Güvenlik zaafiyeti kesin, sorumlu kim?

banner37

Girne-Lefkoşa anayolunda Ciklos mevkiinde yaşanan sel felaketiyle birlikte dört gencin yaşamını yitirmesi nedeniyle başlatılan soruşturmaya katkıda bulunan iki uzman, yolla ilgili teknik sorunlar olduğundan söz etti

Güvenlik zaafiyeti  kesin, sorumlu kim?
banner87

Meyil AVCAN

Girne-Lefkoşa anayolunda Ciklos mevkiinde sel sularına kapılarak araçlarıyla dereye yuvarlanan dört gencin ölümü ülkede büyük üzüntüye neden oldu.

Yeni yapılan yolda neden böyle bir felaket yaşandığıyla ilgili ise Başbakan Tufan Erhürman’ın talimatıyla soruşturma başlatıldı.

Ciklos raporunu hazırlayan taraflardan biri olan İnşaat Mühendisleri Odası Gürkan Yağcıoğlu, söz konusu yolda “güvenlik zafiyeti” bulunduğunun kesin olduğunu vurguladı.

Rapora katkıda bulunan ODTÜ Kuzey Kıbrıs Hidroloji ve Su Kaynakları Laboratuarı Koordinatörü, İnşaat Mühendisliği Programı Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Bertuğ Akıntuğ da Lefkoşa-Girne anayolu 1998 yılında çift şerit olarak yapılırken menfezlerin boyutunun değiştirilmediğini, yol dört şeride çıkarıldığında da menfezlerin ebatlarının aynı kaldığını söyledi. Akıntuğ, menfezlerinin genişletilmemesinin büyük sorun yarattığını belirtti.

İnşaat Mühendisi emekli Bürokrat Engin Ömer Kunt da, şiddetli yağışlar göz önünde bulundurularak köprü ve menfezlerin taşıma kapasitesinin güncellenmesi ve acil tedbir alınması gerektiğini vurgulayarak dere yataklarının su taşkın sınırının bilimsel yöntemlerle tespit edilip, sınırların haritada yeniden işaretlenmesi gerektiğini söyledi.

 

Toprak yığınları korkutuyor, asfaltın durumu endişe veriyor

KIBRIS muhabiri, Girne-Lefkoşa anayolunda Ciklos mevkii olarak bilinen yerde yapılan çalışmaları gözlemledi… Lefkoşa’dan Girne istikametine giderken Ciklos mevkiinde sol tarafta kalan kısmı fotoğrafladık.

Şiddetli yağış nedeniyle dağdan sürüklenip gelen büyük taşlar da su menfezinin bulunduğu yere birikmiş durumda.

Yoldaki yenileme çalışmaları sonrası döşenen su tahliye borularının da içi şu an çakıllarla dolu. Yani olası bir yağışta hiçbir işlevleri olmayacak.

  

Yağcıoğlu: Güvenlik zafiyeti kesin

 İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Gürkan Yağcıoğlu, Lefkoşa-Girne anayolu üzerinde Ciklos mevkiinde nasıl bir bilimsel çalışma yapıldığıyla ilgili bilgileri olmadığını ifade ederek “Güvenlik zafiyeti olduğu kesin” dedi.

Yağcıoğlu, yol yapılırken kime danışıldığıyla ilgili İnşaat Mühendisleri Odası’nın bilgisi olmadığını belirterek, kendilerinden görüş alınmadığını kaydetti.

Yeni yapılan Girne-Lefkoşa anayoluyla ilgili açılan soruşturma sonucunun açıklanma aşamasında olduğunu söyleyen Yağcıoğlu, tarafsız olarak teknik bir araştırma raporu sunacaklarını, herhangi bir ihmal söz konusuysa da ortaya çıkarılacağını belirtti.

 

Akıntuğ: Geniş menfezler şart

ODTÜ Kuzey Kıbrıs Hidroloji ve Su Kaynakları Laboratuarı Koordinatörü, İnşaat Mühendisliği Programı Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Bertuğ Akıntuğ da, Lefkoşa-Girne anayolunda yapılan teraslama çalışmasının aslında derenin iki noktadan kesilirken yapılması gerektiğini söyledi.

Menfezlerin tıkanma sorununun ülke genelinde olduğuna değinen Akıntuğ, 1998 yılında Lefkoşa-Girne anayolu çift şerit olarak yapılırken, menfezlerin ebatlarının değiştirilmediğini, yol 4 şerit yapılırken de mevcut menfezlerin ebatlarının aynı kaldığını ifade etti.

Akıntuğ, böyle durumlarda menfezlerin büyük sorun yarattığını vurgulayarak, geniş menfezlerin daha doğru bir yapı olacağını söyledi.

Akıntuğ, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı Karayolları Dairesi’nin yapmış olduğu dere güzergâhını açma çalışmasının kısa vadede çözüm olacağını ancak uzun vade için en erken zamanda hidrolik çalışmayla betonarme yapılması gerektiğini vurguladı.

Kunt: Dere yataklarının taşkın sınırları bilimsel çalışmalarla belirlenmeli

İnşaat Mühendisi, emekli Bürokrat Engin Ömer Kunt, Ciklos mevkiinde yaşanan olayların ardından yapılan çalışmaların yetersiz olduğunu ifade etti.

Ciklos bölgesinde bulunan dere yatağının sağına ve soluna jeolojik etütler yaparak derenin taşma sınırının tespit edilmesi gerektiğine işaret eden Kunt, şiddetli yağışlar göz önünde bulundurularak köprü ve menfezlerin taşma kapasitesinin güncellenmesi ve tedbir alınması gerektiğini söyledi.

Dere sınırlarının zamanında neye dayanarak çizildiğini bilmediklerine dikkat çeken Kunt, dere yataklarının su taşkın sınırının haritalarda belirlenerek, tapuya işlenmesi; özel kısımların istimlâk edilerek korunması ve o bölgelere inşaat yapılmasının yasaklanması gerektiğinin altını çizdi.

Kunt, “Haritada genişliği 10 metre olan dere bazı yerde 1.5 metreye düşüyor. Gerçek hangisidir?” diyerek haritaların yeniden güncellenmesi gerektiğini yineledi.

Güncelleme Tarihi: 27 Aralık 2018, 09:10
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER