banner6

Hayat pahalılandıkça, ev almak imkansızlaşıyor

banner37

Yaşanan ekonomik çıkmaz ve dövizin yükselişiyle birlikte oluşan korkunç pahalılık, karnını dahi doyurmaktan aciz hale gelen vatandaşların ev ve taşınmaz mal hayallerini de suya düşürdü. Döviz üzerinden satılan emlak ve taşınmazların fiyatı, kurlarla birlikte arttıkça artıyor

Hayat pahalılandıkça,  ev almak imkansızlaşıyor
banner151

Eniz ORAKCIOĞLU

Pandemi ve dövizdeki yükseliş nedeniyle günden güne kötüye giden KKTC ekonomisi, vatandaşları da dibe çekiyor. Geçinmekte, karnını dahi doyurmakta zorlanan vatandaşlar için artık ev, taşınmaz mal ve araba almak hayal oluyor.

Neredeyse her şeyi döviz üzerinden ithal ettiğimiz ülkemizde, iğneden ipliğe tüm mal ve hizmet fiyatları artıyor.

Yiyecekten, giyeceğe, ilaçtan ulaşıma, mobilyadan inşaat malzemesine kadar hemen her şeyin fiyatı ciddi boyutlarda arttı ve artmaya da devam ediyor.

Geçim derdine düşen vatandaş, bir taraftan karnı nasıl doyuracağını, kirasını nasıl ödeyeceğini düşünürken, ev alma düşüncesi ise bir kenara bıraktı.

Ev fiyatları ve insanların bu koşullarda nasıl ev sahibi olacağı konusunda görüşüne başvurduğumuz Kıbrıs Türk Emlakçılar Birliği Başkanı Hasan Sungur, hükümetin alacağı bir dizi önlemle, sosyal konut projeleriyle ya da vatandaşların İhtiyat Sandığı’ndaki birikimlerinden yararlanıp ev sahibi olmalarına yardımcı olunabileceğini kaydetti.

“Sosyal konut projeleri, faiz düzenlemesi şart”

Kıbrıs Türk Emlakçılar Birliği Başkanı Hasan Sungur, halkın ekonomik kriz, dövizin yükselişi ve banka faizleri karşısında ev almasının imkansız olduğunu belirterek, hükümetin bu konuda bir dizi önlem alabileceğini kaydetti.

Sungur, hükümetin, sosyal konut projeleri yaparak, vatandaşların İhtiyat Sandığı’ndaki birikimlerinden yararlanıp ev sahibi olmalarına yardımcı olunabileceğini söyledi.

KKTC’deki bankaların artık çok büyük karlar yaptığına dikkat çeken Sungur, mevduat faizi ile kredi faizi arasındaki farkın ciddi oranda açıldığını vurguladı.

Sungur, bankaların 1’e 3 kâr etmeye başladığına işaret ederek, hükümetin bu durum karşısında sessizliğini koruduğunu, yapılması gerekenin, mevduat faizi ile kredi faizi arasında açılan makası ortadan kaldırmak olduğunu belirtti.

Sungur, İhtiyat Sandığı’ndaki vatandaşların birikimlerinin mevduata verildiğinden bahsederek, aynı kişilerin bankalardan borçlandığında bankadaki paralarının üç misli fazlasını ödediklerini söyledi.

Sungur, “Hükümet banka faizlerini kontrol altına almalı ve denetlemeli, büyük kârların önüne geçilmeli” şeklinde konuştu.

“Yapılması gereken, vatandaşların, İhtiyat Sandığı’ndaki yatırımları erimeden ve değer kaybetmeden, onları, projelerle taşınmaz mal sahibi yapaktır” diyen Sungur, değer kaybetmeyen tek şeyin taşınmaz mal olduğuna dikkat çekti.

“Ev, daire fiyatları en az yüzde 20 artacak”

Sungur, yaşanan ekonomik krizden dolayı taşınmaz mal fiyatlarının 1-2 ay artmasa da ocak gibi artacağını kaydederek, “Birkaç aylık dönemde stoktaki evler satılacak. Stok azalınca yeni evlere ihtiyaç olacak. O zaman da ithal edilen ve döviz nedeni ile artan çimento, demir gibi ürünler pahalıya mal olacağından fiyatlarda artış olacak” dedi.

Bu dönemde parası olanın en akıllı yatırımının taşınmaz mal olacağına dikkat çeken Sungur, İhtiyat Sandığı’nda parası olanların da en akıllıca parayı kullanacakları yerin paraları erimeden taşınmaz mal almak olduğuna vurgu yaptı.

Sungur, demirin fiyatının bugün yüzde 100, çimento fiyatının ise yüzde 50 arttığına işaret ederek, artan maliyetlerin ev, daire ve diğer taşınmaz malların fiyatlarına yansıyacağını, ev fiyatlarında en az yüzde 20’lik bir artıştın olacağını öngördü.

“Faizler düzenlenmezse, insanlar ev sahibi de olamaz, evlenemez de”

Yeni hükümetin 1-2 aydır görevde olduğundan bahseden Sungur, bu süreçte ekonomiyi düzeltecek hiçbir şey yapılmadığını savundu.

Sungur, piyasayı toparlamak için iş adamları ile inşaat firmalarını rahatlatacak önlemlere gerek olduğunu söyleyerek, kredilerde düzenlemeye gidilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Sungur, Türkiye’deki bir bankadan 700 bin TL borç alındığında 4 bin TL masraf ödendiğini, KKTC’de ise masrafın 40 bin TL’ye yakın olduğunu kaydederek, KKTC’de Merkez Bankası’nın bile diğer normal bankalar gibi kâr amaçlı çalıştığına işaret etti.

Merkez Bankası’nın kârın bir kısmını devlete vererek memurların ödenmesine yardımcı olduğunu ifade eden Sungur, geriye kalan kârın Merkez Bankası’na kaldığını belirtti.

“Hükümet, geçmişte uyguladığı İngiliz yasalarındaki gibi banka faizlerini Bakanlar Kurulu’nca denetlemeli” diyen Sungur, aksi halde bu gidişatla insanların ev veya daire sahibi olamayacağına, hatta evlenemeyeceklerini ifade etti.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner75

banner88

banner110