banner6

Hal Yasası şart oldu!

banner37

Bir yandan aşırı sıcak, diğer yandan yüksek kâr marjları, sebzenin ve meyvenin fiyatını fahiş rakamlara çıkardı. Vatandaşlar, tezgâhtaki pahalılıktan şikayet ederken, pazarcı tekelleşmeden, ithalatçı da yüksek maliyetlerden dert yandı

Hal Yasası şart oldu!
banner99

Eniz ORAKCIOĞLU

HERKES ŞİKAYETÇİ… Ülkemiz, temel tüketim başta olmak üzere pahalılıkta rekora koşuyor. Özellikle meyve ve sebze fiyatlarındaki yüksek rakamları gören vatandaşlar tezgâha dahi yaklaşmıyor. Bu durum da pazarcının iş yapmasını engelliyor. Üreticiler, aşırı sıcak yüzünden rekoltenin düştüğünü, ithal ürünlerde de tekelcilik ve kâr marjlarının yüksek olmasından dolayı fiyatların arttığını söylüyor. Mersin Limanı’ndan KKTC’ye gelene kadar bir ürünün fiyatı, tarladan satın alınan fiyatın 2 katının üzerine çıkıyor. Bu fiyatlardan ithalatçılar da dertli. Meyve ithalatçıları, yüksek maliyetlerden dert yanıyor.

“GÜVENLİ GIDA VE FİYAT DENGESİ İÇİN YASA GEREKİYOR”… Açık Pazarcılar Birliği Başkanı Yenal Garabli, ithal ürünlerin maliyetler nedeniyle tezgâha iki katına fiyatla çıktığına dikkat çekerek “Tekelleşme oldukça bu halk ucuz meyve ve sebze yiyemez. Güvenli gıda, etkin denetim ve fiyat dengesi için Hal Yasası bir an önce hayata geçmeli” dedi. Mağusa Toptancılar Birliği Başkanı Bekir Cura da, Türkiye’den getirdikleri meyvenin kalitesine göre fiyatın değiştiğini ifade ederek ambalaj, işçilik, nakliye, gümrük, soğuk hava deposu, laboratuvar analiz ücreti masrafları ödendikten sonra ürünün satışa çıktığını belirtti. Cura, fiyatları kontrol altında tutmak ve gıda güvenliği için Hal Yasası’nın artık şart olduğunu vurguladı.

banner134

Piyasadaki pahalılık aldı başını gidiyor. Market ve Pazar alışverişlerinde cep yakan fiyatlar, vatandaşları canından bezdirdi.

Özellikle sebze ve meyve fiyatlarındaki önlenemez yükseliş, satışların düşmesine de neden oldu.

Temel tüketim başta olmak üzere mal ve hizmetlerin her türünde pahalılıkta rekora koşan KKTC’de, geçim de  her geçen gün zorlaşıyor.

Vatandaşlar, fahiş fiyatlar ve pahalılık yüzünden markete gitmeye korkarken, zorunlu ihtiyaçlarını da kısmak zorunda kalıyor.

Üreticiler ve ziraatçılar, sebze ve meyvedeki fiyat artışlarını, aşırı sıcak yüzünden rekoltenin düşmesine ve maliyetlerin yüksekliğine bağlıyor.

Ziraatçılar da ithal ürünlerdeki fiyat yüksekliğinin tekelcilik ve kâr marjlarının yüksek olmasından kaynaklı olduğunu söylüyor.

Mersin’de kilosu 2,25 TL-4,50 TL’ye satın alınan şeftalinin kilosu, ülkemize 24 TL’den, 4.52 TL-9.00 TL olan kayısı da 36 TL’den satılıyor.

İthal meyvedeki bu korkunç fiyat farkının nasıl oluştuğu merak ediliyor.

İthalatçılar da bu konuda dertli… İthal edilen meyve ve sebzenin, Mersin Limanı’ndan ülkemize gelene kadar yüksek maliyetlere mal olduğunu ifade eden ithalatçılar, pahalılık nedeniyle kendilerinin de satışta büyük zorluk yaşadıklarını ifade etti.

Tüm kesimlerin birleştiği ortak nokta ise Hal Yasası oldu.

Yıllardır “gıda güvenliği” ve “piyasada fiyat dengesi” için olmazsa olmaz olduğu söylenen Hal Yasası Tasarısı’nın artık yasalaşarak yürürlüğe girmesinin şart olduğunu vurgulayan üreticiler ve ithalatçılar, bu konudaki gerekli adımın bir an önce atılmasını istiyor.

