Gençler, uyuşturucunun hedefinde!

banner37

Çağın en büyük belası olarak nitelendirilen uyuşturucu, başta gençler olmak üzere herkes için büyük tehlike. İnsanların hayatını mahveden bu illet, daha çok gençleri tuzağına düşürüyor

banner87
Gençler, uyuşturucunun hedefinde!
banner99

AİLE İLİŞKİLERİ VE EĞİTİM ÇOK ÖNEMLİ… Ülkede uyuşturucu madde kullanımında yaş ortalaması giderek düşerken, bu vahim tablonun, eğitim ve aile ilişkilerinin zayıflaması gibi pek çok nedeni var. Uyuşturucu, heves, özenme, baskı ve ısrar gibi çeşitli nedenlerle gençleri tuzağına düşürebiliyor ve merkezi sinir sistemini yavaşlatan, uyaran ve faaliyetlerini bozan maddelerle tanışmasına neden olabiliyor.

“GENÇLER, HER TÜRLÜ KÖTÜ NİYETİN CEPHANESİ OLMAYA UYGUN”… KIBRIS’a konuşan Psikolog Ayla Kahraman, “Genç, meraklıdır, farklı olana özenir ve baskılara karşı boyun eğmez. Bunlar, genç olmanın doğal özellikleridir ve neslin gelişimi için gereklidir. Mesele, bu özellikleri gençleri yok edecek şekilde kullanmanın kolaylaştığı bir süreçteyiz. Gençler, her türlü kötü niyetin cephanesi olmaya uygun gelişimsel özellikler taşır. Ne yazık ki kötüyü durduramayan bir sistemde, çocuk ve gençleri korumak bir yana, eğitemiyoruz bile” dedi

Doğan SAMER


Çağın en büyük belası olarak nitelendirilen uyuşturucu, başta gençler olmak üzere herkes için büyük tehlike. İnsanların hayatını mahveden bu illet, daha çok gençleri tuzağına düşürüyor.


Ülkede uyuşturucu madde kullanımında yaş ortalaması giderek düşerken, bu vahim tablonun, eğitim ve aile ilişkilerinin zayıflaması gibi pek çok nedeni var.


Uyuşturucu, heves, özenme, baskı ve ısrar gibi çeşitli nedenlerle gençleri tuzağına düşürebiliyor ve merkezi sinir sistemini yavaşlatan, uyaran ve faaliyetlerini bozan maddelerle tanışmasına neden olabiliyor.


Uyuşturucu madde kullanımında başta aile ilişkilerinin zayıflaması en büyük etken olarak gösterilirken, “ucu bucağı” olmayan internet de gençler ve çocuklarımızın hayatında tehdit oluşturabiliyor.


En büyük sorun olarak gösterilen zayıf ve bozuk aile ilişkileri de, ailenin, ergenlik çağındaki evlatlarının karakteristik özelliklerinde değişime uğramasına neden olabiliyor.


Aile olgusunun yanı sıra, arkadaş ortamının yıkıcı gücü de gençler için bir o kadar daha tehlike oluşturabiliyor.


Çoğunlukla genç yaşta uyuşturucuyla tanışma döneminin arkadaş ortamında gerçekleştiği gözlemleniyor. İnternet gibi büyük bir tehlike arz eden arkadaş ortamının temelini de yine zayıf ve geçimsiz aile ilişkileri atıyor.


Adanın dört bir yanına yayılmış ve ulaşımı artık çok daha kolay olan uyuşturucu maddeler, her türlü ortamda, çocuk ve yetişkin demeden insanların hayatını karartmaya devam ediyor.


Gençlerin bu zararlı alışkanlıklardan korunması ve sağlıklı yaşam bilincinin kazandırılmasında en büyük görev aile, eğitim ve sosyal kurumlarımıza düşüyor.

“Uyuşturucu kullanımına merak demek açık gerçekleri göz ardı etmek demektir”


Konuyla ilgili görüşüne başvurduğumuz Psikolog Ayla Kahraman, gençlerdeki merak duygusunun, tercih ve yönelimlerini etkilediğinin bilinen bir gerçek olduğunu, ancak, uyuşturucu kullanımı söz konusu olduğunda sadece “merak” demenin açık gerçeklere gözleri kapamaktan başka bir şey olmadığını dile getirdi.


Sistematik bir şekilde, çocuk, gençler hatta yetişkinlerin uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin tuzağına düştüğünü belirten Kahraman, bilgi kirliliğinin en yoğun yaşandığı bu dönemde, insanların doğal ağrı kesici olarak uyuşturucu maddeleri kullandığına işaret etti.


Kahraman, bazı insanların sorunlarından kaçmak, uyumak ya da seks yapmak için bu maddeleri kullandığına dikkat çekti.

“Gençler, her türlü kötü niyetin cephanesi olmaya uygun”


Merak, baskı ve özenmenin faktörleri hakkında da yorum yapan Kahraman, “Genç, meraklıdır, farklı olana özenir ve baskılara karşı boyun eğmez. Bunlar, genç olmanın doğal özellikleridir ve neslin gelişimi için gereklidir. Mesele, bu özellikleri gençleri yok edecek şekilde kullanmanın kolaylaştığı bir süreçteyiz. Gençler, her türlü kötü niyetin cephanesi olmaya uygun gelişimsel özellikler taşır. Ne yazık ki kötüyü durduramayan bir sistemde, çocuk ve gençleri korumak bir yana, eğitemiyoruz bile” dedi.


En temel sorun olarak geçimsiz aileler, eğitim ve arkadaş ortamının yıkıcı gücünün önemine dikkat çeken Kahraman, şunları kaydetti:


“Düşünün ki herhangi bir davranışsal sorun görüldüğünde, çocukluk ve gençlik dönemine gidilir. Boşanmış aile çocuğu mu, işlevsel olmayan bir ailede mi büyüdü? Kültürel çevre özellikleri nasıldı?


Çocuk ve gencin hem ailevi, hem akran, hem de eğitimsel ortamının işlevsel olması çok önemlidir.


Bu koşulların ne olduğunun önce ebeveyn tarafından doğru anlaşılması gerekmektedir. Çocuğunu kaybetmemek adına, her istediğine evet diyen ebeveynin, çocuğunu koruma becerisi, kendi eliyle katledilmiş olur.”


Kahraman, ebeveyn olmanın inceliklerinin elbette her anne babaya ve çocuğa göre farkındalık gösterdiğini ifade ederek, koşullar elverdiğince çocuk yetiştirme işinin ciddiye alınması gerektiğini bildirdi.


Ayla Kahraman, çocuğun yetiştirilme düzeninde sadece ebeveynin yer almadığını, eğitimcilerin de yetkin olması ve toplumun kurumlarının iş başında olması gerektiğinin altını çizdi.


İyi koşullar varsa, kötü koşulların da var olduğunu anımsatan Kahraman, acıtıcı tecrübeler, tercihler ve yaşantıların çocuk ve gençler için de var olduğuna dikkat çekti.


Ailelerin fark etmediği hatalarla ilgili de yorumlarda bulunan Kahraman, “Mesele, eldeki imkânlara göre, çocuğa seçenekler sunabilmektir. ‘Bilgisayar oynama, Ahmet ile görüşme, bara gitme’ derken, alternatif ve çekici bir şeyler bulmak zorundasınız” şeklinde konuştu.

“Bağımlılık sizi yok edene kadar içinizde kalmaya çalışır”


Bağımlılığın sadece fiziksel ve bedensel olmadığını belirten Psikolog Ayla Kahraman, bunun bir de duygusal ve psikolojik tarafı olduğuna dikkat çekti.


Uyuşturucunun kana işlediği gibi duygusal ve zihinsel işlevleri de etkisi altına aldığını söyleyen Kahraman, bağımlılığın, bedeni ve duygusal-zihinsel bütünlüğü kendine yatak yaparak, insanı yok edene kadar içinde kalmaya çalıştığını dile getirdi.


Bu çapta bir düşmanın güçlü olduğuna işaret eden Kahraman, bu düşman ile genç bir bireyin tek başına savaşamayacağını, ailenin ise tek başına destek olamayacağını söyledi.


Aynı zamanda psikolog, eğitimci, psikiyatr veya aklınıza gelebilecek pek çok unsurun tek başına işe yaramayacağının altını çizen Kahraman, kurumların ve ailenin birlikte çalışması gerektiğini anlattı.


Hem önleyici, hem de iyileştirici çalışmalar için sürekli eğitim ve tedavi yolları geliştirilmesi görüşünde olan Kahraman, uyuşturucu söz konusu olduğunda, insanların buna en önemli sorun olarak bakması gerektiğini belirtti.

“İnternet iyinin de kötünün de yayılması için elverişli bir ortam”


İnternetin de tehlikeli bir boyutta olduğuna dikkat çeken Ayla Kahraman, internet veya sanal âlemin iyinin de kötünün de yayılması için elverişli bir ortam hazırladığını ifade etti.


Denetimin şart olması gerektiğini söyleyen Kahraman, ama her neslin bir öncekinden daha ileride sanal ortama doğduğuna dikkat çekti.


Ayla Kahraman, “Bizim dışımızda ama aynı zamanda içimizde ve bizden güçlü bir düşman ile karşı karşıyayız” diyerek, “Küçük bir ayrıntı ama, çocuğunun oynadığı sanal oyunları oynayabilecek beceride olan ebeveyn, çocuğunun durumunu anlayabilir” ifadelerini kullandı.

“Aileler, anne- babalık becerilerini ciddiye almalı”


Ailelere çocukları hakkında tavsiyelerde de bulunan Psikolog Ayla Kahraman, ailelerin anne- babalık becerilerini ciddiye alması ve çocuklarının yapısına, gelişim dönemine uygun becerilerini çoğaltması gerektiğini söyledi.


Kahraman, “En başta televizyonu, çocuk bakıcısı olarak kullanırsak, kafamızı dinlendirmek için çocuğun eline tablet verirsek, onlarla görev icabı zaman geçirirsek, ortak paylaşımlara zaman bulmazsak, çocuklarımızla yabancılaşırız” şeklinde konuştu ve şöyle devam etti:


“Benim çocuğum bana yabancı, benden uzak ise yakınlık ihtiyacını kimle veya ne ile paylaşacak? Benimle duyarlı, doyurucu zaman geçirmezse, kiminle veya neyle geçirecek? Benimle oynamak isterse ve oynayamazsa, kiminle veya neyle oynayacak?.”


Kahraman, son olarak sorunlarımızın içinde hem sorular, hem de yanıtların var olduğunu, uyuşturucu konusunun ciddi bir toplumsal sorun olduğunu vurguladı ve “Hem aile, hem de çocuklar eğitilmeli ama bütün kurumlar iş başında olmalıdır” dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner96