'Genetiğiyle oynanmış tohum getirilmesi kesinlikle yasak'

banner37

'Genetiğiyle oynanmış tohum getirilmesi kesinlikle yasak'
banner90

Cumhuriyet Meclisi’ndeki güncel konuşmalarda Doğu Akdeniz’deki gelişmeler, Kıbrıs konusu, BM Kıbrıs raporu, tarım politikaları, su yönetimi, gıda güvenliği, Lefke ilçesinin sorunları ele alındı.

UBP Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu, “Müzakerelerle İlgili BM’nin 17 Nisan 2019 Tarihli Durum Tespit Raporu” konulu bir konuşma yaptı. Hasipoğlu,  Rum tarafının, Annan Planı döneminden daha da geri giden pozisyonlar ortaya koyduğunu söyleyerek, Rumların sunduğu iki öneriyi buna örnek gösterdi.

Siyasi eşitliğin BM parametresi olduğunu anımsatan Hasipoğlu, Rum tarafının bu pozisyondan geri adım attığını söyledi.

Hasipoğlu, bugüne kadar birçok zirve yapıldığını, tüm konuların tartışıldığını ancak bugün BM’nin bu durumun tespitini yapamadığını ve hiçbir tarafı suçlayamadığını savundu. Kıbrıs Rum tarafının uzlaşmaz tutumunun BM raporuna yansıması gerektiğini ancak bunun yapılmadığını söyleyen Hasipoğlu, sürecin neticelenmesi ve sonuca evrilebilmesi için hangi adımları atıldığını sordu.

Oğuzhan Hasipoğlu, CransMontana’da haritanın müzakere masasına konduğunu ve hala masada olduğunu belirtti.

Müzakerelerde herkesin takvim ve sonuç odaklı müzakereden bahsettiğini ancak buna ilişkin bir pozisyon ortaya konamadığını savunan Hasipoğlu, sürecin sonlanması ve rapor konusunda cumhurbaşkanının hangi adımları attığını sordu.

Rum tarafının aslında ne istediğini bilmediğini, zamana oynadığını ve parametreler dışına çıktığını yineleyen Hasipoğlu, Kıbrıs Türk tarafının ise bu çıkmaz içindeki süreci seyretmeye devam ettiğini savundu.

Hasipoğlu, Kıbrıs Türkü’nün müzakere sürecinde bir geleceği olmadığı görüşünü tekrarladı.

ÇAVUŞOĞLU

UBP Milletvekili Nazım Çavuşoğlu, “Su Yönetimi Belediyelerin Açıklamaları ve Diğer Faaliyetleri” konusunda yaptığı güncel konuşmada, zihnen bitse de fiilen devam eden hükümetin görevlerini yapması gerektiğini belirtti.

Ülkede su yönetiminin doğru dürüst olmadığına işaret eden Çavuşoğlu, su yönetimi olmaması nedeniyle ülkenin bir çok zenginliği ve birikiminin tüketildiğini dile getirdi.

Anavatan Türkiye’den suyun gelmesiyle, sadece su ihtiyacının karşılanması değil, tüm ülkenin su yönetiminin düzeltilmesi gerektiğini ifade eden Çavuşoğlu, geçtiğimiz günlerde çalışma yapılacağı gerekçesiyle su kesintisi yapıldığını belirterek, yapılan çalışmanın ne olduğunu sordu.

Çavuşoğlu, Türkiye’den gelen su için döşenmesi gereken 200 km’lik boru olduğunu ancak bu boru hattının döşenmesi veya ihale edilmesinin gündeme gelmediğini söyleyerek, bu konu hakkında bilgi istedi.

Tarım sulama suyu için tünel çalışmalarının devam ettiği yönünde duyumları olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, boruların döşenmesiyle ilgili bir ihaleye şahit olmadığını belirterek, bu konuda bakandan bilgi istedi.

Atık suların geri kazandırılması hakkındaki süreç ve suyun fiyatlandırılması hakkında da sorular soran Çavuşoğlu, temizlenmemiş derelerin yarattığı sorunlara dikkat çekti.

GDO’lu ürünler ve tohumların ülkeye girmesini eleştiren Çavuşoğlu, yasaya rağmen bu ürünlerin adaya nasıl girdiğini sordu.

ŞAHALİ

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Erkut Şahali, suyun en değerli doğal kaynak olduğuna işaret ederek, su izinlerinin verilmesi sürecine ilişkin bilgi verdi.

Türkiye’den getirilen suyun gelişinin somutlaştığı 19 Temmuz 2010 tarihli anlaşmada Nazım Çavuşoğlu’nun imzası bulunduğuna dikkat çekerek, suyun fiyatının belirlendiği o anlaşmada ortada kalan bazı unsurların bulunduğundan 2 Mart 2016’da imzalanan anlaşmanın sancılı olduğunu aktardı.

Türkiye’nin kendi koşullarının belirleyici olduğu ihalelerin devam ettiğini kaydeden Şahali, bu suyun sorumluluğunun tamamen Türkiye’de olduğunu söyledi. Şahali, zaman sapması veya yapılamayan işler nedeniyle “bizim dönemimizde bunlar yapıldı, sizin döneminizde neler yapıldı” diye bir tartışmaya girmeyi doğru bulmadığını kaydetti.

Sulama tüneli inşaatının devam ettiğini ve bu konudaki kontrolün de Türkiye’de olduğunu anlatan Şahali, su konusunda yapılan diğer çalışmalar hakkında da bilgi verdi.

Yağmur suyu ve göletlerin temizlenmesi konusundaki çalışmaların kesintisiz devam etmesinin şart olduğunu vurgulayan Şahali, göletlerin ıslahı konusunda çalışmaların devam ettiğini kaydetti.

Geçtiğimiz günlerde yaşanan su sıkıntısının planlı bir su kesintisi olduğunu vurgulayan Şahali, çalışmaların Türkiye Devlet Su İşleri tarafından yapıldığını ifade etti.

Zeytinyağı konusundaki denetimlerin kesintisiniz yapıldığını söyleyen Şahali, halk sağlığının her şeyden önde geldiğini vurguladı.

Tohum ve Üretim Materyalleri Yasası’nın ülkeye genetiğiyle oynanmış tohum getirilmesini kesinlikle yasakladığını söyleyen Şahali, ancak hayvansal yemlerde ve gıda ürünlerinde bunun önüne geçilemediğini kaydetti.

Yeniden söz alan UBP Nazım Çavuşoğlu, su konusunda kendi dönemlerinde yapılan çalışmalar ve anlaşmalar hakkında bilgi verdi.

AKANSOY

CTP Milletvekili Asım Akansoy da “Doğu Akdeniz’deki Gelişmeler ve Kıbrıs” konusunda yaptığı konuşmada, sınıfsız sömürüsüz bir dünya özleminin devam ettiğini belirterek, dün yapılan tartışmalar bağlamında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’nı kutladı.

2 Mayıs’ta görüşülecek BM Genel Sekreteri Antonio Guteress raporuna dikkat çeken Akansoy, bu raporun olumlu olduğu görüşünü dile getirdi. Raporun önemine işaret eden Akansoy, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın ortaya koyduğu tezleri destekleyen bir raporla karşı karşıya olunduğunu ve eşitlik vurgusu üzerinde durulduğunu söyledi.

Bu raporda geçmiş mutabakatlara vurgunun da söz konusu olduğuna dikkat çeken Akansoy, raporda 11 Şubat belgesine de atıfta bulunulduğunu kaydetti.

banner9
Söz konusu raporda varılan mutabakatlara da vurgu olduğunu belirten Akansoy, yapılan açıklamalarda bakıldığında bu raporun fazla önemsenmediği izlenimine kapıldığını, ancak bu raporun çok önemli olduğunu vurguladı.

“Rapor bize yeni bir proaktif adım için zemin sağlamıştır” diyen Akansoy, önemli olanın uluslararası camiayla aynı dili konuşmak olduğunu belirtti. Akansoy, bunu yaparken kendi hak ve çıkarlarımızın korunabilmesinin önemine işaret etti.

Her iki tarafın da kazanabileceği bir çözüme ihtiyaç olduğunu vurgulayan Akansoy, ileriki süreçte Guteress çerçevesinin yerini alabilecek yeni dinamiklerin söz konusu olabileceğine inanç belirtti.

ÇALUDA

UBP Milletvekili Aytaç Çaluda, “İçişleri Bakanlığı’nın İcraatları” başlıklı konuşmasına başlamadan önce Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Zeki Çeler’e eleştirilerde bulunarak, 1 Mayıs’ta sadece yasaları uygulaması çağrısında bulundu. Çaluda ayrıca İçişleri Bakanına gece kulüplerinin de 1 Mayıs’ta kapalı olup olmayacağını sordu.

Çaluda, Lefke’nin bir ilçe olmasına rağmen, bölgeye yatırım yapılmadığını ve sorunların aynen devam ettiğini kaydetti. İlçenin bir polis müdürü ve kaymakamlık binası bulunmadığını vurgulayan Çaluda, bölgedeki diğer sorunlara da işaret etti.

Aplıç-Lefke Merkez yolunun yeniden yapılması gerektiğini söyleyen Çaluda, gençlere sosyal konut ve arsa verilmesi konusunda da gerekli girişimlerin yapılmasını istedi. Hakkı olanlara arsaların verilmediğini, hakkı olmayanlara ise dağıtıldığını savunan Çaluda, 2000’li yıllardan beri kaynak paketi açılmadığını kaydetti.

Konuşmasında cezaevinde yaşanan sıkıntılara da değinen Çaluda, belediyeler konusunda yapılacak reformlar konusunda bilgi istedi.

BAYBARS

İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars da Çaluda’ya cevaben yaptığı konuşmada, Lefke’nin gerekli planlamalar ve altyapı çalışmaları yapılmadan ilçe ilan edildiğine işaret etti.

Göreve geldiklerinden bu yana Lefke için yaptıkları hakkında bilgiler veren Baybars, Bakanlar Kurulu’ndan Lefke’deki tarihi bir binanın kaymakamlık olması amacıyla karar çıkarıldığını ve burasının proje aşamasına geldiğini aktardı.  

Memur sorunu da olduğuna işaret eden Baybars, önce bina sorununu çözerek işe başlayacaklarını, Lefke İmar planı için ise çalışmaların devam ettiğini kaydetti.

Kermiya Şehit çocuğu arsaları konusunda ise, kanalizasyon çalışmaları yapıldığını ve biter bitmez altyapı çalışmalarına başlanacağını aktaran Baybars, eşdeğer sorunu konusunda da bilgiler verdi.

Bu konudaki çalışmaların devam ettiğine işaret eden Baybars, kimlere ne puan verildiği konusunda İskan Dairesi’nde ciddi sıkıntılar bulunduğunu kaydetti.

Kaynak paketi veya sorunun tümden çözülmesi konusunda çalışmaların devam ettiğini ifade eden Baybars, Belediyeler Reformu konusunda da bilgiler vererek, bu konuda üç alternatifleri bulunduğunu ve bunların tartışılarak, en doğru modelin bulunacağını aktardı.

Sosyal Konut projesinin çizildiğini, maliyet keşfi çıkarıldıktan sonra kritere bağlı çalışma yapılacağını ve halkla buluşturulacağını anlatan Bakan Baybars, bakanlık nezdinde verilen kriterlerde bir değişiklik olmadığını kaydetti.

Cezaevindeki sorunlara değinen Baybars, gardiyanların terfileri konusunda uzun yıllar sıkıntılar yaşandığını anımsattı.

Baybars, muhtarlık binalarının gecikme sebebinin projeyi çizen kişinin uygun olmamasıyla alakalı olduğunu belirtti.

Gece kulüpleriyle ilgili de ceza yasasında yapılacak düzenlemenin ardından adım atacaklarını ifade eden Baybars, kısa vadeli olarak ülkeye girişte 4 dilde bröşür hazırlandığını, 3 dilde de hizmet akdi hazırlandığını ve hizmete konduğunu söyledi.

TOPAL

Halkın Partisi Milletvekili Hasan Topal, “Bilim Teknoloji ve Sosyal Değişimin Kıbrıs Eğitim Sistemindeki yansımaları” konulu konuşmasında, bunu gençler için bir çağrı olarak yaptığını belirterek, iletişim araçlarının tüm çocukların hayatında büyük yer tuttuğunu ve günümüzde bireylerin sosyalleşmeyi teknoloji üzerinden sağladığını söyledi.

Bu davranışların farklı sorunlara neden olduğuna işaret eden Topal, bu konudaki en önemli görevin aileye, sonrasında da okullara düştüğünü kaydetti.

Topal, eğitimde yapılan hatanın telafisi olmadığını söyleyerek, eğitimin geleceğin aynası olduğunu ve hayatı kolaylaştıran küçük teknolojik cihazların aynı zamanda toplum yaşamına ve bireysel iletişime zarar verdiğini belirtti.

Teknolojik gelişimin boşanmaların artmasına da etki ettiğini söyleyen Topal, boşanmalardan dolayı çok velili aile yaşamının da arttığına işaret etti.

Topal, dünyada tek tip düşünemeyen, değerlendirme yapamayan insan tipinin yaratılmaya çalışıldığına inandığını belirterek, bu konunun daha detaylı konuşulması, hatta bir çalıştay konusu olması gerektiğini söyledi.

SANER

UBP Milletvekili Ersan Saner de “DAÜ’de Sendikal Yaşam ve Hükümetin Çıkardığı Engeller” konulu konuşmasında,1 Mayıs’ta kimsenin çalışmasını arzulamadığını belirterek, İş Yasası gereği çalıştırılmaması gereken bir günde işçi çalışıyorsa, yapılacak olanın belli olduğunu söyledi.

Saner, DAÜ’deki yetkili sendika tartışmalarına değinerek, üniversitede bugün 3 sendika bulunduğunu ve 2017’de seçilen yetkili sendikanın bakanlığa yazı göndererek, toplu iş sözleşmesi için görüşme talebinde bulunduğunu belirtti.

Atılan adımların çoğuna yasanın müsaade etmediğini ileri süren Saner, DAÜ’de mevcut sendikanın referandumla belirlenmesi gerekirken, konunun yargıya gitmesini eleştirdi.

Konuyu emekten yana parti mensubu bakanın çözememesini de eleştiren Saner, Çalışma Bakanı’na yargıyı bu konuyla meşgul etmeden, işbirliğiyle irade ortaya koymaya çağırdı.

Konuşmaların ardından yazılı ve sözlü sorular cevaplandırıldı. Meclis Genel Kurulu daha sonra bugünkü çalışmalarını tamamladı. Genel kurul 6 Mayıs pazartesi saat 10.00’da yeniden toplanacak.

Güncelleme Tarihi: 30 Nisan 2019, 19:28
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner96

banner108