Hal Yasa Tasarısı’nın amacı

Hal Yasa Tasarısı’nın amacı şöyle:

Ülkemizdeki sebze, meyve ve gerekli görülen diğer malların ticaretinin kayıt altına alınması, kaliteli, standartlara, gıda güvenilirliğine ve sağlık kurallarına uygun olarak serbest rekabet koşulları içinde, haller aracılığıyla yapılmasını; malların etkin şekilde tedarikini, dağıtımını ve satışını; üretici ve tüketicilerin hak ve çıkarlarının korunmasını; malların ticareti ile uğraşan kişilerin faaliyetlerinin düzenlenmesini; hallerin altyapılarının çağdaş bir sisteme kavuşturulmasını ve işletilmesini sağlamak amacıyla; malların alımı, satımı ve devri ile hallerin kuruluş, işleyiş, yönetim ve denetimine ilişkin usul ve esasları, işletmecinin sorumlulukları, yasaya aykırılık halinde uygulanacak yaptırımları, bakanlıklar ile belediyelerin görev, yetki ve sorumluluklarını; satış işlemlerinin şekli, üreticiler ve tüccarların veya diğer gerçek ve tüzel kişilerin mal satışlarında uyması gereken kuralları, uyuşmazlık halinde Hal Hakem Heyeti’nin görevlerini, genel olarak üretici ve tüketicilerin hak ve çıkarlarının korunmasına ilişkin esasları düzenlemek”.

Ülke üç tüccarın tekeline kaldı

KIBRIS’a konuşan pazar esnafı isyan etti ve işlerin çok kötü gittiğinden yakındı. Esnaf, fiyatların çok yüksek olduğunu ve bu nedenle vatandaşın pazara uğramadığını belirterek, fiyat artışının kendilerinden kaynaklanmadığını vurguladı.

Pazar esnafı, ülkenin 3 tüccarın tekeline kaldığını ve onların da fiyatlarla istediği gibi oynadığına dikkat çekerek, bu sorunun önüne geçebilmek için “Hal Yasası geçirilmeli” dedi.

Fiyatlar uçtu

Pazara uğrayan az sayıda vatandaş da, yüksek fiyatlarından dert yandı.

Pazar tezgâhlarındaki bazı ürünlerin kilo fiyatları şöyle:

“Salatalık 10 TL, domates 10 TL, çeri domates 15 TL, barbunya 20 TL, bamya 20 TL, taze fasulye 12 TL, ayvalı fasulye 15 TL, patlıcan 8 TL, biber 8 TL, sultani üzüm 25 TL, armut, nektarin, şeftali 18-20 TL, portakal 10 TL, kivi 40 TL, 3 avokado 20 TL, gınnap 15 TL, limon 15 TL, soğan 5 TL, patates 5 TL, maydanoz 5 TL semizotu 5 TL.”

Uluçam: Sıcak havada bitkiler çiçek tutmuyor

Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Erkut Uluçam, bu dönemde üretimin açık havada olduğuna işaret ederek, aşırı sıcaklıkların üretime etki edebildiğini belirtti.

Uluçam, özellikle geçtiğimiz hafta yaşanan sıcaklığın domates gibi bitkilerin çiçek tutmamasına sebep olduğunu ve rekoltenin düştüğünü anlattı.

Yerli üretimde sıcak havanın verimi azalttığını ve verim azalınca da fiyat artışı olduğuna işaret eden Uluçam, üretimde maliyetlerin de yüksek oluşundan kaynaklı fiyat artışlarının yaşandığını kaydetti.

Uluçam, karpuzun fiyatına dikkat çekerek, “Karpuzu erken çıkaran üretici, üretim fazlasından dolayı 0,30 kuruşa satıyordu. Birçok üretici fiyatından dolayı ürünü sulamayı bıraktı. Daha sonra piyasada eksiklik ortaya çıktı ve 2’nci partide çıkan karpuz, bu sefer de ürün azlığından dolayı pahalı satılmaya başlandı” dedi.

Uluçam, “Tarımda planlama çok önemli. Hangi ürün ne kadar ekilmeli, ne kadar fide üretilmeli bunların hepsi plan program dahilinde olmalı” şeklinde konuştu.

“İthal meyvelerde çok fazla kâr marjı var”

Uluçam, ithal meyvedeki yüksek fiyatlara da dikkat çekerek, mevsim normalinde yetişen meyvelerin 35-40 TL’ye varan fiyatları olduğunu vurguladı.

Bu fahiş fiyatların meyve ithalatının tekel olmasından kaynaklı olduğuna işaret eden Uluçam, Mersin’den gelirken 2,25 TL veya 4,50 TL olan şeftalinin fiyatının tüketiciye varana kadar 23,99 TL’ye ulaştığını, yine Mersin’de fiyatı 4,52 TL ile 9,00 TL arası olan kayısının ülkemizde 35,99 TL’ye satıldığını vurguladı.

Arada büyük kâr marjı olduğunun altını çizen Uluçam, bu durumun kontrol altına alınması gerektiğine dikkat çekti.

Kargı: Fiyat artışı sıcak havadan ve maliyet artışından kaynaklı

Tatlısu Seracılar Birliği Başkanı, domates üreticisi Mithat Kargı, meyve- sebzede yaşanan fiyat artışının aşırı sıcaklardan kaynaklandığını ve normal olduğunu kaydederek, maliyetlerin artmasının da fiyat artışına etkisi olduğunu belirtti.

Kargı, geçtiğimiz yıl 1,30 kuruşa alınan domates fidesinin bu yıl 3 TL olduğunu vurgulayarak, 20 litrelik gıdanın ise 420 TL’den 730 TL’ye yükseldiğine dikkat çekti.

Akaryakıt ve işçi maliyetlerinin de yükseldiğinin altını çizen Kargı, çalıştırmak için günlüğü 200 TL’den aşağıya işçi bulunmadığını anlattı.

Kış boyunca domatesin 2-3 TL’ye gittiğini ve üreticinin bu maliyetler altında ezildiğini, seralara domates ekmeyenler olduğunu belirten Kargı, üreticinin kış aylarında battığına işaret etti.

Kargı, sıcak havanın bir süre daha böyle gitmesi halinde domates fiyatının 15 TL’yi bulacağını ifade ederek, domatesin sıcak havada toplandıktan sonra üç gün içinde elden çıkarılması gerektiğinden bahsetti.

Atalar: Fiyat artışının bir sebebi de üretim azlığı

Yeşilırmak-Yedidalga Üreticiler Birliği Kurucu Başkanı Cavit Atalar, fiyat artışının üretim azlığından kaynaklandığını belirterek, sıcak havaların da bazı sebze ve meyveler üzerinde üretimin azalmasına sebebiyet verdiğini ve fiyatların arttığını söyledi.

Fiyatların biraz da arz- talebe bağlı olduğuna dikkat çeken Atalar, 2 ay önce sarmada muazzam bir arz olduğunu ama talep olmadığını, bu nedenle üreticinin sarma üretmeyi bıraktığını kaydetti.

Atalar, fiyatları 10 TL’yi geçen domates ve salatalığa dikkat çekerek, bu mevsimde her yıl fiyat probleminin yaşandığını, çünkü sıcak havalarda bitkinin çiçek tutmakta zorlandığını vurguladı.

Yeşilırmak’ta yetiştirilen muz ve üzüm örneğini veren Atalar, “Muz, sıcak havayı seviyor ve bu dönemde iyi rekolte elde edildiğinden, yerli muzun fiyatında düşüş gözlemleniyor. Üzümde ise bu sene istenen verim alınamadığı için rekolte düşük oldu ve fiyat da otomatik olarak yükseldi” dedi.

Garabli: Tekelleşme oldukça bu halk ucuz meyve, sebze yiyemez

Açık Pazarcılar Birliği Başkanı Yenal Garabli, ithal ürünlerde fiyatların yüksek olma sebebinin 5 liraya alınan meyvenin buraya gelene kadar gümrük, nakliye derken 10 TL olduğunu belirterek, fiyat artışının diğer bir sebebinin ürün getirenlerin az sayıda olmasından kaynaklı olduğunu vurguladı.

“Tekelleşme oldukça bu halk ucuz meyve ve sebze yiyemez” diyen Garabli, Hal Yasası’nın önemine dikkat çekti.

Garabli, fiyat yükselişinin önüne geçebilmek için üretimi artırmak ve üreticiye pazar alanında yer açmak gerektiğinin altını çizerek, pazara toptancının adamlarını değil, üreticileri koymak gerektiğini söyledi.

Hükümetin bu noktada çalışma yaparak, üreticiden tüketiciye ürünlerin direkt ulaşmasını sağlaması gerektiğini belirten Garabli, “Karpuzun bugün pahalı olmasının sebebi karpuz olmaması değil, tüccarın tarlayı kapatmasıdır” dedi.

Garabli, kendi topraklarımızda çıkan portakal ve karpuz gibi ürünlerin fiyatının 7 TL olmasının kabul edilir olmadığını ifade ederek, Hal Yasası’nın bir an önce çıkması gerektiğini kaydetti.

Pazarda domatesin eriyip atıldığına şahit olduğunu söyleyen Garabli, “Domates atılacağına neden daha uygun fiyata tüketiciye ulaştırmak için üreticiden tüketiciye ulaştırılmıyor” diye sordu. Fiyatların yüksek olmasının pazarcıyı olumsuz etkilediğine ve vatandaşın pazara uğramadığına dikkat çeken Garabli, fiyatların yüksek olma sebebinin pazar esnafının suçu olmadığını belirtti.

Garabli, bugün oluşan bu durumun sistemsizliğin ve düzensizliğin suçu olduğuna vurgu yaparak, üreticiye, yerli üretime destek verilmesi gerektiğini, böylelikle bu desteğin fiyatların düşmesine olumlu yönde yansıyacağını kaydetti.

Cura: Türkiye’nin sağlık sertifikası KKTC’de kabul edilmiyor

Mağusa Toptancılar Birliği Başkanı Bekir Cura, iç piyasada üretim olduğu için sebzenin çok fazla yurt dışından gelmediğini belirterek meyvenin de iç piyasada üretilen meyveler bittikten sonra devlet izniyle getirtildiğini belirtti.

Cura, şu an elma, armut, şeftali ve nektarinin ithal edildiğini kaydetti.

Türkiye’den getirdikleri meyvenin kalitesine göre fiyatın değiştiğini anlatan Cura, 1’inci kalitenin fiyatı ile 2’nci kalite ürünün fiyatının değiştiğini söyledi.

Kalitesi zayıf olan ürünlerin tüm ülkelerde iç piyasada tüketildiğini vurgulayan Cura,  kimsenin 2’nci kalite ürün tercih etmediğini belirtti.

Cura, ürün getirenlerin 5 TL ürün almak yerine 7 TL ürün alarak daha kaliteliyi tercih ettiklerine işaret etti.

Cura, ithal edilen meyvenin ülkeye gelen kadar hangi aşamalardan geçtiğini de anlattı:

“Şeftaliyi, Bursa veya Çanakkale’den getirtiyoruz. Gelene kadar bize maliyetleri arasında ambalaj, işçilik, nakliye, gümrük ve geldiğinde saklanacağı soğuk hava deposu ücreti vardır. Öte yandan Türkiye’de ürün uzun yol gidecek ve yurt dışına çıkacaksa ciddi eylemlerden geçer, örneğin belirli süre soğutulur daha sonra soğutucu özel araçlarda taşınır.

Bir diğer maliyet de ürün ülkeye geldikten sonra var.

Tüm dünya Türkiye’den aldığı ürünün sağlık sertifikasını kabul ederken, KKTC etmiyor. Ülkeye giren ürünlerden Tarım Dairesi numune alarak inceler ve uygunluk verirse gümrükten ürün çıkabilir. Bu noktada da laboratuvar masrafı bize aittir. Eğer ürün limit üzeri çıkarsa imha masrafı da bize aittir.

Meyve, sebzede risk çok fazladır. 13 TL’ye şeftali getiriyoruz, üzerine maliyeti koyduğumuzda 17 TL oluyor. Şeftaliyi 20 TL’ye satana kadar zorlanıyoruz”.

“1995’te 20 toptancı vardı, şimdi 5 toptancı kaldı”

Cura, 1995’ten beridir toptancılık yaptığını 20 toptancıdan geriye 5 kişi kaldığını vurgulayarak, bu işin bol kazançlı bir iş olması ve riskli olmaması halinde toptancı sayısının düşmeyeceğine artacağına dikkat çekti.

Yerli üretimden ve fiyatlardan bahseden Cura, hava sıcaklıkları sebebi ile sebzelerin çiçek tutmadığını, sıcağın çiçeği yaktığını belirterek, 1 kökten 5 kilo ürün alınacağı yerde, 1 kilo ürün alındığını ve üreticinin maliyetinin 5 katı arttığını ifade etti.

“Hal Yasası’nı hep savunduk”

2006’da Mağusa Toptancılar Birliği Başkanı olduğu günden bugüne Hal Yasası’nın hayat bulması gerektiğini hep savunduklarını ve her fırsatta yasanın bir an önce çıkması gerektiğini dile getirdiklerini vurgulayan Cura, “Türkiye’de Hal Yasası sebebi ile sistemin ne kadar düzenli olduğu, fiyatların kontrol altında tutuluyor, şehirdeki ve köydeki kişinin ürünün kaça alınıp kaça satıldığı biliniyor” dedi.

Cura, Türkiye’de yasadan dolayı ürünlerin barkotlu olduğuna işaret ederek, ürünün hangi bahçeden geldiğini barkot sayesinde görebildiklerini anlattı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88