Gürültülü çalışma koşulları işçileri tehdit ediyor

banner37

Uzun vadede, gürültülü ortamlarda çalışan kişilerde işitme kaybı, kronik kulak çınlaması, denge kaybı, dikkat dağınıklığı, psikolojik sıkıntı gibi birçok sorun ortaya çıkıyor

Gürültülü çalışma koşulları işçileri tehdit ediyor
banner8

Ahmet UÇAR

Ülkemizde iş sağlığı ve güvenliği bir türlü sağlanamıyor. Gürültülü ortamlarda uzun süre çalışan işçiler birçok sağlık sorunuyla karşı karşıya kalıyor.

Gürültüye uzun süre maruz kalan kişilerde işitme kaybı, kulakta çınlama, denge kaybı, dikkat dağınıklığı ve psikolojik sıkıntılar gibi birçok sorun ortaya çıkıyor.

İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nın 6. Maddesinin 1. Fıkrasına göre İşverenlerin Genel Yükümlükleri kapsamında “Çalışanların sağlığını ve güvenliğini korumak için mesleki risk ve tehlikelerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dahil gerekli her türlü önlemi almak, iş düzenlemesini yapmak, koruyucu araç ve gereçleri sağlamak” ifadeleri yer alıyor.

İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanları Birliği (İSG-Bir) Başkanı Güvenç Yüksel, 85 desibelin üzerindeki gürültülü ortamlarda uzun vadede çalışan kişilerde işitme kaybı başta olmak üzere birçok sorunun yaşandığını belirterek, İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nda bu sorunların önüne geçebilmek için birtakım maddelerin yer aldığını ancak yasaya uygun hareket edilmediğini kaydetti. Yüksel, gürültülü ortamlarda çalışan kişilerin kulaklık, kulak tıkacı ve bunun gibi donanımlara sahip olması gerektiğini söyleyerek, uzun süre gürültüye maruz kalmaması gerektiğini de ifade etti.

Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Ali Tunçbilek ise gürültüye uzun süre maruz kalan kişilerde öncelikle işitme kaybının yaşandığını ve daha sonraki aşamada ise ömür boyu süren kulak çınlaması sorununun meydana geldiğini vurgulayarak, bu hastalıkların geriye dönüşünün olmadığını ve sosyal hayatı etkileyip psikolojik sorunlara yol açtığını açıkladı.

Yüksel: Uzun süre gürültülü ortamda çalışanlarda işitme kaybı yaşanabilir

banner134

İSG-Bir Başkanı Güvenç Yüksel, uzun vadede gürültülü ortamlarda çalışan kişilerde işitme kaybının yaşandığını belirterek, 85 Db’nin (Desibel) üzerindeki gürültüye uzun süre maruz kalmanın risk teşkil ettiğini kaydetti.

Yüksel, gürültülü ortamlarda çalışan kişilerin iş sağlığı ve güvenliğinin korunabilmesi için standartlara uygun hareket edilmesi gerektiğini dile getirerek, hem mekandaki gürültünün hem o mekanda çalışan kişilerin algıladığı gürültünün ölçülüp uygun bir çalışma ortamı hazırlanması gerektiğini ifade etti.

Gürültülü ortamlarda çalışacak kişilere işe başlamadan önce işitme testlerinin yapılması ve sonrasında da denetimlerin yapılması gerektiğine işaret eden Yüksel, iş sağlığı ve güvenliğine uygun davranılmadığı durumlarda meslek hastalıkların meydana geldiğini vurguladı.

Yüksel, Avrupa ülkelerinde belli başlı standartlara uygun hareket edilmeye çalışıldığına dikkat çekerek, çalışan kişilere önceden işitme testi yaptırıldığını, çalışma araçlarının gürültüsünü en aza indirebilmek için teknolojik cihazların kullanıldığını, müzikli ortamlarda bazı çalışanların kabinin içinde kalarak gürültüye daha az maruz kaldığını anlattı.

Çalışanların gürültüyü en aza indirebilmek için kulaklık, kulak tıkacı ve bunun gibi donanımlara da sahip olması gerektiği üzerinde duran Yüksel, ülkemizde iş sağlığı ve güvenliğinin bilincinde olunmadığını söyledi.

Yüksel, ülkemizde bazı iş yerlerinde kulaklık kullanımı olsa da bu uygulamanın bilimsellikten uzak olduğunu, hangi gürültüye nasıl bir donanım gerektiğinin bilinmediğini belirterek, gereken standartlara uyulmadığını kaydetti.

İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’na göre gürültülü ortamlarda çalışan kişiler için birtakım önlemlerin bulunduğunu dile getiren Yüksel, yasalara uygun hareket edilmediğini ifade etti.

Yüksel, ülkemizdeki en büyük eksikliklerden birisinin denetim olduğuna işaret ederek, denetim olmadığı için kuralların uygulanmadığını anlattı.

Sadece özel sektörde değil devlete ait kurumlarda çalışan kişilerin de iş sağlığı ve güvenliğine aykırı ortamlarda çalıştığını belirten Yüksel, devletin kendi kendisini denetlemeden diğer sektörleri denetlemesinin de mümkün olmadığını açıkladı.

İş sağlığı ve güvenliği kültürünün de bulunmadığına dikkat çeken Yüksel, gürültülü ortamlarda nelere dikkat edilmeli, hangi koşullar sağlanmalı gibi soruların gündeme getirilmediğinden yakındı.

Güvenli ve sağlıklı çalışma ortamlarının yarattığı meslek hastalıklarının kısa vadede görülmemesi nedeniyle kişilerin buna önem göstermediğini ifade eden Yüksel, uzun vadede ise birçok meslek hastalığının yaşandığını bildirdi.

Yüksel, gürültülü ortamlarda iş sağlığı ve güvenliğine uygun koşulların yaratılmasının maliyetli bir durum olduğunun da altını çizerek, ekonomik daralmanın arttığı bu dönemde işverenlerin bu koşulları tek başına oluşturmasının mümkün olmadığını söyledi.

Bu koşulların sağlanabilmesi ve işçilerin sağlıklı koşullarda çalışabilmesi adına devletin finansal olarak teşviklerde bulunması gerektiğini belirten Yüksel, bunun bir devlet politikası haline getirilmesi gerektiğini kaydetti.

Tunçbilek: Gürültü, birçok soruna yol açıyor

Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Ali Tunçbilek, uzun süre gürültülü ortamlarda çalışan kişilerde işitme kaybı, kulakta ömür boyu süren çınlama, dengesizlik, dikkat dağınıklığı gibi sağlık sorunları yaşandığını belirterek, bu sorunların sosyal yaşamı da olumsuz yönde etkilediğini, kişilerde psikolojik sorunlar da yarattığını kaydetti.

Tunçbilek, uzun süre gürültüye maruz kalan kişilerin ilk olarak işitme kaybı yaşadığını dile getirerek, bunun devam etmesi durumunda ise kulakta çınlama sorunu yaşamaya başladığını ifade etti.

Bu sorunların ortaya çıkmasının ardından geriye dönüşün mümkün olmadığını, bu hastalıkların iyileşmediğini ancak ilerlememesi için adımlar atıldığını vurgulayan Tunçbilek, kulak çınlaması sorununu yaşayan kişilerin ilk aşamada sessiz ortamlarda çınlama duyduğunu, ileriki aşamalarda ise gürültülü ortamlarda da bu çınlamayı duymaya başladığını açıkladı.

Tunçbilek, kulak çınlamasının ilerlemesi durumunda kişilerin sosyal hayatında birçok sorun yaşadığını ve bu sesi durduramadığı için psikolojik sıkıntılar içerisine girdiğini söyleyerek, antidepresan ilaçları alarak yaşama tutunmaya çalıştığını anlattı.

Geçmiş dönemlerde işitme kaybı ve kulak çınlaması şikayeti nedeniyle hizmet verdiği bir hastasıyla olan anısını anlatan Tunçbilek, “İngiltere’den gelen bir hastam vardı. Bu hastamda işitme kaybı ve kulak çınlaması sorunu söz konusuydu, biz teşhisi koyduk ve gerekenleri yaptık. Hastam İngiltere’ye gittiğinde orada da hastaneye gitti ve oradaki doktorlar da ona gerekenin yapıldığını söyledi. Kulak çınlamasından dolayı bu hastam psikolojik olarak da sıkıntıya girdi. En son bu hastamın kendi hayatına son verdiğini ve ‘Bu çınlamayla yaşayacağıma hiç yaşamasam daha iyi’ şeklinde hareket ettiğini öğrendim. Bu benim hiç unutamadığım bir şeydi” şeklinde konuştu.

Tunçbilek, iş sağlığı ve güvenliği kapsamında gürültülü ortamlarda çalışan kişilerin uygun kulaklıklar takması, gürültülü ortamda fazla durmaması gerektiğine işaret ederek, atışa giden askerlerin de kulaklık takmadığı için bu riskle karşı karşıya kaldığına dikkat çekti.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88