banner6

Genelde Güven Yaratıcı Önlemler, özelde sporda güven

banner37

Kıbrıs’ta Güven Yaratıcı Önlemler çerçevesinde 1993’ten bu yana farklı farklı paketler gündeme geliyor. Bu paketlerin içindeki bazı maddeler belirli dönemlerde hayat bulurken, bazıları ise halen ortada duruyor.

Genelde Güven Yaratıcı Önlemler, özelde sporda güven
banner151

ANALİZ - Emine DAVUT YİTMEN

İki toplum arasındaki güvenin sağlanması, ileride birleşik Kıbrıs’ta huzur ve barış içinde yaşanması için hayati bir öneme sahip. Sorunun çözümüne yönelik siyasi anlaşma yapılabilir ancak öncelikle toplumların birbiriyle barışması gerekiyor.

GYÖ’ler, genelde iki toplum arasında günlük hayatı düzenleyen adımlar olarak düşünüldü ve zamanla içeriği de çeşitlendi. Spor da günlük hayatın bir parçası… Kıbrıs’ta her iki toplumun karşılıklı futbol, basketbol maçları yapması, atletizm organizasyonları düzenlemesi yönünde cesurca adımlar atılması gerekiyor. Kıbrıslı Türk gençlerine uygulanan spor ambargosunun kaldırılması amacıyla Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu (KTFF) ile Kıbrıs Futbol Federasyonu (KOP) arasında görüşmeler başlatılmış ancak bir sonuca varılamamıştı.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın, son olarak Rum tarafı ile spor konusunda ortak bir teknik komite oluşturulmasının ele alınabileceği noktaya gelinemediğini açıkladı ve buna gerekçe olarak da Rum tarafının iki yıl önce üzerinde karşılıklı anlaşılan birçok güven yaratıcı önlemin hayata geçirilmemesini gösterdi.

İki toplumun karşılıklı güven geliştirmesi isteniyorsa mutlaka bunun yolunun bulunmasının zamanı geldi. Teknik komite oluşturularak, ilk etapta tarafların konuşmaya başlamasının önemli olduğu düşünülüyor.

“Özel izinler” formül olabilir mi?

Bugün KKTC’den bir takım, Türkiye’deki bir futbol takımıyla karşılama yapamıyor. Oysa FIFA 1975 yılından 1983’e kadar geçen sürede, “özel izinle” dış temaslar için izin veriyordu. Bu verilen özel izin çerçevesinde, Türkiye’nin milli takımı ile Girne’de maç yapılmıştı. 1983 yılında KKTC’nin ilanın ardından, Türkiye Futbol Federasyonu yetkileri tarafından FIFA’ya bir yazı gönderilip, Türkiye’de maç yapılması için özel iznin devamı istendi ancak bu kabul edilmedi.

Liderlerin, sporda iki toplum arasında güven yaratıcı adımlar atmak için bu konuda inisiyatif alıp FIFA ve UEFA’dan “özel izin” talebinde bulunması halinde, bu yöndeki engellerin aşılabileceği düşünülüyor. Nitekim, 2005 yılında Yenicami – Nea Salamina arasında özel izin alınarak maç yapılmıştı.

“Spora siyaset karıştırılmasın deniyor” ancak Kıbrıs’ın “eşsiz” bir duruma sahip olduğu örneğinden yola çıkarsak iş zorlaşıyor. Fanatikler bu işi ne kadar bozar? Kuzey’deki stadyumun mülkiyet durumu nedir? Sporcular ne derece güvende olur? Tüm bunlar, ada içinde sporun önündeki engeller olarak ortaya çıkıyor.

İki toplum arasında spor karşılaşmaları yapılması turnuvalar düzenlenmesi bugün için uzak görünen şeyler olabilir ancak uzakları yakınlara getirmede siyasi liderlere görevler düşüyor.

İlk paket 1993’te sunuldu

Kıbrıs müzakereleri 1993 Mayıs ayından itibaren, BM Genel Sekreteri'nin önerdiği Güven Yaratıcı Önlemler (GYÖ) paketi üzerine odaklandı. Bu paket çerçevesinde, Lefkoşa Uluslararası Havaalanı ve Maraş’ın, BM idaresinde iki tarafın ortak kullanımına açılması öngörülmüştü.

Dönemin Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Rum Yönetimi Başkanı Glafkos Klerides arasında Ekim 1994’te BM Özel Temsilci Yardımcısı’nın gözetiminde GYÖ paketi ile ilgili beş görüşme yapıldı. Bu görüşmelerde Klerides, Kıbrıs Cumhuriyet’inin 1990 yılında yaptığı tek yanlı AB üyeliği müracaatının Türk tarafınca desteklenmesini, paketi kabul için ön şart olarak ileri sürdü. Neticede görüşmeler sonuçsuz kaldı.

Denktaş, 2 Nisan 2003 tarihinde dönemin BM Genel Sekreteri Kofi Annan ve Rum Yönetimi Başkanı Tassos Papadopulos’a mektup göndererek, güven artırmaya yönelik bir paket önerdi. Mektuplarda, 1993’teki Butros Gali’nin masaya koyduğu GYÖ paketinin hayata geçirilmesini istendi ve Lefkoşa Havaalanı’nın ortak kullanıma açılması karşılığında, kapalı bölge Maraş’ın BM kontrolünde Rumlara verilmesine hazır olunduğuna da yer verildi. Önerilen pakette, Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı dış ülkelere yönelik seyahat, turizm, ticaret ve ithalat/ihracat alanlarındaki kısıtlama ve ambargoların kaldırılmasının zamanın geldiği de vurgulanıyordu. Bu paketin uygulanması durumunda Türk yetkililerin, Türk hava ve deniz limanları yanında Türk hava sahasını da Rum gemi ve uçaklarına açarak bu olumlu adıma katkı koyabilecekleri belirtilmişti.

Papadopulos, Denktaş’a aynı gün yapılan Rum Ulusal Konseyi toplantısı ardından gönderdiği cevabi mektubunda Denktaş’ın görüşlerini paylaşmadığını belirtmişti.

2007’deki pakette Uzlaştırma Komitesi vardı

Kıbrıs Türk tarafınca diğer bir önemli GAÖ paketi 2007 yılında ortaya kondu. Dönemin Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, 16 Ekim 2007 tarihinde New York’ta BM eski Genel Sekreteri Ban Ki-Moon ile bir görüşme yaparak, Genel Sekreter’e Kıbrıs’ta iki taraf arasında olumlu bir atmosferin tesis edilebilmesi için bir GAÖ paketini sundu.

Bu pakette ara bölgede iki tarafın Silahlı Kuvvetleri’nin birbirinden uzaklaştırılması (dekonfrontasyon) yönündeki 1989 tarihli anlaşmanın genişletilmesi, Lokmacı (Lefkoşa içi) ve Yeşilırmak (KKTC’nin batı ucu) sınır kapılarının açılması, Erenköy’e serbest geçiş sağlanması, eşit sayıda Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum üyeden oluşacak bir Uzlaştırma Komitesi kurulması, karşılıklı tatbikatların sınıra yakın bölgelerde gerçekleştirilmemesi, Yiğitler-Pile yolunun inşa edilmesi, insan kaçakçılığı, uyuşturucu kaçakçılığı ve organize suçla mücadele gibi konularda taraflar arasında BM Barış Gücü aracılığıyla işbirliğinin artırılması yer alıyordu.

2012 yılında Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu tarafından önerilen özel temsilciler seviyesinde güven artırıcı önlemlerin görüşülmesi yöntemi hayata geçirildi. 2014 yılında ise Eroğlu ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasidis karşılıklı GYÖ listesi sundular.

Türk tarafının GYÖ listesi şu maddelerden oluşuyordu: Her iki tarafta da araç sigortası uygulamasının kaldırılması, Türkiye’den gelecek suyun (Güney’e) verilmesi konusunda işbirliği, Hidrokarbon alanında işbirliği için komite kurulması, Kıbrıs Rum ürünlerinin KKTC üzerinden Türkiye’ye ihracı, Lefkoşa, Larnaka ve Mağusa’ya ortak turlar (ring tour), Eğitim ve Kültür alanlarında bölücü inisiyatiflerden kaçınılması, Müslümanlara istedikleri camide ibadet etme hakkı tanınması, KKTC aracılığıyla Türk turist çekilmesi, Başparmaklar’daki 28 Kıbrıs Rum mayın tarlasının temizlenmesi, Liderlerin Kayıp Şahıslar Komitesi Antropoloji Laboratuarı’nı birlikte ziyareti.

Rum tarafın listesinde ise Ankara Protokolü’nün Türkiye tarafından benimsenmesi, Türkiye’nin dondurulmuş 8 başlığı ve Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından dondurulmuş 23, 24, 26 numaralı müzakere başlıklarının açılması, Maraş’ın iadesi için üç adımlı yol haritası, Mağusa Limanı’nın ürünlerin AB’ye ihracı için kullanılması, Lefkoşa Surlariçi’ndeki dini ve kültürel anıtların restore edilmesi, Mağusa Surlariçi’ndeki dini ve kültürel anıtların restore edilmesi, Türk askerlerinden 5-10 bin tanesinin (Ada’dan) çekilmesi, mayın tarlalarının temizlenmesi, Askerlerin ateşkes hattından uzaklaştırılması, Kentsel bölgelerde ateşkes hattının askersizleştirilmesi, Barikatların (Athienu-Kiracıköy-Piroi/Gaziler, Lefke-Aplıç, Baf Kapısı-Lefkoşa, Pomo-Paşiammo-Aşağı Pirgo, Aşağı Pirgo-Karavostasio/Gemikonağı) açılması, Telefon şebekelerinin 00357 kodu altında bağlanması, Antropoloji Laboratuarı’na ortak ziyaret gerçekleştirilerek Kayıp Şahısları Araştırma Komitesi’nin desteklenmesi, üç yeni teknik komite (Sendikalar, Tamir-İskân, Avrupa Birliği) kurulması vardı.

GSM’de gelişme yok

Takvimler 2015 yılını gösterdiğinde bu kez Cumhurbaşkanı Akıncı ve Anastasidis yeni GYÖ paketi açıklıyordu. Bu pakete ise şu maddeleri kapsıyordu:

“Batıda Lefke bölgesindeki Aplıç ile doğuda Gazimağusa yakınlarındaki Derinya sınır kapıları açılacak. Başka sınır kapıları açılması için de çalışma yapılacak, iki taraf arasındaki elektrik dağıtım şebekeleri irtibatlanacak. İki taraf arasındaki mobil telefonların karşılıklı dolaşımı sağlanacak. Kuzey’deki Türk operatörler ile Güney’de, Güney’dekilerle de Kuzey’de haberleşme sağlanabilecek. İki taraftaki radyo ve TV frekansları düzenlenecek, birbiriyle çakışmalar ortadan kaldırılacak. Cinsiyet eşitliği komitesi kurulacak, cinsiyet ayrımcılığı ile mücadele edilecek.”

Güncelleme Tarihi: 30 Mart 2017, 09:42
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner75

banner88

banner110