Günümüzün merak uyandıran konusu “Otizm”*

Günümüzün merak uyandıran konusu “Otizm”*
  • 07 Ekim 2018, Pazar 9:56

Yrd. Doç. Dr. Ülkü Pişkin ABİDOĞLU
Kıbrıs İlim Üniversitesi, İktisadi,

İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi
Psikoloji Bölüm Başkanı

Otizm, üç yaşından önce ortaya çıkan, Yaygın Gelişimsel Bozukluklar (YGB) grubunda yer alan, çocukların dil ve iletişim becerileri, sosyal becerileri ve öğrenmelerini olumsuz yönde etkileyen gelişimsel bir bozukluktur.

Otizmin tanımında da belirtildiği gibi, otistik özellikler üç yaştan önce ortaya çıkmakta, ancak davranışlar üç yaştan sonra belirgin hale gelmektedir. Bu nedenle davranışsal özellikleri temel alan ve erken yaşta tanı koymayı amaçlayan tanı araçları geliştirilmeye çalışılmaktadır.

Ortaya çıkma sıklığı; yaygınlık düzeyi en hızlı şekilde artış gösteren otizm, ABD’de 2000 yılında 150 doğumdan birinde görülürken günümüzde %11.9 artışla her 68 doğumun 1’inde görülmektedir. 2010-2014 arasında her yıl otizm tanısı alan bireylerin sayısında %6-15 arasında bir artış olduğu görülmektedir.

Görülme yaşı ve cinsiyet faktörü; önceki yıllarda araştırmacılar otizmin başlangıcını çocuğun doğuştan ya da doğumdan sonra yaklaşık 30 aylık oluncaya kadar ki süre içinde görülebileceğini belirtirken, son çalışmalar otizm başlangıcının erken çocukluk dönemiyle sınırlandırılmış olduğunu ileri sürmektedir. Bunun yanı sıra çocuk 36 aylık olduğunda ya da daha ileri yaşta iken de otistik davranış özellikleri gösterebilmektedir.

Geniş kapsamlı araştırma bulguları, otizmin kızlara oranla erkeklerde daha yaygın olarak görüldüğünü (yaklaşık1/4 oranında) doğrulamaktadır. Bununla birlikte otistik kız çocuklarda büyük oranda beyinde hasar ve düşük IQ gibi ciddi yetersizlikler daha sık görülürken, erkeklerde daha çok dil ve zihinsel fonksiyonların yetersizliğinin söz konusu olduğu da öne sürülmektedir.

İçinde bulunulan sosyo-ekonomik düzey; Otizmin ilk tanımında, otistik çocukların yüksek sosyo-ekonomik düzeydeki ailelerden geldiği düşüncesi vurgulanmaktayken daha sonra yapılan çalışmalarda elde edilen veriler doğrultusunda bu görüş geçerliliğini kaybetmiştir. Özellikle Kuzey Carolina’da1980-1990’lı yıllarda yapılan bir araştırmanın sonuçları oldukça çarpıcı değerler ortaya koymuştur.

Bu araştırmada, çoğu otistik çocuğun anne ve babalarının %59’unun düşük sosyo-ekonomik düzeyden, %23’ünün orta sosyo-ekonomik düzeyden , %18’inin ise üst sosyo-ekonomik düzeyden olduğu ortaya çıkarılmıştır.

Yapılan son çalışmalarda otizmin; ırk, kültür, toplum ve coğrafya açısından eşit dağılım gösterdiği savunulmaktadır.

Ailelerin konu ile ilgili sıkça sorduğu sorular;

 - “Otistik bireyler özel yeteneklere sahiptir, tıpkı Yağmur Adam (Rain Man) filmindeki gibi”, doğru mu?

Kısmen doğrudur, çok küçük bir orandaki otistik bireyler sıra dışı yetenekler gösterirler, karışık bir melodiyi sadece bir kez duyduktan sonra çalabilmek gibi. Bu genelde “Bilgin Sendromu” olarak bilinir.

- “Otizme KKK (Kızamık, Kabakulak ve Kızamıkçık) aşısı sebep olur”, doğru mu?

Yanlıştır, 1990’ların sonlarına kadar yapılan tartışmalı iddialarla bu üç aşı ile otizm arasında bağlantı kuracak kesin bir kanıt yoktur.

- “Çocuklarda otizm zaman içinde kaybolabilir,” doğru mu?

Yanlıştır, otistik çocuklar büyüyerek otistik yetişkinler olurlar. Doru bir destek ve eğitimle beceri geliştirip ilerleme kaydederler ama kim olduklarının bir parçası olarak otistik özelliklere her zaman sahip olurlar.

Otizmin nedenleri

Otizmin nedeni, 1960’lı yıllara kadar bu çocukların anne-babalarının özellikleri ile çocuk yetiştirme tarzlarını temel alan psikanalitik yaklaşım ile açıklanmaya çalışılmıştır. Soğuk, çocuklarıyla yakın ilişkiler kuramayan, yüksek eğitim düzeyindeki anne-babaların çocuklarında otizmin daha fazla görüldüğü, bebeklik dönemindeki bir psikolojik travma ya da çocukların yanlış yetiştirilmesi ve ev ortamlarındaki duygusal problemlerin otizmi ortaya çıkardığı görüşü savunulmuştur.

1960’lı yıllarda Amerikalı Psikolog Bruno Bettelheim “buzdolabı-anne” kavramını geliştirmiş, otistik özelliklerin sevgisiz ve tehdit edici ortamlarda yetiştirilmeye tepki olarak geliştiğini açıklamıştır. Bu kuram, birçok çalışma ile test edilmek istenmiş ancak hiçbir bulgu elde edilememiştir.

Günümüzde ise otizmin organik nedenlere bağlı olduğu düşünülmekte, çeşitli çalışmalarda beyin, beyin sapı, beyincikteki farklılıklar ile genetik faktörlerin otizmle ilişkisi araştırılmaya çalışılmaktadır. Genetik bulgular fazla olmasına rağmen, genetik yapının otizmdeki gerçek rolü henüz açık ve net değildir.

*Otizmin belirtileri, özellikleri ve eğitim yöntemleri ile haftaya devam edilecektir.
 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 12 10 1 1 17 31
2 YENİCAMİ AK 12 9 2 1 18 29
3 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 12 7 0 5 9 21
4 CİHANGİR GSK 12 6 3 3 2 21
5 TÜRK OCAĞI LİMASOL 12 6 2 4 9 20
6 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 12 6 2 4 1 20
7 GÖNYELİ SK 12 6 1 5 4 19
8 BAF ÜLKÜ YURDU 12 5 3 4 8 18
9 LEFKE TSK 12 5 3 4 0 18
10 ÇETİNKAYA TSK 12 5 3 4 0 18
11 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 12 2 7 3 -10 13
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 12 2 4 6 -8 10
13 BİNATLI YSK 12 3 1 8 -10 10
14 GİRNE HALK EVİ 12 2 1 9 -9 7
15 ESENTEPE KKSK 12 2 1 9 -15 7
16 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 12 1 4 7 -16 7
yukarı çık