Haksızlık ve adaletsizlik var

banner37

Hükümetin Koronavirüse karşı aldığı ekonomik önlemler, halkın ekonomik kaygılarını daha da artırdı. KIBRIS’a konuşan uzmanlar alınan tedbirlerin ülke ekonomisine yansımasıyla ilgili hiç de olumlu bir tablo çizmedi:

banner87
Haksızlık ve adaletsizlik var
banner90
banner99

ÖNLEMLER TEDİRGİNLİK YARATTI… Koronavirüs vakalarının ülkede görülmesinin ardından, hükümet sağlık tedbirlerinin yanında bir takım ekonomik önlemler de alma yoluna gitti. Bu önlemler arasında, “kamuda 5 bin TL ve üzeri maaşlara yüzde 25’e varan kesinti yapılması” ve “işyerleri geçici süreliğine kapanan KKTC ve TC vatandaşı özel sektör çalışanlarına bin 500 TL katkı yapılması” da yer aldı. Ancak alınan bu kararlar halkı rahatlatmak yerine daha da tedirgin etti.

“ANAYASA’YA AYKIRI”… KTAMS Başkanı Güven Bengihan, Anayasa Mahkemesi’nin bir süre önce emekli maaşlarından yapılan kesintiyi Anayasa’ya aykırı bulduğunu hatırlatarak şu anda yapılacak bu kesintinin de benzer bir durum olup, Anayasa’ya aykırı olduğunu söyledi. Bengihan ayrıca, Bakanlar Kurulu kararında siyasi partilerden yapılacak kesitinin geri ödenmesinin yer aldığını, buna karşılık kamu çalışanı ve emeklilerden yapılacak kesintinin geri ödenmesinin yer almadığını ifade etti.

“BANKALAR DA FAİZLERİ DÜŞÜRMELİ”… Ekonomist Göksel Saydam, hükümetin açıkladığı ekonomik tedbirlerin bankaların lehine olduğunu söyledi ve bu tedbirlerdeki en büyük çarpıklığın da hükümetin bankalardan faizleri düşürmesini rica etmesi olduğunu belirtti. Saydam, kredi faizlerinin aşağıya çekilmesi ile bankaların zarar etmeyeceğini kaydetti ve ayrıca hükümetin hayatı ucuzlatmak adına da önlem alması gerektiğini vurguladı.

Ceren ÖZBİL

Ülkede Koronavirüs vakalarının görülmesinin ardından tedbir amaçlı hükümetin uygulamaya koyduğu “kısmi sokağa çıkma yasağı” uygulaması ekonomik tedbirler de alınmasını zorunlu kıldı.

Bu doğrultuda hükümet “kamuda 5 bin TL ve üzeri maaşlara yüzde 25’e varan kesinti yapılması”, “işyerleri geçici süreliğine kapanan KKTC ve TC vatandaşı özel sektör çalışanlarına bin 500 TL katkı yapılması” gibi bir takım önlemler alma yoluna gitti.

Ancak bu kararlar da kısmi sokağa çıkma yasağı nedeniyle “işsizlik” ve “evine ekmek götürememe” kaygısı yaşayan halkın derdine derman olmadı, hatta tedirginliği artırdı.

Maaşlarından kesinti yapılacak olanlar “borçlarını nasıl ödeyeceğini”, bin 500 TL ile geçinmek zorunda olanlar “elektrik, kira, su gibi borçlarını nasıl ödeyeceğini” ve ülkede yabancı olarak bulunup işsiz kalanlar da “ne yiyip, ne içebileceğini” düşünmeye başladı.

KIBRIS Gazetesi’ne konuşan KTAMS Başkanı Güven Bengihan ve Ekonomist Göksel Saydam, hükümetin aldığı ekonomik tedbirleri değerlendirdi.

Bengihan, maaşlardan kesinti yapılmasının Anayasa’ya aykırı olduğunu söylerken, Saydam ise tedbirleri “dağın fare doğurmasına” benzetti.

Saydam: Dağ fare doğurdu

Ekonomist Göksel Saydam, hükümetin açıkladığı ekonomik tedbirlerin bankaların lehine olduğunu söyledi ve bu tedbirlerdeki en büyük çarpıklığın da hükümetin bankalardan faizleri düşürmesini rica etmesi olduğunu belirtti.

Saydam “Piyasaya nasıl ucuzluk getirileceği yönünde alınan bir karar yok. Temel gıda maddelerine katma değer indirimi yapmak gündeme gelmedi” dedi.

Ayrıca alınan bir diğer kararın da Yerel İstihdama Destek Fonu’ndan en fazla 10 tane işçi çalıştıran işletmelere bin 500 TL katkı verilmesi olduğunu kaydeden Saydam, “40 personeli olan ya da 11 personeli olan yararlanamayacak mı” diye sordu.

Saydam, bunun daha fazla işçi çalıştırıp, daha fazla kişi istihdam edenin cezalandırılması anlamına geldiğini söyledi.

Göksel Saydam, verilecek olan katkının da sadece KKTC ve TC vatandaşlarını da kapsamasının ayrı bir sorun olduğunu belirtti.

“Vatandaşın benzin alacak parası kalmayacak”

Saydam, maaşlardan yapılacak kesintinin ardından vatandaşın değil borcunu ödemek arabasına benzin bile koyamayacağını söyledi.

Herkesin bütçesini maaşına göre ayarladığını ifade eden Saydam şu şekilde konuştu:

“Şimdi herkesin maaşı yüzde 25 azaldı. Maaş yüzde 25 azalınca orta halli bir aile nasıl geçinecek? Bu süreç arkasından iflasları getirecek. Duyduğum bir konu var. O da mahkemelerin almış olduğu haciz, mazbata kararlarının dondurulmasıdır. Ancak hükümetin, bağımsız bir kuruluş olan mahkemelere müdahale etme hakkı yoktur. Alınmış kararlara nasıl müdahale edilecek?”

“Bankalar da faizleri düşürmeleri”

Saydam, kredi faizlerinin de aşağıya çekilmesi gerektiğini söyledi ve şu şekilde konuştu:

“Bankalar faizi düşürürse zarara uğramaz. Ancak devletin bu konudaki en büyük endişesi bankalardan kredi alamamaktır. Resmi Gazete’de sık sık borçlanmayı görüyoruz. Hiçbir hedef olmadan ekonomik düzenlemeye gidildi. Bu paket yapılmadan sektörel olarak uzmanlar, akademisyenler, maliyeciler, ekonomiciler çağrılacaktı. Diğer odalardan da birkaç kişi çağrılacaktı ve bir reçete yazmaları istenecekti. Gerçek ortaya konulacaktı.”

Bengihan: Anayasa’ya aykırı bir karar alındı

KTAMS Başkanı Güven Bengihan, bu paketin sadece bordro mahkumu olan kamu çalışanlarından ve emeklilerden kesinti yapılmasını içerdiğini anlattı. Bengihan şu şekilde konuştu:

“Haksız ve adaletsiz bir kesintiye gidiliyor. Ayrıca Anayasa’ya da aykırı bir düzenleme yapılıyor. Çünkü geçtiğimiz yıllarda emeklilerden herhangi bir kesinti yapılamayacağı konusunda Anayasa Mahkemesi bir karar üretmişti. Buna ek olarak kişilerin kendi rızası olmadan ve olağanüstü hâl ilan edilmeden hiç kimsenin maaşından kesinti yapılamayacağı bizim mevzuatlarımızda da düzenlemiştir. Burada bir hukuksuzluk da söz konusudur. Hukuksuz yapılan bir tedbir paketidir. Sosyal devlet anlayışından uzak ırkçı bir pakettir. Çünkü yapılacak katkı da sadece TC ve KKTC vatandaşlarını kapsamaktadır. Burada emeğin sömürüsü ve dışlanması vardır. İş insanlarından, şans oyunları patronlarından, üniversite patronlarından, market patronlarından, GSM operatörlerinden kesintiye gidilmemesi düşündürücüdür, haksızlıktır. Bu işletmelerden alınan gelir vergisini yükseltmesi gereken bu hükümet, maalesef 2019’da elde ettikleri gelirden ödeyecekleri vergiden yüzde 10’luk bir kesinti yaptı. Yani devletin gelirini düşürmüştür. Bu 2019’un vergisi 2020’de ödenecek vergidir.”

“Partilere geri ödenecek,

çalışan ve emekliler ne olacak?”

Bengihan, sadece çalışanlardan ve emeklilerden yüzde 25 kesinti yapılmasına karşı olduklarını ifade etti, buna karşılık da siyasi partilerin aldığı katkı payından “geri ödenmesi şartı” ile yüzde 25 kesinti yapılmasının da doğru olmadığını belirtti.

Çalışan ve emeklilerden yapılacak kesintinin geri ödenmesi ile ilgili Bakanlar Kurulu Kararı’nda bir metin olmadığını söyleyen Bengihan, ancak siyasi partilerin aldığı katkıdan yapılacak kesintinin geri ödenmesi yönünde bir metin olduğunu belirtti.

Bengihan, “böyle bir süreçte siyasi partilere tüm katkıyı durdurmaları gerekirdi” dedi.

“Piyasada para akışını sağlamak

lazım, daha da durağanlaştırmak değil”

Bengihan, bu salgın karşısında dünyanın birçok ülkesinin piyasaya ve insanlarına hızlı para akışını sağlayacak önlemler aldığını söyledi ve şu şekilde konuştu:

“Bu ülkeler bu süreci daha iyi geçirip, ekonominin çarkının dönmesini sağlamak için gerekli önlemlerini aldılar ve piyasada para akışını sağladılar. Ekonominin çarkının dönmesi için üretim, gelir, tüketim, yatırım ve tasarruf olması gerekir. Bunun için de bu çarkın düzenli dönmesi gerekir ki ekonomi gelişip, büyüsün… En önemlisi de gelirlerin piyasaya akması ve ekonominin canlanması gerekir. Burada bu hükümet durağan bir piyasaya maaş ve ücretlerde kesinti yaparak ekonominin dibe vurmasını sağlıyor. Dünya bunu böyle yapmıyor. Dünyada herkesin maaş ve ücretlerine ek katkı yapılıyor. Bu ülkelerde piyasa canlandırılmaya çalışılıyor.”

“Maaşlardan kesinti yapılmadan

iç borçlanmaya gidilebilirdi”

Bengihan, Merkez Bankası’nda biriken 32 milyar TL olduğunu söyledi ve bunun 22 milyarını belli kesimlerin kredi olarak kullandığını ifade etti.

Şu anda orada duran 10 milyar TL’nin bir kısmının da Türkiye’ye gönderildiğini kaydeden Bengihan şu şekilde konuştu:

“Bu süreçte hükümet iç borçlanmaya gidebilir ve bu paranın bir kısmını kullanabilirdi. Böylece emekliden ve çalışandan kesinti yapmasına gerek kalmazdı. Böylece de piyasa bugün canlanacak ve ekonomisi büyüyecekti. Bu borcunu da 5-7 yıl arasında bir sürede vade açarak borcunu kapatma üzerinden hareket edecekti. Çünkü bu ülkede en büyük gelir elde eden kesimler bankalardır ve marketlerdir. Bu nedenle bu memleketin ve piyasanın en büyük lokmasını yiyen bu kesinlerin şu anda fedakarlık döneminde de hükümete gerekli yardımı sağlaması gerekirdi. Çünkü yıllarca bu sektörler belirli vergi aflarıyla, muafiyet ve teşvik yasalarıyla kârlarına kâr katmışlardır. Şu anki süreçte o kesimlerin de katkı koyması gerekir. Bunlar maalesef yapılmamıştır.”

“Salgın hastalığın bitmesinin

ardından sokağa ineceğiz”

Bengihan, sorumlu sendikacılık bilinci ile hareket ettiklerini söyledi ve şu anda sokağa çıkma yasağı olduğu düşüncesi ile, halkın bu salgına karşı evde kalması bilinci ile sokak eylemi şeklinde bir mücadele başlatmadıklarını kaydetti. Güven Bengihan şu şekilde konuştu:

“Sokağa çıkma yasağı elbette bitecek. Önümüzdeki günlerde bu haksızlık ve hukuksuzluklara karşı büyük bir mücadele vereceğiz. Kimse zannetmesin ki biz oturup bu yapılanları bekleyeceğiz, bu hükümetin yaptığı yanlış tedbirlere karşı sessiz kalacağız.”

“İşsizlik ödeneği, devletin

vereceği bin 500 TL’den daha yüksek”

Güven Bengihan, özel sektör çalışanlarının en çok ihtiyacı olduğu dönemde bin 500 TL’lik yardım yapılmasının özel sektör çalışanları ile dalga geçmekten başka bir şey olmadığını söyledi ve işsizlik maaşının bile bu gün 2 bin 200 TL civarında olduğunu ifade etti.

Bengihan, “bu rakam çok düşük bir rakamdır. İşsizlik nedeniyle Sosyal Sigortalara başvuran bir kişi bu rakamın üzerinde bir maaş alacaktır” dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner75

banner108