banner6

GİKAD-İŞ’te kadınlar zirvesi yapıldı

banner37

GİKAD-İŞ’te kadınlar zirvesi yapıldı
banner8

Kıbrıs Türk Kadın Girişimciler Derneği  GİKAD’ın , Türkiye Belediyeler Birliği, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Kadın Girişimciler  Kurulu işbirliğinde,  Global Girişimcilik Haftası kapsamında  düzenlediği,  “İş’te Kadınlar Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Buluşuyor”zirvesi  13 Kasım’da yapıldı.

Girne Acapulco Resort Otel ev sahipliğinde, gerçekleşen etkinlik,   Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden , iş dünyası, iş dünyasında  örgütlü meslek birlikleri,sivil toplum, kurum kuruluşların üst düzey yöneticileri ve temsilcilerinden oluşan ,seçkin isimleri bir araya getirdi.

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan, Kıbrıs Türk  Girişimci İş Kadınları  Derneği Başkanı  İçim Çağıner Kavuklu,   “İş’te Kadınlar Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Buluşuyor”zirvesiyle, Türkiye’de alanında lider  başarılı iş kadınlarının  KKTC’deki kadınlarla buluşarak,   bilgi birikimlerini , tecrübelerini  paylaşıp,  kadın dayanışmasının en güzel örneğini sergilediklerini vurguladı..

Kıbrıs adası, Kıbrıslı Türklerin tarihi , gelenekleri kültürü ve Kıbrıs   Türk Kadınının kimliği hakkında bilgi veren Kavuklu, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan adada, Kıbrıs Türk Kadınının , adaya geldiği günden bu yana  erkekle birlikte gerek tarlada, gerek savaşta gerekse ailesi için omuz omuza çalışarak ,kendini,  çocuklarını eğiterek , geliştirerek,  kültürünü , geleneklerini  el sanatlarını dinini dilini varlığını koruyarak bu günlere taşıdığının söyledi.

 1974 öncesi varoluş mücadelesinde yer alan Kıbrıs Türk kadınının , KKTC’nin kurulmasıyla, eğitimde , üretimde, iş hayatında  daha aktif ve verimli bir rol aldığını  dile getiren Kavuklu, 1983’ten sonra,  özgürleşen, refahı artan , ticaretin , turizmin , yüksek öğrenimin, emlak piyasasının geliştiği , memuriyetin ,  ulaşım, eğitim  imkanları arttığı ülkede kadının da iş yaşamında daha aktif olarak yer almaya başladığını kaydetti.

Türkiye Cumhuriyeti dışında hiçbir ülke tarafından  tanınmadığı için ambargolara maruz kalan KKTC’nin, büyük bir mücadeleyle varlığını sürdürdüğünü anlatan Kavuklu,  Kıbrıslı Rumların bugün hala , Kıbrıs’ı bir Helen Adası olarak gördüğünü, yeni nesillere Türk düşmanlığını ı öğrettiğini ,adada turizmi, doğal gaz ve petrol zenginliklerini,  yönetimi  Kıbrıs Türk halkıyla paylaşmak istemediğini  anımsattı.

Lokomotif sektörü turizm olan ülkede direkt uçuşların olmamasının en büyük sorun olduğunu dile getiren Kavuklu, seçkin üniversiteleriyle , artık bir bilim yuvası olan Kuzey Kıbrıs’ta , Türkiye’den gelen suyun Mesarya Ovasına ulaşmasıyla , tarımda da önemli aşama kaydedeceğine inanç belirtti.

GİKAD olarak misyonlarının, kadının tüm ekonomik faaliyetler,bilim, sanat , siyaset sosyal sorumluluk projelerinde sadece katılımcı  değil , karar verici  olmalarına kaktı sağlamak olduğunu söyleyen Kavuklu, KKTC genelinde  kadını ekonomik  ve sosyal  hayatına siyasi  bir ayırım gütmeden dokunarak iyileştirmeyi hedeflediklerini  söyledi.

Kız çocukları ve Kadın haklarını korumak ve geliştirmek  için uğraşırken, onları eğiterek güçlendirmek   için GİKAD Akademiyi ,  kadın üretiminin ekonomide daha fazla yer alması,çeşitlendirilmesi  kalitesinin arttırılması  için   Gika-koopu kurduklarını ,anımsatan Kavuklu,bunun yanında bir tarım projesi hazırladıklarını anlattı.

Güçlü kadının güçlü çocuklar güçlü aile , güçlü toplum ve ülke anlamına geldiğini vurgulayarak, bunu sağlamak için Türkiye Cumhuriyetinden gelen  paydaşların bilgi ve tecrübelerinden faydalanmak istediklerini vurgulayan Kavuklu, İş’te Kadın Buluşmasının da gelenekselleşmesini istediklerini söyledi.

Etkinlikte daha sonra,  İş İnsanı Demet Sabancı Çetindoğan, pandemi döneminde, özellikle kadın üretim ve emeğini desteklemek amacıyla kurulan   “SHOPSA-Kadın  E Ticaret Platformu, hakkında bilgi verdi.

Türkiye Kadın  Girişimciler Derneği-KAGİDER Başkanı   Emine Erdem : ”Kadın  Girişimciliğinde Yerel Yönetimlerin Yeri”,konulu bir sunum gerçekleştirerek, Türkiye’de,  kadın girişimcilerin  yerel  yönetimlerden beklentileri   konusunda yaptıkları  araştıranın sonuçları hakkında bilgi verdi.

Yerel yönetimlerde kadın girişimciliğini geliştirmek için yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi veren  Erdem, Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Politikaları eski  Bakanı ,  Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in Gaziantep’te , kadın girişimciliğini geliştirmek , kadını sosyal ekonomik  ve diğer her konuda  güçlendirmeye yönelik  politikaların , tüm ülkeye örnek olması ve yaygınlaştırılması gerektiğine de vurgu yaptı.

”Sosyal Proje ve Sosyal Girişimcilik” konulu bir konuşma yapan  TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı  Nurten Öztürk de konuşmasında, pandemi döneminin , Türkiye’de kadın girişimcileri  nasıl etkilediği hakkında bilgi verdi.

Türkiye’nin 155 ülke arasında kadın istihdamında  153’üncü sırada olduğunu anımsatarak, ülkede , kadın cinayetlerinin ortadan kalkması kadın ve erkeğin ekonomiden sosyal yaşama  , haklardan  eğitime ve politikaya her platformda eşit olması için , kadının güçlendirilmesi gerektiğine vurgu yapan  Öztürk, kadını ekonomik açıdan güçlenmesi  için,  teknolojiyi  dijital ortamı öğrenmesi, proje geliştirmesi ,eğitilmesi , kadın projelerinin   teşviklerle desteklenmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Etkinlikte daha sonra  Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Politikaları eski  Bakanı ,  Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in zirve için gönderdiği video mesaj yayınlandı.

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın   Eşi Sibel  Tatar da organizasyonu düzenlenmesine katkı koyan herkesi kutlayarak, kadın dayanışmasının önemine vurgu yaptı,  bu dayanışmayla  geleceğin kadınların çağı olacağına inanç belirtti.

 “Havaya , Suya, Toprağa ve Kadına Saygı” başlıklı bir konuşma yapan Sibel Tatar, bu 4 başlığın yaşamın vazgeçilmez  en önemli 4 unsuru olduğunu ifade etti.

Hava kirliliğinin sadece insanların  değil tüm canlıların  yaşamlarını olumsuz etkileyen bir sorun olduğunu kaydeden Tatar, hava kirliliğini azaltmak için yakıt  tüketiminin azaltılması, temiz enerji kaynakları ve kaliteli  yakıt kullanılması,  artıma tesisleri kurularak atıkların değerlendirilmesi,  düzenli sağlıklı boşaltılması , sanayide  sitelerin şehirlerden uzak , bacaların filtreli  ve yeterli yükseklikte  ve olması , yenilenebilir enerji kullanımı ve toplu taşımanın teşvik edilmesi gerektiğini söyledi.

Ülkede toplu taşımanın yaygın olmamasının , hava kirliliğinde ciddi bir etken olduğunu dile getiren Tatar,ağaçlandırmanın  önemine de işaret etti.

Yeryüzünde canlı yaşamının vazgeçilmesi olan su kaynaklarının  ilkim  değişikliği, aşırı tüketim ve sulama, enerji ve üretim faaliyetlerindeki yanlış uygulamalar nedeniyle  her geçen gün tükendiğine dikkat çeken Tatar,  dünyada 750 milyon insan 43 farklı ülkede su kıtlığı çektiğine vurgu yaptı.

