Güven kaybediyoruz ve durumu sadece izliyoruz

banner37

Ölümlü trafik kazaları, hastalıklar ve kavgalar derken çıkan yangın sonucunda Çatalköy’de bulunan askeri birlikteki mühimmatların patlaması yabancıların gözünde Kuzey Kıbrıs ile ilgili kapkara bir tablo oluşturdu. YÖDAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Hasgüler bu olayın eğitime etkisini değerlendirdi:

banner87
Güven kaybediyoruz ve durumu sadece izliyoruz
banner99

“TEHLİKELİ BİR GÖRÜNTÜ SERGİLİYORUZ”… Ülkede son 9 ay içerisinde 20 kişi trafik kazası, 7 kişi iş kazası, 4 kişi cinayet, 2 kişi Batı Nil Virüsü nedeniyle hayatını kaybederken, dün sabahın saatlerinde çıkan yangın sonucunda da Çatalköy’de bulunan askeri birlikteki mühimmatların alev alması ülkede bulunan yabancıların ülkeye olan güvenini iyice sarstı. Olayın ardından yangının çıktığı bölgede bulunan ve mühimmatların patlaması sonucu camları patlayan bir otelde kalan turistlerin bazıları ülkeden ayrıldı.

“GÜVENSİZLİĞİ PERÇİNLEDİ”… YÖDAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Hasgüler, çıkan yangın sonucunda Çatalköy’de bulunan askeri birlikteki mühimmatların alev almasının eğitim sektörüne olan etkisini değerlendirdi. Hasgüler, zaten ölümlü kazalar, hastalıklar ve kavgalar nedeniyle öğrencilerin ülkeye olan güveninin azaldığını ve bu olayında bunların üzerine tuz biber ektiğini anlattı.

“ATEŞKESİN GETİRİSİ”… Hasgüler, ülkede belli bir güvenlik açığının söz konusu olduğunu söyledi ve Kıbrıs’ın ateşkes halinde olduğunu ifade etti. Bu nedenle adanın alabildiğince büyük silahlarla donatıldığını söyleyen Hasgüler, bu silahların hem adanın kuzeyinde, hem güneyinde hem de İngiliz üstleri bölgesinde bulunduğunu hatırlattı.

Ceren ÖZBİL

Ölümlü trafik kazaları, cinayetler, işi kazaları, hastalıklar ve kavgalar derken dün sabah saatlerinde çıkan yangın sonucunda Çatalköy’de bulunan askeri birlikteki mühimmatların alev alması ülkede gerek turist gerekse de öğrenci olarak bulunan kişilerin Kuzey Kıbrıs’ta kendini güvende hissetmemesine neden oldu.

Olayın ardından yangının çıktığı bölgede bulunan ve mühimmatların patlaması sonucu camları patlayan bir otelde kalan turistlerin bazıları ülkeden ayrıldı.

Bunun dışında ülkede son 9 ay içerisinde birçok iç karartıcı olay yaşandı. Bu doğrultuda 20 kişi trafik kazası, 7 kişi iş kazası, 4 kişi cinayet, 2 kişi Batı Nil Virüsü nedeniyle hayatını kaybetti.

Konuyla ilgili KIBRIS Gazetesi’ne konuşan YÖDAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Hasgüler, çıkan yangın sonucunda Çatalköy’de bulunan askeri birlikteki mühimmatların alev almasının eğitim sektörüne olan etkisini değerlendirdi.

Hasgüler, zaten ölümlü kazalar, hastalıklar ve kavgalar nedeniyle öğrencilerin ülkeye olan güveninin azaldığını ve bu olayın da bunların üzerine tuz biber ektiğini anlattı.

Hasgüler: Çözümsüzlüğün getirisi

YÖDAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Hasgüler ülkede belli bir güvenlik açığının söz konusu olduğunu söyledi ve Kıbrıs’ın ateş kes halinde olduğunu ifade etti.

Bu nedenle adanın alabildiğince büyük silahlarla donatıldığını söyleyen Hasgüler şu şekilde konuştu:

“Sadece Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ya da Barış Kuvvetleri’ne ait silahlar değil, güneyde de büyük silahlar vardır. İngiliz üslerinde de büyük felaketlere yol açacak belki nükleer ve kimyasal silahlar vardır. Bu sorun nereden bakılırsa bakılsın Kıbrıs sorununun çözümsüz durmasının önemli sonuçlarından birisidir. ‘Ada askersizleştirilsin’, ‘ağır silahlardan arındırılsın’ denildiğinde aslında çok doğru bir şey söyleniyor.”

“Üniversitelerde, turizm sektörü de zarar görüyor”

Kuzey Kıbrıs’ın bir üniversite ülkesi olduğundan söz eden Hasgüler, Birleşmiş Milletler’in 100 kusur ülkesinin gençlerinin öğrenim yapmaya ülkeye geldiğini hatırlattı.

