Hamileyken bile beni dövüyordu

banner37

İkinci evliliğinde kocasından fiziksel ve psikolojik şiddet gören bir mağdur kadın, KIBRIS TV’ye konuşarak yaşadığı dramı anlattı ve tüm kadınları korkmamaya , güçlü olmaya çağırdı:

Hamileyken bile beni dövüyordu
banner99

ONLAR ANLATIYOR- Gizem ÖZGEÇ- Emine DAVUT YİTMEN

İkinci evliliğinde kocasından dayak yiyen, küfürlerine maruz kalan bir kadınımız, KIBRIS TV’ye konuşarak, hamileyken bile eşinin kendisini dövdüğünü söyledi.

Mağdur kadın, kendiyle aynı kaderi paylaşan kadınlara seslenerek, “Kendinize güvenin, ayakta durmayı bilin. Güçlü olun, korkmayın” dedi..

33 yaşındaki genç kadının, biri 3 aylık diğeri de 4 yaşında iki çocuğu var. Genç kadın, şu anda elektriği olmayan, beyaz eşya ve mobilyanın bulunmadığı derme çatma bir evde, çocuklarıyla birlikte yaşıyor.

Çocuklarını yeterince besleyemeyen ve küçük çocuğunu yerde uyutmak zorunda kalan kadın, şiddet gördüğü eşinden boşandıktan sonra Sığınma Evi’ne yerleştirilmiş. Ancak Sığınma Evi’nin kapatılmasıyla birlikte, diğer kadınlar gibi bu genç kadın da sokağa atılmış. Tam bu sırada Zeytin Ağacı Eğitim ve Yardımlaşma Derneği’nden Rabia Özcömert devreye girmiş ve bu kadınlara yardım eli uzatmış. Ancak genç annenin hayatını sürdürebilmesi için derneğin sağlamaya çalıştığı yardımlar yeterli değil. Bu nedenle Özcömert de halka ve devlete çağrıda bulanarak, mağdur durumda bulunan kadınlar için herkesin elini taşın altına koymasını istiyor.

Zeytin Ağacı Eğitim ve Yardımlaşma Derneği’ne 0548 837 23 27 telefon numarasından ulaşılabiliyor. Dernekle facebook sayfası üzerinden temasa geçilmesi halinde en geç bir saate kadar yanıt veriliyor.

Şiddet mağduru genç kadının acil ihtiyaç listesi ise şunlardan oluşuyor: Buzdolabı, çamaşır makinası, koltuk seti, yatak odası, bebek yatağı, dolap, SMA 1 (bebek maması), 3 numara prima (bez), kahvaltılık, 4 yaş çocuğa kreş

SORU: Bize kendinizi tanıtır mısınız?

KADIN: Kahramanmaraşlıyım. İlk evliğim 17 yaşında oldu. İlk evliliğimde eşim öldü. İkinci kez evlendim.  İkinci evliliğimde çok şiddete maruz kaldım. Pek çok şey yaşadım. Bir kızım, bir oğlum var. Oğlum 4 yaşında, kızım 3 aylık. Eşimden ayrıldığımda bir aylık hamileydim. Hamileyken de çok dayak yedim. Hatta iki sefer hastanelik oldum. Birçok şey yaşadım. Daha sonra sığınma evine yerleştirildim.

ÖZCÖMERT: Derneğimiz yeni bir dernek, yeni çalışmalar içine girdik. Kadınlarımıza kendi kendilerine yetebilmeleri için ufak tefek işler bulmaya çalışıyoruz. Derneğimizde iş vermeye çalışıyoruz. Ancak böyle örneklerde durum zorlaşıyor. Küçük bebekleri olanları çalıştıramayız. Bu kadınımızın da bebeği var. Onu çalıştırmazsınız, mekan uzaklıkları da var. Buna hep birlikte çözüm bulamamız gerekiyor. Sosyal sorumluluğa gönül vermiş insanların bir arada olması gerekiyor. Sorun ancak bu şekilde çözülebilir.

SORU: Eşinizle nasıl tanıştınız?

KADIN: Eşimle bir arkadaşımın aracılığı ile tanıştım. 2010’da nikâhım oldu. İki yıl boyunca çocuğum olmadı. Sonra ikizlere hamile kaldım ancak ikizleri dört aylıkken düşürdüm. Ardından oğluma hamile kaldım, sonra da kızım oldu.

SORU: İki yıl çocuğunuzun olmadığını söylediniz. Size yönelik şiddet o dönemde mi başlamıştı?

KADIN: İlk bir sene şiddet görmedim ancak bir yıldan sonra şiddet görmeye başladım. Çocuğum olmuyordu. Çocuğum olmadığı için sorunun benden kaynaklandığını söylüyordu. Bir gün doktora gitti ve sorunun kendinden kaynaklandığını öğrendi. Tedavi gördü ve tedaviden sonra çocuklarım olmaya başladı. Yine dayak yemeye başladım. Oğlum altı aylıkken dayak yedim. Kızıma da bir aylık hamileyken dayak yedim. Eşim üzerime araba sürüp, beni tehdit ediyordu.

“Bir erkeği nasıl döverlerse o şekilde dayak yiyordum”

SORU: Hamileyken sizi çok ağır şekilde mi sizi dövüyordu?

KADIN: Bir erkeği nasıl döverlerse o şekilde dayak yiyordum. Ona mecburdum çünkü gidecek, kalacak yerim yoktu. Hiçbir şekilde yardım alamıyordum ta ki Rabia hanımı tanıyana kadar…

SORU: Ailenizle bu yaşadıklarınızı paylaştınız mı?

KADIN: Evet paylaştım. Ailem bana, “elinle yaptın çek” dedi…

ÖZCÖMERT: “Gelinlikle girdin kefenle çıkarsın”, “eşindir ona hürmetkar olacaksın”, “kol kırılacak yen içinde kalacak” gibi yaklaşımlar var. Buradaki örneğe bakarsınız, bu kadın nasıl çalışacak? 17 yaşında ilk evliliğini yapmış. Sonra ikinci evlilik. Hayatta hiçbir şey yaşamamış, hiçbir eğitime ulaşmamış, kalifiye biri olarak yetiştirilememiş. Bir anda bir ailenin içerisine konulmuş. Orada çocuk olmuş olmamış mevzusu içerisine girilmiş. İşin en kötü tarafı şiddet uygulanmış. Şiddeti gidip şikayet edebiliriniz. Bazen çok çeşitli şiddet olabilir. Hamile bir kadın ortadan kayboluyor.24 saati geçmemişse izini bulamıyorsunuz. Belki 1 saatin içinde başına bir şey gelmeden önce bu kadını bulamayacağız. Birtakım şeyleri sınıflandırmamız gerekiyor. Neye göre? Aciliyet sıramız nedir? Kimi, nasıl bulmalıyız? Masa başında oturarak bu çözülmez. Herkes maaşını alıyor ve bunun karşılığını ödemeli. Bu kadının devletten aldığı katkı kesildi. Yine birilerine mecbur kalacak. İlle de ölmesini mi bekleyelim? Kaldığı yerde elektrik yok. 3 aylık bir bebek, 4 yaşında bir çocuk var. Evlerinde kahvaltılık yok. Bizim bulabildiğimiz kuru gıda. Kuru gıda ile sabah kahvaltısı mı yapılır? Ne yapsın? Çamaşır makinesi yok. Evinin arkasında açık kuyular var. Bu kadını kendi elinizle batağa sürüklüyoruz. Kadın fuhuşa, hırsızlığa itiliyor. Bu küçük adada mağdur durumda olan 500 kadına iş olanak mı sağlamayacak veya stüdyo tarzı bir ev mi yapılamayacak?

SORU: Neler yaşadınız? Sadece fiziksel değil, psikolojik istismara da uğradınız…

KADIN: Sosyal hizmetlerin bana verdiği yardımla eşimden boşandım. Cesaretimi, ayakta kalmamı, her şeyimi avukatlarıma borçluyum. Onlara güvenerek, onlar sayesinde ayakta kaldım ve hayata tutunmaya başladım. Onlar olmasa kendime güvenim olmazdı. Boşanmadan önce, şiddet gördüğüme dair polise başvurdum ancak hiçbir şey yapılmadı.

SORU: Polise ne anlattınız?

KADIN: Şiddet gördüğümü, dayak yediğimi anlattım. Bana siz karı kocasınız bir şey yapamayız dendi. En sonunda sonra avukata verildi. Boşandım. Eski eşime uzaklaştırma emri verildi. Şu anda bana zarar vermiyor. Ancak çok asabi birdir. Ne yağacağı bilinmez. Kendimi güvende hissetmiyorum. Çocuklarım benimle kalıyor. Hafta sonları babaları görüyorlar.

“Oğlumun da psikolojisi bozuldu”

banner134
SORU:4 yaşındaki çocuğunuz, evde olanların farkında mı? Neler yaşandı?

KADIN: Oğlumun da psikolojisi bozulmuştu. Eski eşimden dayak yediğim zaman, bana küfrettiği zaman çocuk gülerdi. Çocuğumu şu anda karşıma alıp ciddi şekilde konuşamıyorum. Çocuk şiddet uyguluyor.

ÖZCÖMERT: Biz ilk tanıştığımızda hamileliğinden dolayı doktor kontrollerine götürüyorduk. Oğlu da yanımızdaydı. Annesi kafeteryadan istediğini almadığında “Senin boynunu keserim” demişti. Burada 3-4 yaşında bir çocuktan söz ediyoruz. Bir çocuk evin içinde nasıl yetişiyorsa o şekilde hitap eder. Duygularını babasından alıyor ve onun haz verici bir şey olduğuna inanıyor. Belli bir süre sonra bunu uygulamaya başlayacak. Onun için normal bir şey. “Ben erkeğim bunu yaparım” özgüvenine ulaşacak. Böyle bir ortamda büyüyen bir çocuğu ne kadar engelleyebilirsiniz?

SORU: Boşanmaya karar verdikten sonra süreç nasıl geçti? O dönem şiddet gördünüz mü?

KADIN: Tüm raporlar, darp raporu da sunulduğu için tek celsede boşandım. Vücudumda morluklar oluyordu. Onlara göre rapor yazılıyordu. Boşandıktan birkaç hafta sonra Sığınma Evi’ne avukatlarım tarafından yerleştirildim. Oturmak için ilk iki hafta izin verildi sonra bir aya yükseldi. Bir ay sonra da çıkmamızı istediler. Gideceğim, kalacağım yer yoktu. Hamileydim. Çalışma durumum da yoktu. Biraz daha süreç verdiler ve dört ay kalabildim. Dört ay sonra kapatıldı. Hiçbir şekilde yardım almadan sokağa atıldık. Sığınma Evi’nde rahat değildik. İçme suyu gelmiyordu. Pek çok şeyi kendi cebimizden alıyorduk. Depolara da su gelmiyordu. Sığınma Evi’nde altı kadın kalıyorduk.

SORU: Sığınma evi kapanınca ne yaptınız? Nereye gittiniz?

KADIN: Özlem Dinçoğlu ve Rabia Hanım bize yardımcı oldu. Bir aylık süreçte bir daire tutuldu ve diğer kadınlarla dairede kaldık. Adres verilmedi, nerede kaldığımız belli olmadı. Rabia Hanım daha sonra para yardımı yaptı ve o şekilde ev tutabildim. Şu anda ayrı bir evdeyim.

ÖZCÖMERT: İlk depozitoyu biz karşıladık. Bağış üzerine bulabiliyoruz. Şartları zorladık. Bir ev tutabildik. Elimize gelen eşyalardan derme çatma bir ev kuruduk. Elektrik yoktu. Buzdolabı yoktu. İki ay buzluksuz kaldı. Nasıl yol alacağımızı bilmiyoruz çünkü bağış yok. Hasta çevrelerine yardım yapılıyor ama böyle durumlar da var. İstediği zaman yanında olamıyoruz çünkü uzakta. 600-700 TL maaşı vardı. 400 TL’sini kiraya veriyordu. Doğumu evde yaptı. Hamileyken besinsiz kaldı.

“Kaldığım yer rutubetli, yağmur yağdığı zaman elektrik kutusundan içeri su akıtıyor”

SORU: Az önce elektrik olmadığını söylediniz…

KADIN: Kaldığım yer rutubetli, yağmur yağdığı zaman elektrik kutusundan içeri su akıtıyor. Eve gelen elektrik kablosu kesik. Depolar su almıyor. Depo delik, ısıtıcılar çürük. Karanlıkta ve soğukta oturuyoruz. Geçenlerde bir bayan yardım etti. Soba verdi. Soba kurdum ve çocuklarımı sobayla ısıtıyorum ama evde ne elektrik ne su var. Evin arkasındaki kuyular açık. Oğlum oyun oynarken içine düşmemesi için üstünü kapattım ama yeterli değil. Ev rutubet olduğu için boya da istiyor. Evimde çamaşır makinesi, buzluğum yok. Çocuğun beşiği yok. Kızımı yerde uyutuyorum. Evde mobilya yok. Aldığım maaş kesildi.

SORU: Çocuklarınıza ne yedirip içiriyorsunuz?

KADIN: Şu an arkadaşlar yardımcı oldu. Para toplayıp verdiler. Hiçbir yerden yardım almıyorum. Bir tek Rabia Hanım elinden geldiği kadar yardımcı olamaya çalışıyor.

SORU: Eşinizin ailesi bu durumlarda arkanızda durmadı mı? Yardımcı olmadılar mı?

KADIN: Eşimin ailesinin durumunun iyi olduğu söylenemez. Oturduğum yeri kayınbabam kira sözleşmesi yapıp oturttu. Evde hiçbir şey yok. Bana “Elimden bu gelir. Sana yardım yapamam, benim elimde de yok” dedi.

ÖZCÖMERT: İki saat elektrik kesiliyor, telefonun bataryası bitiyor, internet yok diye çıldırıyoruz. Empati kurmalıyız. Bu kadının elektriği, suyu yok, yiyecek ekmeği yok. Üç aylık bebek var, 4 yaşında bir çocuk var. Bu durumda 150 insan varsa hep birlikte bakabiliriz. Benim derneğime gelmeleri şart değil. 6 bin derneği olan Kıbrıs var. “Yerinde görmek istiyorum, yardımı elimle vermek istiyorum, siz arada aracılık görevi yapın” deyin. Pek çok beyaz eşya satan firma var. Bu kadar mobilya, eşya var. Hiç mi sene sonu elinizde kalmadı? Biz modern şeyler istemiyoruz. Sağı solu çizilip de satamadıklarınızı verirseniz, onlara bile razıyız. Bu insanlara yardımcı olmaya çalışıyoruz…

SORU: Çok küçük çocuklarınız var. Yeterli derecede besleyebiliyor musunuz?

KADIN: Üç aylık bebeğimi yeterli olarak besleyemiyorum. Hiçbir şeyini alamıyorum. Oğluma da yeterli olarak bakamıyorum.

“Sığınma Evi kapatıldıktan sonra kimse bize ulaşmadı”

SORU: Sığınma Evi kapandıktan sonra size sosyal hizmetlerden veya herhangi bir bakanlıktan ulaşmaya çalışan oldu mu?

KADIN: Kimse bize ulaşmadı…

ÖZCÖMERT: Ben bir anne olarak evde çocuğumun yemişi var mı, ilacı var mı biliyorum. Peki niye çalıştığınız aile sayısı, kadın sayısı diye bir liste yok. Sonuçta onların işi. İşe geldiğinizde neyiniz var, neyiniz yok kontrol ediyorsunuz. Bu da bazı bakanlıkların işi. Onların denetlemesi, kontrol etmesi gerekiyor. İşini çok iyi yapanlar da var yapmayanlar da var.

SORU: Sığınma Evi’nin kapatılması, basına yansıyan bir olay. Ancak yetkililerden tek bir kişinin bile ulaşmaması çok üzücü ve utanç verici bir durum. Size kadınlar başka ne tür vakalarla geliyorlar? Şiddet görüp evinde kalma durumunda olanlar var mı?

ÖZCÖMERT: Çocuklarından dolayı evinde kalmak isteyenler var. 8-9 tane böyle anne var. “Çocuklarım büyüdü, evlendirmem lazım, boşanamam” diyorlar. “Dışarıda kalırsam ailem yok, kimse sığınacağım” diyorlar. Kadınsınız, annesiniz. Ayağa kalkıp, silkelenin. Üretebilirsiniz. Can çıkmadığı sürece, herkes bir şeyler yapabilir. Bir olay beni çok etkilemişti. Bir kadın ayakkabı ile dayak yemişti. Boyun hizasında ayakkabının ökçelerinin izi vardı. O gün oğlunun doğum günü idi.  Kapısına gittiğimizde kadın ağlamaya başladı. “Polise gidelim” dedim. “Yapamam çünkü beni öldürür” dedi. Başka bir örnekte ise adam kadını dövüyor, daha da kötüsü sonra birlikte oluyor. Kadından hiçbir şey olmamış gibi davranmasını bekliyor. O kadın tecavüze uğramış oluyor.

Bu tarz insanların farkında olunmasını istiyoruz. Bu tarz ailelere yardım etmek isteyenlere adreslerini verelim, eksikleri tamamlansın. Birlik olalım. Şiddet gören kadınlar için çalışmalar yapmak isteyeler varsa birlikte yapalım. İş edindirmek isteyenler varsa bu kadınlara iş gücü kazandıralım. Çocuklara yönelik psikolojik destek vermek isteyen uzmanlar varsa gelin birlikte gidelim. Öğretmenlerimiz de bu çocukların ailelerinin farkına varsınlar. Biz elimizden geleni yapmaya çalışalım, aracı olalım. Devlet de güçlü bir yapıda bulunmalı. Halkınız için çalışın. Elinizi taşın altına koyun ve bu insanlara yaşama hakkı sağlayın.

SORU: Son olarak nasıl bir mesaj vermek istersiniz?

KADIN: Benim gibi şiddet gören kadınlar kendilerine güvensinler, ayakta durmayı bilsinler. Güçlü olun, korkmayın. Çocuklarıma gelince oğlum için psikolojik yardıma ihtiyacı var. Onun düzenli ve iyi ortamda yetişmesi için Mağusa Bölgesi’nde ücretsiz gönderebileceğim bir kreşe ihtiyacım var.

Güncelleme Tarihi: 08 Ocak 2017, 11:18
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75