Hellim, bağımsız bir kurum tarafından denetlenmeli!

banner37

Hellim, bağımsız bir  kurum tarafından denetlenmeli!
banner90
banner99

Ceren ÖZBİL

Hellimin coğrafi tescili konusunda 12 yıldır devam eden kavga alevlendi. KTSO Başkanı Avunduk, Güney Kıbrıs’ın, Kuzey’de üretilecek hellimin, Rum yetkililer tarafından denetlenmesini talep etmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi

“MUTABAKATA UYMUYORLAR”… KTSO Başkanı Candan Avunduk, iki toplum liderinin 2015’te hellim konusunda mutabakata vardığını hatırlattı ve bu mutabakatın, “adada üretilen hellimin, tarafsız ve bağımsız bir mekanizma, yani Bureau Veritas tarafından denetlenmesi” olduğunu söyledi. Ancak şu anki Rum Lider’in bu konuda karar değişikliği yaptığını ifade eden Avunduk, taleplerinin de Kuzey’de üretilen hellimin, Rum Tarım Bakanlığı tarafından denetlenmesi olduğunu belirtti. Avunduk, bunun, Rum Tarım Bakanlığı’nın kuzeyde bir etkisi, denetimi olacağı ve aynı zamanda da bilgilerimizin onların arşivinde bulunacağı anlamına geldiğini belirtti

“İNGİLTERE PAZARINI KORUMAK İSTİYORUZ”… Candan Avunduk, özellikle son zamanlarda Brexit’ten dolayı Rumlar’ın hellimin tescili konusunda çok ciddi baskılar yapmakta olduğunu ve bir an önce bu tescili geçirmek istediklerini kaydetti. Avunduk, “Rumların bunu 31 Aralık 2020’den önce geçirmesi demek, İngiltere’yi de kapsayacak demektir. Yani bu süre zarfında İngiltere hâlâ Avrupa Birliği’nde olduğu için İngiltere pazarı onlara kalacaktır. Biz de baskılarımızı ‘bunu 2020 yılında geçirmeyin’ yönünde yaptık. Çünkü İngiltere pazarını korumak istiyoruz. Brexit’ten yararlanmak için bununla ilgili savunma yaptık” dedi

“GÜNEY’DEN DAHA KALİTELİ ÜRETİM YAPIYORUZ”… Candan Avunduk, hellimde ürün kalitesi olarak Güney’in bir- iki tık önünde olduğumuzu söyledi ve gerek hayvan hastalıklarından ari olma, gerek soğuk zincir, gerek sütlerin taşındığı tankerler ve gerekse fabrikaların modernliği konusunda başarılı olduğumuzu belirtti. Ayrıca Güney’in koyun ve keçi sütü üretimini artırmak için AB’den 75 milyon Euro hibe aldığını ifade eden Avunduk, Kuzey’e ise bu konuda yardım yapılmadığını söyledi

Hellimin coğrafi tescili konusunda 12 yıldır devam eden kavga büyüyor. Güney Kıbrıs’ın, Kuzey’de üretilecek hellimin Rum yetkililer tarafından denetlenmesini talep etmesi ve coğrafi tescilin de 31 Aralık 2020’den önce verilmesini istemesi, kavgayı daha da alevlendirdi.

KIBRIS Gazetesi’ne konuşan Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO) Başkanı Candan Avunduk, hellimin coğrafi tescili konusunda verilen mücadele hakkında bilgi verdi.

Hellimin coğrafi tescili konusundaki mücadelenin 12 yıldır devam ettiğine dikkat çeken Avunduk, taleplerinin hellimin de bal, balık ve karides gibi Yeşil Hat Tüzüğü’nde yerini alması, hellimin hijyeni konusundaki denetimin, bağımsız bir kurum tarafından yapılması ve 1974 öncesinde kurulmuş olup tanınan bir örgüt olan Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın da sürece dahil edilmesi olduğunu belirtti.

“Mücadele 2008 yılında başladı”

Kıbrıs Türk Sanayi Odası Başkanı Candan Avunduk, Rumların 2008 yılında hellimin tescilini almak üzere Avrupa Birliği’ne(AB) başvurduğunu ve sürecin o dönemde başladığını hatırlattı.

Bunun üzerine Kıbrıs Türk Sanayi Odası, Süt Üreticileri ve İmalatçıları Birliği ile bazı süt imalatçılarının ve

bazı hayvan üreticilerinin harekete geçtiğini söyleyen Avunduk, o dönemde Rumların tescil için “Halloumi” ismiyle tescil almak için başvurduğunu ve kendilerinin de aynı ürünün isminin Kuzey’de “Hellim” olarak kullanıldığını belirterek itiraz ettiğini belirtti.

Böylece “hellim” isminin de kabul edildiğini belirten Avunduk, şöyle konuştu:

“Tescil süreci başlar başlamaz biz taleplerimizi Güney Kıbrıs’a ilettik.

Bunun yanında da bizim ülkemizde olmayan tescille ilgili yasanın yapılması için harekete geçtik. Bu yasa çıktıktan sonra da hellimin coğrafi tescilini yaptık.

Şu anda 001 numaralı tescil hellimdir, ardından da zivaniya geliyor. 

Bu tescili aldıktan sonra da tanınmamış bir ülke olduğumuz için “sizi tanımıyoruz” diyebilmelerine karşın tescili alıp Türkiye’ye götürdük ve Türkiye yetkilileri ile bu konuyu görüştük.

Bunun milli mesele olduğunu da aktardık.

Bunun üzerine Türkiye’den Türk Patent Enstitüsü’nden tescilimizi aldık. Bu tescil çok işe yaradı.

Türkiye’de hellim üreten birçok firmanın bu ürünü üretmemesini sağladık. Orada hellim üreten firmalar buradaki üreticilerden hellim tedarik etmeye başladı. Bu da aslında Türkiye’de yaptığımız tescilin bir başarısıdır”.

                                                                 

“İngiltere pazarını kaybetmek istemiyoruz”

Avunduk, tüm bu gelişmelerin ardından Rum tarafının AB’ye başvurduğu tescil konusuyla ilgili itirazlar yapmaya başladıklarını belirtti ve 2008’den 2020’ye kadar, yani 12 yıl boyunca bu konuda mücadele verildiğini ifade etti.

Özellikle son zamanlarda Brexit’ten dolayı Rumların hellimin tescili konusunda çok ciddi baskılar yapmakta olduğunu kaydeden Avunduk, şöyle devam etti:

“Rumlar bir an önce bu tescili geçirmek istedi. Çünkü Rumların bunu 31 Aralık 2020’den önce geçirmesi İngiltere’yi de kapsayacaktır.

Yani bu süre zarfında İngiltere hâlâ Avrupa Birliği’nde olduğu için İngiltere pazarı onlara kalacaktır. 

Biz de baskılarımızı “bunu 2020 yılında geçirmeyin” yönünde yaptık. Çünkü İngiltere pazarını korumak istiyoruz.

Brexit’ten yararlanmak için bununla ilgili savunma yaptık”.

“Kuzey’deki ürünü Rum Tarım

Bakanlığı’nın denetlemesi kabul edilemez”

Candan Avunduk, Kıbrıslı Türk lider ile Kıbrıslı Rum lider arasında hellim konusunda 2015’te bir mutabakata varıldığını hatırlattı ve bu mutabakatın da “adada üretilen hellimin tarafsız ve bağımsız bir mekanizma yani Bureau Veritas tarafından denetlenmesi” olduğunu söyledi. Avunduk şunları kaydetti:

“2015 yılında liderler arasında bir mutabakata varıldı. Bu da hellimin, adanın ortak bir ürünü olduğudur. İki toplumun ortak ürünü olduğu yönündedir. Ancak ortada siyasi bir belirsizlik var.

Biz, bizim tarafı kontrol ediyoruz, onlar da kendi taraflarını kontrol ediyor. Ama günün sonunda bir karışıklık olmasın diye ortak bir mekanizmanın bunu kontrol etmesi gerekir.

Bu doğrultuda da iki lider AB Komisyonu’nun atayacağı bağımsız, tarafsız bir kurum tarafından denetlenmesi için mutabakata vardı. Buna da Bureau Veritas denildi. O günkü şartlarda iki lider buna “evet” dedi. Ancak daha sonra Güney Kıbrıs lideri bu ortak mutabakatın dışına çıktı ve “Bureau Veritas’ı biz atacağız” dedi.

İki liderin anlaşması ise AB Komisyonu’nun denetlemek amacıyla Bureau Veritas’ı Kuzey Kıbrıs’ta görevlendireceği yönündeydi.

Ancak Güney Kıbrıs’ın o günkü başkanı “ben bundan caydım, Bureau Veritas’ı Rum Tarım Bakanlığı atayacak” dedi.

Bu da Rum Tarım Bakanlığı’nın Kuzey’de bir etkisi, denetimi olacak anlamına geliyor. Böyle bir şey bizim iki türlü zararımızadır.

Biri, yıllardır durduğumuz siyasi duruşumuza terstir, ikincisi de bizim tüm bilgilerimizin Rum Tarım Bakanlığı’nın arşivlerine girmesi demektir.

Günün sonunda ticari bir kavga ile iç içeyiz.

Bizim tüm bilgimiz onlarda olacak ama onların hiçbir bilgisi bizde olmayacak. Bu bizim için kabul edilemez”.

“Bureau Veritas’ın Kuzey’e

geçerken Kuzey’de bir muhatabı olmalı”

Avunduk, hellimin tescili konusundaki olayın alevlenmesini sağlayan en son konunun, Rumların 2020 bitmeden tescili almak istemeleri olduğunu ifade ederek, şöyle dedi:

“Bir süre önce Kıbrıs Türk Ticaret Odası’na bir mektup geldi. Bu mektubun hitap dili bile teamüllere aykırıydı. Mektupta bir an önce bu tescilin geçmesi gerektiği ve Yeşil Hat Tüzüğü’ndeki değişikliklerin bir an önce yapılabileceği yer alıyordu. 

Biz buna itiraz ettik. Bureau Veritas’ın Kuzey’e geçerken Kuzey’de bir muhatabı olması gerekiyor.

Biz bu nedenle hellimin tescili konusunun Sanayi Odası’nda olmasına rağmen, 1974 öncesi kurulan ve tanınmış olan kardeş kuruluşumuz Kıbrıs Türk Ticaret Odası’na Bureau Veritas’ın geçmesini kabul ettik”.

“Yeşil Hat Tüzüğü’nde

gerekli değişiklikler yapılmalı”

Candan Avunduk, bir diğer taleplerinin de Yeşil Hat Tüzüğü’nde değişikliğe gidilmesi ve hellimin de bal, balık ve karides gibi Yeşil Hat Tüzüğü’nde yerini alması olduğunu söyledi.

Avunduk, ayrıca hellimin hijyen kontrolünün de bağımsız bir firma tarafından yapılması gerektiğini belirterek, şöyle konuştu:

“Hellimin hijyen kontrolü de Rumların söylediği gibi değil de bağımsız bir denetleyici firma tarafından yapılmalıdır.

Rumlar ise bunun tam tersini talep etti. “Biz geleceğiz, sizi kontrol edeceğiz” dediler.

Bu bizim siyasi duruşumuzla ilgili problem yaratacak bir konudur. Ayrıca Rumların Kuzey Kıbrıs’ta etkin denetimleri yok ve konjonktür gereği olamaz. Bu nedenle de gelip kontrol edemeyecekler, denetleyemeyecekler ve o zaman da biz, bu tescilden hiçbir şekilde yararlanmamış olacağız”.

“Ürün kalitesinde Güney’in bir- iki tık önündeyiz”

Candan Avunduk, hellimde ürün kalitesi olarak Güney’in bir- iki tık önünde olduğumuzu söyledi ve gerek hayvan hastalıklarından ari olma, gerek soğuk zincir, gerek sütlerin taşındığı tankerler, gerekse de fabrikaların modernliği konusunda başarılı olduğumuzu belirtti.

Ayrıca Güney’in koyun ve keçi sütü üretimini artırmak için AB’den 75 milyon Euro hibe aldığını ifade eden Avunduk, Kuzey’e ise bu konuda yardım yapılmadığını söyledi.

Avunduk, Güney’de üretilen sütün yüzde 20’ye yakınının, Kuzey’de üretilen sütün de yüzde 12’ye yakınının küçükbaş hayvan sütü olduğunu ifade etti.

“Lobi faaliyetleri yapmalıyız”

Yaşananın bir ekonomik çıkar çatışması olduğunu belirten Avunduk, şöyle devam etti:

“Bunda da başarılı olmak için lobicilik faaliyetlerinin plan ve program çerçevesinde kısa ve uzun vadede planlanması gerekir.

Ülkelerde birer tane temsilci olması gerekir. O ülkenin bürokratları ile istişare halinde olmak gerekir. Sosyal medyayı kullanmak gerekir.

Yumurta kapıya gelmeden geleceğini düşünerek hareket etmek gerekir.

Bunun da tek açıklaması lobi faaliyetidir”. 

Güncelleme Tarihi: 22 Aralık 2020, 10:36
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75