Birleşmiş Milletlerin, iklim ve  su değişikliği temasıyla  yayınladığı  dünya su değişimi programında,  küresel su kullanımının son 100 yılda 6 kat arttığına dikkat çekildiğini dile getiren Tatar, dünyanın  son 100 yılda  doğal sulak alanlarını yarısını ve bununla birlikte  önemli sayıda Tatlısu türünü kaybettiğini, i 2030 yılına kadar yüzde 40 oranında su açığıyla karşı karşıya kalabileceğini belirtti.

Su kaynakları kısıtlı , kurak bir iklime sahip KKTC’de , Türkiye’den gelen 75 milyon metre küplük suyun ,  ada için büyük önem taşıdığına da vurgu yapan Tatar, konuşmasında, toprak kirliliğinin de , hava ve su kirliliği kadar önemli bir sorun olduğuna dikkat çekti..

Yaşamda, su , hava ve toprak gibi kadının da vazgeçilmez olan Kadına da saygı duyulması gerektiğini  vurgulayan  Sibel Tatar,ilk çağlarda  her şeyi paylaşan kadın ve erkeğin, farklılıkları keşfettikçe birbirlerinin üstünde egemenlik kurmaya çalıştığını, medeniyet geliştikçe , iki kutup haline gelerek, cinsiyetler arasında bir mücadele başladığını kaydetti.

Tarihin ilk çağlarında, doğurganlığı yaratıcılığı, çoğalmaya katkısı,  kontrolü yaratıcılığı ve üretkenliğiyle  ana tanrıça figürlerinde yer alan ön planda olan kadının, tarımın üretimin, sehirlerin, sınırların, savaşların, mal sahipliği  tüccar sınıfı ve köleliğin gelişmesiyle  yerini erkeğe bıraktığını  söyleyen Tatar, kölelikle birlikte kadının statüsünün düştüğünü ve yüzyıllar süren  eşitlik ve hak arayışı mücadelesinin başladığını  belirtti.

Günümüzde, kadına yönelik şiddetin önlenmesine yönelik  tüm çalışmalar, alınan tüm tedbirlere rağmen,  kadına yönelik şiddetin  tüm dünyada en önemli insan hakkı ihlali olarak devam ettiğini  dile getiren Tatar,  Dünya Sağlık örgütünün verilerine de değinerek,oransal  değişiklik gösterse de dünyanın her yerinde,  kadına yönelik şiddetin ,  psikolojik, cinsel , fiziksel  ve zihinsel olarak endişe verici boyutlarda devam ettiğini söyledi..

Ülkede de kadına yönelik şiddetin,  endişe verici boyutta , önemli  bir sosyal sorun olduğunu  vurgulayan Sibel Tatar, Şubat 2020’de bir sivil toplum örgütünün yaptığı anketin, ülkedeki kadınların  yüzde 60’ının psikolojik , yüzde 40’ının fiziksel şiddete, kadınlardan dörtte birinin  cinsel , diğer bir dörtte birlik bölümünün  ise  ekonomik şiddete uğradığını ortaya koyduğunu  kaydetti.

banner134

Şiddet uygulayanların kökeninde , bağımlılık, işsizlik, küçük yaşta  şiddete maruz kalma ve  öfke kontrolü sorunlarının  yer aldığını söyleyen Tatar, ülkede ,devlet ve sivil toplum örgütlerinin   kadına yönelik şiddetin önlenmesine yönelik çalışmalarına  değindi.

Şiddet mağdurlarının,7/24  Sosyal Hizmetler Dairesi bünyesinde  Alo 183 ihbar hattı, Polis Genel Müdürlüğü bünyesinde 155 polis imdat hattına başvurabileceğini belirten  Tatar, 25 Kasım 2018’de Polis Genel Müdürlüğü  çatısı altında Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Biriminin kurulduğunu  anımsattı.

Tatar,  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Barolar Birliği arasında imzalanan protokollerle ,boşanmak isteyen ancak ekonomik gücü olmayan şiddet mağduru kadınlara  destek verildiğini  söyledi.

Güncelleme Tarihi: 17 Kasım 2021, 10:31
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner104