“Hammurabi” okuruyla buluştu

banner37

“Hammurabi” okuruyla buluştu
banner8

Ahmet UÇAR

   Ahmet Şimşek’in Işık Kitabevi Yayınları tarafından yayımlanan Hammurabi isimli öykü kitabı, Işık Kitabevi’nde yoğun bir katılımla tanıtıldı.

   Yayınevi sahibi Nahide Merlen, Hammurabi’nin yayınlanma süreci hakkında bilgi verirken, Ahmet Şimşek de Hammurabi ve kitaptaki öyküler hakkında konuştu.

   Merlen, Hammurabi’den bir öykü seslendirdi, Şimşek ise dinleyicilerin sorularını cevapladı ve etkinlik imza töreniyle sona erdi.

Merlen: Bizim kimliğimizi yansıtıyor

   Işık Kitabevi Yayınları Sahibi Nahide Merlen, Ahmet Şimşek’in iki sene önce Işık Kitabevi’ne gelerek öykü dosyasından bahsedip öykülerinin yayınlanmasını istediğini anımsatarak, o dönem çok zor bir süreçten geçildiği için kitabın basılamadığını ancak Şimşek tarafından fotokopi olarak kitapçık şeklinde okura sunulduğunu hatırlattı.

banner134
   Bu görüntü karşısında çok yaralandığını dile getiren Merlen, “Sıkıntıları atlattıktan sonra Ahmet’i aramayı düşündüm. Lefkoşa’da Surlariçi’nde, bizim mahallemizde kendini yetiştiren bir gencin dünyayla yarışabilecek düzeyde öykü yazması çok güzel bir şey. Ahmet, bizim ülkemizi, kimliğimizi yansıtıyor. Kıbrıs Türk edebiyatına da katkıda bulunuyor. Hammurabi’yi en sonunda bastık, baskısı da dünya kalitesinde oldu.

   Ahmet, bir süre sonra kitabı Türkiye’den basmak istediklerini söyledi. Tanınmamış bir ülkedeyiz, ben Ahmet’i engellemek istemedim, bu yüzden ne telif hakkı ne de başka bir şey düşündüm. Böylece kitap Türkiye’de de basıldı. Hammurabi’de güzel öyküler var” şeklinde konuştu.

Şimşek: Şu an ne yazdığımı daha iyi biliyor gibiyim

   Ahmet Şimşek de kitabın yayınlanma süreci hakkında konuşarak, öykü dosyasının kitapçık olarak çıkmasının, Işık Kitabevi’nin dosyayı yayınlamasının ve daha sonra kitabın Türkiye’deki bir yayınevi tarafından basılmasının kendisini ayrı ayrı heyecanlandırdığını dile getirdi.

   Şimşek, öykünün belirli bir kalıbı olduğunu, kalıbı yıkan yazarların bile o kalıbın farkında olduğunu ifade ederek, “Benim yazma sürecim hakkında konuşacak olursam içimde şiddetli bir duygu hissediyorum, o şiddetli duyguyu bir an önce içimden çıkartmam gerekiyor. Akla gelen ilk olay, ilk karakter, ilk mekânı düşünüyorum. Burada yaşadığım için benim aklıma ilk gelen mekân Kıbrıs oluyor. Hammurabi öykülerindeki karakterlerin isimleri çok belirgin değil, bu nedenle bu öyküleri yaşadığımı düşünüyorlar. O belirsizliğin sebebi benim duygulara önem vermem. Öyküdeki isim öykü için işlevsel bir özelliğe sahip değilse o ismi kullanmamayı tercih ediyorum. Bu öykülerin büyük bir çoğunluğunu ben yaşamadım bunu da tekrarlamak istiyorum” dedi.

   Hammurabi dosyasının 2018’de tamamlandığını vurgulayan Şimşek, o zamandan bu yana okumaya devam ettiğini, daha hızlı öğrendiğini, şu an ne yazdığını daha çok bildiğini, öykünün bir yolculuk olduğunu ve bu yolculukta yeni şeyler keşfettiğini anlattı.

  

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75