyız. Gençlerimizi şimdiden dünya ile buluşturup, değerlerimizin farkına varmalarını ve gelecekte bu hataya son vermelerini sağlama azmindeyiz” diye konuştu.

“Kumar turizmi bir alternatiftir”

   Ayata, uzun zamandır tartışılan bir konu olan kumar turizmini çok doğru ve hakkıyla yapan işletmeler olduğunu ifade ederek, turizmde tek alternatifin deniz, kum, güneş olmadığının çok güzel bir örneği olduğumuza dikkat çekti.

   Kişilerin kumar alışkanlıklarının kendilerine verdikleri zararın psikolojik biliminin konusu olduğunu ifade eden Ayata, “Bizim konumuz ise bu konuda büyük resmi görerek bölgemizde yıldızımızın parlamasına vesile olduğunu görebilmektir.  Tanınmadığımız halde bugün ülkemize birçok özel jet geliyorsa, bunu kumar turizmine borçluyuz” dedi.

   Ayata, kumar sektörüne yerel halkın paydaş olmamasının ise yatırımcıların değil, yönetenlerin sorumluluğu olduğunu belirterek, yeni keşiflere gerek olmadığını, Las Vegas’ta neler yapılıyor, bu sektör nasıl yönetiliyor konusunun çalışılmasının, hem yatırımcının, hem emekçilerin, hem de yerel halkın mutlu olabileceğinin gayet açıkça görüldüğünü kaydetti.

   Ayata, anlattıklarına şu örneği verdi:

  “Holywood sinema sektöründe 1980’den sonra “Las Vegas’ta bekarlığa veda partisi” konusu ürün yerleştirme şeklinde işlenmiş ve çok da başarılı olmuştur.

   Tüm Ortadoğu coğrafyasında izleyici bulan Türk dizilerinde benzer bir çalışma ile sadece bu çerçevede yılda 3-4 milyon turist gelmesini sağlayabiliriz.”

“Tanınmamak diye bir şey yok, turizmde tanınıyoruz”

   Ayata, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkiye’nin ortak, Macaristan’ın da gözlemci olduğu Türk Konseyi’nden, ailenin en genç üyesi ve en küçük kardeş olarak KKTC’nin neden yer almadığını ve neden en azından turizm konusunda destek istemediğini anlamakta zorluk çektiklerini söyledi.

   “Bizi tanımayan Almanya’da turizm fuarına katılmak yılda birkaç milyon harcayarak mümkün olurken, neden bizi bağrına basacak ve bir maddi harcama yapmadan bulunabileceğimiz konsey ile ilişkiler kurulamıyor?” diye soran Ayata, halkın bu konuyu çok dikkate almasını ve cambaza değil, gerçeklere bakmasını arzu ettiklerini belirtti.

   Ayata, ülkemize gelen turist profiline baktığımız zaman ne kadar tanındığımızın ortada olduğunun altını çizerek, globalleşen dünyada 50 yıl önceki kurallara uymak için birbirimizi yemek yerine 20 yıl sonrasına bakıp zenginleşmenin turizmle mümkün olduğunu ve aslında tanınıyor olduğumuzu görmemiz gerektiğini söyledi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75