Gıda güvenliği risk altında

banner37

2014’te yürürlüğe giren Gıda Yasası’nın üzerinden 6 yıl geçti ancak yasanın emrettiği tüzükler bile çıkarılmadı. Gıda Yasası’nın tam anlamıyla uygulanmadığı ülkede, denetim mekanizması da tam olarak oluşturulmadı. Halk, mutfağına soktuğu gıdanın ne kadar sağlıklı olduğunu bilmiyor. Uzmanlar, ise uyarıyor:

Gıda güvenliği risk altında
banner90
banner99

SAĞLIKSIZ GIDA ÖLDÜREBİLİYOR… Gıda güvenliği noktasında ülkedeki birçok eksikliğin bulunması, gıda güvenliğini ciddi şekilde tehdit ediyor. Güvenli olmayan gıdaların tüketilmesi durumunda kişilerde ölümlere varabilecek çeşitli hastalıklar görülebiliyor. Covid-19 süreciyle birlikte ithalat ve ihracat unutularak yerli üretim ön plana çıkarken, üretilen gıdaların güvenliği ise akıllarda soru işareti bırakıyor. Gıda mühendisleri, gıda güvenliğinin sağlanabilmesi için devletin politikalar geliştirmesi gerektiği üzerinde duruyor.

POLİTİKALAR GELİŞTİRİLMELİ… Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Sıdıka Can, gıda güvenliği denetiminden sorumlu kurumların denetim açısından yetersiz olduğuna dikkat çekerek, Genel Gıda ve Yem Yasası’na uyulmadığını söyledi. Belediyelerin, gıda güvenliği denetim ekipleri açısından oldukça zayıf olduğunu iddia eden Can, birçok belediyede gıda güvenliği uzmanının bulunmadığını anlattı. Gıda Mühendisleri Odası eski Başkanı Naile Soyel ise Covid-19 süreciyle yerli gıda üretiminin öneminin anlaşıldığını dile getirerek, gıda güvenliği noktasında politikalar ile mevcut yasaların ve tüzüklerin geliştirilmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Ahmet UÇAR

   Ülkemizde 2014’te yürürlüğe giren Genel Gıda ve Yem Yasası’nın uygulanamaması ve ülkedeki gıda güvenliği alt yapısının gelişmemiş olması nedeniyle gıda ürünleri ciddi risk taşıyor.

   Gıda güvenliği denetim mekanizmasını bünyesinde taşıyan bakanlıklar ve belediyelerin denetim noktasında yetersiz olması da birçok soruna yol açıyor.

   2014’te yürürlüğe giren Gıda Yasası’nın üzerinden 6 yıl geçmesine rağmen yasanın emrettiği tüzüklerin bile çıkarılmaması, yasanın tam anlamıyla uygulanmasının önünde engel oluşturuyor.

   Gıda Yasası’nın tam anlamıyla uygulanmadığı ülkede, denetim mekanizmasının da tam olarak oluşturulmaması, gıda güvenliği açısından sınıfta kalındığı yorumları yapılıyor.

   Halk, mutfağına soktuğu gıdanın ne kadar sağlıklı olduğunu bilmiyor. Uzmanlar, soframızdaki gıda ürünlerinin ciddi risk taşıdığı görüşünde.

   Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Sıdıka Can, gıda güvenliği denetiminden sorumlu kurumların denetim açısından yetersiz olduğuna dikkat çekerek, Genel Gıda ve Yem Yasası’na uyulmadığını ve geçmiş dönemlerde yanan Devlet Laboratuvarı’nın yeniden inşa edilmediğini ifade etti.

   Gıda Mühendisleri Odası eski Başkanı Naile Soyel de Covid-19 süreciyle yerli gıda üretiminin öneminin anlaşıldığını dile getirerek, gıda güvenliği noktasında politikalar ile mevcut yasa ve tüzüklerinin geliştirilmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Can: Yasaların uygulanmasında zayıf kalınıyor

   Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Sıdıka Can, 2014’te Genel Gıda ve Yem Yasası’nın çıkarıldığını bildirerek,

bu yasanın altındaki tüm yasaların uygulanması noktasında ise zayıf kalındığını belirtti.

   Can, özellikle bazı tüzüklerin çıkarılmamış olmasının da söz konusu yasanın uygulanmasına engel teşkil ettiğini ifade etti. Can, bu yasaya göre gıda güvenliğinde yetkili bakanlıkların Tarım ve Sağlık Bakanlıkları olduğunu, ancak bu bakanlıklardaki gıda güvenliği denetim ekiplerinin yetersiz kaldığını vurguladı.

   Yasaların uygulanamamasında özellikle siyasî istikrarsızlığın payının büyük olduğuna işaret eden Can,

“Bakanların, müdürlerin, müsteşarların sürekli değişmesi, bu yasaların uygulanmasında büyük bir engeldir” dedi.

   Sağlık Bakanlığı’na bağlı Devlet Laboratuvarı’nın yanmasının ardından yeni bir laboratuvarın inşa

edilmemesinin de ciddi bir sorun olarak karşımıza çıktığını anlatan Can, “Laboratuvarımız akreditasyonunu

yitirmiştir” şeklinde konuştu.

“Belediyeler, gıda güvenliği denetiminde yetersiz”

   Belediyelerin, gıda güvenliği denetim ekipleri acısından oldukça zayıf olduğunu iddia eden Can, birçok

belediyede gıda güvenliği uzmanının bulunmadığını anlattı.

   Can, bu nedenle yapılan gıda ürünleri denetimlerinin konuyla ilgili uzmanlığı olmayan kişiler tarafından

gerçekleştirilmeye çalışıldığını ifade ederek,  bu durumun sağlıklı bir çözüm olmadığına dikkat çekti.

   Covid - 19 sürecinde yerli üretimin desteklenmesi konusunun gündemde yer edindiğini anımsatan Can, bu

desteğin, ürünlerin kalitesinin arttırılmasıyla gerçekleşmesi gerektiğini kaydetti.

   Can, yerli gıda üretim ve gıda sanayisine yönelik kaliteli ve güvenli gıda üretimi için devletin politikalar

geliştirmesi gerektiğine dikkat çekerek, ayrıca içerisinde mutlaka gıda mühendislerinin bulunulduğu eğitim ve

denetim mekanizmalarının da kurulması gerektiğini bildirdi.

   Bu yasaların uygulanmamasının güvenli gıda üretimini olumsuz etkilediğine işaret eden Can, böylece gıda

güvenliğinin risk altında bulunduğunu söyledi.

Soyel: Covid-19 pandemi sürecinde yerel üretim ve gıda güvenliğinin önemi anlaşıldı

   Gıda Mühendisleri Odası eski Başkanı Naile Soyel de Covid-19 süreciyle hayatın belirgin bir şekilde değiştiğini belirterek, ekonomik ve sosyal hayatın da farklılaştığını kaydetti.

   Soyel, gıda güvenliğinin tek başına ele alınmaması gerektiğini dile getirerek, gıdanın geniş bir çerçevede değerlendirilmesinin daha doğru bir yaklaşım olduğunu kaydetti.

banner134
   Tarım sektöründen başlayarak daralmaya doğru gitmeye başlayan ekonomi, gıda sanayisinin yaşadığı zorluklar, pandemi süreciyle turistsiz ve öğrencisiz kalan nüfusun küçülen bütçesi, insanların dolaşımının dünya genelinde sınırlandırılması gibi konulara dikkat çeken Soyel, tüm bu unsurlara bakılarak yerli üretimin öneminin daha belirgin şekilde anlaşılabileceğinin altını çizdi.

   Soyel, kendi kaynaklarımızla üretebilmenin ve ‘güvenli gıda’ kriterlerini de en doğru şekilde uygulayabilmenin önemine vurgu yaparak, bu uygulamaların tüm toplumun hem ekonomi, hem de sağlık alanında güçlenmesine önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.

Gıda güvenliği politikaları geliştirilmeli

   Soyel, gıdaların güvenli olmadığı durumda insan sağlığı açısından çeşitli riskler taşıdığına dikkat çekerek, söz konusu ürünlerin ciddi sağlık sorunlarına, hatta ölümlere yol açabildiğine vurgu yaptı.

   Gıda güvenliği noktasında üreticilerin, üretim aşamasından satış koşullarına dek tüm aşamalarda güvenli gıda kriterlerini sağlamasının önem arz ettiğini belirten Soyel, üreticilerin ve tüm bunları kontrol edecek devlet mekanizmasının bu yönde politikalar yürütmesi gerektiğini kaydetti.

   Naile Soyel, şöyle devam etti:

   “Tüm halkımızın ve aynı zamanda gıda ekonomimizi etkileyen ülke turizm sektörünün yerel / lokal ürünleri, ayrıca gıda sektörünün de yeni teknolojik gelişmeleri takip etmesi önem arz ediyor. Özellikle tarımsal ürünlerde toprağı, güneşi, suyu, iklimiyle en lezzetli sebze ve meyveleri yetiştirebilen bu coğrafyadaki üretimin geliştirilmesi için her türlü bilimsel çalışmanın da yapılması gerekiyor.”

“Gıda Yasası yeniden şekillenmeli”

   Gıda güvenliğinde yasal mevzuatın önemli bir yere sahip olduğunu belirten Soyel, üretimin günün koşullarına uyarlanacak tüzüklere göre gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi.

   Soyel, 2014’te Gıda Yasası’nın çıkarıldığını anımsatarak, bu yasaya ek çıkarılması gereken yasaların olduğunu ve bu yasanın işaret ettiği tüzüklerin de çalışılması gerektiğini bildirdi.

   Soyel, “Yasalar izlenmesi gereken yolu çizer. Yol bellidir, sorumluluk ise üreticinindir. Yani üretilen gıdanın güvenli olmasını sağlamak üreticinin görevidir. Bunun aksi tespit edildiği durumda da cezai yaptırımı uygulayacak otorite konumunda olan ise devlettir. Böyle bir durumda cezai yaptırım uygulanmak zorundadır ki caydırıcılık sağlansın ve haksız rekabetin önüne geçilebilsin” şeklinde konuştu.

“Denetim mekanizması bağımsız bir otorite olarak güçlenmeli”

   Gıda güvenliği noktasında denetimlerin büyük öneme sahip olduğunu kaydeden Soyel, gıda güvenliğini denetleyecek bağımsız bir otoriter role ve güce sahip olan bir ekibin yetiştirilmesi gerektiğini ifade etti.

   Soyel, böyle bir ekibin oluşturulabilmesi için gereken teknik desteğin de sağlanması gerektiğine işaret ederek, ayrıca gıda güvenliği noktasında da belli kriterlere ve normlara uyulması gerektiğini belirtti.

  Naile Soyel, “Üreticilere kredi desteği verildiği gibi teknik anlamda gıda güvenliği ve yasal mevzuat ile ilgili bilgiler de verilmelidir” dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75