“Hapse girme” korkusuyla hastaneye gitmiyorlar!

banner37

Ülkede uyuşturucu madde kullanımıyla ilgili kapsamlı bir mücadele politikasının olmaması, madde bağımlılarının, yani hastaların hayatlarını karartıyor, hatta hayatlarının sonu bile olabiliyor… Denkay Başel Sosyal Gelişim Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Barış Başel, konuyla ilgili değerlendirmede bulundu:

“Hapse girme” korkusuyla  hastaneye gitmiyorlar!
banner99

RAKAMLAR CİDDİ… KKTC Mahkemelerinin Yıllık Faaliyet Raporları, ülkede, hiç de azımsanmayacak oranda uyuşturucu kullanımı olduğunu kanıtlıyor. Bu raporlara göre, 2019’da 310, 2018’de 362, 2017’de 337, 2016’da 260, 2015’te 227, 2014’te 287, 2013’te 209, 2012’de 197, 2011’de 108 ve 2010’da da 132 uyuşturucu madde ithali, alma, verme, satma, tasarrufu, Hintkeneviri soyuna ait bitki yetiştirme suçlarıyla alakalı dava, ağır ceza mahkemelerinin huzuruna getirildi

“UYUŞTURUCUYA BAĞLI ÖLÜMLER ARTACAK”… Denkay Başel Sosyal Gelişim Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Barış Başel, ülkede uyuşturucuya bağlı ölümler yaşandığını söyledi ve bunu “Bazen piyasada çok ağır maddelerin olduğunu gözlemleyebiliyoruz. Bu maddeleri kullanan kişilerin aileleri bize ulaşıyor. Kullanan yakınlarının çok kötü durumda olduğunu belirtiyor, videosunu gönderiyor. Biz ‘acil servise götürün’ diyoruz. Ancak karşılığında ‘tutuklarlar’ cevabı alıyoruz” örneği ile anlattı

Ceren ÖZBİL

   Ülkede uyuşturucu madde kullanımı gün geçtikçe daha da yaygınlaşırken, ne yazık ki bu konuda koruyucu ve önleyici adımlar atmayı da bir türlü başaramıyoruz.

   Hatta bu konudaki mücadele politikası yetersizliği, önyargılar ve “bağımlıların” hasta olarak kabul edilmemesi nedeniyle onları ölüme kadar sürüklüyoruz.

   Madde kullanımına bağlı bir sağlık sorunu yaşayan kişiler, bu önyargılar ve “tutuklanırım” endişesi ile acil servise gitmekten kaçınıyor ve ne yazık ki bu durum da karşımıza, hastanın hayatını kaybetmesi olarak çıkabiliyor.

   Bu durumun benzer örneği ülkemizde birçok kez yaşandı.

   Bu arada Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Mahkemelerinin Yıllık Faaliyet Raporları da ülkede hiç azımsanmayacak oranda uyuşturucu kullanımı olduğunu kanıtlıyor.

   Bu raporlara göre, 2019 yılında 310, 2018 yılında 362, 2017 yılında 337, 2016 yılında 260, 2015 yılında 227, 2014 yılında 287, 2013 yılında 209, 2012 yılında 197, 2011 yılında 108 ve 2010 yılında da 132 uyuşturucu madde ithali, alma, verme, satma, tasarrufu, Hintkeneviri soyuna ait bitki yetiştirme suçlarıyla alakalı dava, ağır ceza mahkemelerinin huzuruna getirildi.

   Denkay Başel Sosyal Gelişim Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Barış Başel, konuyla ilgili KIBRIS Gazetesi’ne konuştu.

   Başel, bu konularda yapılan haberlerin ve mevcut sistemin, bağımlıların “hapse girerim” endişesi ile acil servise gitmekten kaçınmasına neden olduğunu anlattı.

“Mücadelenin birçok kanadı eksik”
   Barış Başel, ülkede uyuşturucu madde bağımlılığı konusunda verilen mücadelenin yetersiz kaldığını söyledi ve polisin, bağımlılık yapan bu maddelerin bulunurluğu konusunda güzel bir çalışma yaptığını ancak farkındalığın artırılması ve çocukların çok küçük yaşlarda bu maddelerin zararlı ve yıpratıcı etkileri konusunda bilinçlendirilmesi çalışmalarında yetersiz kalındığını belirtti.
   Bağımlılıkla mücadelenin çok genel bir olgu olduğunu ifade eden Başel, bunun bir ülkenin ulusal eylem planı ve kapsamlı politikasını içermek zorunda olduğunu belirtti.
   Başel, ülkede sadece Narkotik ve Kaçakçılığı Önleme Birimi’nin görevini tam anlamı ile yerine getirdiğini belirterek, şöyle konuştu:

   “Narkotik ve Kaçakçılığı Önleme Birimi, piyasada bulunan yasa dışı maddeleri önlemekle ilgili bu görevi yapıyor.

   Ancak topluma, bağımlılık yapıcı maddelerin zararlarının anlatılması ve farkındalığın yükseltilerek talebin düşürülmesi konusunda devlet kanadında hiçbir çalışma yapılmıyor.

   Özellikle pandemi sürecinde şiddet, bağımlılık ve trafik gibi kemikleşmiş olan sorunların, gündemin değişmesi nedeniyle göz ardı edilmesine neden olduğu görülüyor.

   Alınan tedbirler ve kararlar kapsamında gerek şiddetten, gerek bağımlılıktan tek bir cümle bile söz edilmemiştir.”

“Madde kullananların sağlık
hizmetlerine ulaşabilmesinin önü açılmalı”

   Barış Başel, ülkede uyuşturucuya bağlı ölümler yaşandığını söyledi ve bunu, “Bazen piyasada çok ağır maddelerin olduğunu gözlemleyebiliyoruz. Bu maddeleri kullanan kişilerin aileleri bize ulaşıyor. Kullanan yakınlarının çok kötü durumda olduğunu belirtiyor, videosunu gönderiyor. Biz ‘acil servise götürün’ diyoruz. Ancak karşılığında ‘tutuklarlar’ cevabı alıyoruz” örneği ile anlattı.
   Bu durumun toplum içerisinde çok yaygın bir olay olduğunu söyleyen Başel, ülkede toksik şoka giren kişilerin gidip sağlık hizmeti almasını sağlayan bir sistem oluşturmadığımızın altını çizdi.
   Başel, tek kullanımda bile toksik şoka neden olabilecek maddeler olduğunu belirtti ve bunların yasa dışı maddeler olması nedeniyle hangi kimyasalın içine hangi maddenin karıştırıldığının bilinmeyip, bir anda çok yıkıcı bir etkiye sahip olabileceğini ifade etti.

banner134
 

“Bağımlılık da bir hastalıktır”
   Barış Başel, “nasıl ki bir tansiyon hastası ya da şeker hastası rahatsızlanarak hastaneye gittiğinde haberi yapılmıyorsa, bu maddeleri kullanıp, rahatsızlanan kişiler için de durum aynıdır” dedi ve bağımlılığın da bir hastalık olduğunu söyledi.
   Başel, bu konuların siyaset gündemine, ekonomiye ve Kıbrıs sorununa kurban edilmemesi gerektiğini belirtti.

 

“Ölün ama bize gelmeyin”
   Başel, toksik şoka giren kişilerin sağlık hizmeti alamamasının bir nevi “ölün ama bize gelmeyin” demek olduğunu ifade etti ve devam ettiği sürece de uyuşturucuya bağlı ölümlerin giderek artacağını söyledi.
   Barış Başel, şöyle devam etti:

   “Şu andaki sistemde “zehirlenin, şoka girin, ölün ama bize gelmeyin” yaklaşımı hakimdir.

   Kullanıcılar noktasında tüm başvurular gizli tutulmalıdır ve bu insanlar rehabilitasyon hizmetlerinden faydalanmalıdır.

   Bağımlılar, toplum ve medya tarafından linç edilmemelidir. Empati algımızı yitirmemeliyiz.
 

“Tek bağımlılık uyuşturucu değil”
   Başel, toplumda sigara içen, alkol tüketen, bet oynayan yani bir sürü bağımlılık nesnesi olan vatandaş olduğunu ifade etti ve şunları söyledi:

   “Sigara da bağımlılık yapan bir şeydir.

   Sadece göz alışkanlığı edindiğiniz için aynı tepkiyi vermiyorsunuz.

   Bunu söylememdeki amaç, toplumun bu konudaki bakış açısını değiştirmesidir. Bunu, uyuşturucu tüketimini normalize edelim anlamında söylemiyorum. Ancak bağımlıları ya da madde kullanıcılarını bu şekilde linç etmek, kimliksizleştirmek bir topluma yakışmaz.

   Bizim kolektif bilince ulaşmamız için empati kurmamız lazım. Neden kolektif bir bilince ulaşıp, ortak bir sorunu çözmek için mücadele etmiyoruz. Bunu oturup konuşmuyoruz.

   Gençleri ve geleceği şimdiden yaratmak adına, koruyucu, önleyici politikaları hiç bilmiyoruz. Neden yargılayıp, cezaevine gönderiyoruz?

   Burada tek bir insanın trajedisi yoktur. Bu, bir grup insanın ne kadar karanlık yerlere ulaşabileceğinin fotoğrafıdır.”
 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75