Hellimde yeni bir süreç

banner37

Avrupa Komisyonu Tarımsal Ürünlerin Kalite Kontrol Komitesi’nin, hellimin coğrafi tescilini oybirliğiyle kabul etmesinin ardından, gözler, 14-15 Nisan 2021 tarihlerinde yapılacak Avrupa Komisyonu toplantısına çevrildi

Hellimde yeni bir süreç
banner8

Ceren ÖZBİL

“İTHAL LİSTESİNDE TÜRKİYE YOK”… Cumhurbaşkanlığı Müzakere Ekibi Hukuk Danışmanı, UBP Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu, Avrupa Komisyonu Tarımsal Ürünlerin Kalite Kontrol Komitesi’nin, hellimin coğrafi tescilini onaylaması kararının ardından nasıl bir süreç beklendiği hakkında bilgi verdi. Hasipoğlu, komisyon toplantısında, hellimin tesciliyle ilgili kriterlerin tamamlanmasında istenilen sürenin uzatılması konusunun ele alınmasının beklendiğini belirtti. Oğuzhan Hasipoğlu ayrıca, tescil kriterleri arasında hayvan ve yem ithali yapılabilecek ülkeler listesinde Türkiye’nin olmadığını söyledi

“AB ÜLKELERİNDEN HAYVAN İTHAL ETMENİN YOLU AÇILMALI”… Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mustafa Naimoğulları, hem kuzeyin, hem de güneyin 2024’e kadar kriterlerde belirlenen küçükbaş hayvan süt oranına ulaşamayacağını söyledi. Bu konuda güneydeki sanayicilerin eyleme gitmeye bile hazırlandığından söz eden Naimoğulları, ayrıca, kuzeye AB ülkelerinden hayvan ithal etmenin yolunun açılması,  ülkedeki küçükbaş hayvanların süt veriminin artırılması için adımlar atılması ve AB’nin güneydeki üreticiler gibi kuzeydeki üreticilere de destek vermesi gerektiğini söyledi

Avrupa Komisyonu Tarımsal Ürünlerin Kalite Kontrol Komitesi’nin, hellimin coğrafi tescilini oybirliğiyle kabul etmesinin ardından sürecin nasıl ilerleyeceği merak ediliyor.

Bilindiği üzere Yeşil Hat Tüzüğü kapsamında yapılacak denetimin kimin tarafından gerçekleştirileceği ve ülkedeki küçükbaş hayvan verimini artırmak için Türkiye’den küçükbaş hayvan getirilip, getirilemeyeceği ciddi bir tartışma konusu oldu.

KIBRIS’a konuşan Cumhurbaşkanlığı Müzakere Ekibi Hukuk Danışmanı, UBP Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu, süreç hakkında bilgi verdi.

Hasipoğlu, her iki kararın da 14-15 Nisan 2021 tarihlerinde yapılacak olan Avrupa Komisyonu’na gönderileceğini ve nihai kararın komisyonda onaylandıktan 20 gün sonra yürürlüğe gireceğini söyledi.

Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mustafa Naimoğulları ise hem kuzeyin, hem de güneyin 2024’e kadar kriterlerde belirlenen süt oranına ulaşamayacağını söyledi.

Naimoğulları ayrıca, kuzeye, AB ülkelerinden hayvan ithal etmenin yolunun açılması,  ülkedeki küçükbaş hayvanların süt veriminin artırılması için adımlar atılması ve AB’nin güneydeki üreticiler gibi kuzeydeki üreticilere de destek vermesi gerektiğini kaydetti.

Hasipoğlu: İstenilen küçükbaş hayvan

sütü oranına ulaşmak için sürece ihtiyaç var

Oğuzhan Hasipoğlu, üretilecek hellimde, AB’nin istediği oranda küçükbaş hayvan sütü kullanılabilmesi için ülkedeki küçükbaş hayvan sayısı ile veriminin artırılması gerektiğini ve bunun için de sürece ihtiyaç olduğunu söyledi.

Hasipoğlu, “Üreticiler bu yöndeki taleplerinde haklıdır. Aynı durum güney için de gereklidir. Bu konu da komisyonda değerlendirilecektir” dedi.

Oğuzhan Hasipoğlu ayrıca, hayvan ve yem ithali yapılabilecek ülkeler listesinde Türkiye’nin olmadığını ve bu durumun da sıkıntı yaratabileceğini ifade ederek, “Başka pazarlar aramamız gerekecek” şeklinde konuştu.

Naimoğulları: AB ülkelerinden hayvan

ithal etmenin yolu açılmalı

Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mustafa Naimoğulları, ülkeye, Türkiye dışından da damızlık hayvan getirilebileceğini belirterek, şöyle devam etti:

“AB’nin Türkiye’den küçükbaş hayvan getirilmesini istememesinin iki nedeni vardır.

Bunlardan biri Türkiye’nin AB’ye üye olmaması, diğeri de Türkiye’de hayvan hastalıkları olmasıdır.

Daha önce ülkeye İspanya’dan damızlık hayvan getirildi. Ancak süreçte de zorluk yaşadık. Bu hayvanları İspanya’dan direkt olarak getiremedik. Önce Bulgaristan’a gitti, oradan Türkiye’de karantinada kaldı ve oradan bize geldi.

Bize, İspanya, ya da diğer AB ülkelerinden hayvan ithal etmenin yolunu açmaları gerekiyor.

Bu sorun bir şekilde aşılır”.

“Önemli olan verimi artırmak”

Önemli olanın hayvan sayısını değil, verimi artırmak olduğunu ifade eden Naimoğulları, şunları kaydetti:

“Bugün 294 bin küçükbaş hayvan vardır. Ancak bizim derdimiz çoğaltmak değil, ıslah etmek, verimi artırmaktır.

Biz, bugün, buradaki sayıyı 300 bine de çıkarabiliriz. 6 ay öncesine göre 45 bin artmıştır.

Ancak mesele, bu hayvanların sütünü sağabilmektir. Bu hayvanların verimliliğini artırabilmektir.

Bunun için de süt verimliliği yüksek ırkları getirip, denetlemeliyiz.

Bu işi de Tarım Bakanlığı’nın yapması gerekir. Tarım Bakanlığı isterse getirip, para ile üreticiye satabilir”.

“AB, bize de destek vermeli”

AB’nin güneydeki üreticiler gibi kuzeydeki üreticilere de destek vermesi gerektiğini anlatan Naimoğulları,

banner134
“Bugün Güney Kıbrıs’taki üreticilere her türlü mali desteği verirken, bizim buraya gerekli desteği vermemektedir. Dönem dönem belli destek veriyor ancak desteğin yüzde 80’ine yakın bir oranını Güney Kıbrıs’a veriyor. Bu da çifte standarttır” dedi. 

“İstenilen küçükbaş hayvan sütü oranı aşağıya çekilmeli”

Naimoğulları, istenilen küçükbaş hayvan sütü oranının düşürülmesi gerektiğini belirtti ve bu konuda Güney Kıbrıs’ın da sorun yaşadığını ifade etti.

Mustafa Naimoğulları, şöyle devam etti:

“Bugün üretilen koyun sütünün yüzde 20, ya da 25’i SÜTEK’e gitmektedir. O sütü kuruma götürebilmek de önemlidir.

Bugün Güney Kıbrıs’ta 14 Nisan’da sanayiciler eylem yapma kararı aldı.  Bunun nedeni de hellimin tescilinde yer alan yüzde 51 küçükbaş hayvan sütü oranının sıkıntı yaratmasıdır.

Onlar da 10 yıldır uğraşıyorlar, yüzde 20’yi bulamadılar. Bu oranın tekrardan gözden geçirilmesi gerekiyor.

30 senede bile bu orana ulaşmak zordur. Bu oran doğru değildir. Yüzde 70’e 30 olabilir. Yüzde 51’e 49 çok zordur.

Çünkü kısa sürede küçükbaş hayvan sütünü artıramazsınız.

 Bunlar dışında, küçükbaş hayvan sütünün Süt Kurumu’na gelmesini sağlamamız gerekiyor.

Fiyat olarak, destek olarak üretici teşvik edilmeli ve sütünü Süt Kurumu’na satmalıdır.

Süt Kurumu sütü 6 TL’ye alırken, dışarıdaki pazarda 8 TL’ye satılıyorsa, kimse Süt Kurumu’na satmak istemez”.

“Çok ciddi oranda hayvan

hastalıklarından ariyiz”

Naimoğulları, şu anda hellimin tescilinin niteliğini bilmediklerini ifade etti ve ayrıca denetim yapacak firmanın sözleşmesinin durumunun da bilinmediğini belirtti.

Bunların çok önemli olduğunu kaydeden Naimoğlulları, “Bizim yapmamız gereken diğer bir olay da hayvan hastalıklarından ari olmamızdır. Şu anda küçükbaşta yüzde 80’in üzerinde ve büyükbaşta da yüzde 90’ın üzerinde ariyiz. Yüzde 100 olmasa bile çok ciddi oranda ariyiz” dedi.

“Yemin de burada üretilmesi isteniyor”

Mustafa Naimoğlulları, hellimin tescilinin kurallarından birinin hayvan yeminin ülkede üretilmesi olduğunu  belirtti ve şöyle konuştu:

“Güney Kıbrıs da bugün yemi ithal ediyor. Kaba ot burada çıkıyor, silaj burada çıkıyor.

Biz bugün kaliteli kaba otu burada üretiyoruz, arpayı da burada üretiyoruz.

Bunun dışındaki malzeme dışarıdan geliyor ama güneydeki hayvancı da dışarıdan alıyor.

Tescilin bir diğer kuralı da yemle ilgilidir.

Küçükbaş havyaların tamamen doğada otlaması ve doğadaki otlardan yiyecek ve bu aroma, hellimin içinde olacak.

Yemi de Türkiye’den alamayacağız.

Önümüzde 2024 yılına kadar bir süreç var.

Bizim talebimiz 2034 yılına kadar bu süreç uzatılmalıdır. Biz de ev ödevlerimizi yerine getirelim”.

Tescil kararı…

Tescil kararı, Avrupa pazarına girecek hellimin “Hellim-Χαλλουμι” isimlerinden birini veya istenirse ikisini de kullanarak, sadece Kıbrıs’ta üretilebilmesini, başka bir ülkede yapılan üretimlerde bu isimlerin kullanılamamasını, ayrıca bu isimlerin kullanılabilmesi için üretilecek hellimin belirli kriterlere uymasını içeriyor.

Süreç nasıl ilerledi?
Hellim/Halloumi’nin coğrafi tescili için ilk başvuru 2006 yılının sonunda yapılmıştı.

Uzun mülahazalardan sonra, 17 Temmuz 2014 tarihinde Avrupa Komisyonu geleneksel olarak Kıbrıs’ta üretilen Halloumi/Hellim’in 1151/2012 Numaralı AB Kalite Yasası adı altında coğrafi tescilinin (PDO) yapılması başvurusunu dosyalamıştı.
Bu tescil, adadaki tüm üreticileri ve tescilin Türkçe ve Yunanca olarak yapılmasını kapsamaktadır.
Komisyon yaptığı incelemenin ardından geleneksel üretim kriterlerini belirlemiş ve sadece bu kriterlerde üretilecek ürüne bu ismin verilebileceği sonucuna varmıştı.
Avrupa Komisyonu Başkanı Juncker öncülüğünde varılan 16 Temmuz 2015 tarihli liderler mutabakatı gereğince, üretilen hellimin bu kriterleri sağlayıp sağlamadığına karar verecek ve Yeşil Hat’ın her iki tarafında da denetim yapabilecek bağımsız bir kurum olan Bureau Veritas görevlendirilmişti.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75