banner6

Hem hava kirliliği hem de sağlık sorunu yaratıyor

banner37

Ekonomik daralmanın yaşandığı bu dönemde odunlu sobalara eğilim gösteren vatandaşların plastik türü nesneleri de yakıt olarak kullanması hava kirliliğine yol açarken, insan ve çevre sağlığını da tehdit ediyor

Hem hava kirliliği  hem de sağlık  sorunu yaratıyor
banner150 banner150 banner151 banner143

Ahmet UÇAR

Covid-19’un yarattığı ekonomik sarsıntı, dövizin yükselmesi ve ardı arkası kesilmeyen zamlar nedeniyle vatandaşlar zor günlerden geçerken, kış aylarında tüp gaz ve elektrik faturalarının altından kalkamayacağı düşüncesiyle ısınabilmek için odunlu sobalara yöneliyor.

Birçok kişi odun alacak imkana sahip olmaması nedeniyle plastik nesneleri, ambalaj kutularını, boyalı ve cilalı tahtaları yakıt olarak kullanınca da bilerek veya bilmeyerek hava kirliliğine yol açıyor.

Bu da, Dünya ülkeleri etkisini gösteren iklim krizine karşı çeşitli önlemler alırken, ülkemizde çevre konusunun önemsenmediğini ve kapsamlı bir çevre politikasının oluşturulmadığını gözler önüne seriyor.

Odunlu sobalarda ve şöminelerde tüm dünyada kullanılması yasaklanan ve içerisinde tehlikeli gazlar bulunduran petrokokun kullanılması hava kirliliğine yol açarken, halk sağlığını da tehdit ediyor.

Sobalardan çıkan kara dumanlarla atmosfere salınan zehirli gazlara maruz kalan kişilerde ise alerjik hastalıklar, akciğer hastalıkları gibi sağlık sorunları ortaya çıkıyor.

KIBRIS’a konuşan Yeşil Barış Hareketi Genel Sekreteri Doğan Sahir, kış aylarında soba yoluyla yaşanan hava kirliliği olaylarının yeni bir şey olmadığını belirterek, bu yolla hem hava kirliliğinin yaşandığını hem de kansere kadar varan sağlık sorunlarının kendini gösterdiğini kaydetti.

Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Cemaliye Ekinci, odun sobalarında ve şöminelerde plastik türünden nesnelerin de yakılmasının çevreye olumsuz bir etkide bulunduğunu dile getirerek, özellikle kanserojen etkisi bulunan gazların bulunduğu hava kirliliğine yol açtığını ifade etti.

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Emre Vudalı ise odunlu soba kullanılan evlerde hava kirliliği yaşandığına işaret ederek, bunun sonucunda kişilerde alerjik hastalıkların ve akciğer hastalıklarının oluşabileceğini söyledi.

Sahir: Sobalarda kimyasal ürünler de yakılıyor

Yeşil Barış Hareketi Genel Sekreteri Doğan Sahir, geçmiş dönemlerde de çevre konusunda özellikle kış aylarında birçok sorunun yaşandığını belirterek, ancak ülkemizde bunları önleyecek ya da yeni yaşanabilecek krizleri aşmak için politikalar üretilmediğini ve bu nedenden dolayı ilgili makamların bir yol haritasının bulunmadığını kaydetti.

Sahir, odunlu sobalarda farklı türlerden ürünlerin yakıt olarak kullanılması konusunda konuşarak, elektrik enerjisi maliyetlerinde ve ekonomide dalgalanmaların kış aylarında zaman zaman her ülkede görüldüğünü dile getirdi.

Söz konusu ülkelerin bu sorunun önüne geçilebilmesi için eylem planları oluşturduğunu ifade eden Sahir, ülkemizde ise çevreyi koruyacak eylem planlarının bulunmadığına vurgu yaptı.

Sahir, “Biz böylesi krizleri defalarca yaşadığımız halde sanki bunlar ülkemizde hiç olmamış, ya da yokmuş gibi yaşıyoruz” şeklinde konuşarak, halkın ekonomik açıdan zor günlerden geçtiğini anlattı.

Ekonomik sorunların yaşandığı bu kış günlerinde halk için ısınmanın en önemli konu olduğuna işaret eden Sahir, bu nedenle de insanların odunlu sobaya eğilim gösterdiğini vurguladı.