Ancak bu gibi olayların öğrencileri ülkeden uzaklaştırdığını ifade eden Hasgüler şu ifadeleri kullandı:

“Bir süre önce Taşkent’e füze düştü. Sonra Batı Nil Virüsü salgını başladı. Bundan ölümler oldu. Nijeryalıların çete kurup, birbirini öldürdüğü konuşuldu. En sonunda kendi askeri cephaneliğimizde patlamalar ve yangınlar oldu. Kuzey Kıbrıs yavaş yavaş güvenilirliğini yitirmiş bir görüntü vermeye başladı. Arka arkaya bunlar yaşandığında artık insanların gelip buraya tatil yapma hevesi kırılıyor.”

“Kalıcı çözüm aranmalı”

Hasgüler, “Biz bu konuda ne gibi önlemler alıyoruz, siyasetçilerimiz bu konuda ne yapıyor çok önemlidir. Ancak sadece günü kurtarmaya yönelik açıklamalar dışında bir açıklama göremiyoruz” dedi ve siyasilerin önce ülkedeki insanların güvenini kazanacak açıklamalar yapması gerektiğini belirtti.

Ancak siyasilerin yine palyatif, ne olduğu belli olmayan açıklamalar yapmaya devam ettiğini kaydeden Hasgüler, artık geçmişteki huzur içinde olmadığımızı görmemiz gerektiğini vurguladı.

“Her alanda güvenlik açığı var”

Ülkede hemen hemen her alanda güvenlik açığı olduğunu söyleyen Mehmet Hasgüler şu şekilde konuştu:

“Sağlık alanında güvenlik açığımız var. İnsanlar burada kendini güvende hissetmiyor. Ekonomik açıdan bir güvenlik açığı var, trafikte güvenlik açığı var, siber suçlarla ilgili güvenlik açığı var. Her alanda onlarca güvenlik açığı var. Hükümet 100 günü ile ilgili açıklama yaptı. Ancak bu konularda hiçbir açıklama yapmadılar. Bunlar çok ciddi sorunlardır. Turizm, doğal güzelliklere, güvenliğe bakılarak yapılır. Üniversiteler bu konulardan benzer şekilde etkileniyorlar. Devlet adamlarımız iki elini başının arasına alıp, gerçeklerle yüzleşmelidir. Eğer toplumun sorunlarını çözmeye adaysalar oturdukları yerde oturmaya devam etsinler, değilseler istifa etsinler. Böylece millette ne yapacağına karar versin. Başka türlü topluma zaman kaybettiriyorlar.”

“Hiçbir tezimiz yok”

Hasgüler, sorunları çözmek için dışarıdan bakıldığında hiçbir konuda tezimiz olmadığının görüldüğünü söyledi ve “Ne bugünle ilgili, ne geçmişle ilgili ne de gelecekle ilgili hiçbir tezimiz yok. Kıbrıs Türkü’nün ne bugününe ne de geleceğine sahip çıkacak ne siyaset ne de söylem ortada gözüküyor. Kötü olan budur” dedi.

“Biz unutacağız, yabancılar unutmayacak”

Hasgüler, bu olayında kısa bir süre sonra ülke halkı ve siyasileri tarafından unutulacağını söyledi ancak dışarıdan bakanlar için unutulmayacağını ifade etti.

Bu nedenle ne turist ne de öğrencilerin adaya gelmek istemeyeceğinden söz eden Hasgüler, “dışarıdaki insanların hafızaları maalesef daha güçlü” dedi.

“Kendi analiz ve testlerimizi kendimiz yapabilmeliyiz”

Ülkede bu kadar üniversite varken birçok tahlil ve analizin de ülkede yapılamamasının güven sarsıcı olduğuna değinen Hasgüler şu şekilde konuştu:

“Analiz ve tahlillerin ülkede yapılamaması da güven sarsıyor. Ülkemizde üniversitelerimiz var, bu üniversitelerin tıp fakülteleri var. Tahliller bunlarda da yapılabilir. Biz diyoruz ki ‘bu üniversitelerimizdeki insanların bu gibi olaylara müdahil olması ve devlet eliyle çözüm üretmesi gerekiyor’… Oraya buraya tahlil göndererek soruna çözüm aramamalıyız. Biz kendimiz bunları kendi içerimizde çözmeliyiz. Her konuda sürekli dışarıya gönderelim diyoruz. Kendimize yetmemek için yapacağımız ne kadar davranış varsa onları yapıyoruz.

Biz üniversite öğrencilerini turist olarak görüyoruz. Böylece üniversitelerin bir bilim yapma yeri olduğu unutuluyor. Öğrencilere 9 aylık turist olarak bakılıyor. Sayı odaklı bakılıyor. Bunun amacı da kafa sayısını tespit etmektir. Bu da üniversite adası bilim adası olmamamıza yol açıyor. Bütün yöneticilerde bu tahribat vardır.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner96