Hayalet kent yine gündemde

banner37

Bir dönem Mağusalıların ekmek paralarını kazanıp, gençlik yıllarını geçirdiği; müzakerelerde en çok adı geçen yer olan Kapalı Maraş, her geçen gün biraz daha yok oluyor... Maraş, Cenevre müzakereleri sonrası yine çokça anıldı

banner87
Hayalet kent yine gündemde
banner90
banner99

Ceren ÖZBİL

Kıbrıs sorununa çözüm bulma amaçlı müzakerelerde hep gündemde yer aldı... “Çözümden bağımsız mı açılsın, yoksa kapsamlı çözümün parçası mı olsun?” diye yılladır tartışılıyor. Rumlara iade edilecekti, edilmeyecekti... Osmanlı paşalarına ait vakıf malıydı, değildi derken; yıllarca Mağusalıların ekmek paralarını kazanıp, gençlik yıllarını geçirdiği yer olan şu andaki adıyla Kapalı Maraş, 1974 yılından sonra dünyaya gelen Mağusalılar için sadece dikenli teller arkasında kalan bir "hayalet kent" olmanın ötesine gidemedi... Cenevre müzakerelerinden sonra yine gündeme gelen Maraş’ı, halkımız özellikle de Mağusalılar nasıl biliyor? Genç nesil, özellikle turizm ve eğlence mekanları ile hikayelerini işittiği Maraş'ı, çıyanların, yılanların, farelerin yaşadığı bir harabe olarak tanıyor...

1974 yılı öncesinde Maraş'ta 45 otel, 60 apart otel, 3 bin civarında ticari işyeri, 99 eğlence mekanı, 25 müze, 24 sinema, 21 banka, 2 spor tesisi, 4 bin 469 ev, 9 kilise ve 8 okul olduğu biliniyor.

Tam anlamıyla bir turizm cenneti olduğundan söz edilen Maraş'tan şu anda geriye harabe bir kent kaldı. Bu durum Maraş'ta birçok anı biriktiren hem Kıbrıslı Rum hem de Türklerin içinde büyük bir burukluk yaratıyor.

Her ne kadar Maraş'ın kapalı olan kısmına girilmesi sivil halk için yasak olsa da gerek internette dolanan fotoğrafları gerekse teller arkasından görünen bölümleri durumu açıkça ortaya koyuyor.

KIBRIS Gazetesi'ne konuşan Mağusalıların bir kısmı kendilerine Maraş sorulduğunda eski günlerini hatırlayarak "tam bir turizm cenneti" derken, Maraş'ın 1974 öncesindeki durumunu hiç görmeyenler ise "duyduğumuz kadarıyla bir cennettti, ancak gördüğümüz dikenli teller arasında yıkılan, hayalet bir kent" yanıtını verdi.

Uzaktan da olsa görmeye çalışıyorlar...

Adada Kuzey ile Güney arasındaki geçişlerin serbest bırakılmasının ardından birçok Rum ve Türk 1974'ten sonra göç etmek zorunda kaldığı evini ve yerini görme şansı buldu. Ancak Maraş sakinleri hâlâ bu şansı bulamadı.

Evi Kapalı Maraş sınırına yakın olan Türk birçok kez oralara gelerek evlerini uzaktan da olsa görmeye çalışan Rumlar olduğunu anlattı...

Vatandaşlar ne dedi?

Güven Başarır:

“Ben 1974 öncesinde Maraş'ı görme şansı bulanlardanım. Maraş'ta benim de anılarım var. Maraş tam anlamıyla bir turist cennetiydi. Her yıl binlerce turist oraya gidiyordu. Çok güzel otelleri ve denizi vardı. Hem eğlence hem de denizi için oraya gidiyordum. Şimdi oraya baktığımda hatıralarım aklıma geliyor. Ama sonuçta ölü, hayalet bir kent...”

Salih Oktay:

“Bir zamanlar turizm cenneti diye adlandırılan Maraş'a baktığımda şu an sadece dikenli telleri görüyorum. Ancak 60 yıl önce Maraş'ta olan teknoloji şu anda bizde yok. Evler de aynı şekilde. Maraş'ta olan evler şu anda ülkenin başka bir yerinde de yok. Maraş'ın açılmasını istiyorum. Ancak çözüm olacağına da artık inancım kalmadı. Keşke çözüm olsa.”

Ercan Sevengül:

“Benim evim şu anda Kapalı Maraş'ın tam karşısında. Her sabah uyandığımda dikenli telleri ve bu dikenli teller ardında her gün biraz daha yıkılan evleri görüyorum. Bu durum beni çok üzüyor. Çok moral bozucu. Geçmişte turizm cenneti diye söz edilen bölgede şimdi yılanlar ve kocaman fareler yaşıyor.

Kuzey-Güney Kara Giriş kapılarının açılmasının ardından benim yaşadığım evin sahibi Rum geldi. İyi bir de dostluğumuz oldu. Kızları odaları gördüğünde ağladı.”

Salih Şah:

“Şu anda Kapalı Maraş'a baktığımda karşımda savaşın izleri silinmemiş ölü bir şehir görüyorum. Maraş'ın bu şekilde bırakılması aklıma savaşı getiriyor. Geçmişin, acı savaşın izleri Maraş'ta hâlâ taze bir şekilde duruyor. Ben Maraşlı bir Rumla karşılaşmadım. Ancak öğretmenlik yaptığım okula gelip, eğitim aldıkları okulu görmek isteyen Rumlar oldu.”

Ahmet Ummaner:

“Ben Maraş'ın 1974 öncesinde halini gördüm. Tam anlamıyla küçük Paris'ti. Çok turist gelirdi. Şu anda da açık olsa bizim için çok daha iyi olurdu. İçerisinde bulunan binalar harap olup gidiyor. Paris gibi şehirden geriye yıkık dökük binalar ve hayalet bir kent kaldı. Maraş'ın bu durumunu görmek bizi üzüyor.”

Özgün Hüseyin:

“Maraş'ın 1974 öncesindeki halini görme şansı bulanlardanım. Çok güzel bir kentti. Hem eğlence mekanları hem oteller vardı. Tam anlamıyla bir turizm cennetiydi. Şimdi içerisinde harap olmuş binalar olması ve her geçen gün yıkıp gitmesi bizi üzen bir durumdur.”

Serhat Parlan:

“1974 yılı öncesinde Ortadoğu'nun gözbebeği olan Maraş, 43 yıldır "Hayalet Şehir" olarak yanı başımızda duruyor. Böyle bir değere sahip olup da değerini bilememek bizi üzüyor. Derinya Kapısı da tıpkı Maraş gibi aynı durumda.

Bu durum nedeniyle hem çalışan gruplar hem de esnaf mağdur olurken, üretici de ürettiğini satamıyor. Biz de bu sıkıntıyı burada yaşamaya devam ediyoruz. 3 yıldır Derinya Kapısı’nın açılmasını bekliyoruz. Daha hiç bir şey yapılmadı.

Ayia-Napa ve Prodoras'ta bulunan 3 milyon turistin buraya gelmesinin engellenmesi kabul edilemez. Derinya Kapısı için gerekli yolun yapılması adına tüm ödemeler AB tarafından yapılmasına rağmen, devlet bu konuda insanlarını cezalandırmaya devam ediyor.”

Nevin Fenercioğlu:

“Bir dönemlerin turizm cenneti olan Maraş, şimdi dikenli tellerin ardında kalan harabe bir kentte dönüştü. Maraş'ın bu şekilde kalması bizi üzüyor.

Eğer Maraş yeniden açılırsa ekonomiye büyük katkısı olacak. Ancak yeniden eski günlerine kavuşturulması ciddi anlamda zaman ve para istemektedir.”

Güncelleme Tarihi: 17 Ocak 2017, 09:13
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner75

banner108