Günde 2, yılda 700 kanser vakası

banner37

KHYD Başkanı Raziye Kocaismail, ülkede en yaygın kanser türlerinin meme ve prostat kanseri olduğunu belirterek, kanser hastalığının ülkedeki yaygınlığını dernek istatistik kayıtlarıyla gözler önüne serdi

banner87
Günde 2, yılda 700 kanser vakası
banner90
banner8

27 YILDA 21 BİN VAKA… KHYD Başkanı Raziye Kocaismail, günde 2 yeni vakanın derneğe kayıt yaptırdığına dikkat çekerek, her yıl 700 yeni kanser hastasının aralarına katıldığını vurguladı. 1993 yılından bu yana derneğe kayıtlı vaka sayısının 21 bin olduğunu söyleyen Kocaismail, bu sayının içerisinde yer alan 7 bin civarı kişinin çeşitli kanser hastalıkları nedeni ile hayatını kaybettiğini belirtti. Öte yandan bu sayılar sadece derneğe kayıtlı vakalardan yola çıkarak belirlenirken, vaka sayısının bu rakamların çok üzerinde olduğu biliniyor.

MEME VE POROSTAT KANSERİ 1’İNCİ SIRADA… Kocaismail, ülkemizde görülen kanser vakalarının büyük oranının kadınlarda meme, erkeklerde prostat kanseri olduğunu vurguladı. Birinci sırada görülen meme ve prostat kanserinin ardından ikinci sırayı hem erkeklerde hem de kadınlarda akciğer kanserinin aldığını söyleyen Kocaismail, üçüncü sırada ise bağırsak ve mide kanserinin yer aldığına dikkat çekti.

Eniz ORAKCIOĞLU

Tüm dünyanın en büyük sorunlarından biri olan kanser hastalıkları, ülkemizde de doğrudan veya dolaylı olarak birçok insanın yaşadığı büyük bir sorun.


Çok uzun yıllar boyunca kanser vakalarının net sayısı bilinmez ve istatistiği tutulmazken, birkaç yıl önce hazırlanıp yürürlüğe giren “Kanser Bildirim Zorunluluğu Yasası” ile birlikte istatistik tutulmaya başlandı.


Sağlık Bakanlığı ve Doğu Akdeniz Üniversitesi Dr. Fazıl Küçük Tıp Fakültesi arasında ortak yürütülen Kanser Kayıt Projesi ile birlikte 2012’den 2016’ya kadar olan istatistikler toplanarak kamuoyu ile paylaşıldı.


Çalışmanın verilerine göre, KKTC’de 5 yılda, 3 bin 633 yeni kanser vakası tespit edildi. Çalışmanın sonucunda ülkede en çok görülen kanser tipinin meme kanseri, ardından da kolon kanserinin geldiği vurgulandı.


Maalesef ki personel yetersizliği ve Koronavirüs’ün araya girmesi nedeniyle 2016 sonrasıyla ilgili istatistik henüz tamamlanamadı ancak 2017’ye ait istatistiki verilerin düzenlemesi tamamlanmak üzere.


Kanser Hastalarına Yardım Derneği (KHYD)Başkanı Raziye Kocaismail, derneğe kayıtlı vaka sayılarını KIBRIS Gazetesi ile paylaştı ve derneğe günde 2 yeni vakanın mutlaka geldiğine dikkat çekerek, her yıl 700 yeni kanser hastasının aralarına katıldığını vurguladı.


1993 yılından bu yana derneğe 21 bin kanser hastasının kayıt yaptırdığını söyleyen Kocaismail, bu hasta sayısının içerisinde yer alan 7 bin civarı kişinin çeşitli kanser hastalıkları nedeniyle hayatını kaybettiğini ve yine bu sayıda iyileşenlerin de olduğunu belirtti.


Kocaismail, ülkemizde görülen kanser vakalarının büyük oranının kadınlarda meme, erkeklerde prostat kanseri olduğunu vurguladı.

5 yılda 3 bin 633 yeni kanser vakası

Sağlık Bakanlığı ile Doğu Akdeniz Üniversitesi Dr. Fazıl Küçük Tıp Fakültesi arasında ortak yürütülen Kanser Kayıt Projesi sonucunda derlenen 2012-2016 verilerine göre KKTC’de 5 yılda, 3 bin 633 yeni kanser vakası tespit edilmişti.


Geçtiğimiz yıl açıklanan 2012-2016 yıllarını kapsayan verilere göre, ülkede erkeklerde kanser insidans hızı (belli bir sürede ortaya çıkan yeni vakaların çıkış hızı) 100 bin kişide 177.5; kadınlarda ise 178 olarak bulundu.


Çalışmanın sonucunda ülkede en çok görülen kanser tipinin meme kanseri, ardından da kolon kanserinin geldiği vurgulanmıştı.

553 meme kanseri

Geçtiğimiz yıl açıklanan çalışmada; Malign melanom dışındaki cilt kanserleri hariç yeni vaka sayının da 3 bin 157 olduğu açıklanmıştı.


3 bin 157 yeni vakanın 553’ünü meme kanserlerinin oluşturduğu saptanan çalışmada, kanser hastalığının kadınlarda 30’lu yaşlardan itibaren, erkeklerde ise 50’li yaşlardan itibaren artış gösterdiği belirlendi. Erkeklerde kanser vakalarının yarıya yakınına denk gelen yüzde 48’inin, 50-69 yaş aralığında tanı aldığı, kadınlarda ise vakaların yüzde 43’ünün 50-69 yaş aralığında tanı aldığı sonucu ortaya çıktı.


Bölgelere göre kanser görülme hızları Güzelyurt ve Lefke’de 100 bin kişide 192.4; Mağusa’da 192; Lefkoşa’da 227.9; Girne’de 157 ve İskele’de 105.3 oldu. Ülkede erkeklerde kanser insidans hızının 177.5; kadınlarda ise 178 olarak bulunduğu açıklanmıştı.

“Kanser Bildirim Zorunluluğu Yasası gerekliydi”

KHYD Başkanı Raziye Kocaismail, Kanser Bildirim Zorunluluğu Yasası’nı yürürlüğe koymak için 1995’ten Filiz Besim’in Sağlık Bakanı olduğu 2018 yılında kadar çaba gösterdiklerini söyleyerek, yasanın 2018’de yürürlüğe girdiğini kaydetti.


Kocaismail, yasanın yıllarca ya komiteye takıldığını ya da hükümet ve bakan değişiklikleri nedeni ile askıda kaldığını anlattı.


Kocaismail, kanser bildirme zorunluluğu olmadıkça istatistik tutulamadığının altını çizerek, verilerin alındığı merkezlere de istatistik anlamında büyük rol düştüğünü ve hastaların kayıtlara iki kez geçirilmemesi gerektiğini belirtti.


Merkezlerin doğru istatistiği yaratmak için kayıtlarını isim bazında değil, patoloji sonucunun teşhisi üzerinden tutması gerektiğine değinen Kocaismail, yasa geçtiğinde DAÜ Tıp Fakültesi Dekanı ve Kanser Kayıtçılık Projesi Koordinatörü Prof. Dr. Nahide Gökçora’nın da büyük destek verdiğini belirtti.

“2 personel ihtiyacı var”

1990’lı yıllardan bu yana istatistikleri toparlamanın zor olduğunu kaydeden Kocaismail, geçmişte verilerin çok güvenilir olamadığını, çünkü aynı kişilerin adlarının farklı bölgelerden çıktığı zamanların da olduğunu anlattı.


Kocaismail, şimdi istatistiki çalışmaların çok güzel yapıldığının altını çizerek, 2016 verilerin tamamlandığını ve 2017’nin de bitmek üzere olduğuna dikkat çekti. Kocaismail, istatistik anlamında çok geride olmadıklarını söyleyerek, istatistiklerin yürütülebilmesi için en az iki personele daha ihtiyaç olduğunu böylelikle verilerin en kısa zamanda toparlanabileceğini belirtti.

“Günde 2 yılda 700 yeni vaka”

Kocaismail, derneğe günde 2 yeni vakanın mutlaka geldiğine dikkat çekerek, her yıl 700 yeni kanser hastasının aralarına katıldığını vurguladı.


1993 yılından bu yana derneğe 21 bin kanser hastasının kayıt yaptırdığını söyleyen Kocaismail, bu hasta sayısının içerisinde yer alan 7 bin civarı kişinin çeşitli kanser hastalıkları nedeni ile hayatını kaybettiğini ve yine bu sayıda iyileşenlerin de olduğunu belirtti.

“İlk sırada meme ve prostat kanseri var”

Kocaismail, ülkemizde görülen kanser vakalarının büyük oranının kadınlarda meme, erkeklerde prostat kanseri olduğunu vurguladı.


İlk sırada görülen meme ve prostat kanserinin ardından 2’nci sırayı hem erkeklerde hem de kadınlarda akciğer kanserinin izlediğini söyleyen Kocaismail, üçüncü sırada ise bağırsak ve mide kanserinin olduğuna dikkat çekti.


Kocaismail, vaka istatistiklerine göre gittikçe yaş oranı düşen hastalar gördüklerini belirterek, derneğin kurulduğu yıllarda 60 ve üzeri vakaların olduğunu, ama gittikçe bu yaş sınırının 30 ve 40’lı yaşlara kadar düştüğünü belirtti. Kocaismail, ender görülen kanser türlerinin ilaçlarının mevcut olmadığına da dikkat çekti.

“Eskiden hastalar kolay tespit edilemiyordu”

Kocaismail, taramaların aynı şekilde Sağlık eski Bakanı Ahmet Gulle dönemine kadar, yani 2015 yılına kadar bu şekilde gittiğini anlatarak, sonraki dönemlerde devletin bu uygulamayı sağlık ocaklarına taşıdığını, dernekten malzeme desteği istendiği anda desteğin dernek tarafından yapıldığını söyledi.


İlk yıllarda kanser hastalarının tespit edilemediğini belirten Kocaismail, kanser hastalarını dışarıya çıkarabilmenin, kanser olduklarını kabullendirebilmenin ve kanseri konuşabilmelerinin 7-8 yıllarını aldığını vurguladı.


Kocaismail, hastaların çok eskiden hastalıklarını saklama yönüne gittiklerini anlatarak, hasta ailelerinin de kanser olan aile bireyinin hastalığını sakladıklarını söyledi.


Hastalığın saklandığı yıllarda, kanserin ölüm demek olduğunu hatırlatan Kocaismail, bahsettiği dönemde KKTC’de yeterli tedavi merkezleri olmadığını, tedavi edecek uzmanların bulunamadığını ve hastalığı teşhis edebilecek cihazlar olmadığını ifade etti.


Kocaismail, hastalığın teşhis edilememesinden dolayı, kanserin son evreye varınca anlaşılabildiğini söyledi, son evrede olan kanser hastasının en çok 3 veya 6 ay ömrü olduğunu kaydetti.

“Bilinç arttı”

Kocaismail, Sağlık eski Bakanı Gülsen Bozkurt zamanında, yani 1999 yılında kendisi ile görüşerek, derneğin biriktirdiği para ile KKTC’nin her yerinde kanser taramaları yapmak istediklerini ilettiklerini ve bakanlığın sağladığı uzmanlarla taramaların her bölgede yapılarak, erken tanıların gerçekleştiğini belirtti.


Artık erken tanı ve tarama bilincinin insanlara yerleştiğini kaydeden Kocaismail, “Kişiler artık, korkulması gereken noktanın geç kalmak olduğunu fark etmeye ve kontrollerini yaptırmaya başladı” dedi.

“Onkoloji merkezi büyütülmeli”

Kocaismail, bugün kanser teşhisi ve tedavisi anlamında Güney Kıbrıs’tan bile daha ileri bir noktada olduğumuza dikkat çekerek, artık uçağa binmeden PET/CT yapılabildiğini kaydetti. Kocaismail, bu cihazın çok pahalı ve 1 milyon nüfusun altında nüfusun olduğu ülkelere alınmayan bir cihaz olduğunu ve kanserin ilerleyip ilerlemediğini, başka noktalara geçip geçmediğini gösteren bir cihaz olduğunu belirtti.


Eskiden ülkemizde olmayan cihaz ve onkologların artık olduğunu belirten Kocaismail, kanser hastalarının daha iyi bir tedavi merkezine ihtiyacı olduğunu ifade etti.


Kocaismail, yılda 700 yeni kanser hastasının geldiğini ve hasta tedavisinin aylarca sürebileceğini belirterek, kanser (onkoloji) merkezlerin daha ferah, daha geniş olması gerektiğini, daha geniş bir alana yayılması gerektiğini, yaşlı, genç ve durumu ağır hastaların birbirinden ayrılması gerektiğini kaydetti.

“Derneğin harcaması ayda 200 bin TL”

Kanser Hastalarına Yardım Derneği’nin bağışlarla ayakta durduğunu kaydeden Kocaismail, “Hastaların geçmişten bu yana uçak bileti, cep harçlığı, dışarıdan alınacak, getirilecek ilaçlar, ilaçların ücretleri ve devlette arızalı olan cihazları nedeni ile özele sevk edilen hastaların test ücretleri gibi ödemeler dernek tarafından karşılanıyor.


Bunun dışında özelde tedavi almak isteyenlerin kemoterapi ücretini de devlet karşılamaktadır. Derneğin bu harcamalara ödediği aylık tutar 200 bin TL’dir.


Derneğin zorda kaldığı zamanlar da var. Meme kanseri ayında ve kanser haftasında yaptığımız etkinliklerden elde ettiğimiz gelir, bunun yanında da derneğe bağışlanan filtrelerle hastalarımızın tedavi ihtiyaçlarını karşılayabiliyoruz.


Bu yıl Koronavirüs, gücü daralan insanlar yarattı. Bu nedenle filtreler ihtiyaçlı insanlara bağışlandı. Bunların yanında vatandaşın getirdiği 2’nci el giysilerle elde edilen gelir de bizi ayakta tutuyor” şeklinde konuştu.

“Gülümsemeyi bırakmayın”

“Kanser olmadan önce kendimizi düşünmeye başlamalıyız” diyen Kocaismail, “Hep başkalarının isteklerini değil, kendimizi de düşünmeliyiz. Biraz bencil olmalıyız ve kendimizi sevmeliyiz, her şeyden mutlu olmaya çalışmalıyız. Her şeyi kara görürsek, kara günleri çağırırız. Bana doktorum gülümsemeyi bırakmamamı söylerdi. Kanser hücreleri gülümsemeden salgılanan salyadan ölüyor. Ama yüzü asık, her şeyi dert eden insanı çok seviyor” ifadelerini kullandı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75