Hem mali hem de sağlık alanında mesafe kat edildi

banner37

Yakın geçmişte Maliye Bakanlığı yapan Birikim Özgür ve Sağlık Bakanlığı yapan Filiz Besim, 20 Temmuz 1974 Barış Harekâtı’nın yıldönümü dolayısıyla yaptıkları değerlendirmede, KKTC’nin olumlu yönde geliştiği görüşünde birleşti

Hem mali hem de sağlık  alanında mesafe kat edildi
banner87

“İZLER HÂLÂ DEVAM EDİYOR” Kamu maliyesinin gelirleri açısından bakıldığında çok ciddi mesafe kat edildiğinin altını çizen Maliye eski Bakanı Birikim Özgür, giderler bacağında 1974 sonrasında oluşturulan düzenin izlerinin hâlâ devam ettiğini ifade etti. 2008 Küresel Finans Krizinin ardından tüm dünyada olduğu gibi bizde de kamu maliyesinin yeni bir anlayışla yönetilmesi ihtiyacı doğduğunu belirten Özgür, devletin güçlü bir istihdam politikasına sahip olması gerektiğini ama bu istihdam politikasının kamuya istihdamla eş tutulamayacağı gibi birtakım ilkelerin bizde yerleşmeye başladığını vurguladı.

“TIBBIN ULAŞABİLECEĞİ EN ÜST SEVİYEDEYİZ”… Gelinen noktaya bakıldığında tıbbın ulaşabileceği en üst seviye olduğuna dikkat çeken Sağlık eski Bakanı Filiz Besim, sağlık alanında kalp nakli, kardiyoloji ve böbrek nakli olarak çok başarılı işler yapıldığını ifade etti. Besim, eski zamanlara oranla doktor ve hemşire sayısının arttığını ancak bilimin hızla ilerlediğini ve buna yetişmek için ciddi uğraşların gerektiğinin altını çizdi.

Serap ŞAHİN

   Yakın geçmişte Maliye Bakanı olarak görev yapan Birikim Özgür ve Sağlık Bakanı olarak görev yapan Filiz Besim, 20 Temmuz 1974 Barış Hârekatı’nın yıldönümü nedeniyle değerlendirmelerde bulunarak, KKTC’nin mali ve sağlık alanında olumlu yönde geliştiği görüşünde birleşti.

   Birikim Özgür, kamu maliyesinin gelirleri açısından bakıldığında çok ciddi mesafe kat edildiğinin altını çizerek, giderler bacağında 1974 sonrasında oluşturulan düzenin izlerinin hâlâ devam ettiğini ifade etti.

   2008 Küresel Finans Krizinin ardından tüm dünyada olduğu gibi bizde de kamu maliyesinin yeni bir anlayışla yönetilmesi ihtiyacı doğduğunu belirten Özgür, devletin güçlü bir istihdam politikasına sahip olması gerektiğini ama bu istihdam politikasının kamuya istihdamla eş tutulamayacağı gibi birtakım ilkelerin de ülkede yerleşmeye başladığını vurguladı.

   Besim,1963-1974 arasında hastanelerde doktor sayısının az ve yetersiz alt yapısı bulunduğuna dikkat çekerek gelinen noktada epeyi yol kat edildiğinin altını çizdi.

   Gelinen noktaya bakıldığında tıbbın ulaşabileceği en üst seviyede olduğuna dikkat çeken Besim, kalp nakli, kardiyoloji ve böbrek nakli olarak çok başarılı işler yapıldığını ifade etti.

“1974 sonrasında oluşturulan düzenin izleri hâlâ devam ediyor”

   1974 sonrasında insanların bu topraklarda tutunabilmesi ve yaşam sürebilmesi için kamu ağırlıklı bir ekonomik rejim oluşturulduğuna dikkat çeken Maliye eski Bakanlarından Birikim Özgür, gelirler bacağında müsamahalı, giderler bacağında ise cömert davranıldığının altını çizdi.

   Özgür, sistemin geçici olduğunu, Kıbrıs sorununda bir sonraki aşamaya geçilene kadar durumu idare etmenin yeterli olacağını varsayarak hareket ettiklerine dikkat çekerek, 2004’te kendi ayakları üzerinde durabilen bir sistem hedefinin var olmaya başladığını vurguladı.

   Kamu maliyesinin gelirleri açısından bakıldığında çok ciddi mesafe kat edildiğinin altını çizen Özgür, giderler bacağında 1974 sonrasında oluşturulan düzenin izlerinin hâlâ devam ettiğini ifade etti.

   2008 Küresel Finans Krizinin ardından tüm dünyada olduğu gibi bizde de kamu maliyesinin yeni bir anlayışla yönetilmesi ihtiyacı doğduğunu belirten Özgür, devletin güçlü bir istihdam politikasına sahip olması gerektiğini ama bu istihdam politikasının kamuya istihdamla eş tutulamayacağı gibi birtakım ilkelerin bizde yerleşmeye başladığını vurguladı.

   Özgür, gelirlerimizle kendi giderlerimizi karşılayabilmemizin son derece önemli olduğunun altını çizerek, kriz yaşanılan yıllarda mali disiplini ikinci planda tutan ve hâlâ daha bütçe açıklarının Türkiye tarafından kapatılmasını uman kolaycı bir siyaset anlayışına sahip olduğumuza dikkat çekti.

   Kıbrıs Türk halkı kendine ait olan sisteme sahip çıkabildiği ve sistemin sorunlarını da sahiplenebildiği oranda onurlu bir halk olarak yaşamını sürdürebileceğini vurgulayan Özgür, mali disiplinin yapısal reformlarla desteklenmesi ve tükettiği kadar üretebilen bir ekonomik modele geçişin sağlanmasının tarihsel bir görev olduğuna vurgu yaptı.

   Özgür sözlerine şöyle devam etti:

   “Bu görev bizi sadece olası bir çözümde siyasi eşit, başı dik, onurlu, ortağına veya üçüncü taraflara avuç açmak zorunda kalan bir halk durumuna düşmekten kurtarmayacak aynı zamanda çözüm öncesinde de Türkiye ile daha sağlıklı ilişkiler geliştirmemize katkı sağlayacak ulvi bir görev. 20 Temmuz ve öncesinde verdiğimiz şehitlere de Kıbrıs’ta bir daha çatışma yaşanmasın diye yaşamını barışa adamış ve bugün aramızda olmayan yurtseverlere de borcumuzu ancak bu ulvi göreve odaklanarak ödeyebileceğimizi düşünüyorum. 

   Bu düşüncelerle 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramını kutlar, gerek içteki değişim mücadelemizin gerekse de Kıbrıs sorununun çözümüne dönük çabaların meyveleriyle birlikte bu önemli tarihin bize sağladığı imkânları gelecek nesillere de taşıyabilmemizi temenni ederim.”

“Hedef, koruyucu sağlık hizmetleri olmalı”

   Dörtlü Koalisyon Hükümeti’nde Sağlık Bakanı olarak görev yapan Filiz Besim, Kıbrıslı Türklerin 1963 Genel Hastanesi’nden ayrıldıktan sonra Lefkoşa’nın kuzeyinde eski yeri tadil ederek hastane olarak kullandığını ve o dönemde ciddi imkânsızlıklar içinde boğuştuğuna dikkat çekti.

   Besim,1963-1974 yılları arasında hastanelerde doktor sayısının az ve yetersiz alt yapısı bulunduğuna dikkat çekerek şu an büyük yol kat edildiğinin altını çizdi.

   Gelinen noktaya bakıldığında tıbbın ulaşabileceği en üst seviyede olduğuna dikkat çeken Besim, kalp nakli, kardiyoloji ve böbrek nakli olarak çok başarılı işler yapıldığını ifade etti.

   Besim, eski zamanlara oranla doktor ve hemşire sayısının arttığını ancak bilimin hızla ilerlediğini ve buna yetişmek için ciddi uğraşların gerektiğinin altını çizdi.

   Artan nüfusla şu anki imkânların zaman zaman yetersiz kaldığına dikkat çeken Besim, en ciddi eksiklik olarak koruyucu sağlık hizmetlerine yeterince önem verilmemesi olduğunu vurguladı.

   Asıl olanın hastalıktan toplumu koruyabilmek olduğunun altını çizen Besim sözlerine şöyle devam etti:

   “Koruyucu sağlık hizmetleri çağdaş ülkelerin bütçeye en büyük payı koydukları kalemdir. Çünkü korumak daha ucuzken tedavi maddi manevi olarak daha pahalı ve daha yıpratıcıdır.

   Her bölgede bulunan sağlık merkezlerimizin oradaki insanlara kolay ulaşabilmesi, koruyucu sağlık hizmetleri gibi yerinden alabilmeleri devletin her bireye yaygın bir şekilde koruyucu sağlık hizmetlerini insanlara ulaştırması önemlidir.”

   Besim, sağlıkta hedefin koruyucu sağlık hizmetleri olması gerektiğine vurgu yaparak, yıllar içinde daha çok tedavi edici hizmetlere kayıldığını ve bundan dolayı hastalıkların arttığına dikkat çekti.

   Çok ciddi alt yapı ve bina sıkıntısı olduğuna dikkat çeken Besim, hükümetin sağlığı öncelikli programlar arasına alıp merkeze koymaları gerektiğini vurguladı.

YORUM EKLE
YORUMLAR
ALFAROMEO
ALFAROMEO - 1 ay Önce

SAHTE GÜLÜCÜKLER DAĞITAN REDOKS VE BOTOKS FİLİZ VE EKSİ SEKİZİNCİ
VİTESTE GİDEN ZAVALLI BİRİKİM DE , GAZTELERDE YER ALMAYA ÇALIŞIYOR....ÖLÜ BİRER
CESET OLDUKLARI HALDE.

SIRADAKİ HABER