banner6

Güngör Çöplüğü doğru yönetilmiyor

banner37

Güngör Çöplüğü  doğru yönetilmiyor
banner150 banner151 banner143

Ahmet UÇAR

   Katı Atık Master Planı çerçevesinde 2012 yılında hizmete giren Güngör Katı Atık Tesisi, yeni bir Dikmen Çöplüğü olma yolunda ilerliyor.

   Sadece evsel atıkların toplanması amacıyla tasarlanan Güngör Katı Atık Depolama Tesisi’ne yeşil atıklar da dahil olmak üzere tüm atıkların depolanması tesisin kapasitesini düşürürken, aynı zamanda yangınlara da yol açıyor.

   Güngör Katı Atık Depolama Tesisi işletmecilerinden elde edilen bilgilere göre proje kapsamında metan gazından elektrik enerjisi üretimi ve hayvansal atıkların ayrıştırılmasıyla ilgili tesisler kurulsa da bunlar faaliyet göstermiyor.

   Gerekli adımların atılmaması, yatırımların yapılmaması nedeniyle 10 yılda dolması öngörülen birinci hücre 6 yılda doldu ve 2018 yılında ikinci hücre devreye alındı.

   İkinci hücrenin ise 2030 yılına kadar çöp depolamasına hizmet edeceği öngörüldü, ancak uzmanlar, atık miktarının günden güne arttığını, yeşil ve moloz atıklar için belediyelere yeni bir yer gösterilmemesi durumunda ikinci hücrenin de yakın bir zamanda dolacağını söyledi.

   Güngör Düzenli Katı Atık Depolama Tesisi’ne 28 belediyeden 14’ü çöplerini götürüyor. Geriye kalan 14 belediye ise çöplerini farklı noktalara döküyor.

   Ülkemizde kişi başına üretilen atık miktarı günde 1.98 kilogram. Bu rakam da Avrupa ortalamasının üzerinde…

   2015 yılında Güngör Düzenli Depolama Tesisi’ne gönderilen yeşil atık miktarı ise 4 bin 556 ton olarak kayıtlara geçti.

Çevre Koruma Dairesi: Tesiste ayrıştırma

ve geri dönüşüm uygulamaları yok

   Çevre Koruma Dairesi Müdürlüğü, Güngör Katı Atık Depolama Tesisi’nin AB projesi kapsamında oluşturulduğunu, ancak projenin hayata geçirilen bölümünde ‘ayrıştırma’ ve ‘geri dönüşüm’ uygulamalarının olmadığını bildirdi.

   Çevre Koruma Dairesi’nden alınan bilgiye göre, tesiste yeşil atıkların yanı sıra inşaat atıkları da var. Ancak bu atıklar, belediyelerin atık yönetim sistemleriyle ilgili…

   AB’nin tesiste ayrıştırma da dahil olmak üzere oldukça geniş bir proje ortaya çıkardığı, ancak maddi sıkıntılar yüzünden projenin sadece depolama kısmının hayata geçirildiği bildirildi.

   Tesis projesinde hem kompostlama, hem de ayrıştırmanın olduğu kaydedildi.

   Ayrıca Çevre Koruma Dairesi’nin tesisle ilgili ilişkisinin sadece ‘Çevre Yasası’ kapsamında olduğu belirtildi.

   Dairenin tesiste sadece denetleyici olduğu, tesiste sıklıkla denetim yaptığı ve yasalara aykırı bir durum tespit edilmesi halinde de ceza yazmaktan kaçınmadığı bildirildi.

   Tesiste çıkan yangınların nedeninin metan gazının drenaj sistemiyle dışarıya atılmamasından kaynaklandığı belirtilirken, metan gazından elektrik elde edilebilmesi için yoğun bir metan gazına ve tesisin tamamen kapatılmasına ihtiyaç duyulduğu kaydedildi.

   Tesiste ciddi miktarda metan gazı oluşmaması durumunda elektrik üretilemeyeceği ve tesiste henüz o miktarda bir gazın bulunmadığı dile getirildi.

Özçınar: Çevre Bakanlığı yeşil atık alanı belirlemeli

   Kıbrıs Türk Belediyeler Birliği Başkanı Mahmut Özçınar, Güngör Katı Atık Tesisi’nin işletilebilecek ve sürdürülebilecek bir düzene konması gerektiğini söyledi.

   Özçınar, tesisin sadece evsel atıklar için tasarlandığını, ancak belediyelere ‘yeşil atık yeri gösterilmediği’ için yeşil atıkların da söz konusu tesiste depolandığına dikkat çekti.

   Çevre Bakanlığı’nın yeşil atıklar için farklı bir alan belirlemesi gerektiğini kaydeden Özçınar, bu sorunun çözümü için yerel yönetimlere destek veya teşvik verilmesinin büyük bir önem arz ettiğini ifade etti.

   Belediyelerin aldığı vergilerin ‘en alt düzeyde’ olduğuna dikkat çeken Özçınar, yeşil atıklar için oluşturulacak yeni alanın vatandaşa ‘ne kadar vergi olarak yansıyacağı’ ve sistemin ne kadar ‘sürdürülebilir olacağı’ konusunun oldukça önem teşkil ettiğini vurguladı.

   Özçınar, yeşil atık alanlarının belirlenebilmesi için Çevre Bakanlığı’nın adım atması gerektiğini söyledi.

Ekinci: Kişi başına üretilen atık

miktarı ortalamanın üzerinde

   Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Cemaliye Özverel Ekinci, ülkemizde kişi başına üretilen atık miktarının günde 1.98 kilogram ile Avrupa ortalamasının üzerinde olduğunu belirtti.

   Ekinci, Dikmen Çöplüğü’nün 2012 yılında kapatılmasının ardından Güngör Düzenli Depolama Alanı’nın kullanılmaya başlandığını anımsattı.

   Ekinci, ülkemizde atığı önleme, azaltma ve geri dönüşüm stratejileri uygulanmadığı için 30 yıl boyunca kullanılabilecek bir kapasitede tasarlanan Güngör Düzenli Depolama Alanı’nın kısa sürede dolduğunu belirtti.

   Güngör Düzenli Depolama Alanı’nın birinci hücresinin sadece 12 belediyenin atığıyla dolduğunu kaydeden Ekinci, bu şekilde devam etmesi halinde ikinci hücrenin de yakın bir zamanda dolacağını söyledi.

   Park ve bahçe gibi yeşil atıklar ile mutfakta oluşan organik atıkların çeşitli teknolojilerle kompostlaştırılmasının mümkün olduğuna dikkat çeken Ekinci, şöyle devam etti:

   “Kompost dediğimiz madde aslında mutfak ve bahçe atıklarının doğal yolla çürümesi sonucu oluşan, toprağın daha sağlıklı ve verimli olmasını sağlayan bir üründür.

   Atık olarak nitelendirilen yeşil atıklar ise organik madde bakımından toprağı zenginleştiren, su ve nem tutma kapasitesi ile kimyasal gübre kullanım ihtiyacını artıran çok değerli bir kaynaktır.”

   Çevre Mühendisleri Odası’nın geçtiğimiz yıllarda Alsancak ve Karpaz’da park ve bahçe atıklarıyla ilgili çeşitli projeleri hayata geçirdiğini hatırlatan Ekinci, bu projelerin belediyeler tarafından benimsenerek bölgesel atık yönetiminin yapılması gerektiğini ifade etti.

“Ambalaj atıkları ayrı toplanmalı”

   Ambalaj atıklarının ayrı toplanması gerektiğini kaydeden Ekinci, “AB ülkelerinde tek kullanımlık plastik atıklar temmuz ayından itibaren yasaklanmıştır. Bizde ise böyle bir uygulama, plan ve program ne yazık ki yoktur. Ambalaj atıkları ile park-bahçe ve mutfak atıklarının kaynağında ayrıştırılmasıyla Güngör Düzenli Depolama Alanı’nın kalan kapasitesini daha verimli kullanabilmemiz mümkündür” dedi.

   Ekinci, depolanan atığın zamanla çürümesi sonucunda oluşan metan gazından faydalanılmasının mümkün olduğunu, ancak depolanmış atığı ayrıştırmanın pek mümkün olmadığını söyledi.

   Yeşil atıkların ayrı depolanması durumunda kompost tesisi kurulabileceğini belirten Ekinci, bu sayede kompostların arazilerde kullanılabileceğine dikkat çekti.

   Ekinci, yeşil atıkların şu anda düzenli depolama alanının kapasitesini doldurduğunu, hatta yeşil atıkların kontrolsüz bir şekilde çevredeki boş alanlara döküldüğünü belirtti.

“Atıklar azaltılamadığı sürece

atık dağları oluşmaya devam edecek”

   Ekinci, Güngör Düzenli Depolama Alanı’nın kapasitesinin artırılması için yeni bir projenin hazırlanması gerektiğini belirterek, “Atıklar azaltılamadığı sürece atık dağları oluşmaya devam edecek” dedi.

   Ekinci, Güngör Düzenli Depolama Alanı’nda metan gazından enerji elde edilmesiyle ilgili projenin bildikleri kadarıyla hayata geçirildiğini ifade etti.

   2015 yılında ise Güngör Düzenli Depolama Tesisi’nde gönderilen yeşil atık miktarının 4 bin 556 ton olduğunu dile getiren Ekinci, 2020 yılında ise Entegre Katı Atık Yönetim Planı’nın yürürlüğe girdiğini kaydetti.

   Ekinci, söz konusu planla birlikte yılda 35 bin ton yeşil atık üretilmesinin hedeflendiğini, ancak merkezi veya bölgesel herhangi bir uygulamanın olmadığını ifade etti.

   Son zamanlarda özellikle de İskele ve Mağusa bölgelerindeki atık alanlarında sürekli yangın çıktığına yönelik şikayetler duyduklarını kaydeden Ekinci, sadece iki bölge için değil, ülkenin hemen hemen her yerinde bulunan vahşi depolama alanlarında yangın riskinin olduğunu söyledi.

   Ekinci, belediyelerin atıklarını kontrolsüz alanlara atarak hem çevre, hem de halk sağlığını riske attığını belirtti.

Veysioğlu: Yeşil atıklar doğaya yeniden kazandırılmalı

   Çevre Mühendisleri Odası eski Başkanı Doğuç Veysioğlu, yeşil atıkların, düzenli atık tesislerine atılmasının doğru olmadığını ifade etti.

   Veysioğlu, yeşil atıkların organik atık olduğunu belirterek, doğaya yeniden kazandırılması gerektiğini söyledi.

   Yeşil atıkların tek başına yangına yol açacak bir özelliğe sahip olmadığını kaydeden Veysioğlu, bu atıkların yanıcı maddelerle birlikte olmasının tehlikeli olduğunu dile getirdi.

   Güngör Katı Atık Tesisi’ne yeşil atıkların gönderilmesiyle tesisin kapasitesinin azaldığını belirten Veysioğlu, yeşil atıkların çürümesi sonucunda ortaya çıkan metan gazının ise yangına yol açabileceğine dikkat çekti.

   Veysioğlu, Güngör Katı Atık Depolama Tesisi’nde çıkan yangınların esas nedeninin sürdürülebilir bir sistemin olmamasından kaynaklandığı belirterek, tesiste tüm atıkların ayrıştırılmadan bir arada tutulduğunu kaydetti.

Sarpten: İkinci Dikmen Çöplüğü yolunda ilerliyor

   Biyolog Hasan Sarpten, Güngör Katı Atık Depolama Tesisi’nin yeni bir “Dikmen Çöplüğü” olma yolunda ilerlediğini söyledi.

   Söz konusu tesisin kapasitesinin geçtiğimiz yıllarda dolduğunu belirten Sarpten, tesiste ikinci hücreye geçerek kapasitenin artırılmaya çalışıldığını dile getirdi.

   Tesisin yönetimiyle ilgili yaşanan sorunlardan söz eden Sarpten, şöyle devam etti:

   “Bizim mutlaka atıkları ayrıştırmaya ve geri kazanmaya gitmemiz gerekiyor. Devletin de bu alana yardım yapması gerekiyor. Ancak devletin orada bir kuruşluk yatırımı yok… Orası geçmişte Avrupa Birliği projesiyle açılmış bir yapıdır. Dolayısıyla oraya da yatırım yapılması kaçınılmazdır. Aksi halde ikinci bir Dikmen Çöplüğü vakası yaşanacak.”

   Atıkların değerlendirilmesi için kurulan tesislerde gereken işlemlerin yapılmadığına dikkat çeken Sarpten, devletin bu projelerle ilgili adım atmadığını, bu yüzden çöplerin olduğu gibi biriktirildiğini vurguladı.

   Tesisteki hücrelerin öngörülen süreden çok önce dolduğunun altını çizen Sarpten, şu anda kullanılan hücrenin de kısa zamanda dolacağını ifade etti.

Sahir: Ülkedeki atıkların yüzde 50’si yeşil atık

   Yeşil Barış Hareketi Genel Sekreteri Doğan Sahir, atıkların ayrıştırılarak Güngör Katı Atık Depolama Tesisi’ne atılması gerektiğini vurguladı.

   Sahir, cam, plastik ve bunun gibi atıkların ayrıştırılmasının büyük önem arz ettiğini, ancak şu anda tesise gönderilen tüm atıkların ayrıştırılmadan döküldüğünü kaydetti.

   Yeşil atıkların çürüyünce yangına yol açan metan gazı oluşturduğunu belirten Sahir, organik atık olarak bilinen bu atıkların farklı şekillerde kullanılabileceğini ifade etti.

   Ülkemizdeki atıkların yüzde 50’sini yeşil atıkların oluşturduğuna dikkat çeken Sahir, yeşil atıkların diğer atıklarla birlikte yer almasının tesisin kapasitesini düşürdüğünü söyledi.

   Yeşil atıkların kompost yöntemiyle gübre haline dönüştürülebileceğini kaydeden Sahir, ayrıca bu atıkların kapalı bir ortamda çürümeye bırakılmasıyla çıkacak metan gazından enerji elde edilebileceğini dile getirdi.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110