Sahir, ülkemizde ne kadar odunlu soba ve şöminenin kullanıldığının kayıt altında olmadığının altını çizdi, bu sobalara yeterli miktarda yakıtın bulunup bulunmadığının da tam olarak bilinmediğini ifade etti.

Bunlar bilinmediği için insanların yakıt bulmakta sıkıntı çektiğini belirten Sahir, odun bulamadığı için kimyasal zehirler saçan boyalı ve cilalı tahtaları hatta kanserojen gazı çıkaran plastikleri de yaktığını kaydetti.

Ormanların kaçak kesimler açısından büyük bir tehdit altında olduğuna vurgu yapan Sahir, insanların yakıt bulabilmek için zaman zaman kaçak kesimler yaptığını dile getirerek, özellikle harnup, zeytin ve orman ağaçlarının zarar gördüğünü ifade etti.

Ülkemizde tüm dünyada yasaklanan “petrokok”un da kullanıldığına işaret eden Sahir, petrokokun petrolün rafineride en iyi ürünlerinin alınmasının ardından kalan tortu olduğunu açıkladı.

Sahir, petrokokun içeriğindeki çok zehirli kimyasallara dikkat çekerek, yakılması halinde çıkacak dumanın içinde yaklaşık 250-300 zehirli gaz bulunduğunu söyledi.

Petrokokun dünyada en son 1970 yılına kadar kullanıldığını ancak daha sonra yasaklandığını kaydeden Sahir, ülkemizde ise 50 yıldır kullanımdan kalkan bu ürünün son yıllarda bazı sanayi tesislerinde de kullanılmaya başlandığını ve uyarılara rağmen, halen devam edildiğini belirtti.

Petrokokun birçok kişinin zehirlenmesine yol açması nedeniyle Türkiye’de de yasaklandığını hatırlatan Sahir, bu ürünün içerisinde dioksin ve sülfürik asit oluşmasına yol açacak sülfür gibi zehirli ve tehlikeli gazların bulunduğunu vurguladı.

“Petrokok, ne yazık, el altından halk arasında da ısınma maksatları ile kullanılması nedeniyle çok büyük bir tehlike arz etmektedir” diyen Sahir, boyalı, cilalı tahtaların, plastiklerin, ambalajların yakılmasının da çeşitli zararlı ve zehirli gazların ortaya çıkmasına yol açtığını yineledi.  

Sahir, bu gazların atmosfere etki yaptığını, hava kirliliği yarattığını ve hem çevre hem de insan sağlığını tehdit ettiğini sözlerine ekledi.

Ekinci: Kanser etkisi olan hava kirliliğine yol açıyor

Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Cemaliye Ekinci, odun sobalarında ve şöminelerde plastik türünden nesnelerin de yakılmasının çevreye olumsuz bir etkide bulunduğunu belirterek, özellikle kanserojen etkisi bulunan gazların bulunduğu hava kirliliğine yol açtığını kaydetti.

Ülkemizde ne kadar odunlu soba ve şöminenin kullanıldığına dair herhangi bir verinin bulunmadığını dile getiren Ekinci, ayrıca bu yıl havaya yayılan dumanla geçmişteki durumla ilgili verilerin de yayınlanmadığını ifade etti.

Ekinci, bu sorunun önüne geçilebilmesi için her şeyden önce bir çevre bilincinin oluşturulması gerektiğine işaret ederek, insanlara plastik bir nesnenin yanmasının çevreye nasıl bir etkide bulunduğunun anlatılması gerektiğini kaydetti.

Çevre konusunun şimdiye kadar hep en son düşünüldüğüne dikkat çeken Ekinci, bu nedenle bir çevre politikasının oluşturulmadığını, yetkililerin de şu an seçim derdi içerisinde olduğunu vurguladı.

Vudalı: Evin içindeki hava kirliliği çeşitli hastalıklara yol açabilir

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Emre Vudalı, dışarıdaki hava kirliliğini sanayi tipi işletmelerin, evin içindeki hava kirliliğini ise odunlu sobaların oluşturduğunu belirterek, bu hava kirliliğinin kişilerde alerjik hastalıklara ve akciğer hastalıklarına yol açabileceğini kaydetti.

İnsanların ekonomik anlamda zorluk yaşamaları nedeniyle sağlıklarından çok bütçelerini düşünmelerini anlayışla karşıladığını dile getiren Vudalı, kişilerin sağlığını koruyabilmesi için eve ürün alırken hava kirliliğinin nasıl etkileyeceğini düşünmesi gerektiğini ifade etti.

banner343
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110