Guterres, Rum Yönetimini hayal kırıklığına uğrattı

banner37

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs’taki Barış Gücü’nün görev süresiyle ilgili, Güvenlik Konseyi’ne sunduğu rapor, Rum basınında geniş yer buldu.

Guterres, Rum Yönetimini hayal kırıklığına uğrattı
banner90

Raporda iki tarafa eşit yaklaşılması, Kapalı Maraş ve Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerine atıf yapılmaması, Fatih ve Yavuz sondaj gemileri ile Rum yönetiminin arama-kurtarma tatbikatlarının aynı kefeye konulması nedeniyle Rum yönetiminin hayal kırıklığı yaşadığı ve dün akşam geç saatlere kadar raporla ilgili bir yorum yapmadığına dikkat çekildi.

Politis, “Genel Sekreter’den Eşit Mesafe ile Çözüm Çağrısı… UNFICYP Konusunda Maraş ve Sondajlara Atıf Yapılmayan Rapor” başlığıyla manşete çektiği haberi, iç sayfasında şu başlık altında detaylandırdı: “Tek Çıkış Çözüm… Anastasiadis ve Akıncı Telefonlarla İlgili GYÖ’de İlerliyor, Türk Sondaj Gemileri MEB’de Sondaj Yapıyor, AB Türkiye’ye Karşı Önlemler Hazırlıyor, Genel Sekreter de Çıkmazla İlgili Sorumlulukları Eşit Tartıyor” “Yorumsuz… Hükümet Hayal Kırıklığı İçinde”

Rum yönetiminden dün geç saatlere kadar raporun içeriğiyle ilgili hiçbir yorum veya tepki gelmediğine dikkat çeken gazete, kaynaklarını adres göstererek özetle şunları yazdı:

“Lefkoşa Guterres’in, Türkiye’nin MEB’deki ve Maraş’taki yasadışı faaliyetlerini yorumlamamakla kalmayıp Türkiye’nin faaliyetleriyle Kıbrıs Cumhuriyeti’yle iş birliği yapmakta olan yabancı kuvvetlerin faaliyetlerini aynı kefeye koymasından hayal kırıklığı içerisinde olduğunu söyledi.

DE SOTO’DAN BERİ İLK KEZ…

Lefkoşa, sahte devletin tanınmadığı ancak GYÖ’lerin uygulanmasında aşılmaz engel de olmadığı vurgusuna da iyi gözle bakmadı. Böyle bir şey ilk kez De Soto tarafından ifade edilmişti, şimdi de Lute’dan geliyor görünüyor. Yetkili kaynakların kanaatine göre bu tür ifadeler sahte devlet için Tayvan şartlarına açık kapı bırakabilir.”

Gazete, Anastasiadis’in bilgilendirme yapmak ve hidrokarbonlar, Türkiye’nin hareketleri ve AB’nin alacağı önlemler hakkında konuşmak üzere siyasi parti başkanlarıyla 17 Temmuz’dan itibaren Limasol’daki evinde teker teker görüşeceğinin dün açıklandığını da haber verdi.

Guterres’in raporunda, kapsamlı çözümü gündeme getirecek adımlar olmazsa hidrokarbon nedenli tansiyonun yakın zamanda düşmesinin beklenmediğine dikkat çekerek Kıbrıs prosedürünü kurtarmaya çalıştığını yazan gazete, tarafların hiçbirini suçlamayarak eşit mesafede durduğuna da dikkat çekti.

Guterres’in Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay’ın açıklamalarını “görmezden gelerek” Kapalı Maraş’a hiçbir atıf yapmadığına, Türkiye’nin Fatih ve Yavuz sondaj gemileriyle yürüttüğü faaliyetlere değinmekten kaçındığına dikkat çeken gazeteye göre Guterres, deniz kuvvetlerini bulundurarak ve tatbikatlar yaparak Doğu Akdeniz’deki duruma ilgi gösteren bütün yabancı güçleri neredeyse aynı kefeye koydu.

“AKINCI VE ANASTASİADİS MESAJI ALMIŞ GÖRÜNÜYOR”

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastaiadis’in “mesajı almış göründüğü” yorumu yapılan haberde, cep telefonlarıyla ilgili güven yaratıcı önlemin ilanının ve iki liderin telefon irtibatı kurarak, görüşme ve müzakerelere devam etme yöntemi bulma vaadinde bulunmalarının tesadüf olamayacağı belirtildi.

“Herkes Suçlu” vurgusuyla devam eden haberde, Guterres’in raporundan kolayca ortaya çıkan olumlu yönün, Kıbrıs’taki Barış Gücü’nün görev süresinin 31 Ocak 2020’ye kadar 6 ay daha uzatılması önerisi olduğuna dikkat çekildi.

Habere göre Guterres’in hidrokarbonlar konusundaki gelişmeler konusunda ortaya koyduğu tutum özellikle dikkat çekiyor çünkü Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerini, diğer ülkelerin faaliyetlerinden ayırmıyor. Guterres “Endişe verici bir gelişme, hidrokarbonlarla ilgili tansiyonun, yükselmeye devam etmesi, kısa veya orta vadede düşme perspektifinin az olmasıdır. Bu arada çeşitli ulusal ve ortak deniz ve askeri kuvvetlerinin yoğun konsantrasyonu ve Kıbrıs da dahil, Doğu Akdeniz’de arama-kurtarma ve diğer tatbikatları var olmaya devam etti” ifadesini kullandı.

Gazete, Guterres’in “Kıbrıs içinde ve etrafında bulunan doğal kaynaklardan her iki toplum da yararlanmalı ve Kıbrıs sorununa karşılıklı kabul edilebilir ve sürekli bir çözüm bulmaları konusunda bütün taraflara teşvik olmalıdır” ifadesini kullandığına dikkat çekti ve “BM Genel Sekreteri iki taraftan herhangi birine avantaj verme niyeti göstermiyor” ifadesini kullandı.

“BİRİ NE KADAR SUÇLUYSA ÖTEKİ DE O KADAR SUÇLU”

Gazete haberinin “Biri Ne Kadar Suçluysa, Öteki de O Kadar Suçlu” başlığıyla ayırdığı bölümünde, müzakerelerin yeniden başlaması yönünde hâkim olan durgunluğun sorumlusu konusunda iki taraf arasında eşit mesafeyi koruduğuna dikkat çektiği Guterres’in şu ifadesinin altını çizdi: “Barış prosedürünün gerektirdiği haletiruhiye iyileşmedi, her iki taraf da özde itiraz etmeye devam ediyor ve inatçı çıkmaz konusunda birbirini suçluyor.”

banner9
Gazete, Genel Sekreter’in her iki lideri de, Güvenlik Konseyi’nin 2453 sayılı kararındaki; iki toplumun çözüme hazırlanmasıyla ilgili çağrısına rağmen bu konuda hareketsiz kalmak ve insanlar arasında kuşkuculuğun varlığını korumasına, barışçıl bir prosedür perspektifine ilgi ve ümidin yitirilmesine sebep olmakla suçladığını yazdı.

“SONU OLMAYAN SONUÇSUZ PROSEDÜR UFKU ARTIK GERİDE KALDI”

Habere göre Guterres, iki toplum arsasındaki ortama dair karamsar anlatımına rağmen fiili durumun sürdürülebilir olmadığında uzlaşıldığına işaret etti ve “sonu olmayan sonuçsuz bir prosedür ufku artık geride kaldı görüşü geniş kabul görüyor” vurgusu yaptı. Genel Sekreter tarafları, yapıcı ve ivedi istişare prosedürüne katılmaları ve öngörülür bir sınır içerisinde başarı sonucuna ulaşmak için çabalarını kararlılıkla katlama çağırdı.

“GUTERRES’İN ‘ÇABA DURAKLATILDI’ SÖYLEMİ LUTE’UN ÇABASINI SIFIRLIYOR”

Alihtia ikinci manşet olarak verdiği haberine “BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs’taki Durumla İlgili Benzeri Görülmemiş Kabulü: Kıbrıs Sorunu Son İki Yıl Duraklatıldı… Her İki Toplum Liderine Blame Game (Suçlama Oyunu), ‘İnatçı Çıkmaz’, İradesizlik, Kıbrıs Sorununun Özüne Dair Anlaşmazlık Konularında Suçlamalar… Antonio Guterres Denizde Artan Tansiyondan, Deniz Kuvvetleri ve Askerî Kuvvetlerin Toplanmasından Endişeli, Doğal Gazın Her İki Toplumun ve Çözümün Menfaatine Geliştirilmesi Çağrısı Yapıyor” başlıklarını attı.

Gazete, Guterres’in, Kıbrıs sorununun, iki yıl önce Crans Montana’da yaşanan başarısızlıktan beridir “duraklatıldığını” ve bu iki yıl içerisinde hiçbir prosedür olmadığı şeklindeki benzeri görülmemiş nitelemesiyle aslında, prosedür bile olmadığı düşüncesiyle Lute’un çabasını sıfırlamakta olduğu yorumunu yaptı.

SİYASİ PARTİLERİN DEĞERLENDİRMELERİ

Rum siyasi partileri ise Genel Sekreter’in raporunda sadece Güvenlik Konseyi’ne Barış Gücü’nün görev süresinin bir dönem daha uzatılmasının önerilmesini olumlu buldu. Geriye kalanında, Kıbrıs sorunu ve Guterres’in prosedürün yıllardan beridir duraklatılmış olduğu saptaması yanında Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerini kınamamasından da endişe belirtti.

DİSİ, Barış Gücü’nün görev süresinin uzatılması önerisinin, Gücün Ada’daki varlığının uzatılıp uzatılmayacağına dair potansiyel bir engeli tartışma olmaktan çıkardığı görüşünü ortaya koydu. Spehar’ın Anastaiadis’le görüşmesinden sonra Anastasiadis’in, önümüzdeki dönemde Ada’ya gelmesi beklenen Lute’la da irtibat kurduğuna işaret edilen açıklamada “Hem DİSİ hem hükümet açısından Kıbrıs sorununun çözümü öncelikli olduğundan, milli davamızla ilgili bu hareketlilik istediğimiz bir şeydi” denildi.

AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu, Genel Sekreter’in, gerek şahsının gerek Güvenlik Konseyi’nin defalarca çağrı yapmasına rağmen kamuoyundaki müzakerelere dair atmosferin iyileştirilmesi konusunda koordineli çabalarının hiç veya çok az olması nedeniyle her iki tarafa da sert eleştiri yaptığına ve Kıbrıs sorununun özüne dair anlaşmazlıklarını sürdürdükleri ve inatçı çıkmazdan birbirlerini suçladıklarını vurguladığına dikkat çekti.

EDEK “raporda, Türkiye’yi büyük ölçüde koruyarak, hakim olan duruma dair her iki tarafı da eşit şekilde ısrarla suçlama çabası bulunduğunu” öne sürdü.

Demokratik Cephe (DİPA), Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerini kast ederek “son dönemde geçirmekte olduğumuz kritik bir dönemde BM’nin Türkiye’nin bölgede sorun olmaktan vazgeçip uluslararası hukuka saygı göstermeye zorlama yolunu bulması gerekirdi” iddiasında bulundu.

Ekologlar, Guterres’in, BM ve AB anketlerinden müzakerelerin yeniden başlaması beklentisi ve bir çözüm perspektifinin düşük çıktığı sonucuna varmasından endişe belirtti, “MEB’deki olgularda Türkiye’nin tavrını karalamak yerine ‘Doğu Akdeniz’de Kıbrıs da dahil, çeşitli ulusal ve ortak deniz kuvvetleri ve askeri kuvvetlerin arama-kurtarma tatbikatlarına” atıf yapmasını kınadı.

“GUTERRES ÜMİDİNİ YİTİRİRSE BU SÖYLEM DAHA DA KÖTÜLEŞİR”

Haravgi ise siyasi partilerin değerlendirmelerini “Başkan Müzakerelere Hazırsa, İkna Etsin” başlığıyla aktardı.

Habere göre AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu, Guterres’in, bugünkü durumdan Rum tarafını da sorumlu tuttuğunun aşikâr olduğuna dikkat çekerek “Genel Sekreter müzakerelerin yeniden başlaması ümidini yitirirse daha da kötüleşme riski bulunan bu tür söylemlerin devam etmemesinin tek yolu Başkan Anastasiadis’in Türk tehditlerinin son verilmesi yegâne şartıyla Genel Sekreter’i, önerdiği şekilde müzakerelere devam etmeye hazır olduğuna açıkça ve çok daha spesifik olarak ikna etmesidir”  dedi.

Fileleftheros haberi “Lute Misyonuyla Devam… Guterres Raporu: Kıbrıs MEB’indeki Türk İhlallerine Hiçbir Atıf Yok… Barış Gücü’nün Görev Süresinin 6 Ay Daha Uzatılması… Mağusa’nın Kapalı Kentiyle İlgili Türk Faaliyetlerine Hiçbir Atıf Yok”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner96